Bugün: 19.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Ergenekon+Balyoz ve KCK Davaları Yeniden Görülmelidir.

Ergenekon+Balyoz ve KCK Davaları Yeniden Görülmelidir.

Türkiye geldiği noktada geçmişi ile yeniden yüzleşmelidir.
Türkiye geçmişiyle yüzleşmeye devam ediyor.

Bundan dolayı bütün Davalar önemli olduğu gibi bugün cemaatin devletine ve milletine karşı iç ve dış düşmanlarla organize ettikleri bu hareketten sonra yüzleşmek devam edecektir. Hapse giren paşaların çoğunun İslam dini ile sıkıntılı olmaları toplum tarafından hapsedilmelerine göz yumulmaya sebep oldu. Oysa bu Paşaların çok büyük bir bölümünün hapse girmemesi gerektiğini ilk günlerden beri söyleye durduk. Ancak Ak-partinin bu konuda sucu yoktur. Çünkü sayın başbakan anayasayı değiştirip bunları serbest bırakalım dediği halde muhalefet anayasanın değişmemesine gayret sarf etmiştir.

Ergenekon terör örgütü tipik bir terör örgütü değildir. 

Bu örgüt gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında onlarca örgütü kontrol edip yönetebilecek kadar organik bir örgüttür. Bu örgütün bertaraf edilmesi ve ortadan kaldırılması mümkün olmayan bir örgüttür. Ergenekon terör örgütünün çok boyutlu bir örgüt olduğunu herkesin bilmesi lazımdır. 

Ergenekon terör örgütü ırkçı Türk sağı ile Militan Türk solunu içerisine alabilecek kadar organize edilen bir örgüt. 1967 tarihinden beri dinamik olan bu örgütün temel hedefinde Türkiye cumhuriyeti hükümetleri olmuştur. Bundan dolayı milliyetçi sağ ile milliyetçi solun ortak özelliklerde sahiplendikleri bir örgüttür. 

Bu örgütün siyasi arenada nasıl yankılandığı mahkeme kararından sonra CHP ve MHP genel bakanları tarafından yapılan açıklamalarda bellidir. Sahiplendikleri terör örgütü derin devlet olarak algılanan bir örgüt olmasındandır.

Ergenekon terör örgütünün Türkiyeye verdiği zararlar birkaç makalelerle açıklanamayacak kadar çoktur.

Trilyonlara varan dolar devlet gelirinin bu örgüt tarafından hazineden kullanılması. Kamunun
hemen hemen tüm ihaleleri bu örgüt tarafından alınmakta veya aldırılmaktaydı.

1980 den sonra bilinen 17500 faili meçhul cinayetin bu örgüt tarafından işlenmiş olma ihtimali mümkündür.

Ergenekon terör örgütü hükümetleri düşürüp veya askerin getirilmesiyle darbe yapılarak ele geçirilmesi ve halkın köle olarak kullanılmasına sebep olmuştu. Dediğimiz gibi eğer Ergenekon terör örgütü İslam dini ile sıkı bağ kurabilseydi Cemaati sürekli yanında bulacaktı. Ancak son yıllarda paşaların ABD ve İsrail düşmanlığı beraberinde İslam dinine karşı oluşları hem Ergenekon hem de balyoz olaylarında paşaların desteksiz kalmasına sebep oldu.

Ergenekon terör örgütü sadece silahlı bir örgüt değil psikolojik savaş veren bir örgüt olması hasebiyle de tehlikeli bir örgüttür.

Ergenekon terör örgütü devlet organizasyonunu sadece kendi emellerine kullanmalarından dolayı da tehlikeli bir örgüttür.

Ergenekon terör örgütü vatandaşın dini inanç ve duyarlılıklarına karşı savaş veren bir örgüttür.

Ergenekon terör örgütü Gladyatörleri aralarında barındırdığı içinde oldukça tehlikeli bir örgüttür.

Ergenekon terör örgütü savunmalarına baktığımızda sanıkların ülkeyi karıştıracağız, sokaklar ısınacak gibi sözleri kullanmaları bir nevi suçlarını itiraf niteliğindedir. Çünkü Ergenekon terör örgütünün en büyük sermayesi kaos idi. Ülke de kaos çıkarttıklarında hedeflerine ulaşacaklarını bilerek hareket ediyorlardı.

Öyle anlaşılıyor ki Sayın Başbakanın özellikle Balyoz operasyonlarından sonra paşaları yaka paça toplayan savcı Zekeriya Öz ve diğer savcıların değiştirilmesinden sonra Ergenekon terör örgütü cemaattle diyaloğa geçerek sokakların ısınacağı mesajlarını vermeye başlamışlardı.

Taksim gezi eylemleri aslında bunun belirtileriydi. Ancak şu bir gerçek ki cemaat olmadan sokaklara çıkabilecek hiçbir güçleri yoktur. Halk destekleri sıfırdır. Cemaat basın ve yayını ile onlara destek olduğu halde vatandaşlarımız itibar etmemiş ve oynanan oyunu görmüşlerdir.

Ergenekon terör örgütü geçmişte Ali kalkancı ve Müslim Gündüz gibi isimleri çıkartarak toplumu yönlendirmeyi becermişlerdi.

Türkiye de herkesin bu örgütü kullandıkları araçları ve kaale almak mecburiyeti vardır.

Bu örgüt gençlerin geleceklerini kendi emellerine peşkeş çekecek kadar acımasızdır.

