Bugün: 19.09.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Müslümanlar Kapitalist Sisteme Payanda Olamazlar

Müslümanlar Kapitalist Sisteme Payanda Olamazlar

Müslümanlardaki kırılma toplumsal çöküşü getirecektir

Ne Değişecek ki?

Türkiye İlkkez Cumhurbaşkanını seçti. Bilinen tarihlere bakıldığında bu millet ilkkez devletin tepesindeki ismi seçiyor. Osmanlıdan öncesinde de herhangi bir seçim görülmüyor. İslam diniyle şereflenen bu millet maalesef Müslümanların vahyi rafa kaldırmasından olacak ki seçim ve müşavere işlerini yapmadıkları veya önemsemedikleri bir döneme denk geldiğinden bu millet ya babadan oğula veya öldür kal mantığı ile liderlere sahip olmuşlardır. Cumhuriyet döneminde Cumhurbaşkanlığı her zaman emniyet sibobu olarak görülerek seçimlerin dışında tutulmuştur.


12 yıldır iktidarda olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan küresel ekonomiye uygun olarak çalışmalar yapmış ancak kapitalizmin öngörülerine göre hareket edebilmiştir.  Anadolu gibi verimli bir coğrafyada ülke yönetimi oldukça kolay olmasına rağmen istenen başarı elde edilememiştir.


Uluslararası emperyal kapitalist kurallara bağlı kalarak bundan daha iyisini gerçekleştirmek mümkün değildir.


Sistem komple değişmelidir

Bugün Türkiyede uygulanan sistem komple değişmezse istenilen ve hedeflenen insani değerlere ulaşmak mümkün olmayacaktır. Şeyh Edepalinin insanı yücelt ki devlet yücelsin sözü maalesef gerçekleşmeyecektir.


İnsanlık için insanın yaşamsal alanlarını belirleyen sistemin adı “din” dir. Din hayatın kendisidir.

İnsanın yaratılışı ve donatıları kaale alınarak uygulama alanın alınması gereken sistem vahyin atmosferinde gerçekleşen Asr-ı Saadet modeli olmalıdır.

10 Yıl Medineyi yöneten Hz. Muhammed yargısal tek dava ile karşılaşmamıştır.


Adalet gelir dağılımında sağlanır

Bugün adaleti adli yargıda sağlamaya çalışanlarn insanlara zulmettikleri kendilerine duyurulmalıdır.

Hz.Muhammed Adaleti gelir dağılımında sağlamıştı

Komşuluk vergisi olarak (sadaka)

Fakirlik vergisi olarak (zekat)

Savunma ve Eğitim vergisi olarak ( İnfak) dinamikleştirilerek gelir dağılımında adalet sağlanarak sosyal yaşamın en büyük sorunu olan geçim sıkıntısı yok edilmişti.

Allah cc hukuku olan

Adam öldürme

Zina yapma

Hırsızlık yapma gibi suçlar işlenmemiş ve bu suçlara karşılık vahiydeki Allah cc önerdiği hadler uygulanmamıştı.

Bozgunculuk sucu savaş hukuku içerisinde değerlendirilmişti.

Hz. Muhammedin uygulamasında “CEZAEVİ” yoktu.

İnsanları hapsetmek hergün öldürmek gibidir. Hapsetmek yerine öldürmek tercih edilmelidir. Öldürdüğünüzde aile birkaç gün sıkıntı çekecek ancak hapsettiğinizde aile hapislik bitinceye kadar sıkıntı içerisinde olacaktır.

Hapishanesi olmayan tek sistem Hz. Muhammedin uyguladığı vicdani sistemdir. Vahyin rehberliğinde yeniden bu sisteme koşmak her Müslümanın asli görevlerindendir. Güce iman etmek yerine özgürlükleri yaşatmaya çalışmak insanın görevleri arasında en önde olanıdır. Hz. Muhammedin üçgeninde süper güçler vardı. İran, Roma ve Bizans dönemin süper güçleriydi. Hz. Muhammed bu süper güçleri uyguladığı paylaşım adaleti ile dize getirmişti. Tüm insanlar Fevc fevc Medine deki sisteme koşuyorlardı.

