Bugün: 19.12.2018

Bağlılık Bağımlılık

Doksan sene öncesinde dili, yazısı, giysisi, ezanı, yargısı, eğitim metodu vb. bir çok hususu zoraki değişeme uğratılan bu halk


Eski tarihlere ait halen nasıl yapıldığının saptanamamış olduğu eserlerden söz edebiliriz. Bilim sayesinde dünya, hatta kâinat kitabı her geçen gün daha anlaşılır bir hal alıyor. Bilim hiç bir asırda olmadığı kadar ilerlemiş durumda. Medya aracılığı ile bundan 20-30 yıl sonrasının teknolojilerinin dahi pazara sunulmak üzere bekletildiğini öğreniyoruz. Günümüz insanı da her geçen gün değişen ve gelişen teknolojiyi yakından takip ediyor, dev firmaların pazara çıkardıkları ürünlerini satın alıyor. Almış olduğu cep telefonlarından dahi her türlü bankacılık, ticaret, alışveriş vb. iş ve işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Doğal olarak her geçen gün internet üzerinden yapılan işlem miktarı göstergeleri katlanarak yükseliyor. Aslında düzen öyle bir kurulmuş ki internet üzerinden yapacağınız alım satım işlemleri için genellikle kredi kartı sahibi olmanız gerekiyor. Ve size milyonlarca fırsat sitesi sunuluyor. Gözler boyanıyor, her türden ürünün daha yeni versiyonu, daha şıkı, daha kullanımı kolay olanı, daha tasarruflusu vb bitmeyen dahaları üretiliyor. Kişi kendisini bir ihtiyaç denizinden ne koparırsam kardır mantığı ile bu sistemin ellerine teslim ediyor, bitmez tükenmek bilmeyen ihtiyaç listesi kişiyi daha çok satın alabilmek için daha çok kazanmaya mecbur ediyor. Netice de ne kadar çok satın alsa da kişi doymuyor ve mutlu olamıyor. Bu işin daha ziyade yetişkinler için olan boyutu diyebiliriz. Birde çocuk ve gençler için olan boyutu var ki onların durumu daha içler acısı. Gençler ise maalesef tv, cep telefonu, tablet ve bilgisayar dörtlüsü arasında hayat tüketiyor. Kitap okumaktan nefret ettiğini her ortamda belirtmekten imtina etmeyen gençler, tarihe, siyasete, ekonomiye, sosyal hayata dair bildikleri bir iki bilgiyi de tv ve facebook, twitter gibi sitelerden medyanın gösterdiği yönleriyle öğreniyorlar. Aslında ilgi alanları daha ziyade cihazlarına yüklemiş oldukları uygulamalar(oyun, müzik, facebook vb.).

Genel olarak evlerimizde televizyon(lar), telefon(lar), bilgisayar(lar) mevcut ve bu teknolojik ürünler maalesef büyük oranda birçok insanda ekran bağımlılığı yapıyor. Hiçbir şey yapılmayacak dahi olsa kişiler ruhi terapi için ekranlara bakıyorlar. Teknoloji düşmanı olmamakla birlikte, kişilerin bu ürünleri nasıl yöneteceklerini ve ürünler için ne kadar zaman ayırmaları gerektiğini iyi öğrenmiş olmaları gerekiyor. Örneğin Tv’lerde ki evlenme programları, diziler, yarışmalar ve dahası ile internet ortamında sosyal paylaşım sitelerindeki sanal ilişkilerden kaynaklı argonun, fuhşiyatın ve ahlaki yozlaşmanın iyi analiz edilmesi gerekmektedir. Aksi halde aile içi tartışmalara ve boşanmalara varan gereksiz sosyal ve hukuki durumlar oluşabiliyor. Maalesef birçok insan buralardan oluşturulan ortak kültür ile kendi ülkelerinde ki gelenek ve örflere, ahlaki değerlere yabancılaşıyor, hatta karşı çıkmaya başlıyor. Batı modeli müthiş derecede takip ediliyor ve düşünceler yönlendiriliyor. İthal edilen yarışma, moda, müzik, sinema ve dizi programları, telefon, bilgisayar, tablet program ve oyunları hayatın her alanında etkisini gösteriyor. Maalesef bundan her kesimden insanlar etkileniyor ve seküler mantık tarafından bu topraklara benmerkezci (çevresindeki her şeyin ve herkesin etrafında hizmet etmesini), rekabetçi, çokbilmiş, rahatına düşkün, her şeyi mübahlaştıran, kolay kazanç peşinde koşan bir neslin tohumları ekiliyor. Aileler dış etkilerden korumak adına çocuklarını bu seküler yapılanmaya teslim ediyorlar.

Doksan sene öncesinde dili, yazısı, giysisi, ezanı, yargısı, eğitim metodu vb. bir çok hususu zoraki değişeme uğratılan bu halk, artık batıya düşmanlığını sözde haykırmasına rağmen kendi kültürünü, geleneklerini, değerlerini, ibadetlerini ve bu topraklarda islamın hakim olması için gece gündüz çalışan atalarını unutan ve onlara karşı çıkan bir noktaya taşıyor. Yetişen köksüz ve ruhsuz, her türlü ahlaki değerden yoksun, vurdumduymaz nesli son dönemlerde gündemi çokça meşgul eden gezi olaylarında beraber izledik. Bu olaylar bizlere bu memlekette yaşayan ancak bu memleketin değerlerine uzak ne kadar insanın yetiştiğini gösterdi. Batı istediği düzen adına istediği coğrafya da istediği karışıklığı çıkarabilecek yetiştirilmiş ve yerleştirilmiş insanlarının olduğunu bu yönüyle bir kez daha ispatladı. Mısırda olanlar da bu durumu teyit niteliğindedir.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1005

YORUMLAR (1)

tespitleriniz yerinde gerçekten kutluyorum sizi05.03.2015 18:36

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.