Bugün: 14.12.2018

Askerlik Sorunu ve Türkiye

Yeniden düşünmeliyiz. Yenilenmeliyiz. Giderleri azaltarak vurucu savaş gücünü artırmak olması gerekendir.

Askerlik Sorunu ve Türkiye

Türkiye çare üretemeyen bir ülkedir. Kapitalist bir eğitimden geçen halkımız menfaatten başka hiç bir çözüm üretememektedir. Onlarca yüzlerce hatta binlerce prof umuz olmasına rağmen hemen hemen hepsi ezbercidir.

Hakimiyet haber olarak “Kapıdaki Kriz Askerlik” adında bir makale kaleme alınmış makale okunsun diye üst düzey yetkililere elektronik postaya gönderilmişti. Askerlik mesleğinin kutsal sayılması Hz. Muhammedin Devletin her türlü yetkilerini üzerinde toplamasından ve Hz. Muhammed hem devlet başkanı hem de Ordu komutanı olmasındadı. Ancak Hz. Muhammed halkının isteklerine göre yönetim yapan bir yönetici idi.

Bugün askerlik mesleği kutsallığını kaybetmiş ihanet şebekelerinin cirit attığı yuvalara dönüşmüştür.

Bu kurum yeni,den yapılandırılırken modern anlayışa ve geleceğimize ışık tutacak şekilde yapılandırılmalıdır. Darbe girişiminden sonra alelacele yapılan yapılandırmanın yarın sıkıntılara sebebiyet vermesi muhtemeldir. TBMM varken başka yerlerde güç toplamak darbe dahil tüm sorunların sebbepleri arasındadır. Türkiye cumhuriyetini kuran zihniyet bu ülke bizimdir iddiasıyla Askerlerin yaptıklarını meşru kabul eden bir zihniyettir.15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 20 gün geçmeden bu zihniyet Hükumeti bombalamaya başlamıştır. Çünkü bu zihniyetin kökleri Anadolu da değil.


Yapılması Gerekenleri Zamanında Yapmak Lazım

-Şehir içlerindeki birliklerin şehir dışına çıkartılması.

-Jandarma ya kıyı korumaya kaydırılmalı veya tamamen kaldırılmalıdır.

-Askerlik şubeleri kaldırılarak Valilik ve Kaymakamlıklar bünyesinde Milli Savunma Müdürlükleri Olarak Yapılandırılmalıdır.

-Merkez komutanlıkları kaldırılarak Emniyet müdürlüklerinde Askeri Şube Müdürlüklerine dönüştürülmeli.

-Ülke genelindeki tüm askeri yerleşkeler İletişim ve ulaşım hesap edilerek yeniden konuşlandırılmaları sayılarının % 80 oranında düşürülerek bütçedeki payın modernizasyona aktarılması gerekmektedir.

-Profesyonel Askerliğe Geçilmesi ve TSK nın hantal yapısı yerine vurucu gücünün artırılması gerekmektedir.

-Askere ilk günden terhisine veya Emekliliğine kadar Kur an ı Kerim Türkçe Açıklaması Dersleri Zorunlu Hale Getirilmelidir..

Bu çalışmalar yapıldıktan sonra sivillerin askere alınmaları sembolik hale getirilmeli ve her ilde bir alay yapılarak askere alınacakların engelliler dahil hafta içi akşam saat 18 den 23 e kadar günde beş saat ve üç aylık bir süreye indirilmesi gerekmektedir.

Yukarıdaki reformlar yapıldığında TSK nın bütçeden aldığı pay daha çok savunma sanayine kaydırılacağı ve TSK nın olağan üstü caydırıcı bir güç haline geleceği bilinmelidir. 15-16 Temmuzda gördük ki bu milletin engelli/engelsiz yaşlı/genç tümü askerdir. Bu büyük bir nimettir. TSK Yeniden yapılandırılırken bu hesap edilmelidir.

Bugün 1 milyona yakın gencimiz bir şekilde Askerlikten kaçmaktadır. Gençlerimiz hizmetçilik yapmak istememektedir. Hükumet darbeden sonra elde ettiği bu imkanları gelişi güzel harcamamalıdır. Tahmini 2000 civarındaki askeri yerleşke sayısı 200-250 ye kadar düşürülmelidir. Yıllar önce benzeri bir makale ile bu askerlik sisteminin kaotik bir ortama dönüşeceğini yazmıştık. İşte darbenin asil sebebi iç ve dış hainler TSK İçerisinde kendilerine yuva bulmalarıdır.

Yeniden düşünmeliyiz. Yenilenmeliyiz. Giderleri azaltarak vurucu savaş gücünü artırmak olması gerekendir.

Hükumetten vakit geçirmeden bu konuda çalışmalar yaparak askerlik süreleri ve askeri birliklerin durumunu yeniden konuşlandırması gerektiğini düşünüyoruz.. Vesselam

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1788

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.