Bugün: 22.04.2018

SÜRGÜNDEKİ GENÇLİK

Yazı Dizisi (4)

Gençlik Çağı, Kendini Öz Kimliğini Arayış Çağıdır

Kuşkusuz, gençlik çağında ortaya çıkan değişikliklerin tümü olumsuz değildir. Karakter alanında yaşanan çalkantı yanında pek çok olumlu gelişme gözlenir. Gencin düşünme yeteneğinde önemli bir sıçrama olur. Soyut kavramları daha iyi anlar ve kullanır. İlgi alanları genişler, çeşitlilik kazanır. İlerde seçeceği meslekle ilgili konulara eğilir.

 

Bir şeyler yapmak başarılı olmak, kendini kanıtlamak eğilimi güçlenir. Yeteneklerden kimisi sivrilir, öne geçer, duygu ve düşüncelerini inançla savunur. Kendini ve başkalarını gözlem yeteneği güçlenir. Coşkuludur, hayalcidir, idealisttir, kâinattaki sanatı gözlemlemekten zevk alır. Deneylere ve bilgi edinme yollarına sevdalanır. İcat etmek mucit olmak ister. Hemen hemen her gencin kafasında “Edison” olma duygusu uyanır. Dünyaya ışık verecek projeler üretmek ister. İşte ebeveynlere düşen görev ergenlerimizin bu istek ve arzularına göre hareket tarzı geliştirmeleridir.

 

Ergen Genç

Din nedir? Hayat nedir? Gibi benzeri soruları kendisine çokça sorar. Din kelimesi ile hayatın kastedildiğini bilmelidir. Yani din demek hayat demek olduğunu yeme içme yatma kalkma hepsinin din kavramı ile adlandırıldığını bilmelidir. Namaz gibi Oruç gibi, Abdest gibi ritüellerin imtihan için getirilen kurallar olduğunu bilmelidir. Allah fiilleri yarattığını fiilleri faillerin hayır veya şer haline getirdiğini bilmelidir. Din hayattır. Bu hayatın Rehberinin vahiy olduğunu ergen genç bilmelidir.

 

 

Dışarıyla Temas

Gelişim dönemini her çocuğun ve genç değişik şekillerde tamamlar. Aile, okul ve arkadaş çevresi ergende son derece etkili olandır.

 

Gelişim döneminde birden büyüyen genç geliştiğini düşünerek yetişkinler gibi davranmak ister. Aile ana baba ve diğer büyüklerin gözünde ise henüz birer çocuk olarak değerlendirilebilirsiniz. Anne- baba ile çekişmeler onların koyduğu kurallardan hoşlanmamak gibi problemler görülebilir. Anne- baba koruyucu kişilerdir. Dış çevreden gelecek ve sizi incitecek her türlü kötülüğü önleme çabasındadır. Ve başarılı olmanızı ve ailenizin yüzünü güldürmenizi isterler. Ailenizin tamamen iyi niyetle size yaptığı uyarılara kulak vermenizde büyük yarar vardır. Çünkü anne babanın kendi yaşantısından edindiği deneyimler size ışık tutacaktır. Ailenize karşı açık yürekli olmayı onlardan hiçbir şeyi gizlememeyi başarırsanız size güvenleri artacak ve sizin için fazla endişelenmeyeceklerdir. Ailenizle aranızdaki ilişki olumlu ise başarınız artar.

 

Eğer aile çocuklarını yetiştirirken onları kandırmış ve arasıra yalan söylemişlerse o zaman bu ailenin çocuklarında da bu özellikler mutlaka olacaktır. Bir arada yaşayan insanların ara sıra sürtüşmeleri kaçınılmazdır. Ergenler olarak evlerinizi ve ailenizi denize açıldıktan sonra sığındığınız bir liman olarak düşünmelisiniz. Aileler de limana gelen yolculara hizmet eden görevliler olarak kendilerini algılamalıdırlar. Zaten hayatta öyledir. 16 yaşından sonra o çok sevdiğiniz çocuğunuzu toplumla paylaşmak zorundasınız. 20 li yaşlardan sonra çocuklarınızın çok azı sizindir, hatta duygusallığından başkası sizin değildir. Artık çocuğunuzun hayatında başkaları da vardır. Bu hayatın gerçeklerindendir. Bundan dolayıdır ki Anne ve baba limanda görev yapan personel gibidirler.

