Bugün: 17.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • ULUSAL MİLLİYETÇİLİK PROJESİNİN ÇÖKÜŞÜ

ULUSAL MİLLİYETÇİLİK PROJESİNİN ÇÖKÜŞÜ

Taksim tüm yönleriyle organize olan büyük bir kalkışmanın miladıdır. Bu kalkışma osmanlıdan daha büyük bir dünya devletinin kurulmasına vesile olacak şekilde tüm dünya da Türkiye ye ve Hükumete destek olarak yerini aldı.

ULUSAL MİLLİYETÇİLİK PROJESİNİN ÇÖKÜŞÜ


 


Türkiye her dönem hainlerle mücadele etmiş ve bazen kazanmış bazen de kaybetmiştir.


 


Geçtiğimiz günlerde 4 tane ağaç için yapılan eylemlerin arkasından uluslar arası Siyonizm ve onun bağlantılarının olduğunu gördük.


 


Sırp örgütü            OTNOP=OTPOR


ABD gizli servisi     CIA


Alman gizli servisi   BND


Rus gizli servisi        FSB


İsrail gizli servisi      MOSSAD


İngiliz gizli servisi    GCHQ


 


Bu servislere başkalarını da ilave edebiliriz. Ancak görüldü ki tüm dünya Türkiyenin 2023 konjonktürüne karşı eylem birliği yapmış ve Türk hükümetini safdışı ederek Türkiyeyi yeniden “müstemleke” durumuna düşürecek çalışmalara koyulmuştur. Bunlar doğal sonuçlar olabilir. Türkiye hariç dünyanın gelişmiş ülkeleri başka ülkelerin gelişmişliğini yok ederek büyümeyi adet haline getirmişlerdir. Çünkü bu ülkelerde temel hedef insan değildir. Bu ülkelerde temel olan “kapital” dir. Türkiye geliştirdiği insani sistemle dünyaya örnek olacağı korkusu tüm dünyayı sarmış gibi. Şeyh Edebali “insana hizmet etki devlet yücelsin” mantığından ne kadar korkulduğu ortada.


 


2002 den sonra temel hedefi insanı yüceltmek olan siyasi iktidarın sistematik bir şekilde insani yaşam şartlarını insani olan şekle getirmeye çalışan hükümet ve onun lideri Sayın başbakan 2023 misyonuyla içte ve dışta düşmanlarının artmasına sebep olmuştur.


 


Her ile Üniversite


Her ile Havaalanı


Her ile Büyük bir hastane


Her ile Dünya ile bağlantılı Otoban


Her ile Eğitim ve öğretim imkanları


İstanbul a Kanal İstanbul


İstanbul a 3. köprü


İstanbul a Dünyanın en büyük havaalanı


İstanbul a Marmaray denizaltı sistemi


Türkiyeyi dünyaya entegre edecek hızlı Tren yolu projeleri


Dünya da dört ülkenin üzerinde çalıştığı "lazer" silahı projesi


Atak helikopteri


İnsansız hava aracı


İzmir Bursa Antalya için Körfez köprüsü


Çanakkale ye Boğaz köprüsü


Van başta olmak üzere 10 ile uydu kentler projesi


Sağlıkta Reform sistemi


Engellilere insanca hizmet


Okullarda kitapların bedava verilmesi


20 Bin KM duble yol


Çetelerle mücadelede başarılı olunması


Faizlerin sıfırlanmaya çalışılması


PKK teröründen kurtulma aşaması


 


İşte yukarıdaki sebeplerden dolayı Türkiye dünya Siyonist hareketini tedirgin ediyor ve Siyonistler harekete geçiyorlar.


 


Bu süreçte ilginç olan bazı noktalara işaret ederek makalemi bitirmek isityorum.


AKP hükümetlerine ve Özellikle Sayın Başbakan yönelik sürekli olarak kullandıkları “vatan haini” “ABD Uşağı” “Türkiye yi satıyor” “satılmayan yer kalmadı”  “Vatanı satıyor” “ABD nin Uşağı” ve daha birçok benzeri kelimelerle hem Sayın Başbakanı hem de AKP hükümetlerini eleştiriyorlardı. Tüm bu eleştirilerini Encümen-i Danış komitesinin 1994 de geliştirdiği “ulusal milliyetçilik” parolasıyla yapmaktaydılar.


 


Ulusal milliyetçilik söylemi yaldızlı ve sihirli bir söylemdi. Hoş seda gibi etki alanlarına Müslümanları da alarak devam etti. 2005 yılında yaptığım bir araştırma da ulusal milliyetçiliğin aslında uluslar arası siyonizmin ortaya çıkarttığı bir söylem olduğunu tespit ederek o dönem makale yazdığım haberci61 de bunu yayınladım. Daha sonra bu makaleyi pusul61 deki köşemde “ulusal milliyetçilik veya evrensel emperyalizm” başlığı ile yayınladım. Facede de bu makalem mevcuttur.


 


Ulusal milliyetçiliğin kurucuları aynı zamanda Ergenekon terör örgütü ve PKK nın da yandaşları arasında olması ilginç gibi görünse de durum maalesef budur. PKK ya taviz verildiğini iddia edenlerin PKK nın safında yeralması şaşırtıcı değildir. Kurgulanan sistem budur.


