Bugün: 17.01.2018

DİN ve İBADET NEDİR?

"Dinlerini parça parça edip grup grup olanlar; her grup elindekiyle sevinip gider..."(30/32).

DİN ve İBADET 

فَأَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا ۚ فِطْرَتَ اللَّهِ الَّتِي فَطَرَ النَّاسَ عَلَيْهَا ۚ لَا تَبْدِيلَ لِخَلْقِ اللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
“Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın fıtratına çevir. O, insanları ona göre yaratmıştır. Allah’ın yarattığınınyerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama insanların çoğubunu bilmezler.” (Rum 30/30)

Muhterem Müslümanlar
İnsanların ve Toplumların hayatlarını düzenleyen kanun, kural ve uygulamaların tüme din denir.
İnsan yaratılmadan önce insanın yeryüzünde yaşayacağı asgari ve azami sosyal ve psikolojik kuralların tümü yaratılmış buna Ed-din denilerek hayatın tüm yönlerini kapsayan bir düşünce ve pratik sistem meydana getirilmiştir. Bu sistemin adına din denmiştir.

İnsan bu sistemin bir parçasıdır
Yemek, içmek, yatmak, kalkmak, istek ve arzular, hayat sürecinde geliştireceği otoriteler ve ictimai ilişkileri insanın sosyal hayatı ile ilgili olan ve olmayan her şey din kelimesinin atmosferine girmektedir.

Hava, su bitkiler, hayvanlar ve bunların hayat sürmesi için yaratıcı tarafından konmuş tüm sistemler din kelimesi ile ifade edilir. İnsan ve kainat dinin birer dişlileridir. Ayrı düşünülemezler.

Kainatın yapısal taşları olan fizik, kimya ve biyolojik ed-din dahilinde olan faktörlerdendir.
Başka bir deyimle din eşittir hayat, eşittir dünya, eşittir kainat olarak bilinmelidir.

“Allah indinde tek din islamdır” 
Tek doğru Tek sistem vardır ve onun adı da islamdır. Yani kainatta her şey yaratıcıya teslim olmuştur. İnsan şüphesiz nankör olduğu için teslimiyette kusur etmektedir. İnsanın dışındaki tüm görünen ve görünmeyen varlıklar yaratıcıya teslim olmuş ve onu anmakta ve onu tespih etmektedirler. Kim İslamdan başka DİN ararsa ondan asla kabul edilmeyecektir. Din ile ilgili ayetlere baktığımız zaman Allah cc başka din olamayacağını ve hiç kimsenin böyle bir hayat kurgulayamayacağını bildirdiğini görmekteyiz.

Muhterem Müslümanlar
İnsanoğlu, tarih süreci içerisinde “din” düşüncesini kainattan ve hayatın tüm yönlerinden soyutlayarak tek alana hapsettiği için dünya kan ve göz yaşından başka bir şey görmemektedir.

Din kendi kulvarında değerlendirildiğinde insanın hayatının tümü bu düşünce sistemi içerisinde olur. Eğer sizin yönelişiniz/duanız yoksa yaratıcı size ne diye değer versin. Oturduğun yerde yürüdüğün zamanda çalıştığın mekanda her an bir düşünce sistemi içerisinde hayatın ibadetle geçmektedir.Her yerde yöneliş mecburiyeti vardır. Allah cc yönelmeyenlerin başka şeylere yönelecekleri mutlaktır.

İslam toplumuna din olarak anlatılanlar aslında imtihan için konulan kurallardır. 
Allah fiilleri yaratır. Fiilleri failler şer veya hayr konuma getirirler. Faillerin imtihan edilmesinin sebebi ise dünya hayatının farkında olmaları gerektiğindendir. İnsanlar fiilleri işlerken tercihlerini yaratıcının koyduğu kurallar çerçevesinde yaptıklarında işledikleri fiil hayırlı bir fiil olmuş olmaktadır. İnsanoğlu hiçbir kural tanımayarak fiilleri işlediğinde o fiil onun için şer/kötü olabilmektedir.

Yaratıcı sürekli hatırlamamız için bizi imtihan etmektedir. Hatırlama işi ise bize mutluluk vermekte ve dünya hayatımızdaki zorlukları aşmamıza yardımcı olmaktadır. İmtihandan bihaber olanların dünya hayatını tek hayat olarak görerek iç huzursuzluğunu dışa vuranlar ise tüm dünyaya huzursuzluk vermektedir. İmtihan, hatırlamak ve hazırlanmak demektir.

Namaz, Oruç, Zekat ve Kurban gibi şekilsel ibadetler biz insanların Yaratıcıdan başkasına tapmadıklarını sembolize etmek içindir. Allah cc hatırlayanlar vahiyle belirlenen ritüellere uyarak Ahiret hayatına hazırlanırlar. Şekilsel ve düşünsel ibadetlerin tamamı Allah cc hatırlama ve hazırlanmak içindir.