 

Yaratıcı Kur an ı keriminde aile ve fertlerin hayatlarında sorun çıkmaması için bir sevgi sıralaması önermiştir. Eğer insanoğlu bu sevgi sıralamasına göre hareket ederse yaşadığı tüm dönemlerde sıkıntılardan ve özellikle aile içi kavgalardan uzak olur. Mutluluğun zirvesinde olur.

 

Bu sıralama şöyledir

1-Allah cc

2-Hz. Muhammed AS.

3-Allah yolunda mücadele (kur anı kerimi insanlara önermeğe çalışmak)

4-Anne baba

5-Evlat

6-Kardeş

7-Eş (karı-koca)

8-Kolu komşu-hısım akraba- soyunuz kabileniz

9-Elde ettiğiniz mallar

10-İflastan korktuğunuz ticaretiniz

11-Hoşunuza giden evler, saraylar, köşkler

 

Bu sıralamayı sosyolojik olarak incelediğimizde insanoğlunun huzurlu olması için gereken tüm öğütlerin yapıldığı görülür. İnsanların dünya hayatındaki sevgi sıralaması mutlaka böyle olmalıdır. Aile ergenlere daha ergenliğe girmeden bu bilgileri vermeye çalışırsa ergenin kafasındaki ailenin daha kolay şekillenmesine katkı sağlamış olur. Anne ve babasına “moruk” diyen gençlerin yetişmesine de engel olunmuş olunur.

 

Okul ve Arkadaşlık

Okul günün büyük bölümünü geçirdiğiniz, toplumsal hayata hazırlandığınız, deneyimler edindiğiniz yerdir. Öğretmenleriniz ve arkadaşlarınızla beraber oldukça kalabalık bir grup içinde bulunursunuz. Bu arada öğretmenlerinizle ilişkilerinizi düzenlemeniz arkadaşlarınızla iyi ilişkiler kurabilmeniz gerekir ancak tabii olarak bazı sorunlar çıkabilir. Genellikle okulda uymanız istenen kuralları çok katı bulabilirsiniz. Kılık kıyafet ve davranışlarınız konusunda özgür bırakılmayı istersiniz. Zaten her ergenin arzuları da böyledir. İşin bir başka boyutu ise Türkiye gibi katı Kemalizm kuralları gibi kurallarla yönetilen ülkelerde okul kuralı gibi birçok çekilmesi zor olan kurallar vardır. Bu kurallara toplum olarak karşı çıkmalıyız.

 

Öğretmenleriniz anne- bananız gibi geleceğinize yönelik kaygılar duyarlar. Emeklerinin karşılığını davranışlarında görmek isterler. Problemlerinizi çekinmeden öğretmenlerinize anlatarak yardımcı olmalarını isteyebilirsiniz. Okullarımızda artık “rehber” öğretmenleri bulunmaktadır. Rehber öğretmenleri sizlere bu konularda yardımcı olmak zorundadır.

 

Okul ve çevresinde kurduğunuz güzel arkadaşlıklar size okul yaşantısını daha da sevdirecektir. Arkadaşlarınızın sizin duygularınızı taşıdığı, yaşınız gereği aynı problemleri yaşadığını biliyorsunuz. Soğuk bulduğunuz şakalarından hoşlanmadığınız arkadaşlarınız belki de size nasıl yaklaşacaklarını nasıl arkadaşlık kuracaklarını bilmedikleri için böyle davranmaktadırlar. Davranışlarını beğenmediğiniz kırıcı bulduğunuz arkadaşlarınızı tatlı bir dille hayatın gerçeklerini onlara anlatarak uyarmanız size artı puan olarak dönecektir. Candan vereceğiniz bir selam iyi bir dilekte bulunmak sizi birbirinize yaklaştıracaktır. Yeterince tanımadığınız arkadaşlarınızı, tanıdığınız zaman tüm arkadaşlarınızın iyi olduğunu göreceksiniz. Hep başkalarından ilgi ve sevgi beklemek yerine birazda arkadaşlarınıza sevgi ve ilgi gösterirseniz daha mutlu olursunuz. Düşününüz ki arkadaşlarınız sizin bildiğiniz bu bilgilerden yoksun olabilir veya sizin ailenizin bildiklerini arkadaşlarınızın aileleri bilmeyebilir. Bu noktada yapmanız gereken şey ise ailelerinizi tanıştırmak ve sizin ve ailenizin bilgilerini bir şekilde diğer arkadaşlarınızın elde etmesine yardımcı olmaktır.

