Bugün: 14.12.2018

Cemaate Tepki Korkutuyor

Cemaat mensupları Heran linç edilebilir düşüncesi ile sokaklara çıkınız.

Vatandaşlarımız Cemaate Karşı Kartını Almış Durumda

 

Gittiğimiz gezdiğimiz her yerde vatandaşın nabzını tutmaya çalışıyoruz.

Dün (Salı) günü İstanbuldaydım. Fırsat bu fırsat çok sayıda kişi ile güncel olayları konuştuk.

Vakıf Gureba Hastanesinde Cemaat evlerinde kalarak Üniversiteyi Türkiye de okuyan Habeşistanlı Uluslar arası ilişkiler uzmanı Abdullah ile konuştuk.

 

Abdullah bize cemaati sordu

Bizde dilimiz döndüğünce anlatmaya çalıştık. Ancak Abdullah her seferinde hayır diyerek öyle değil dedi ve ekledi. Ben cemaatin evlerinde kaldım ve okudum. Cemaat hocaefendi ki onlar şeyh diyorlar peygamberden üstün tuttuklarını ve adeta peygamber hata yapar ancak Fethullah Gülen hatasızdır mantığı olduğunu söyleyerek bizim göz ardı ettiğimiz bir tarafı dile getiriyordu.

 

Abdullah, ben sürekli tartışıyordum ve hala daha tartışıyorum diyerek cemaat üyelerinin dünyayı bilmediklerini özellikle Kur an ı kerimden uzak tutulduklarını söylüyordu.

 

Hastanede başka başka kişilerle muhabbetimiz oldu. Herkesin hem fikir olduğu konu cemaat konusu idi. Toplum öyle bir duruma gelmiş ki bir cemaat üyesi ile karşılaştığımız da benliğimizde “işte bu vatana ihanet edenlerden” diye bir fikir canlanıyor gibi olduk.

 

Öyle zannediyor ve tahmin ediyorum ki bu iş bir süre sonra cemaat üyelerine sokak ortasında laf atma ve netice itibariyle saldırıya kadar gidecektir.

 

Çok ilginçtir ki bir şahıs şunu söylüyordu; Alış veriş için girdiğim dükkanda cemaate ait herhangi bir figür görüyorsam derhal geri çıkıyorum ve asla alış veriş yapmamaya çalışıyorum.

 

Parkta bir vatandaş diğerine başından geçen olayı anlatıyordu; Alış veriş için girdiği dükkandaki televizyonda  “bugüntv” açıkmış. Almak istediği malzeme orada olmasına rağmen Bugün tv yi izledikleri için alış veriş yapmadan çıkıp gittiğini söylüyordu.

 

Dün itibariyle haber konusu yaptığım bir olayla karşılaşıyorduk.

 

İstanbuldan Yalovaya geri dönerken yeni kapıdan saat 15.30 feribotuna bindik. Yorgun bir vaziyette koltuğuma oturdum ve televizyona bakmaya başladım. Yeni yol almıştık ki cemaat üyesi olduğunu tahmin ettiğimiz kişiler tarafından adına “Demokrat” yazdıkları bir fason gazete dağıtılmaya başlandı.

 

Gazetenin Adresi ve imtiyaz sahibi belli değildi. Belli ki fason bir yayındı. Aldım ve hemen incelemeye başladım. Kullanılan dil STV nin zaman gurubunun dili idi. Baştan sonra kadar iftiralarla doldurulmuştu. Küçük boy ve sekiz sayfadan oluşan gazetede sayın başbakana küfür dahil her şey söylenmişti. Ak-Partiye oy verenler karikatürlerle eleştirilmişti.

 

Dikkatimi çeken ise gazetenin ön yüzüne bakan herkes gazeteyi bir kenara koydu ve ininceye kadarda hiç dokunmadı. Kendi kendime dedim ki herkes benim gibi yorgun ama herkes benim gibi meraklı da değil herhalde sonradan okurlar diye düşünüyordum. Karşımda iki beyefendi oturuyordu ve dayanamayıp hemen patladılar. Bunlar hain bunlar Yahudiye çalışıyorlar demeye.

 

Gazetecinin yakaladığı büyük bir fırsattı bu. Dinledim ve bir süre sonra feribotta bir gezinti yaptım. Gördüm ki hemen hemen herkes aynı şekilde cemaati hainlikle suçluyordu.

 

Dağıttıkları gazetedeki suçlamaları bırakın Müslümanın yapabilecekleri İnsanın yapamayacakları kadar alçak ve seviyesizdi. Vatandaşlarımız bu dili eleştiriyor ve bunlardan kurtulmamız gerektiğini söylüyorlardı. Cemaat olup olmadığı tam net olmadığı halde feribotta cemaate karşı tepki oldukça üst seviyelerdeydi.

