Bugün: 14.12.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Türkiye Sosyal ve Ekonomik Çöküşden Kurtarılmalı

Türkiye Sosyal ve Ekonomik Çöküşden Kurtarılmalı

Ak-Partinin Bunu Yapabilecek Gücü Mevcuttur.

15 Yıllık Fiyasko
Türkiye 2002 de iflasını ilan etmiş bir ülke konumundaydı. Bu süreçte erken genel seçimlere gidilmiş ve AKP iktidara gelmişti. Hem AKP çevrelerinde hemde halkta büyük bir heyecan vardı. Hükumet hemen çalışmalara başladı. Yapılması gereken ilk iş Reformlardı. Ancak zinde güçler Reformları engelliyorlardı. Kamu kurum ve kuruluşlarının yönetimi bu zinde güçlerin elindeydi. Hükumet 2006 ya kadar reformlar için bastırıyordu. Sağlıkta dönüşüm reformu yapılmış ve milleten alkış almıştı. Rüzgar hükumetten yana esiyordu. 2007 ye kadar hükumet adeta tutsakları yaşıyor ancak mücadelesine ara vermeden devam ediyordu. Zaten ne yapıldıysa 2002 den 2007 ye kadar yapıldı.

Cumhurbaşkanlığı elde edilmişti ancak kapatma davasıyla karşılaşılmıştı. 2010 referandumu ile Türkiyenin ve Hükumetin önü açılıyordu. Fakat her ne hikmetse reformlar için bastıran hükumet bir anda reformlara karşı direnir hale geliyordu. Derken gezi olayları başlıyor. Akabinden 17-25 Aralık operasyonlarıyla devam ediyordu.
Gezi olayları ve 17-25 Aralık operasyonları Ekonomiyi çökertmeye başlamış bunun önlemini almak için de hantallaşmış yapının reforme edilmesi gerektiği yazılıyor çiziliyor ancak hükumet bir türlü hareket geçmiyordu.

Oysa yedine yetmişe herkes biliyor ki Reformlarını yaparak insanların hayatını kolaylaştırmak olası engelleri halk desteği ile bertaraf etmek olacaktı. Derken 2015 haziran seçimleri geliyor ve halkımız bir babanın evladına yaptığı gibi AKP nin kulağını çekiyordu. Çok doğru bir kararla 2015 Kasımında seçimler tekrarlanıyor ve halkımız AKP ye yeniden bir fırsat veriyordu. AKP yöneticileri ve Hükumet “dersimizi aldık” diyordu.

Ancak Tek adım atmayı bile akıllarına getiremiyorlardı. Yine reformlar yapılmıyor yine halk adeta ağlama duvarına dönüştürülerek birileri şikayet ediliyordu.

15 yıllda reformlar yerine yapılan tek şey “şikayet” olmuştu. Derken İşgal kuvvetleri harekete geçiyor ve 15 Temmuz gerçekleştiriliyordu. Halk izin vermiyor ve ölümüne meydanları dolduruyordu. AKP cephesinden yine Ağlamaktan başka bir icraat gelmiyordu. 365+339+326+258+316 vekille taçlandırılan AKP maalesef Reformlara karşı direnmeyi tercih ediyordu.

10 Yıl Paralel çeteye çalışan AKP ne hikmetse halka hizmet vermeyi bir türlü beceremiyordu.

Dengeler bozuluyor. Şirketler iflas ediyor. İhraçlardan dolayı mağduriyetler FETÖ nun çok çok ötesine 15 Temmuzda meydanları dolduranlara geliyor. 15 Temmuzda meydanlara çıkanlar heran kapımız çalınabilir korkusu yaşıyor. Sanki gizli bir el 15 Temmuzda meydanlara çıkanları cezalandırıyor gibi oluyor.

Hükumet seyretmekle kalmaktan öteye bir işlem yapmamakta adeta direniyor. Tıpkı KPSS ye ses çıkartmadıkları gibi.

Olmaz Böyle Olmaz
Amerikalı Darbe Uzmanı Rubin diyor ki; Başarıya Ulaşmayan Darbelerden sonra küskünler oluşur. O küskünleri bir araya getirerek daha kolay darbe yapılabilir.

