Bugün: 19.12.2018

Medeniyet ve Modernizm

Ömründe hiç yüzüne makyaj yapmamış, kaşını aldırmamış ya da uzatmamış, gözünün üstüne karalar çalmamış ve en önemlisi hiç başını açmamış Müslüman kadına bunları nasıl yaptırabilirsiniz? Bu ürünleri nasıl satabilirsiniz?
         Medeniyet ve modernizm bu iki kavram günümüzde birbirine karışır hale gelmiştir. Modernizm, toplumun ihtiyaçlarından doğan eşya merkezli bir görüştür. Medeniyet ise toplumun yaşayış biçimi, kültürü, dili, dini, gelenek, örf ve adetlerini yansıtan ve hepsini bünyesinde barındıran bir kavramdır. İnsanların ihtiyaçlarının artması, nüfusun hızla çoğalması ve toplumsal yaşam alanları beraberinde birçok akım getirmiştir. Bunlardan bir tanesi de modernleşme akımıdır.

           İnsanların eşyaya olan bağlılıklarının artması, ürün üreten fabrikaların daha çok ve daha hızlı üretmesini gerekli kılmıştır. Ürünün üretim sayısı arttıkça maliyeti düşeceğinden, fabrikaların ellerinde ki ürünler için yeni pazarlar bulmaları gerekir. Mesela günde 100 adet güzellik malzemesi üreten bir makine, kapasitesi artırılarak günde 1000 adet üretir hale getirilebilir. Bu da şunu gerekli kılar; bu ürünlerin, bu ürünleri hiç kullanmamış ülkelere ulaşması, orada bir pazarın oluşturulması.

         Ömründe hiç yüzüne makyaj yapmamış, kaşını aldırmamış ya da uzatmamış, gözünün üstüne karalar çalmamış ve en önemlisi hiç başını açmamış Müslüman kadına bunları nasıl yaptırabilirsiniz? Bu ürünleri nasıl satabilirsiniz?

           İşte bunu batılı emperyalistler, sosyologlar ve psikologlar kullanarak hallediyorlar. Gittikleri ülkenin aydınlarının, sanatçılarının kafalarını yıkıyorlar ve onları pis emellerine alet ediyorlar. Ünlüleri, sanatçıları kadınlara özgürlük sloganlarıyla bas bas bağırttırıyorlar. Güya “ kadınlar eziliyor” , “ İslam kadınlara eşitlik ve hak tanımıyor.” , “geleneklerimiz kadınlara zulmediyor.” gibi sloganik sözlerle hem bizi dinimizden, geleneklerimizden soğutuyorlar, hem de kızlarımızı magazin, yarışma vb programlarla kendilerine özendirerek ürünlerini satmaya çalışıyorlar. Oysa orta çağda kadını insan yerine koymayan onlar değil miydi?

         Bu işin sadece kadınlara dönük yönü, gençlerimizi okumaktan uzaklaştırarak, onları internet kafeye hapseden, onlara kız-erkek ilişkilerini telkin eden, bizlere yılbaşı kutlatan, sevgililer günü kutlatan zihniyet hep aynı zihniyet. Bu senaryoların arkasında daha çok kazanma hırsı olan batılı sömürgeci yani kapitalist mantık yatıyor. Bunun içindir ki; genç kızlarımıza başörtülerinin önemini, erkek evlatlarımıza camiinin önemini anlatalım. Onlara örnek olalım, ellerinden şefkatle tutup camiye getirelim. Dinimizin önemini hatırlatalım. Bütün yaptıklarımızdan hesaba çekileceğimizi söyleyelim. En önemlisi televizyonda ki dizi kahramanlarını değil, Kur’an-ın kahramanlarını anlatalım onlara.
Selam ve dua ile
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 816

YORUMLAR (1)

tespitleriniz yerinde gerçekten kutluyorum sizi05.03.2015 18:36

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.