 

Dostluk ve arkadaşlık birbirlerine yardım eden üzüntülerini paylaşan problemlerle birlikte mücadele etmek için vardır.

 

Çevre. Ailenizin ve okulunuzun dışında insanı etkileyen geniş bir çevre vardır. Örnek verecek olursak okul dışı arkadaşlık ilişkileri gezdiğimiz yeni tanıdığımız yerlerde karşılaştığımız kişiler sinema, tiyatro, sergiler, konferanslar, Cuma günleri, cenazeler, Ramazanlar ve bayramlar, internet ve kitaplar bize yeni bir dünyanın kapılarını açar.

 

Değişik bir çevre ve olaylarla karşılaşan gençlerin duygu ve düşünceleri gelişir. Toplum hayatına daha kolay uyum sağlar. İyi seçilmiş bir kitap, filmler, tiyatro oyunları ve gençlere hitap eden sohbetler, ergenleri çok etkiler. Yeni tanıdığınız insanlar heyecan verebilir. Onlara karşı hayranlık duyabilirsiniz. Ailenizin, okulunuzun, öğretmenlerinizin kontrolü dışında kurduğunuz bu çevreden kontrolden uzak olduğunuzdan çok hoşlanırsınız.

 

İyi bir çevre iyi arkadaşlıklar edinmenizi sağlar, davranışlarınızı olgunlaştırır, büyümenize yardım eder. Ama iyi seçilmemiş bir çevre sizi kötü serüvenlere hazırlar. Taptaze ümitleriniz sevgi dolu dünyanız kötü arkadaşlıklar zararlı alışkanlıklar yaşamınıza uymayan fikirlerle yok olur.

 

Ne yazık ki günümüzde sizi bekleyen pek çok tehlike var. Yaşınız gereği çok iyimser olabilirsiniz. Herkesin size iyi niyetle yaklaştığını sizi sevdiğini sanabilirsiniz. Kötü bir arkadaşın en büyük tehlike olduğunu anlayamazsınız. Alkol sigara ve uyuşturucu alışkanlığı arkadaşların birbirine sunduğu en kötü hediyedir. Yine aynı yaş gurupları arasında görülen topluma ters düşen çeteler insanı kavgacılığa, saldırganlığa ve suç işlemeye iter. Suç işleyen ve ıslah evlerinde kalan gençlerin hemen hemen hepsi kötü arkadaş kurbanı olduklarını belirtmiştir. Evden kaçma, hırsızlık, saldırganlık gibi suçlar gençlerimize hiç yakışmayan davranışlardır.

 

Yanlışı yapmak yerine doğruyu görerek yanlışı önlemek güzeldir. Çok heyecanlı ve duygulu olduğunuz, gelişim döneminde doğruyu ancak gerçekte seveniniz gösterir. Anne- baba öğretmenleriniz ve iyi arkadaşlarınız. Öyle arkadaşlıklar var ki hayatta sizi hayata kuvvetle bağlarlar. Sizden menfaatleşmeyi düşünen arkadaşlıklar ise size hiçbir fayda sağlamaz.

Aileniz ve öğretmenleriniz sizden güzel bir gelecek bekliyorlar. Emeklerinin karşılığını görmek onları mutlu eder. Çünkü ürettikleri her güzel şeyi size emanet edeceklerdir. Onları kendinize gerçek birer rehber olarak kabul ederseniz hem kendiniz incinmeyeceksiniz hem de toplumumuz güven içinde olacaktır.

 

Ergenlik Kesitleri

1-Erken Ergenlik (11 - 14 yaş arası)

Fizyolojik değişimleri ile başlayan bu kesit, 2 veya 3 yıl sürer. Bu dönemde dürtü gücü yüksektir. Bu dönemdeki erkekler her türlü yoğun duygulanım sırasında cinsel aksiyon yaşayabilirler.

