Bugün: 19.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Müslüman Mahallesinde Domuz Eti Satanlar!..

Müslüman Mahallesinde Domuz Eti Satanlar!..

Deizm ve Deistlerin Hedefleri.
İnsanlık tarih boyunca yanlış anlamlar yüklediği DİN Kelimesinin kuşattığı atmosferden kurtulmak ve dünya hayatında istek ve arzularından doya doya faydalanmak için farklı düşünceler oluşturmuş ve bu düşüncelerin peşine takılmışlardır. Deizm Ateizmden sonra gelen bir akımdır. Ateizm toplumsal kabulü son derece az olan bir akımdır. Ateizmde Yaratıcı Reddedilir. Deizm de ise yaratıcıya inanılır ancak yaratıcının yaratılana karışmayacağı iddiasıyla kutsallar reddedilir. Son yıllarda Müslümanım Diyen hatta inançlı insanlarda da görülen Deizm etkileri namazsız ve yönetime talip olmayan din düşüncesiyle ortaya çıkmaktadır.
Hermesin Tanrı İnsan İlişki Teörisi
Batıda Hermesin Batınılık Düşüncesine Karşı Oluşturulan Modernizmin sistematik hali Deizmdir. Gerek hristiyan ve gerekse Müslüman Mahallesinde çalışırken hermesin aşağıdaki görüşünü genişletirler.
Hermes, yer (insanlar) ile gök (tanrılar) arasında bağ kurucu ve yer yüzünde yukarının (tanrısal olanın) yorumcusu (hermesneuta) olarak kabul görmekte idi. “Hermenötik” denilen bu kelime kaynağını Hermes’in bu fonksiyonundan alır. (Cemil Akdoğan, Bilim Tarihi, Açıköğretim Fak. Yay. 1993, s. 110)
Hermenötik kelimesiyle hermesin İdris AS olabileceği de düşünülür. Günümüzde özellikle batı Modernizmi ile Müslüman toplumlara sirayet eden Deizm düşüncelerinin Allah insan ilişkisi Hermes in tanrı İnsan İlişkisi düşüncesine göre şekillendirilmektedir. Daha açık bir deyimle Hz. Muhammed e gelen vahyin yazılması dağıtılması okunması Hz. Muhammedin yorumudur. Bundan dolayı da o dönemi bağlar günümüzde bir geçerliliği yoktur. Hermesin görüşleriyle J Toland ın görüşlerinin ortaklığında oluşturulan “akılcılık dini” modernizmin/deizmin kaynağını oluşturmaktadır.
Hermes, Eski Mısır’ın çok ünlü bir varsayımsal bilgini ve düşünürüdür.
Deizm Nedir
Deizm veya Yaradancılık, mantık ve doğal dünyaya dair gözlemlerin kaynağını oluşturduğu; dinsel bilgiye dolaysız biçimde sadece akıl yoluyla ulaşılabileceği ilkesini esas alan, bu sebeple vahiy ve esine dayalı tüm dinleri reddeden tek Tanrı inancıdır.
Deizm in kurucusu olarak kabul edilen J.Toland (16 yy.) hakkında geniş bilgi yoktur.
İnanışın tanımlanmasında kullanılan doğal din ya da doğal inanç kavramları, hiçbir aracı olmaksızın sadece akıl yoluyla kavranabilecek yalın bir Tanrı inancını belirtir.Bu inancı benimseyen kişiye Deist denir.
Deizm de Yaratıcı
Tanrı: Doğadaki tasarım ve kanunların kaynağı olan evrensel yaratma gücü.
Deizmin Aktiviteleri Evreni yaratan, işleyişi için doğa kanunlarını koyarak işleyişini düzenleyen, İnsanlığa ve evrene müdahalede bulunmayan; doğruları keşfetmeleri için insanlara akıl veren bir Tanrıya duyulan inanç Deizmi ifade etmektedir. Deistler genellikle bu doğrultuda evreni Tanrı tarafından tasarlanan, hareketi başlatılan; dışarıdan müdahale olmadan doğa kanunlarına uygun şekilde işleyen bir bütünlük olarak görme eğilimindedir.
Mucizelerin, dogmadik düşüncelerin ve Allahın dini İslamı reddinden dolayı peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, günâh, ibâdet, dua, vahiy, melek, cin, şeytan, cennet, cehennem, ahiret ve kader gibi kavramların Deizm de yeri yoktur. Belirli bir öncüsü, merkezi bulunmaması sebebiyle deizmde ihtiyaç duyulan tek şey sağduyulu olmak ve her şeyi akıl süzgecinden geçirmektir.