Ey AKP Ey Ankara Ey Hükumet
Her İşe Cumhurbaşkanı Erdoğan mı bakacak. Her işle o mu ilgilenecek. Siz necisiniz. 15 Temmuzdan sonra sizi eleştiren herkesi HAİN İlan etmeyi yeğlediniz. Unutmayınız ki suskunlaştırdığınız yığınlar seçimlerde fatihanızı okurlar.

Türkiye 2002 de İhtiyaç Duyduğu Reformlara Bugünde İhtiyaç Duymaktadır

1) Türkiye vakit geçirmeden Anayasa Reformunu Gerçekleştirmeli.
2) Türkiye vakit geçirmeden TSK Reformunu gerçekleştirmeli.
3) Türkiye vakit geçirmeden Milli Eğitim Reformunu Gerçekleştirmeli.
4) Türkiye vakit geçirmeden Gelir dağılımı ve ekonomik sistem reformunu gerçekleştirmeli.
5) Türkiye vakit geçirmeden Çalışma hayatında reform yapmalı.
6) Türkiye vakit geçirmeden Adalet reformunu gerçekleştirmeli.
7) Türkiye vakit geçirmeden Kamu personel reformunu gerçekleştirmeli.
8) Türkiye vakit geçirmeden Kamu yönetimi reformunu yapmalı.
9) Türkiye vakit geçirmeden Tarım ve Hayvancılık reformu yapmalı.
10)Türkiyenin Din Öğretisi Kur an ı Kerime Endekslenmeli.

Türkiyenin 2002 deki sorunları neyse bugünde bu sorunlar aynıdır.

Sağlık reformu yeniden revize edilmeli ve HASTALIK TEŞHİS MERKEZ leri kurularak hastanelerin tedavi yerlerine dönüştürülmesi sağlanmalı SGK Açıkları bu sistemle minimize edilerek hazine üzerindeki baskı bertaraf edilmeli.

Türkiyenin birinci önceliği başkanlık sistemi referandumu değildi. Türkiyenin birinci önceliği anayasa reformuydu. Referandumdan hangi sonuç çıkarsa çıksın hükumet vakit geçirmeden Reformlarını tamamlamalı.

-TEOG Sistemi Derhal Kaldırılmalı
-TOKİ Konut Yapmaya Başlamalı (4 Yıldır Konut Yapmıyor)
-TAŞERON Sistemi Tamamen Kaldırılmalı
-Milletvekili Sayısı 250 ye Düşürülmeli
-İllerin Yönetimini Yeniden Valilere ve Teşkilatlara verilmeli
-İl Sayısı 50 nin Altına Düşürülmeli
-İcra Mahkemeleri Kapatılmalı İcra Komisyonları Kurulmalı
-Bankaların İcra Takibi Yasaklanmalı
-Hapishanesiz adalet sistemi getirilmeli. Tıpkı Hz. Muhammedin Uygulaması Gibi.
-Adaleti Adli yargıda Değil Adalet GELİR Dağılımında Sağlanmalı
-Gelir vergisi sistemini kaldırarak SERVET Vergisi sistemi getirilmeli
-Memurin Muhakemat Yasası/657 sayılı yasa ile İşçi Yasaları Birleştirilerek A-B-C-D sınıfı getirilmeli.

A-Yöneticiler
B-Yönetici Yardımcıları
c-Çalışanlar
d-Denenenler

A-sınıfı yani yöneticilerle ilgili performans sistemi getirilebilir. Diğer kesimlerde performans sistemi asla ve asla getirilmemelidir.

Unutmayınız ki bu halk hala sizi seviyor
Bu sevgiyi zaman zaman eleştirileriyle gündeme getirenleri HAİN İlan ederseniz bu sizin sonunuzun başlangıcı olur.

Gelinen nokta reformların yapılmayışından dolayı fiyasko ve çöküştür. Bu çöküşü durdurmak için henüz vakit geçmiş değildir. Reformlara derhal başlayarak 2019 a hazırlık yapınız. Aksi halde korktuğumuz 2019 da başımıza gelebilir. Cumhurbaşkanlığı da AKP de gidebilir. Biz HAİN Değiliz Biz Halkın içerisinde Sizlere Seslenenleriz.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1178

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.