 

Bu devrede bedenin hızlı gelişim ve değişimin kontrol dışı olması, ergenlerde kontrol kaybı duygusu ve hatta psikolojik denge bozulması kaygısına yol açabilir. Ergenler bu durumun normal olup olmadığını merak edebilir. Ebeveyn bu durumdaki ergeni sıklıkla kaygılı bir şekilde izler. Uyku ve beslenme sistematik değildir. Erkeklerin aktif erkeksi pozisyonundan kaçınma eğilimleri vardır. Genelde dağınık, açık saçık konuşmalardan zevk alırlar. Kızlar ise yaşıtları erkeklere oranla daha gelişmiş olmanın verdiği haz ile pasif kadınsı arzularını geri planda bırakarak, erkeklere cazibeli görünmek ister, aktif biçimde onların peşine takılır ve geleneksel kadın imajından uzaklaşırlar. Yine de bu dönemde her iki cinsin temel arkadaşları kendi cinsinden arkadaşlarıdır. İlk kez ebeveynin otoritesi ile baş etme gündeme gelir. Bu yaşlarda olan gençlerin sayısal oranları genelin çok çok altındadır. Bu dönemde ki ergenler eğer ergenlikle ilgili bilgilerden yoksun bırakılırlarsa son derece sakıncalı sorunlarla karşılaşılabilir. Birinci yaş gurubundaki ergenler genelde sorun yaşaması halinde evden kaçmayı tercih etmektedirler. Çağımızda gelişen iletişimin genelde etkilediği ergenler bu yaş gurubu ergenlerdir. Bunun için devlet ve aile özel çalışmalar yapmak zorundadır. Bu yap gurubu ergenler özellikle kızlar da çok daha tehlikeli sorunlar meydan getirmektedirler.

 

Gelecek dünyamızda bu yaş gurubu ergenler için çokça çalışma yapmak zorunda kalacağımız ortadadır. Özellikle bu tür uyarıcı kitaplarla bu çocukların eğitilmeleri veya özel programlarla eğitime tabi tutulmaları kaçınılmaz olacaktır. Sanal dünyanın en çok etkilediği yaş gurubu bu yaşlardır.

 

2- Orta kesit(14 – 16 yaş)

Cinsel duygusallığın başlamasından 2 veya 3 yıl sonra başlar. Bu dönemde önemli değişiklikler olur. Soyut düşünce kapasitesi gelişir. Çocukların oyuncakla oynadığı gibi ergen soyut düşünceleri ile oynar, ideolojik tartışmalara girer, farklı siyasi akımları savunur. Farklı dünya görüşlerini savunup tartışmaya girebilir. Kimlik arayışı içindedir ve özdeşim kuracağı bir model arar. Ebeveynin değer yargıları eğer doğru düzlemde anlatılmamış ise, onlar için anlam taşımaktan çıkar. Yani kısaca içselleştirdiği ebeveyn figüründen ayrılarak, dış dünyaya yönelir. Kendi cinsinden özel bir arkadaş edinir. Bu daha çok benzeri özellikleri olan biridir. Bu ilişkide yaşanılan duygusal yoğunluk, ileride kurulacak karşı cins ilişkileri için bir yol ve provadır. Bu dönemde cinsellik sıklıkla fantezilerde yaşanır. Bu dönemde çocuk ailesinde gördüğü eksikleri sürekli sorun haline getirerek kendi kurgulayacağı hayatta bunların olmaması için çalışır. Bu dönem ergenlerin en hareketli dönemleridir. Cinsel tercihlerin, arkadaşlık noktasından evliliğe veya aile olmaya kadar yükseldiği bir dönem. Bu dönemde daha çok hiç kimsenin hayatında gerçekleştiremediği hayaller kurar.

 

3- Üçüncü Dönem (16 – 21 yaş)

Bu dönem 3 veya 4 yıl sürer. Delikanlılık dönemi de olan bu dönemde Genç olmanın verdiği huzur ile hayata daha başka bakışlarla bakar. Ancak ilk dönemden beri ergenlik bilgileri eksik veya hiç verilmemiş ise o zaman bu dönem bu genç delikanlılar için bazen işkence bazen de durdurulamayacak kadar psikopatlığa dönüşür. Ergenlikle ilgili bilgiler başta olmak üzere hayatla ve kâinatla ilgili bilgilerin verilmediği bir gencin delikanlılık döneminde gangster olmaması zordur. Her türlü bozgunculuğa ve özellikle inançlara karşı duruşu gösterebilir ve toplumsal kötülüklere alabildiğine dalar.

 

Bu dönem eğer ergenlik döneminde az da olsa bir takım bilgilerle donatılmış ise o zaman soyut düşünce iyice yerleşir, gelecek, evlilik, meslek edinme ve çalışma ciddi düzeyde gündemde olur. Bağımsızlık pekişir. Bu dönem "ikincil bireyselleşme" aşaması diye isimlendirilebilir. 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1869

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.