Muhterem Müslümanlar
Bugün Dinin sosyal ve psikolojik yönü insanın hayatından çıkartılmıştır. İnsanlar tutsak kalmışlardır. İnsanın özgürlüğü vahiyle garanti edilmiş iken Müslümanlar başta olmak üzere vahyin özgürlük alanına girebilecek boyutta bir düşünme oluşumundan söz edemiyoruz. Vahyin gücü raflarda Mushafların arasında beklerken insanoğlu paranın gücüne teslim olmuştur.

Adalet adli yargı ile hakim kılınmaz. Adalet gelir dağılımı adaleti ile hakim kılınır. Hz. Muhammed s.a.v. min uyguladığı Vicdanı sistemde 4 tane vergi görmekteyiz.
1- Komşuluk vergisi (sadaka)
2- Fakirlik vergisi (Zekat)
3- Savunma ve Eğitim vergisi (İnfak)
4- Otorite vergisi (Servet)

Yukarıdaki sistemi yeniden hayatlarına uygulayan toplumlar adaletli toplumlar olurlar. Bu sistemin uygulanmasından korkan Emperyalistler Müslümanlara zulüm ve işkenceler yaparak yok etmek istemektedirler. Allah cc ın yeryüzündeki nimetini eşit paylaştırmayan tüm sistemler batıl sistemlerdir. Bu sistemlerin ortak adı “kapitalizmdir” Her Müslüman kapitalizme karşı mücadele etmek mecburiyetindedir.Sömürüye karşı durmak en büyük ibadetlerdendir.

Hayatımızın tümü din alanı ve din çerçevesindedir.
Yemek, içmek, yatmak, kalkmak, oturmak, sosyal ilişkilerde bulunmak, siyasi ilişkilerde bulunmak, yasama, yürütme, yargı işlerinde bulunmak din kelimesinin dışına çıkarılmış ise o topluluklarda huzur ve saadet aramak denizin dibinde toplu iğne aramaya benzer.

Vahiy hayatımızı sürdürürken imtihan kurallarını koyan Rehberdir. Vahyin düşünsel alana taşınmasıyla sosyal ve siyasi alanımızda da güzellikler meydana gelmeye başlayacaktır. 

Muhterem Müslümanlar
Müslümanlar dünya insanlarına sistem öneremez duruma düşmüşlerdir. 

Müslümanlar bilmeleri gereken üç konuyu maalesef bilmemektedirler
1- Nasıl bir Allah cc a inandıklarını bilmemektedirler
2- Nasıl bir dine inandıklarını bilmemektedirler
3- Nasıl bir yaratılıştan geçtiklerini bilmemektedirler

Vahyi Mushaf yaprakları arasına sıkıştırıp evlerinin duvarlarına asanlar onun ne dediğine bakmadıkları gibi ölülerine okumaya devam etmişlerdir. Oysa vahiy insanların sosyal ve psikolojik hayatlarını düzenleyecek en büyük reçeteydi. Sosyal ve psikolojik hayatın kurgulanması vahyin göstergeleri kale alındığında dünya huzur ve saadet bulacaktır.Kur an ı kerim toplamak ve birleştirmek için gönderilen rehberdir. İkra emri ile hayatı okumamız istendiği gibi vahiyle de hayatın imtihan kurallarını öğrenmemiz istenmiştir.

Dünyaya öneremediğimiz sistemden dolayı perişan haldeyiz
Vahyi kültürde hapishane yoktur.
Vahyi kültürde vergi gelirden alınmaz.
Vahyi kültürde vicdanlar rahatsız edilemezler.

Yasama, yürütme ve yargı vicdanları zedeleyecek hiçbir işlem yapamaz. İşte Müslümanların dünyaya önermeleri gerektiği halde öneremedikleri sistemden bazı başlıklar.

Vicdani sistemde CMK dörttür
-Bozgunculuk yapmak
-Adam öldürmek
-Zina yapmak
-Hırsızlık yapmaktır.
Beşincisi yoktur. İnsanoğlunun sosyal ve içtimai hayatıyla ilgili düzenlemeler kendi yetki alanındadır. Kontrol olarak insan vicdanıdır. Hiçbir kanun ve kural hiçbir uygulama ve karar vicdanları rahatsız edemez. Bu vahyin temel ilkesidir. Bu düşünce atmosferinde otoriteler yeniden organize edilerek dünyada huzur ve saadetin gelmesi sağlanmalıdır. 
Kula kulluk yok olacağı gibi hayatın tüm yönlerinde insanlar Allah cc yöneliş sergileyeceklerinden hayatın tümü ibadet olarak gerçekleşecektir.

Vicdani sistemin sosyal dinamikleri uygulandığında o bölgede o ülkede ve dünya da fakir diyebileceğimiz bir kitle bir kişi kalmayacaktır.

İşte din budur. İşte hayat budur. İşte insanlığın kurtuluşu bundadır.
Rabbim Bizleri onun dinine tabi olan ve onun vahyine sarılanlardan eyleye. Amin..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2035

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.