 

Türkiye aşağıdaki halleri yaşamaktadır

Ülkemizde çalışma hayatından tutunuz hiçbir alanda adalet yoktur. Sömürü sistemi kapitalizm en ağır şekilde uygulanmaktadır. Bir yanda bin TL maaş alarak geçim sıkıntısı çekenler varken diğer yanda milyonları ceplerine indirerek dünyayı eğlenceye çevirenler mevcuttur. Eğitim sistemi seküler insan yetiştirmekten öteye bir iş yapmayacak şekilde organize edilmiş ve değiştirilememiştir. Askeri alanda reformlar yapılamamış ve 600 bin kişi ya asker kaçağı veya bekaya kalmıştır. TSK şehirleri perişan etmiştir. Halen ülkemizin % 80 den fazlası jandarmanın denetimindedir. Ekonomik model kapitalizmin can damarı gelir vergisi üzerine kurularak faiz sistemi uygulanmaktadır. Hak arama yolları tamamen tıkalıdır. Kamuda görev yapanlar istedikleri şekilde vatandaşların mallarına el koyabilmektedir. İcra mahkemeleri bankaların emrinde vatandaşa zulmetmektedirler. Diyanet işleri başkanlığı her gün binlerce personeli ile vatandaşa hurafeleri “din” olarak sunmaya devam etmektedirler. Bazı ile ve ilçelerde imamlar tarafından cenazeden menfaat sağalama çeteleri oluşturulmuştur. Sağlıkta reform yapılmasına rağmen sağlık sistemini sömürenlere dokunulamamıştır. Çalışma hayatı kapitalizmin en acımasız sömürgesi haline gelmiştir. Tarım ve hayvancılığımız ABD nın kotasından çıkamamış ve iflas etmiştir. İçişleri yönetimi reform edilmediği için zulmeder hale gelmiştir. Adaleti savunan herkes adli yargıdan korkar hale gelmiştir.


Huzur ortamından faydalanarak servet elde edenler OTORİTE vergisi adı altında kazandıkları servetten vergi vermelidirler.Sadaka, zekat ve infak ile otorite vergisinin birleşmesi neticesinde toplumda geçim sıkıntısı sona ereceği gibi uluslararası arenada Anadolu insanı yardımseverliği ile zirveye çıkacaktır. Bunları görmezlikten gelerek uygulanan kapitalist sisteme payanda olacakları büyük tehlikeler beklemektedir.

 

Müslümanların bu sistemi tahkim etmek için iktidarla sıkı fıkı ilişkilere giriştiklerini üzülerek müşahede etmekteyiz. 12 yıldır iktidar olanların nerede başarılı olduklarını anlamak neredeyse mümkün değildir. Toplumsal uyarı görevini en iyi yapabilecek Müslümanların sırf iktidarın açıklarını kapatmak ve iktidarı güzel göstermek için soyundukları görev kendileri gibi bağlı oldukları düşünce akımlarını da sıkıntıya sokacaktır. 12 yıldır ittifak ettikleriyle arası açılanların bugün toplumu uyarabilecek kadar fikirsel güçleri olanları kullanmaya başlaması elde edilenleri kaybetmekten başka bir işe yaramayacaktır. İktidara payanda olanların toplumsal sorumluluklarını kaybedecekleri bilinmelidir.


Ümmet şuuru olarak tüm insanları şemsiyelemeyenlerin  devlet yönetimi de olmayacaktır.  Adaleti yargısal alanda sağlamak isteyenlerin insanlara zulmedecekleri bilinmelidir. Tüm bu adaletsizliklere karşı direnenler vahyi sorumluluklarını yerine getireceklerdir. Payanda olanlar ise hem dünya da hem de ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaklardır.


Bugün sistem değişikliği ile dünyaya örneklik edebilecek imkanlar varken hala daha kapitalizmin demokrasisini övenlere methiyeler gönderenlerin akıbetini anlamak zor olmazsa gerek.


Makam ve mevkii peşinde olan bazı Müslümanları payanda olarak kullanmak isteyenlerle kendilerini kullandıracakların aralarında bir fark olmayacaktır.


Örnekliğini Hz.Muhammedde gördüğümüz “VİCDANİ SİSTEM” in uygulanması dileğiyle mücadelemiz devam edecektir. Vesselam

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1691

YORUMLAR (3)

şu sorouyu sormak lazım. dini başkasının aklı ile ölçmek ne kadar yararlı? o şahıs yani taberani dini kendi aklı ile ölçmüş olmuyormu. yada siz ahirette başkasının aklının yaptıkları ilemi yoksa kendi aklınızın yaptıkları ilemi hesaba çekileceksiniz.15.03.2014 20:59
birde adınızı yazsaydınız ya..hangi makaleyi eleştirdiğinizide bilmiyorum..yazarsanız memnun olurum28.06.2013 20:24
(Dini, aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur.) [Taberani] Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kur`andan kendi aklı ile, kendi düşüncesi ve bilgisi ile mana çıkaran kâfirdir!) [Mek. Rabbani] Hadis-i şerifte, (Kur`an-ı kerimi, kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa dahi, mutlaka hata etmiştir) buyuruldu. (Nesai) Herkes sizin gibi kendi görüşünü ortaya atarsa ortada din diye birşey kalmaz. Sizin yaptığınız Alimcilik oynamaktır. Ben de size kur`an`dan ayet ve peygamber efendimizden hadis ve bu zamana dinimizi yücelterek getirenlerin sözlerini ortaya koyarım. İnsanların imanlarıyla oynamayın.. 28.06.2013 15:27

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.