Bugün: 22.07.2018

SÜRGÜNDEKİ GENÇLİK

Yazı Dizisi (5)

Bugün Erken Ergenlik Sorunu Yaşamaktayız

Normal olarak 9-10 yaşlarında başlaması gereken ergenlik bazı kimyasal maddeler ve hormonlu gıdalar nedeniyle günümüzde erken yaşandığı için yeni bir nesil hem kısa boylu kalıyor hem de psikolojik sorunlar yaşıyor.

 

Kızlarda göğüsleri 7-8 yaşında belirginleşmeye başlıyor, vücut hatları yuvarlaklaşıyor, boyları hızla büyüyor ve 8 yaşındaki bir kız çocuğuyken, 15-16 yaşındaki genç kız havasına bürünüveriyorlar. Yaşıtları, kendilerinden ayrışan bu çocuklardan uzaklaşıyor. Onlar ise kendilerine genç kız muamelesi yapan çevrelerinden rahatsız oluyorlar.

 

Erkeklerde de durum farklı değil. 11 yaşındaki bir erkek çocuğu 14-15 yaşındaki erkek çocuklarıyla benzeşmeye başlıyor. Bu çocukların cinsel gelişimleri de erken olduğu için duygusal travmalara maruz kalabiliyorlar.

 

Daha çok kızların yaşadığı erken ergenlik sorunu son on yıldır tüm dünyanın başını ağrıtıyor. Endokrinologların ve psikiyatrisların ifadeleri bu yönde. Son yıllarda Türkiye`de erken ergenlerin sayısı giderek artıyor.

 

Çocuk endokrinologları bu sorunun hormonlu yiyeceklerle birlikte arttığına dikkat çekiyorlar. Örneğin büyüme hormonu yüklenerek üretilen domates, çilek, fındık, brokoli, salatalık, elma, portakal ve benzeri birçok sebze-meyve, hormonla büyütülen hayvanların etleri ve yumurtaları, endüstride kullanılan kimyasallarla temas etmek erken ergenliği hazırlayan bazı nedenler arasında sıralanabilir.

 

Buluğ çağı belirtileri ve “büyüme atakları” denilen boy ve kilodaki hızlı artış ile kendisini gösterir. Bu dönemde vücuttaki bazı fiziksel değişiklikler gençlerin kafalarını yorar ve bazen de bu yorgunluk zihinsel olarak derslerine de yansır. Çok başarılı olan bir çocuk ergenlik döneminde birden başarısız gibi gözükebilir. Bu duruma zekâ durgunluğu da denebilir. Ailelere düşen görev ise çocuklarının bu dönemde bunları yaşayabileceklerini bilmeleridir. Tabii ki öğretmenleri her şeydir. Bu dönemlerde öğretmenler ailenin önüne geçer. Bundan dolayıdır ki ergenlik dönemindeki çocuklara ders veren öğretmenlerin çok dikkatli olmaları gerekir.

 

Kızımın 8 sınıfta okuduğu bir dönemde öğretmenlerin velileri bilgilendirme toplantısına eşim yerine ben katılmıştım. Peş peşe sınıfa yedi tane öğretmen geldi hepside bu sınıftan şikâyetçiyim diye feryat etti. Ara boşluklarda ben velilere bu çocuklarda hiçbir sorun yoktur diyordum. Ancak bana ters ters bakan bazı veliler, benim velileri öğretmenler üzerine kışkırttığımı zannetmişlerdi. Tam o sırada Türkçe öğretmenler 21 yaşlarında bir hanımefendi geldi. Yeni mezun olmuş ve yeni öğretmen olmuştu. Öğretmen aynen şöyle dedi,”ben bu sınıftan çok memnunum, benim en iyi sınıfım bu sınıftır” veliler sanki hepsi bir ağızdan gibi “ama hoca hanım diğer 7 öğretmende bu sınıftan şikâyet ediyor dediler” genç öğretmen aynen şöyle dedi. Bu çocuklar ergenlik yaşıyorlar, ben de onların bu hallerini bildiğim için onlarla çok iyi diyaloglar kurabiliyorum ve genelde hepsinin Türkçe dersi çok iyi dedi. Kendini öğretmenliğe adayanların daha iyi öğretmenlik yaptıklarının kanıtı olsa gerek.

 

İşte ergenlerimizi anladığımız zaman onlarda bizi anlayacaklardır. Ancak en önemli sorun bu bilgilerin hem ergenler tarafından hem aileler ve hem de öğretmenler tarafından bilinmesi ve uygulamada beraberliklerin oluşmasıdır.

 

13-16 yaşlarını kapsayan ergenlik döneminde arkadaşlıklar giderek artan bir önem kazanır. Romantik ilişkiler ve cinsel arzular da çoğunlukla artar. Tam ergenlik dönemi öncesinde gençlerde riskli davranışlarda bulunmak çok yaygındır. Gençler sigara, alkol ya da uyuşturucu madde kullanabilir ya da ya da hiçbir ilkeyi kaale almadan cinsel arzularına boyun eğebilmektedirler

 

16 yaşından sonra geç ergenlik başlar ve bu dönem aynı zamanda yetişkinliğe geçiş dönemidir. Bu dönem genelde “durulma” dönemidir de.

 

Ergenler geleceklerini planlamaya ve eğitim hedefleri, kariyer hedefleri ve son olarak da finansal bağımsızlıklarını geliştirmeye başlayabilirler. Aileden bağımsız olmak daha iyi şekilde sağlandığında daha önceden reddedilen ailesel değerler kolayca kabul edilebilir hale gelir. Geç ergen olma hastalık değildir. Coğrafi ve beslenme koşullarına bağlı bir durumdur. Geç ergen olanların ileride cinsel durumlarının daha verimli olduğu uzmanlar tarafından söylenmektedir.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1644

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.