Bugün: 20.09.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Sivil Toplum Kuruluşları ve Yeni Bir Neslin İnşaası

Sivil Toplum Kuruluşları ve Yeni Bir Neslin İnşaası

Sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin yalnızca broşür dağıtımında, yapılacak etkinliklerin düzenlenmesi aşamasında getir götür işlerine araç edinecekleri bir nesil, elbette ki yöneticiler ve gençler arasındaki ayrımın ve kopuşun hızını artıracaktır.

Bireysel bir kimlikle gündemin nabzının tutulması ve gündeme yönelik oluşturulan değerlendirmeler daha tepkisel nitelik taşımaktadır. Çünkü değerlendirmeler ilgili şahsın birebir düşünce dünyasını yansıtacaktır. Tek bir şahsın gündemi tüm yönleriyle değerlendirilmesi çoğu zaman mümkün olmayacağından olaylara verilecek tepkiler de kesin ve kestirme bire dil kullanılacaktır. Kurumsal bir kimlik ile gündemin değerlendirilmesi ve gündeme yönelik kullanılacak dil ise kurumun görüşlerini yansıtacak ve ortak bir dil, düşünce oluşturulmasını ve çok boyutlu değerlendirmeyi gerektirecektir. Bu minvalde yetiştirilecek genç neslin cemiyetlerle, sivil toplum kuruluşları ile irtibatının artırılması ve mümkün olduğunda karar mekanizmalarında yer almalarının sağlanması gençlerin hem kendi yetilerini keşfetmelerini ve farkındalık oluşturmalarını sağlayacak hem de geçmiş, bu gün ve gelecek tasavvurlarının tahakkuk etmesine zemin hazırlayacaktır.

    Sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerinin yalnızca broşür dağıtımında, yapılacak etkinliklerin düzenlenmesi aşamasında getir götür işlerine araç edinecekleri bir nesil, elbette ki yöneticiler ve gençler arasındaki ayrımın ve kopuşun hızını artıracaktır. Gençler bir şekilde kendilerini ifade edecekleri alanlara yöneleceklerdir: Kafeler, sinemalar, sosyal medya, iletişim araçları vb.

      Sivil toplum kuruluşlarının genç neslin geçmişte yaşanan olaylara, şu an yaşanan gündeme  ve geleceğe dair yaşanabilecek olaylara ilişkin konularda gösterecekleri tepkinin şekli ve boyutunun belirlenmesinde büyük bir rolü bulunmaktadır. Bu nedenle inşa edilmek istenilen neslin çok boyutlu bir eğitim süzgecinden geçirilmesi gerekmektedir. Aydın bir kişilik oluşturulmak isteniyor ise ilk önce verilecek eğitim; birlikte yaşamayı, görüşlere saygılı olmayı, kendileri gibi düşünmeyen kişileri ve bu insanların hayat tarzlarını yok saymamayı öğretmek olmalıdır. Bu eğitim yetişecek genç neslin milliyetçilik, ırkçılık, cemaatçilik vb. saplantılı düşüncelerden arınmalarına ve davanın(tüm yeryüzünde adil bir sistem kurmak) davetçiden(kendisi ve çevresinden) daha mühim olduğunu idrak etmelerine, insanlığın ortak değerlerini her yerde görmelerine vesile olacaktır. İkinci eğitim ise gençlerin bilhassa geçmişte aynı değerleri paylaştığımız milletlerin hayat tarzlarını iyi öğrenmelerini, nelere ve kimlere değer verdiklerini, ilim adamlarını ve bunların düşünce biçimlerini, yazarlarını ve bunların eselerini iyi tetkik etmelerini sağlamak olmalıdır. Bu eğitim yetişecek neslin defansif bir eğilimden kurtulmasına, kısa vade de çevre ülkeri ve uzun vade de tüm dünya ülkelerini tanımasına, mevcut krizlere olan duyarlılıklarının artmasına ve çözüm yollarının oluşturulmasında söz sahibi bir konuma gelmesini, bu duruşları neticesinde tüm dünya ülkeri ile  ekonomik, kültürel, siyasi, askeri, eğitsel projelere imza atmanın mümkün olabileceğini fark etmesini sağlayacaktır. Tüm bu eğitim sürecinde gençler özellikle siyasi, dini, ekonomik, eğitsel, kültürel, sosyal, sportif, vb. çok yönlü değerlendirmelerde aktif olarak gündemin içine alınmalı, gençlerin görüşlerine önem verilmeli ve dimağlarında şekillenen projeleri ete kemiğe büründürmek noktasında onlara her türlü desteği vermemiz gerekmektedir.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 988

YORUMLAR (1)

tespitleriniz yerinde gerçekten kutluyorum sizi05.03.2015 18:36

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.