Bugün: 14.12.2018

Kime Bakıyorsun?

İnsan her ne kadar sosyal bir varlık olsa da, karşısında ki şahısta kendi kimliğini arıyor, muhatabını kendisine yakıştırmak istiyor.


İnsan bu ya kimi zaman yaşadıkları birikiyor ve aynı hadiseler veya benzer durumlar cereyan ettiğinde kişi sitemini diline, eline döküyor. İşte bu yazıda yine böyle bir duygu atmosferinde ele alınıyor. Bir haftadır bazı durumlarla karşılaşıyor, ders üstüne ders çıkarıyorum. Diyorum ki bu kadar da olmaz hani.

Hayat bu ya inişlerle ve çıkışlarla dolu. Kimi zaman inişlerimiz /çıkışlarımız birilerinin vesile/sebep olmasına bağlı olabiliyor. İşte tam bu nokta-i nazardan hareketle hayat akışınıza müdahele eden şahıs/grupla ilgili bir etiketleme, anlamlandırma, adlandırma yapma ihtiyacı duyuyorsunuz.

İnsan her ne kadar sosyal bir varlık olsa da, karşısında ki şahısta kendi kimliğini arıyor, muhatabını kendisine yakıştırmak istiyor. Belli ki günlük içtimai hayat içerisinde de gruplaşmalarımız bu nedenledir. Grup içerisinde daha homojen bir yapılanma buluyor ve kendimizi daha rahat ve cesur bir kimlik ile ifade ediyoruz. Taki çatışmalar, tartışmalar farklılık arzeden gruplar içerisine girdiğimizde kendisini gösteriyor. İşte bu noktada bir duruşumuz varsa ancak belli bir hususta noksan donanıma sahip isek kimlik karmaşası içerisine giriyor ve kendimizi durgun bir zemine çekiyor ve hakikati sorgulamaya başlıyoruz. Yeterli olduğumuz bir hususta ise kendimize, bilgimize güveniyor isek işte bu sefer de karşımızdaki şahsiyetten veya cemiyetten aynı duruşu sergilemesini/sergilemelerini bekliyoruz.

İşte değinmek istediğim hususta burada patlak veriyor. Son zamanlarda karşılaştığım bazı seviyesiz insanlar, kendilerinin anlaşılmamasından şikayetçi bir durumdalar. Bir sitem, bir eleştiri içerisinde mevcut durumdan rahatsız oluyorlar. Belli ki kendi görüşünü, haklılığını savunan bir grup yoksulluğu içerisindeler ve ruhlarında ki sefaletin acısını başkalarına yüklemeye çalışıyor, böylece inlemelerini bir nebze de olsa hafifletme gayreti içerisinde oluyorlar. Vicdan muhasebeleri körleştiği için, ön yargıları içerisinde boğuluyor ve saldırarak,muhataplarını baskı altına almaya çalışıyorlar. Ağızlarından dökülen hakaretler, donanımsızlıklarını ve kişiliksizliklerini ifşa ediyor. Bu nedenle de hiç bir şeyden memnun olamıyor, hiçbir şeyi beğenmiyor ve tatminsizlikleri kendilerini yaşamanın gayesinden uzaklaştırıyor, hayatlarını mana yoksunu olarak devam ettirmek zorunda kalıyorlar.

Son olarak bu şahsiyetlere değer görmek istiyor iseler bir iki hususta önerilerde bulunmak istiyorum;

1- Her daim gelişime açık olmalıyız.

2- Olaylara bakışımız tek bir pencereden olmamalı, yargısız infaz yapmamalıyız.

3- Grup içerisinde yer almak, grupta sevilen kişi olmak için fedakar olmalıyız.

4- Kırıcı ve yıkıcı konuşmalar, herkesi yıpratır ve soğutur, tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır, yapıcı olmalıyız.

5- Cahil ile tartışan cahili yenemez, cahil ile tartışmamalıyız.

6- Doğru yerde, doğruları söylemeliyiz, zamanına ve mekanına dikkat etmeliyiz.

7- Bilgi güçtür, güç ise tevazu getirmelidir, kudret ezici bir hakimiyete dönüşmemelidir.

8- Takdir ve taltif gerektiren durumlarda cömertlik yapmalı, ancak yalakalıktan da uzak durmalıyız.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 974

YORUMLAR (1)

tespitleriniz yerinde gerçekten kutluyorum sizi05.03.2015 18:36

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.