Bugün: 19.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Toplumsal Sorunlara Çözüm Önerileri

Toplumsal Sorunlara Çözüm Önerileri

Toplumsal birlikteliğin olmazsa olmazı Ümmet düşünce sistemidir.

Ümmet olmakla emrolunan Müslümanlar Ümmet düşüncesi hakkında üç kelimeden oluşacak bir cümle kurmaktan acizdirler..

Nankörlük ve Vefa
Sözlükte "bir şeyi yerine getirmek, sözünde durmak, bağlılık" gibi anlamlara gelen vefa, ahlâkî bir terim olarak, görülen iyilikleri unutmama, iyilikte bulunanlara misliyle veya daha fazlasıyla karşılık verme demektir. Vefalı davrananlara vefakâr denir. En büyük vefakârlık, yüce yaratıcıyı tanımak, verdiği nimetlerin kıymetini bilmek, kulluk görevlerini eksiksiz yerine getirmektir. En büyük nankörlük ise kulun Rabbini inkâr etmesidir.

Vefa; "ezelde, bezm-i elestte Allah`a verilen söze, mîsaka bağlı kalmak" tır.

"""""Ahde Vefası Olmayanın Teşekkürü de Olmaz"""""

“Ey İsrailoğulları! Ey Yakub`un torunları! Size bağışladığım o nimetleri hatırlayın ve Bana verdiğiniz sözü tutun ki, Ben de sözümü tutayım; dünya ve ahiret nimetlerimi size vereyim ve benden, yalnız benden sakının” Bakara 40..

Yapılan akitlere, verilen sözlere bağlılığın bulunmadığı toplumlarda güvensizlik doğar ve sosyal çözülme meydana gelir. İnsanın Alanında Olmadığı Halde Türlü türlü nimetlerden faydalanarak hayatını sürdürmesine karşılık nankörlük etmemesi gerekirdi. Yaratıcı Vicdan, Zeka, Elçi, Vahi,y gibi nimetlerle desteklediği insanoğlunun gözlemsel, sanatsal ve deneysel bilgilerden faydalanarak nankörlük yapmamasını istemiştir. İnsan bir düşünmeli ki "zeka" olmasaydı neydi ve nasıldı..

Zekayı kendisine kodlayana teşekkürü bilmeyen insanların yaratılana teşekkür etmesi düşünülemez..

İnsanın yaratılışı ve insanın özellikleri mutlaka araştırılmalı ve üzerinde durulmalıdır. Toplumların enaz üzerinde durdukları varlık insandır. İnsanın niteliği mutlaka araştırılarak buradan niçinliğine gidilmelidir. Alak suresinin ilk beş ayetine baktığımız zaman Allah cc ın Peygamberine ilk emri kainatı okumak olmuştur. Bir sonraki emir ise İnsanı okumasıdır. Bu iki okumadan elde edilecek ikramların yazılarak insanlığa duyurulmasını isteyen Allah cc bu çalışmaları yaparken size gerekli olabilecek yardımcı bilgileri vahyi kur an la göndereceğini/gönderdiğini söylemektedir.

Yeryüzene başı boş bırakılmak için yaratılmayan bir varlığın tüm canlılarda olduğu gibi “kod” lanarak gönderildiğini kur an vahyinden anlıyoruz. Vicdan kodlaması zeka kodlamasının yanında iki adet tercih dosyasıyla desteklendiğini kur an vahyinde açıkça yazmaktadır. (Bakınız İnsan suresi 2-3 Şems suresi 7-8-9 Beled suresi 8-9-10 Rahman suresi 4-14-15)

"O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için Ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır". (Enam 98)

İnsanın kozmik alanı NEFS tir. Nefs in ne olduğunu hala daha anlamak, çözmek veya şudur diyebilecek durumumuz yoktur. Erkeklerde kadınlarda o nefs ten yaratılıyorlar. Bazılarına göre ruh bazılarına göre can bazılarına göre ise öz veya çekirdek veya “benlik” denilen bu harikulade varlığın kur an vahyindeki adı NEFS tir.