 


İran tüm bu ilişkileri alt üst eden tavırlar içerisine girmesinden sonra her şey AKP hükümetinin lehine gelişmeye başladı. Aslında ABD nin Irakta başarısız olması ve Irak ı Şİİ yöneticilere teslim etmesi tekerleğin farklı dönmesine sebep oldu. Şİİ lik yayılmacı ve siyasi bir mezheptir. Şİİ olmayan hiç kimse kabul görmez. Yahudiliğin bir benzeri olan Şİİ lik Irak Suriye ve diğer körfez ülkelerinde yayılmaya başlayınca Kuzey Irak Kürtleri yok edilecekleri günlerin yakın olduğunu anlayarak Türkiye ye kendilerine hamilik yapması önerisinde bulunurlar. Türkiye ayağına gelen bu fırsatı PKK nın tasfiyesi doğrultusunda kabul eder ve hatta Kuzey Irak bölgesel kürt yönetimi İran nın yayılmacı ve yok edici tavırlarına misilleme olarak Türkiyenin eyaleti olabilir açıklamasında bulunur.


 


Kuzey ırak yönetimi aslında ABD tarafından kandırıldıklarını ve artık ABD nin kendilerini savunacak durumda olmadıklarını anlayarak Türkiyeye sığınma ihtiyacı duyduğundandır ki başta İran ve İsrail tedirginlik yaşamaya başlamıştır. Obamanın birkaç gün önce bir ABD televizyonuna verdiği mülakatta Suriyeye neden müdahale etmediğini açık bir dille “ABD ırakta başarısız oldu, yeni bir Irak istemiyoruz” ifade etmiştir.


 


Tüm bu açıklamalardan sonra Türkiye deki olayları tahlil etmenin kolaylaştığını düşünüyorum. Ulusal milliyetçilik projesinin uluslar arası emperyalizmin ki Siyonistlerin kontrolünde olan uluslar arası sömürü sistemi Türkiye ayağında ulusal milliyetçilere talimatlar vererek ortalığı karıştırmaları istenmiştir.


 


Sihirli ve bir o kadarda etkileyici bir söylem olan ulusal milliyetçilik söylemi Gençlik üzerinde doping etkisi yaparak adeta Türkiyenin her yerine yayılmıştı. MHP, SP ve BBP gibi dini hüviyetleri olan partileri de konjöktürüne almış ve etki alanını genişletmişti.


 


Biz araştırmacılar bunun böyle olmadığını ve ulusal milliyetçiliğin uluslar arası emperyalist bir proje olduğunu biliyor ve söylüyorduk. Bu proje karşısında adeta “uyuyan bir otorite” vardı. Tüm uyarılara rağmen ilgilenmeyen ve kaale almayanlar merak ediyorum şimdi bizlere ne diyeceklerdir.


 


Taksim tüm yönleriyle organize olan büyük bir kalkışmanın miladıdır.


Çocuk, kadın, genç, din, sanat, siyaset, üniversite, sivil toplum, terör örgütleri gibi her ayağı hazırlanmış bir kalkışma ancak bir şeyler iyi gitmediği ortada. Anlaşılan 48 saatte hükümet kaçar diye senaryo yazılmış ki 48 saat sonra camiler meyhaneye ve genel eve dönüşüyor, burası kızıl meydan diye pankartlar açılıyor Selçuklulardan beri kullandığımız bayrağımız yakılıyor, sarhoşluktan olacak ki devrim yaptıklarına dair naralar atılmaya başlanıyor. Anlaşılan sarhoşlukları o kadar uzun sürmüş ki hükumete 17 maddelik yapılmaması gerekenler listesi veriliyor ve Türkiye artık uluslar arası siyonizmin hakim olduğu ülke durumunda olduğunu tüm dünyaya duyuruluyor.




İş adamları sanatçı denen satılmışlar, bazı tv kanalları, sivil toplum kuruluşları bazı parti mensupları hep aynı naraları atarak hezeyanlarına devam ettiler. CHP bu kalkışma da aktif rol alarak geçmişinde ne olduğunu ortaya koydu.


 


Ayıldıklarında hala hükümetin ve Sayın Başbakanın koltuğunda olduğunu gördüklerinde hükümetten istediklerini 3 maddeye indirmiş ve bu 3 madde içerisinde soruşturma ve yargılamanın olmaması dikkat çekmişti. Vatandaş desteği çığ gibi büyüyen hükümet alternatif atağa geçerek mitingler düzenlemiştir. Camileri meyhane ve geneleve çevirenlerin taksimi kızıl meydan olarak görenlerin yanlarında yeralan BBP ve MHP geri çekilmiş sadece SP kalarak tepkileri üzerine almıştır. Tabii ki bu kalkışmanın din ayağında ilkönce Cüppeli nin olması gerektiği üzerinde durulmuş ve cüppeliye bir televizyon kanalında Müslümanlara iftiraya varırcasına sözler söylettirilmişti. Ancak cüppelinin adi suçlardan dolayı hapse girmesi din ayağında “şeyi”açık” olanın kullanılmasına sebep olmuştur. Yine bir televizyon kanalında şeyi açık olan kişi varlıklı Müslümanları “kapitalizm” in kölesi durumuna sokarak güya Sayın başbakana saldırmaya başlamıştır.


 


28 Şubat sürecinde Yalova da Limon sattığı söylenen ve ayyaş takımından olan Ali Kalkancı şeyh postuna oturtturulmuş ve kullanılmıştı. Daha sonra bu şahsın 10 trilyon aldığı gündeme gelmiş ve fabrikatör olarak tarihe geçmişti.


 


Hulasa uluslar arası Siyonist kalkışmanın Türkiye versiyonu ulusal milliyetçiler olmuş ve Sayın başbakan başta olmak üzere bakanlara ve hatta AKP ye oy veren % 50 ye karşı kullandıkları tüm kelime ve cümlelerin aslında kendilerinin şan ve şöhretleri olduğu ortaya çıkmıştı. Ulusal milliyetçiliğin vatan hainliği projesi ortaya çıkmış  ve Taksim ulusal milliyetçilik projesinin çöktüğü bir milat olmuştur. Rabbim Anadolu insanının ferasetini artırır inşallah.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1974

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.