Bugün: 14.12.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Doğu Batı Kardeşliği Üzerine

Doğu Batı Kardeşliği Üzerine

Zaman her şeyin ilacı olacaktı ya, öyle de oldu. Gel zaman git zaman. Şehre ve insanına alışır oldum. Hatta bu şehrin farklı ve cömert bir samimiyeti, bambaşka arkadaşlıkları ve dostlukları vardı.

        Karadenizin İç Anadolu ile buluştuğu bir çoğrafya büyüdüm. 19-20 li yaşlara kadar da başka bir vilayet görmeden diyebiliriz. Irkı bir unsur hiç gözetmedik, dini ritüeller dışında çevremde islami bir hareket içerisinde olan bir kimse de olmadı. Gelelim neden bunlardan bahsettiğime...

        Üniversiteyi kazandığımda adeta başımdan kaynar sular dökülmüştü. Çünkü; doğuda ki bir ili kazanmıştım. Yanımdaki arkadaşım üzülmemem gerektiğini söylüyor, beni yatay geçiş ile batıya dönülebilinir düşüncesiyle teskin ediyordu. Zihnimde canlandırmış olduğum doğu, medyanın ve sistemin yansıttığı şekildeydi. Yani beni şalvarlı ve eli silahlı insanlar karşılayacaklardı. Aman Allah` ım ne dehşetli bir durum.

       Derken zaman üniversitenin kapılarına gitmem için beni dürtüyordu. Ve gecenin saat 3` ünde 4 yıl eğitim göreceğim şehrime vardım. Büyük bir şoktu beni karşılayan çünkü en fazla 3 katlı binalardan ibaret olan bu şehir, kat yarışında bizim köyümüzde ki evlerle bile mukayese edilemezdi.

       Zaman her şeyin ilacı olacaktı ya, öyle de oldu. Gel zaman git zaman. Şehre ve insanına alışır oldum. Hatta bu şehrin farklı ve cömert bir samimiyeti, bambaşka arkadaşlıkları ve dostlukları vardı.

       İşin en güzel olan yanı ise, biri türk diğeri kürt olan iki insanın en yakın arkadaş olabilmelerindeydi. Yaşananlar gıbta ile izlenebilecek bir senaryoydu. Bir anımdan bahsetmek istiyorum. Her karşılaştığım insana, önyargısız ve sınıfsız bir yaklaşım ile sarılıyor ve selamlıyordum. Dört sene sonra üniversiteyi tamamladığımda bir kürt arkadaşım. Şunları yazıyordu günlüğüme; "Ben türklere karşı büyük bir önyargı ile yaklaşıyordum. Adeta onlara karşı nefret besliyordum. Ancak sen bana insanların duvarsızlığını, önyargısızlığını öğrettin. Davranışlarınla biri türk diğeri kürt iki insanın birbirlerini gerçekten Allah rızası için sevebileceklerini gösterdin."

       Evet,  o dönemlerde bilinçli bir dini yaşantım yoktu. Ancak gerek bilerek gerekse bilmeden insan olmanın şuurunda ve gereğinde hareket ediyordum. Bu şu mesajı veriyor tüm insanlara;

"İnsan önyargız ve duvarsız olunca dostuna,

 Dostu onu bağrına basar, bakmaz ırkına."

       Bu yazılanlardan sonra türk kürt kardeşliği için tüm insanlara gönlümden şunları haykırmak istiyorum.:

1- Kanser bir hastalık, vücudu yoran ve saran. Peki bu hastalığın devası yarayı kaşımak mı, sorunların üstüne üstüne mi gitmek? Unutmayalım ki, bu hastalık ancak yaraya merhem sürmekle geçecek. Yani umutla, sevgiyle, hoşgörüyle ve azimle.

2- Çocuklarımızın kalplerine büyüklerimize işkence ve tecavüz ettiler, dalga geçtiler. Yöremizde mehteranlar çaldılar tanklarla vb...  cümlelerle kin ve nefret  tohumları ekmeyelim. Bütün çabamızı bizleri ortak bir payda da buluşturan dinimzi, değerlerimizi öğretmek için harcayalım. Aksi halde dinsiz ve değerlerden yoksun  bir nesil gelirki durdurulamaz.

3- Doğu ile batıyı buluşturacak organizasyonları yurt geneline yayalım. Sadece islami değil, insani hassasiyetleri olan tüm insanların bu amaca yönelik gayret sarfetmesi için çalışalım.

4- Emperyalistlerin bir tek amacı var. Oda bölmek ufak parçalara ayırmak suretiyle her dediklerini yaptırmak. İşte bu noktada kalplerimizi yoklayalım. Doğuda kurulacak bir kürdistan bizim için ne ifade ediyor. Bizim için artıları ne olacak ve bu bölünme kimin işine yarayacak. Şüphesiz ki emperyalistlerin. Biliyoruz ki böyle bir şey gerçekleşse bile kurulacak olan bölgenin islami bir kimliği olmayacak.  Çünkü aktif aktörler buna izin vermeyecekler. Niyetini yoklamalısın, kürdistan gibi bir bölgeyi islam için mi yoksa ırkım için mi istiyorum? İlk önceliğim nedir?

5- Beynimizi ve gücümüzü basın ve yayın organlarını kullanmaya ve mesaimizi birliktelik oluşturacak materyaller üretmeye ayıralım . Örneğin; Diyanetin 2012 yılı kutlu doğum sunumu kardeşlik üzerineydi. Yİne bir platformca 100 temel eser çalışmaları yapılmakta. Tüm ırklar şu mesaj için yarışmalı adeta;  biz bu vatanın ağlayan, sızlayan, mızmızlanan evlatları değil, üreten, gururlandıran ve onurlandıran evlatlarını temsil ediyoruz. Ancak bizi parçalamak isteyenlere bu şekilde karşı konulabilir. 

6- Devlete elbette ki daha adaletli bir yaşam için taleplerimizi iletelim. Ancak bu taleplerin birer taviz koparmaya yol açmamasına önem gösterelim. Örneğin; Kürt kültürünü araştırmak için, kürt dil ve tarih enstitüsü kurulabilir. Anlamsız ve yaralayıcı sokak ve soyisimler için değişiklik başvurusunda bulunulabilir vb.

Sonuç olarak şunu söylemek isterim ki; Biz birlikte bir şavaş kazandık. Ceddimiz bu cephelerde birlikte kan döktü. O halde kardeş kanı dökmenin hiç bir anlam ve luzümü yok. Topraklarımıza toprak katmak, başka insanlara da can olmak varken, bölünmek gayesiyle can almak neden? İnandığı değerlere sımsıkı sarılan bir neslin temel gayesi, yer yüzünde bir tek insanın zülme uğramaması, hiç bir varlığın Allah` ın dışında kimseye boyun eğmemesi için tüm gücünü sarfetmesidir. 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 946

YORUMLAR (1)

tespitleriniz yerinde gerçekten kutluyorum sizi05.03.2015 18:36

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.