Enam suresinin 98. Ayeti incelendiğinde Araf suresinin 172. Ayetini destekler mahiyette olduğunu görmekteyiz. Ankebut suresinin 57. Ayetinde ise küli nefsun zaigatül mevt demektedir. Yani nefsler mutlaka ölümün tadını lezzetini alacaklardır. Nefs ölümlü değildir ölümlü olan bedenlerdir. Mahşer günü Nefsler dile gelerek dünya hayatını bir bir anlatacaklardır. Bakınız ayette “TEK” Nefs ten yaratıldığımızı belirti,rken bir karar verme yeri araf 172 de bahsedilen yer ikincisi ise emanete bırakıldığımız yer dünya. Emaneten yaşadığımız bu dünya hayatında ahde vefa göstermeyenlerin toplumsal karşılıkları olmayacağı gibi ahiri hayatta da karşılıkları güzel olmayacaktır.

Mükemmel bir yaratılışla yeryüzü sahnesine gelen insanoğlu yeryüzündeki nimetleri eşit paylaşarak yaşamaları istenmiştir. Bunu gerçekleştirmek için “ümmet” düşünce sistemini öneren Rabbimiz kim bu şekilde hareket etmeyip dünya nimetlerini paylaştırmakta adaleti yerine getirmezse karşılığı hem dünya hem de ahiri alemde hüsran olacağı belirtilmiştir.

Toplumsal birliktelik ve empatinin tek meşru adresi Ümmet düşüncesidir.
Kendin gibi düşünmeyen ve kendin gibi yaşamayanların hak ve hukukunu kendi hak ve hukukun olarak kabullenmek ve uygulamanın adıdır ümmet düşüncesi. Ümmet düşüncesi sistemine karşı savaş verenlerde İslam ümmetiyiz diyenlerde Ümmet düşünce sisteminden ve onun sosyal yansımalarından bihaberdir.

Ümmet düşünce sistemi toplumsal birlikteliğin ana temasında olan herşeyi barındırır ve işlevsel hale getirir. Karşısındakilere bakmak ve karşısındakilerin eksiğini kusurunu araştırmak yerine empati yapmayı aynaya bakmayı emreder. Yaratana ve yaratılana nankörlük yapmaz. Dünya nimetlerinin paylaşımında adaletsiz hareket etmez. Kendisine bir harf öğretenin kölesi olur. İlme ve ilim adamlarına saygıda kusur etmez. Annesine babasına ve toplumsal büyüklerine saygısızlık etmez. Bilir ki tüm bunlar insanlığın adaleti ve dünya hayatının süslemeleri için gereklidir.

Ümmet düşünce sisteminin yozlaştığı toplumlarda ırkçılık, ulusçuluk, yörecilik, kabilecek ve en son halkası olan ailecilik hastalıkları baş gösterir. Hz. Muhammede Vahiy gelmeye başladığı o günlerde Mekke toplumu “kabilecilik” hastalığı içerisindeydi. Ümmet düşüncesinin yozlaşmasıyla ortaya çıkan hastalıkların kendi içerisinde bir takım hoş görünebilen boyutları olabilir. Ancak toplumsal boyutta bu tür hastalıkların o toplumu yokettiği bilinmektedir. Vahyi kur an bundan dolayı sürekli uyarılarda bulunmaktadır.

Bugün emanete bırakıldığımız bu dünyada ebedi kalıcılar gibi olmamaya gayret göstermeliyiz. Komşumuz açken biz tok olamayız. Velev ki komşumuz hakkı ve hakikatı bilememiş olanlardan olsun. Bizim sorumluluğumuz dünyevi düşüncelerin esaretinden sıyrılarak uhrevi hayatta en güzeli yakalamak olmalıdır. Yaratıcının emanete bıraktığı nimetleri sahibine Hamd ederek eşit dağıtmanın yollarını çarelerini aramalıyız. Zira yaratıcı “biz anlayan bir topluma ayetlerimizi ayrı ayrı açıklamışız” demektedir.

Toplumsal birlikteliğin olmazsa olmazı Ümmet düşünce sistemidir. Vesselam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1341

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.