Ergenekon terör örgütü gibi tüm terör örgütlerinin dini ve vicdanı yoktur. Yüce Allah bir daha bu ülkeye hakimiyet kuramayacakları bir sistemi bizlere nasip eder inşallah.

Buraya kadar Ergenekon terör örgütünün yapısı ve işlevlerini anlatmaya çalıştık.

Ergenekon davası ile Balyoz davası yeniden ele alınarak cemaat tarafından düzmece delillerle hapsedilenlerin salıverilmesi zaruri hale gelmiştir. Bu paşaların suçlunun Ak-parti olmadığını anladıklarını düşünüyorum. Cemaat yargısı bugün de Ak-partiye tuzak kurmuştur. Ancak Ak-partiye kurulan tuzağın içerisinde dünya Türkiye düşmanlarıyla yerli işbirlikçileri de yeralmıştır. Ondan dolayı devletin ekonomik olarak zarar etmesi sağlanmıştır.

Ergenekon davasında da suçsuz yere hapis yatanların olduğu bellidir. Tabii ki Ergenekon davasında çok sayıda adam öldürme olayları olduğundan birtakım kişilerde suçludurlar diye düşünüyorum. Ancak balyozun tertipçileri hariç diğer subayların suçları varsa da uzun yıllar hapis yatacak bir suçlarının olduğunu düşünmüyorum.

Bugün hükumetin eline çok büyük fırsat geçmiştir. Siyon imparatorluğu için uğraşanların devletten tamamen elenmesi gerekmektedir. Asker, yargı ve Emniyetten tüm bunların temizlenmeleri gerekmektedir. Ben bunu yapabilecek güç ve kudretin olduğunu düşünüyorum.

Buradan sonra da eleştirilerimiz Türkiye deki yargı sistemi üzerinde olacaktır.

Türkiye dünyada uygulanan ve komik bir hal alan yargı sisteminden derhal vazgeçmelidir.
2 kez ağırlaştırılmış müebbet + 117 yıl hapis cezası..Bu komik yargı sisteminden kurtulmalıyız.

Adale sistemimiz tamamen değişmelidir.
İslamın adalet öğretisi sistemimize yansımalıdır.
İslam da hapishane kültürü yoktur.
Hapis cezası olmayan bir sisteme geçilmelidir.

Allah cc insanların dünya hayatlarında uygulamalarını istediği dört tane suç belirtmektedir.
1- Bozgunculuk
2- İnsan canına kıymak
3- Zina yapmak
4- Hırsızlık yapmak

Bozgunculuk yapmak cana kıymaktan daha kötü bir iş olduğundan bozgunculuk yapanların öldürülmeleri veya idam edilmeleri istenmektedir.

Cana kıymanın cezası ya kısas veya diyettir

Zina yapmanın cezası toplumun görebileceği bir meydan da sembolik olarak kırbaçlanmaktır

Hırsızlık yapmanın cezası bir elin işlevsiz hale getirilmesidir. Bunu kelepçe veya başka bir şekilde bir süreliğine bir eli işlevsiz hale getirmektir.

Bu cezaların tamamı soruşturma ve kovuşturma süresinden sonra mahkemenin vereceği kararla hemen uygulanır.

Diğer suçlarla ilgi hapishane yerine kamu kurumlarında çalıştırılmak veya para cezasına çevrilerek cezalar uygulanmalıdır. Ticari suçlara ise ticari müeyyideler getirilmelidir. Vergi sistemi değiştirilerek verginin servetten alınması halinde ticari suçlarda azami bir azalma olacağından ticari suç işleyenlere yine ticari müeyyideler uygulanarak sistem hayata geçirilmelidir.

Ceza evleri rehabilitasyon olarak kullanılmalı ve hakimin kararıyla rehabilite edilecek hasta sosyopatlar burada tedavi edilmelidirler. Bu rehabilite okulları her açıdan hasta sosyopatlara destek vermelidirler.

Kurgulanması şart olan bu sistem de Ergenekon terör örgütü üyelerinin cana kıymayanlara tek seferliğine olmak üzere af getirilmeli ve serbest bırakılmalıdırlar. Çünkü yeni sistemde bu tür eylemlere idam cezası verileceğinden salıverilmeleri söz konusu olmayacaktır.

Bozgunculuk devlet organizasyonunun zayıflaması ve adaletin halkın her kesimine dağıtılması engellendiği için ve toplumda kaotik bir ortam oluşacağından ve bu ortamdan faydalanarak birçok suçların işlenebileceğinden hareketle Allah c bozgunculuk suçunun cezasını idam olarak istemektedir.

Yapılması gereken şey tüm kesimlerin bir araya gelerek yeni bir anayasa ve bu yeni anayasa da yeni yargı sistemini hayata geçirmek olmalıdır. Anayasa da "hapislik" cezası tamamen kaldırılarak insanların canına kast etmemiş olanların affedilmeleri sağlanmalıdır.

Tüm siyasi partilerin bu noktada hareket etmesi halinde Türkiye cumhuriyetinin hem yaşı hem de ekonomik ömrü olabildiğine uzayacaktır. Dünyanın en güvenli ve en özgür ülkesi haline gelecek bundan dolayı da dünyaya sistem satan devletlerden olma özelliğine sahip olmuş olacağız.

Aklın yolu birdir. Vesselam
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2897

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.