Bugün: 19.09.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • İRAN A "İSLAM" CUMHURİYETİ DEMEK DOĞRUMU

İRAN A "İSLAM" CUMHURİYETİ DEMEK DOĞRUMU


 İRANA “İSLAM” CUMHURİYETİ DEMEK DOĞRUMU

İran dünya Müslümanlarının tepkisini çekmeye devam ederken Suriye deki hak batıl savaşından kar sağlayacağını düşünüyor.

Ülkemizde İran dan çok İrancıların olduğu bir gerçek. Bu zavallıların yazı ve dizilerine baktığımızda Müslüman halkın katledilmelerine üzülmek bir yana sevindiklerini görmek mümkündür. İran dünya genelinde Müslümanların tepkisini toplamaya devam ederken Humeyni devriminin daha iyi konuma geldiğini söyleyenlerin zavallılığını kendilerinin göremediklerini görmekteyiz

İran anayasasının 152 ve 154. Maddelerine göre bugün İran devletini yönetenlerin İran yasalarına göre anayasa suçu işlediklerini görmek mümkündür. İran devletini böyle büyük zaafa düşüren olayı gerçekleştirenlerin İran da da sevilmedikleri ve er yada geç yargılanacaklarından kuşkumuz yoktur.

İran da meydana gelen bu beklenmeyen gelişmeyi durdurmak yerine Suriye deki insanların çoluk çocuk demeden katledilmelerine göz yumulmakta hatta ısrarcı olunmaktadır.

“152.  Madde: İran İslâm Cumhuriyeti'nin dış siyaseti her türlü tahakkümün ve tahakküm altına girmenin reddi, ülkenin her yönden bağımsızlığının ve toprak bütünlüğünün korunması, bütün Müslümanların haklarının savunulması ve zorba /sultacı güçlere karşı hiçbir taahhüd altına girmeme, savaş yanlısı olmayan devletlerle karşılıklı barışçı ilişkiler temeline dayanır.

Şimdi bu maddeye bir göz atalım.” Müslümanların haklarının savunulması” anlaşılan  İran ın Müslümandan anladığı “şia” dan başka Müslüman tanımamaktır. Aksi halde bu madde ile İran ın bugünkü uygulaması çelişmektedir.

“sultacı güçlere karşı hiçbir taahhüd altına girmeme” Peki bu bölüme ne demeli. Suriye de Zalimliği tarihsel olarak tescil edilen bir sülalenin oğlu olan Esad ın karşısındaki vatandaşlar sultacı mıdır. Bugün İran ı yönetenlerin bu çıkmazları kendilerini bitirmeye yeterde artar bile.

154. Madde: Iran islâm Cumhuriyeti, bütün insanlık düzeyinde insanın mutluluğunu ülkü bilir ve özgürlüğü ve Hak ve Adalet yönetimini, bütün insanlığın hakkı olarak tanır. Şu halde başka milletlerin içişlerine karışmaktan tamamen sakınmakla birlikte, mustaz'afların müstekbirlere karşı hak arama mücadelesini yeryüzünün her noktasında destekler.”

154. madde göre Bugünkü İran yöneticilerinin Suriye için yaptıkları ve düşündüklerinin hem İran da hem de dünya hukuk sistemi içerisinde izahı mümkün değildir. Bu madde bile onların idam edilmelerinin en büyük delilidir.

Bugün İran yöneticileri gibi İrancı olarak tanınan tiplerin insan haysiyet ve şerefleri var mı bilemiyorum ama okuduğum makalelere baktığımda kendilerinde insanlıktan zerre kalmadığını anlamak zor olmadığını gördüm.

“Mustazafların müstekbirlere karşı hak arama mücadelesini yeryüzünün her noktasında destekler” Anlaşılan İran a ve İrancılara göre Mustazaf kavramı da sadece “şia” yı içerisine almaktadır. Yeryüzünün her yerinde destek verecekleri şia teröristlerinden başkası mustazaf kavramı içerisinde değil demekki.

Kendi anayasası ile bu kadar çelişen bir devlet belki de yeryüzünde bir daha yoktur.

Ancak tüm bunlar şu noktaya sürüklenmektedir. İran kendi devlet geleneği içerisinde bu sorunu çözemezse İranı bekleyen çok büyük bir tehlike kapıda demektir. Bu İran devam ederse yarın dünya milletleri İran işgal edilirken “zil” çalıp oynayacaklardır. Görünen köy kılavuz istemez demişlerdir. Bugünden yarını göremeyenlerin ne kadar zavallı olduklarını anlamak için başka kritere ihtiyaç yoktur.

Hayatım boyunca İran a mesafeli durdum. Bugün ne kadar doğru hareket ettiğim ortadadır. Her zaman kendimi sorguladım. “acaba İran a ve İrancılara haksızlık mı yapıyorum diye” ama gelinen noktada elhamdülillah bunda da yanılmadım diyebilmekteyim.

Ben önümüzdeki seçimler de İranlıların İran a sahip çıkarak bugün İranı bu hale getirenleri yargı önüne çıkartıp dünyanın tepkilerini yok edecek bir karar vereceklerini düşünüyorum. Bundan dolayı da bu gerçekleşinceye kadar İran devletine İSLAM yakıştırmasını kullanmıyorum. Vesselam.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.