Bugün: 17.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Winston Churchill ve Türkiyeli Müslümanlar

Winston Churchill ve Türkiyeli Müslümanlar

Allah cc vahyi varsa Peygamberinde Vahyi vardır!...

Winston Churchill ve İslam Alemi
Winston Churchill,özellikle hazırcevaplığı ile çok tanınan birisi.Bunun yanında,o meşhur ‘Victory’ işaretinin de mucidi. Ama galiba bizi çok da yakından ilgilendiren bir haslete de sahip:Katıksız Türk ve Müslüman Düşmanlığı.

Winston Churchill birinci dünya savaşından çok evvel emellerini dışa vurmuştu.

Churchill, İngiliz Harbiye Nazırı olarak katıldığı Birinci Dünya Savaşında,müttefiklerin ve İngilizlerin Çanakkale’ye saldırma kararı almasını, “Merak etmeyin! Ben üzerimdeki şu bahriye kıyafetiyle Türklerin payitahtına oturacağım.” şeklinde ifadelerle teşvik ve ikna ediyordu.

Esasen 1915 yılında İngiltere ve Fransa,İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını Rusya’ya vermeyi kabul ettiler. Lakin ne var ki 1917 yılında Çarlık rejiminin yıkılması 1915 anlaşmasının fiiliyat alanında gerçekleşmesine imkan vermedi. Boğazların ele geçirilmesi tasarısı daha ciddiyetle ele alındı. Bu fikrin mucidi Winston Churcill idi ve ona göre Çanakkale Boğazı donanma ile zorlanırsa, Boğazları ve İstanbul’u ele geçirmek mümkün olurdu.

Churchill, muharebe sonrasında “Anlamıyor musunuz, biz Çanakkale’de Türklerle değil Allah ile harp ettik! Tabii ki yenildik.” diyordu.

Churchill, Avam Kamarası’nda yapmış olduğu bir toplantıda (1932) milletine ve temsilcilerine şu beyanatı vermektedir.:

“Sayın İngiliz kraliyet ailesi, Lordlar ve mebuslar. Bugün sizlere ebedi bir düşman ve onu imha politikasından bahsedeceğim. Bu düşman Müslüman Türkler’dir. Nasıl ki atalarımız Amerika Kıtası’na gidip, oradaki yerli kabileleri kıyıma tabi tuttular ve onları imha ettilerse, bizler de bugün Asya’nın beyaz Kızılderelileri olan Türkleri öyle imha etmeli, kalanları ise sürüp, geldikleri doğuya, Asya’ ya atmalıyız. Ege’ de uzun zamandan beri düşünülen medeniyetimizin membası ve Avrupa soyunun babası Yunanlıların hülyasını gerçekleştirmeli, yeniden bu topraklarda hakimiyetlerini sağlamalıyız. Dünyanın incisi durumunda olan ve jeopolitik yönden büyük öneme sahip Boğazların Türkler’ in elinde bulunmasında, dindaşlarımız yunanlıların elinde bulunması çok büyük rahatlıklara ve faydalara sebep olacaktır. Dünya hakimi olma yolunda hareket eden Ruslar belki bizim için engel teşkil edecektir. Onlar da boğazları istemektir. Türkler’ e karşı geçecekleri herhangi bir saldırıda Rusları durdurmanın yolları, o anda Türkler’ e yardımla mümkündür. Fakat şu halde Türkler’ i güç ve ağırlık olarak yüz grama çıkarmamalı, elli grama ise hiç düşürmemeliyiz. Biraz kuruyunca sulamak, biraz yeşerince budamak icap “kitapları olan Kur’ an’ ı almakla mümkündür”. Eğer Türkler’ in elinden “Kur’ an’ ı alamazsanız, onları mümkün değil yenemezsiniz”. Öyleyse şimdiden Türkiye’ ye karşı dinsizlik silahlarını çevirerek, onları en hassas imanlı kalplerinden vurmaya hazır oluruz.”

Türk siyasilerinin ve özellikle Demirel’in Churchill’e hayranlığını bilmeyen yoktur.

Son aylarda Uydurulan Dinin mensuplarında İndirilen dine karşı bir savaş hali görülmektedir. Bu savaşı kişiler üzerinden yürüttüklerini görmekteyiz.

Uydurulan dinin mensuplarını panik ve korku sardı. İndirilen dinin kaynak Rehberi Düşünce sistemlerini sallandırmaya başladı..Ondan dolayı "koro" halinde Ku ran ı kerime karşı kişiler üzerinden savaş başlattılar..
Kur an ı kerimi Müslümanların elinden almak için Kur an dışı vahiy olduğunu iddia edeceksin ve İnsanları ona yönlendirerek Kur an ı kerimden uzaklaştırmış olacaksın..İş yüz yıllar önce kurgulanan oyun hala devam ediyor..Yukarıda adı soyadı (sanal ortamdaki) bugün yaptığı yorumda iki vahiyden bahsetmektedir.
Bunu yeni bir kurgu zannetmeyiniz eskilere dayanıyor..Vahyi Metluv ve Vahyi Gayri Metluv demişler eskilerde..
Vahyi metluv Kur an ı kerime denmektedir. Vahyi Gayri Metluv ise Peygamberin Yaptıkları, Söyledikleri ve yapılmasına göz yumduklarına denmektedir. İngiliz kurgusuna göre Vahyi Metluv yani Allahtan gelen vahiy olan Kur an ı kerim az ve önemsizdir. İngiliz kurgusuna göre asil vahiy Vahyi Gayri Metluvdur. Yani Peygamberin hayata dahil olan tüm halleridir. İşte bugün Müslümanların birbirlerini boğazlaması da Vahyi Gayri Metluv gereğidir.
Bugün Türkiyeyi yönetenlerin dikkat etmesi gereken en önemli faktör Diyanet işleri başkanlığını Ku r an ı kerim şemsiyesi altına alarak hareket etmektir. Aksi halde İngilizlerin güdümündeki Uydurulan Din ile Allah cc tarafından İndirilen dinin kavgasına doğru gidilmektedir.

İlahiyat fakültelerine fizik, kimya, biyoloji ve matematik dersleri yardımcı dersler olarak mutlaka konulmalıdır.

İngilizlerin yüzyıllar önce kurguladıkları bu oyuna gelinmemelidir. Tarikatların yasak olmasına Rağmen tarikatçılar televizyon televizyon gezerek Allah cc tan değil Abdulkadir Geylaniden isteyin diye halkı ifsad etmektedirler. Bugün Türkiyeyi yönetenlerin kesinlikle bilmesi gerekenlerden birisi de 17 Aralık kanlı darbe girişimi başarılı olsaydı 25 Aralık günü taksim meydanında altı kişinin darağacı kurulacaktı. Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Hakan Fidan siyaset ve devlet ayağından idam edilecekti. Kur an ı kerimi öncelleyerek İngilizleri çileden çıkaran Mustafa İslamoğlu, Abdurrahman Dilipak ve Hamza Türkmen de İslam ayağından idam edileceklerdi.

Bu İngiliz projesi bir anda Türkiyedeki tüm kimlikleri yok edecek sonra da Kuran ı kerimi öncelleyenler bir bir hapishaneler tıkılacaklardı.

Hala daha anlamadınız mı Kur an ı kerim düşmanlığının kaynağını...

Makalenin ana tema sının alındığı adres;http://www.sakirural.com/winston-churchill-i/

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 4272

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.