Bugün: 18.10.2017

Türkiyeye Yusuf Lazım

Erdoğan Yusufu Bulmalı

Türkiye her yönden kuşatılmış bir corafya konumunda. uluslararası güçler Türkiyenin Kendi ayakları üzerinde durmasını istemiyorlar. İngiliz Amerikan ve Alman uzmanlar Türkiyenin Tarım ve Hayvancılığını yok etmeden Türkiyeyi dize getiremeyeceklerni biliyorlar. bundan dolayıdır ki 1993 den beri Tarım ve Hayvancılığımız bu güçlerin kontrolünde çöküşe adım adım ilerlemektedir.

1993/3985 tarih ve sayılı genelge kaldırılmalıdır. 
Yukarıdaki genelge mutlaka lağvedilmeli ve fındıkla ilgili çalışmalara başlanılmalıdır. Dünya fındığının % 70 den fazlasını üreten Türkiyenin Fındıkla ilgili tek okulu yoktur. Bu durum utanç vericidir. 1993 de infilak ettirilmek için fitili ateşlenen tarım ve hayvancılık 2001 Martında Amerikanın Türkiyeye atadığı Vali Camal DARWİSH in Çıkarttığı yasalarla son parçalarda patlatılarak neticenlendirilmiştir.

AKP Yönetimi Türkiyeyi 10 Yıl Paralel çeteye yönettirerek Tarım ve Hayvancılıkta dışa bağımlılık perçinlenmiştir. 17-25 Aralık operasyonlarından sonra irtifa kaybına uğramasına rağmen halen bakanlıklar FETÖ çetesinin kontrolünden çıkabilmiş değildir.

Dünya tarihine baktığımız zaman mısır dolayalrında yaşayan Yusuf AS min Kur an ı keriminde anlatılan kıssasından edindiğimiz intibaya göre Yusuf kardeşleri tarafından kuyuya atılır sonra kervanlar kuyudan alarak Yusufu Mısırın Tarım Bakanına köle olarak satarlar. Tarım bakanı Yusufu adeta kendi yerine hazırlayarak tarım ve hayvancılık bilgisiyle donatır. Bunu Yusuf kıssasının son bölümlerinde Kralın Yusufa Görev vermeye niyetlenmesiyle Yusufun Tarım Bakanlığını istemesinden anlıyoruz.

Bu kısa kıssa açıklamasından sonra tekrar konumuz olan Tarım ve Hayvancılığa dönelim. AKP Döneminde Tarım bakanlığındaki emperyalist odalalrın verdiği listeleri uygulamaktan öteye gidemeyen bir anlayışın Türkiyeyi getirdiği son nokta "üretme ithal et" noktası olmuştur.

Fasulye İthal
Mercimek İthal
Nohut İthal
Mısır İthal
Buğday İthal
Hayvan İthal
Et İthal
Pirinç İthal

Bunlar bilinen belli başlı ithal edilen kalemler.

Tarımın başına getirilen adamlara baktığımız zaman tarımın "T" sinden haberi olmayan kişiler olduklarını görüyoruz. Tarım ve Hayvancılığın iyi yönetilememesinden dolayı fiyatların önünün alınamaması aile bütçelerine yansıyarak ailelerin dağılmalarına zemin hazırlamakta ve toplumsal sorunları katlamaktadır.

Tarım destek hibelerinin uluslararası emperyalist odaklar tarafından verdirildiğini anlamayan bir yönetimin ne tarımı ve ne de hayvancılığı düzeltmek veya başka bir deyimle millileştirmesi söz konusu olmayacaktır. AKP Döneminde Tarımsal Destek hibesi olarak yaklaşık 90 milyar TL dağıtılmıştır. Oysa 90 Milyar TL ye 90 tane Entegre tarım tesisi kurularak dünyaya fasulyeden pirincine kadar nohuttan buğdayına kadar her türlü tarımsal ürünü ihraç etmiş olurduk.

tarım ve Hayvancılık bakanlığının ne iş yaptığını anlamış değilim. Zira diğer bakanlıklarında ne yaptıkları pek belli değil ya. tarım il ve ilçe müdürlükleri bölgelerinde hangi ürünün nerelerde yetişeceğini biliyordur sanıyorum. öyleyse yapılması gereken tek iş bu müdürlükleri sahaya sürerek bu alanların ekilmesi sağlanmalıdır.

Hayvancılıkta ise 1993 de terk ettiğimiz MERA Hayvancılığına Modern MERA Çiftlikleri kurarak geri dönülmesiyle yeniden et ihraç eden ülkeler arasına gireceğimizi bilmeliyiz. Milli Tarım politikası kapsamında 26 vilayette MERA Hayvancılığına geçiş projesi teknik altyapısı olmadığı veya emperyalist odakların engellemesi nedeniyle yürütülememektedir. Muhtemel FETÖ cülerin Uruguayda yetiştirdiği hayvanları İstanbula getiriyoruz Kilo başı maliyet 10 TL olabiliyor ancak biz ahırlarda kilo başı maliyeti 22 TL nin altına indiremiyoruz. BESİ Hayvancılığının besi malzemelerini kim nerede nasıl üretiyor haberimiz var mı?. 1-Kasım 2015 te herkes seçim heyecanı yaşarken bakanlıktan GDO lu hayvan yemlerine izin veren genelgenin yayınlandığını kaç kişi biliyor.

Yaklaşık 15 yıldır bakanlık koltuğunda oturan ve her gittiği bakanlıkta başarı grafiği sıfır olan bir beyefendinin Tarım bakanı olması Tesadüfi olabilir mi? Yaklaşık bir ay önce Et ithalatını isteyenlerin yerli üretimi iflas ettirmek istediklerini haykırarak söyleyen bir bakan bugün ne eti olduğu meçhul olan 50 bin ton karkas et ithalatına izin veriyor. Yetmedi üstüne üstelik vergileri de sıfırlıyor.

Bunun tek anlamı; yerli üreticilerin iflasını hazırlamaktır. Anlaşılan o ki menfaat çetesi bakanı sollamış bakan çaresizce çetenin isteklerini onaylayarak savunmaya başlamıştır.

Orta ve uzun vadede menfaat çeteleri milyarlarına milyarlar katarken BESİ Üreticiliği yapan zavallı vatandaşların iflaslarını ilan ederek köşelerine çekilmek zorunda kalacaklardır.

Böylece Tarım bakanlığı büyük bir dertten kurtulmuş olacak
"Üretme İthal Et" mantığına hız verilerek Türkiye dış devletlere bağımlı hale getirilmiş olacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarımın başına bir Yusuf bulamazsa ne tarım kalır ve de Türkiye..Vesselam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 375

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.