Deizmin temel inançları dışında bazı deistler ölümden sonra yaşama veya reenkarnasyona inanabilir. Bununla birlikte deistlerin ruhun ölümsüzlüğüne dair inançları hayli çeşitlidir. Ruhların Tanrı tarafından ölümden önceki hayatlarındaki davranışlarına göre ödüllendirileceğine ya da cezalandırılacağına veya sadece ruhun ölümsüzlüğüne inanan, ruhun ölümsüzlüğü konusunda agnostik yaklaşım sergileyen ve ruhun ölümsüz olmadığını düşünen deistler vardır. Deist yazarlar Yüce Varlık, İlahi Saatçi, Evrenin Büyük Mimarı ve Doğanın Tanrısı gibi ifadeler kullanarak çeşitli şekillerde Tanrıya atıfta bulunurlar.
Deizm ve Evrim Teorisi
Deizm, evrim teorisine karşı değildir. Deizme göre insan, Tanrı`nın oluşturduğu kurallar çerçevesinde, daha ilkel canlıların evrimleşmesi sonucu oluşmuş olabilir. Bir Yaratıcıya inanmak, o Yaratıcının, insanı aşama geçirmeksizin bir anda yarattığı fikrine inanmayı gerektirmez. Evrim teorisine karşı ortaya atılan akıllı tasarım görüşü deizmde bulunmak zorunda değildir.
Deizm ve İktidar
Deizm Laiklik ilkesinin ön savunması anlamında akademik sahanın demogojilerinden oluşur. Deistler İktidar sahiplerinin koyunları gibidir. Tüm İnsanlığı İktidar sahiplerine koyun yapmak için mücadele ederler. Adınız Müslüman olsun ama Toplumları yönetme arzusunda olmayın. Deizmde meselenin içyüzü budur.
Yukarıda geniş bir açıklamada yaptıktan sonra Müslüman memleketlerde Deizm e giden yoldan bahsedeceğiz. Baştada belirttiğim gibi Deizme giden yolun İktidarla Müslümanların veya dinsel figürlerin arasındaki kavganın neticesidir. Hermesin batınılığına karşı ““ İnsan nefsi bir evdir. Ona eğer tanrı yerleşmezse şeytan yerleşir.”Geliştirilen Deizm aslında 13. Yüzyıldaki Kilisenin baskısından kurtulma çabalrı içerisinde Allah inancına sahip kişilerin iktidardan uzaklaştırılmasını içermektedir. 13 yüzyılda başlayan Fransız ihtilali sonrası laiklik ilkeseli üzerine oturtulan korkunun veryansları olarak Dezim geliştirmesi ortaya çıkmıştır. Deizme göre sofilerin Allah inancı veya dinsel figürlülerin iktidarı ele geçirmesi kabul edilemez bir icraattır. Son yıllarda Türkiye deki deistlerin saldırıları Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki İnanmış insanlara olduğunu gördüğümüzde şaşırmamalıyız.
Deizmin Müslümanların veya İnançlı insanların iktidarlarına karşı oluşturulduğunu anlamak lazım. Türkiyedeki deistler ve açıkça deistliklerini ilan etmeyen çok sayıda İlahiyatçının Recep Tayyip Erdoğan ve AKP İktidrına karşı yoğun mücadele içerisinde olduklarını görmekteyiz. Bu çalışmaları beslendikleri kaynakları ve kimlere kürek çektiklerini ortaya koymaktadır. Buradan iddialı bir şekilde söylüyorum AKP iktidarı devrimsel reformlar yapmaması halinde deistlerin saldırısı yoğunlaşacak ve AKP ye destek veren herkesi devleti soyarak zenginleştikleri meyanında suçlayacaklardır. Çünkü mesele iktidar paylaşımıdır. Türkiye de iktidarda AKP değilde diğerleri olsaydı veya CHP olsaydı Deistler için herşey normal seyrinde olmuş olurdu..