 

Bu tepkiyi güncelleyerek düşüm ve kendi kendime dedim ki; es kaza birisinin elinde veya cebinde bir zaman gazetesi olsaydı bu kişinin feribottaki hali ne olurdu. Bu tepki ileride şiddete dönüşürse şaşırmamak lazımdır. Feribotta 6 kişilik oturma gurubunda bir tartışmaya kulak misafiri oluyordum; adamın birisi diyordu ki bu yaşıma kadar sağ partilere oy vermedim ancak bu sefer oyum Ak-partiye olacaktır diğerlerinin tepkileri de onu destekliyor ve bu sefer oylarını AKP ye vereceklerini söylüyorlardı.  

 

Yalova da çok sayıda cemaat mensubu arkadaşım var. Kendilerine sürekli olarak durumunuzu gözden geçiriniz ve ekonomik bağı olmayanların artık yeter diyerek Kur an ı kerime geçmeleri ve meallerle tefsirlerle ilgilenerek hayatlarını yeniden düzenlemeleri gerektiğini söylüyordum. Dünden itibaren uyarılarım arasına “sakin ha cebinize veya elinize cemaate mensup bir figür alarak feribota binmeyiniz sokaklara çıkmayınız" nasihatlerini de ilave etmeyi düşünüyorum. 

 

Çok ciddi bir durumla karşı karşıyayız

Sayın başbakanın cemaatle ilgili mesajları toplumun her kesiminde dikkatle ve ilgiyle izlenmektedir. Cemaate operasyon beklentileri en üst seviyelere kadar çıkmıştır. Mesela her sohbet ortamında Beşir Atalayın sözleri tekrarlanmakta ve devletin cemaate karşı zaafiyet göstermediğini operasyon hazırlığı yapıldığını anlayarak inşallah demektedir.

 

Bir toplum düşünün ki aralarında bulunan ve namaz kılan oruç tutan kötülüklerden uzak kalmaya çalışan bir kesimi artık istemiyordu. Artık o kesime hain olarak balkıyor ve güvenilmezlik duygusunun dışarıya çıkan şekliyle yaklaşıyordu. Misafirlikler artık yapılmıyor ve cemaate mensup kişilerin evlerine gidilmemeye çalışılıyordu.  Kamera takip sistemlerinin cemaate mensup her vatandaşın evinde kurulu olabileceği duygusu uyanmıştı.

 

Cemaat yurtlarından ve öğrenci evlerinden kaçışlar devam ediyor ve kaçmanın çareleri aranıyordu. Antalya da cemaatin yurdunda kalan bir genç şunu diyordu; Ben artık yurtta yıkanmıyorum, halk hamamına gidiyorum orada yıkanıyorum. Yurtların banyolarında kamere sistemi olabilir düşüncesi ile kaldığı yurdun banyosuna giremeyen gençlerimizin sayısı oldukça yüksek oranda. Hepsi ileride bir şantajla karşılaşma korkusu yaşamaktadır.

 

Diğer cemaatlere akın akın kaçış var.

Talebeler çaresiz adeta devlette çaresiz kalmış durumda. Vakit geçirmeden yeni ve modern yurtlar yapılmalıdır. Veya yurt-kur devre dışı bırakılarak bu işler Valilikler emrine verilmelidir. Bugün Türkiyenin en büyük sorunu haline gelen ve çözülmesi gereken sorunlarının başına oturan yurt konusudur.

 

Fısıltı gazetesinin verdiği bilgilere göre cemaate açılacak vatan hainliği davası ile mal varlıklarına el konulacak ve yurtlar kredi yurtlar kurumuna devredilecektir diye. Tamamı vatandaşlardan toplanan bağışlarla yapılan bu yurtların bugün CIA, Mossad ve Vatikana hizmet eder hale gelmesi kabul edilemez bir durum olarak ciddiyetini korumaktadır. Hükumetin seçimlerin hemen akabinde atacağı adımlarla bu sorunların çözülmesine katkı sağlayacağı beklentileri vatandaşın umutları arasındadır.

 

Hakimiyet haber editörü olarak cemaat mensubu arkadaşlarımıza, vatandaşlarımıza tavsiyemiz şudur; ekonomik bir bağımlılığınız yoksa cemaati derhal terk ediniz. Cadde ve sokaklara çıktığınızda cemaat figürlü bir eşya taşımayınız. Tanımadığınız ortamlarda cemaati savunmayınız. Heran linç edilebilir düşüncesi ile sokaklara çıkınız.

 

Durum oldukça ciddi

Bu şartlar altında bundan sonra bu ülke de cemaatin hayatta kalma imkan ve ihtimali kalmamıştır. Herkes buna göre hareket etmelidir. Devletin cemaate karşı yapacağı operasyonlar toplumun oldukça yüksek katmanları tarafından destekleneceği tahmin edilmektedir. Herkes ayağını denk almalıdır. Kimsenin canının yanmaması dileğimizdir.

 

Kraldan çok kralcı olmayınız

Fethullah Güleni peygamberden üstün görüp hem dünya hayatınızı hem de Ahiret hayatınızı perişan etmeyiniz..Vesselam

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1611

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.