Müslüman Mahallesindeki Deizm Çalışmaları
Bugün çok sayıda ilahiyatçımız geleneklere karşı duracağız veya geleneğe karşı savaş adıyla Deizmin altyapısını oluşturmaktadırlar. Müslüman dünyasında konferanstan konferansa koşan bu tipler kaleyi içten hethedeceklerine inanmaktadırlar. Gelenek karşıtı çalışmalarıyla insanların sosyal alanlarını boşaltmaya çalışan bu tipler yazdıkları kitaplar ve makaleleriyle birlikte Tek Kutsal Allahtır diyerek Mucizelerin, dogmadik düşüncelerin ve kaynağı ilahi ilan edilen dinlerin reddinden dolayı peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, günâh, ibâdet, dua, vahiy, melek, cin, şeytan, cennet, cehennem, ahiret ve kader gibi kavramların bu inanışta yeri yoktur. Belirli bir öncüsü, merkezi bulunmaması sebebiyle deizmde ihtiyaç duyulan tek şey sağduyulu olmak ve her şeyi akıl süzgecinden geçirerek reddedilmelerini istemektedirler.
Demizme Göre Yaratılış Felsefesi
Deizme göre doğa ve içerisindekilerin yaratılması yaratıcının doğaya koyduğu yaratma sistemiyle devam etmektedir. Örneklemelerinde elmanın kurdunun elma içerisindeki varoluşu veya rutubet akrebinin rutubetli bir taşın altında varoluşu gibi. İnsanın yaratılışı ise yaratıcının babaya verdiği yaratma sistemiyle devam ettiğidir. Yani allah insanın yaratılışına karışmıyor. İlk İnsanları Allah yarattı ancak sonrasındakilerin yaratılması babaya aittir. Bu düşüncelerine ulaşabilmek için kur an ı kerimdeki yaratılış teorisini inkar etmeleri gerekiyordu. Deistler Müslümanlar arasında merhale merhale ilermeyi düşünmektedirler.
Bugün çok sayıda Müslüman maalesef desitlerin etkisinde kalarak Vahyin yaratılış felsefesinde tokezlemektedirler. Araf Suresi 172 yi kendi atmosferinden çıkarttığınız zaman İnsan suresi1. Ayetle beraber yaklaşık 15 tane ayeti okuma imkanınız ortadan kalkmaktadır.
Deistlerin Müslüman mahallesindeki yıkımlarının başında vahyin oluşturduğu İnsanın Yaratılışı düşüncesini sakata uğratmak olmuştur. Ahd-i-Misak yok dediğiniz de vahyin yaratılış bilgisini çizmiş olmakta deizmin yaratılış felsefesine girmiş olmaktasınız. Vahiy insanın yaratılışını Ahd-i-Misak ile başlatmakta ve insanın donatılarla yeryüzündeki hayata başladığını anlatmaktadır. Bu düşünce Deizmin önünde en büyük engeldir. Bugün üzülerek ifade edeyim ki Türkiyedeki gelenek karşıtı Müslümanların tamamına yakınındaki yaratılış düşüncesi Deizme göre şekillenmiştir.
Müslümanlar “din” kelimesinin karşılığını koyamadıkları için ve tarih içerisindeki uygulamaları irdelemedikleri için toptan reddetme cihetine gitmektedirler. Oysa din demek “ tüm canlıların hayatlarına egemen olan evrensil sistem” demektir. Deistler Allah demezler. Yaratıcı veya genelde “tanrı” kelimesini tercih ederler. Müslümanlar Allah demek mecburiyetindedirler. Allah İndinde Tek Din İslamdır Ayeti Batı Dünyasını Rahatsız ettiği kadar Deistleri de rahatsız etmektedir. 
Müslümanları Uyarmak Gerekir Diye Düşünüyoruz
Kim Araf 172 deki Ahd-i Misak ın olmadığını iddia ediyorsa “Mucizelerin, dogmadik düşüncelerin ve kaynağı ilahi ilan edilen dinlerin reddinden dolayı peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, günâh, ibâdet, dua, vahiy, melek, cin, şeytan, cennet, cehennem, ahiret ve kader gibi kavramlarını reddetme stmosferine girmiş demektir. Yararatılışla ilgili olarak hakimiyet haber sitesinde Ahmet Uzun Makalesi “Görünmeyen nefsten Görünen İnsana Yaratılış” bakılabilir.
Kur anı kerimdeki salat kavramını iyilik olarak algılayan ve akılcılık dini “Deizm”e çıkarımda bulunarak Namaz gibi İnsanın Şekilsel Dualarını reddedenlerin mutlaka bilinmesi gerekmektedir.
Müslüman mahallesinde Domuz Eti Satmaya Kalkanlar kimlerden oluşursa oluşsunlar karşılarında bizleri bulacaklardır. Vesselam
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1784

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.