Bugün: 23.07.2018

SÜRGÜNDEKİ GENÇLİK

Yazı dizisi (1)

Ergenlik Yılları

Günümüz çocuklarının derdi nedir?

Çocuklar neden bu kadar asi, neden kendilerinden bu kadar bıkkın ve hayata bu kadar ilgisiz?

 

Yapmak istedikleri tek şey kötü arkadaşlara kapılmak ve çılgın müzikler dinlemek.

 

Aileden kaçmak, sokaklarda huzur aramak gibi hastalıkların çokça olduğu dünyamızda asıl sorunun kaynağı ergenlik dönemi bilgi yetersizliği veya bilgi yokluğudur.

 

Ergenlik çağındaki çocuklar, hızlı ve şiddetli değişimler yaşar. Birdenbire kendilerini nereye varacağından emin olmadıkları bir yolculuğun ortasında bulurlar. Tek bildikleri şey, durumlarının çok ciddi olduğu ve hiç kimsenin bu durumu yeterince anlayarak kendilerine yardım edemeyeceğidir. Bu anlayışın çok büyük bir bölümü çevresel ve kültürel bir anlayıştır.

 

Ergenlere yardım etmek ya da edebilmek toplumlardan toplumlara değişir

Eğer yardım etmek istiyorsak, onlara çok dikkatle yaklaşmalıyız. Unutmamalıyız ki kullanılan araç bir insan bedenidir. Bu beden aniden kontrolden çıkabilecek durumdadır. Çocuk kendisine bir bakıyor ki bazı değişiklikler meydana geliyor ve hiçbir sebep yokken yüzünde sivilceler beliriyor. Her taraftan kıllar fışkırır. Kızlar birdenbire aylık adet kanamaları ve göğüslerinin büyümesi ile karşı karşıya kalıyor. Erkek çocukların sesleri değişiyor; kendilerine konuşan sanki bir başkasıymış gibi gelmeye başlıyor. Aynı zamanda olağanüstü cinsel düşler, hayallerle zamanının çok büyük bir bölümü işgal ediliyor.

 

Ergenlik çağındaki çocuk, artık kendine ait bir yaşamın anne ve babası tarafından sürdürülmesini hem beklemez, hem de istemez. Bu değişim sürecinde gençler, çoğu kez en az sizin kadar korku doludur. Hiç kimsenin -hele anne ve babalarının kendisine güvensizlik hissetmemiş olduğunu düşünürler.

 

Yaşadıklarını hiç kimsenin anlayamayacağı fikrindedirler.

 

Herhangi bir yetişkinin kendisini anlamadığını hissettiği ve kendi iç dünyasının karmaşık duygularını dışa vurmaktan korktuğu için, ergenlik çağı çocuğu içine kapanıktır; aşırı duyarlıdır; tafra atar; hüzünlüdür; asidir ve hatta kaçak güreşir.

 

Ne Yapılmalı

Ergenlik dönemi bir hastalık dönemi değildir. Ergen  "hasta" değildir. Sorunlar bu çağdaki büyümenin en doğal parçasıdır ve bir ebeveynin yapması gereken en önemli şey, onun "normal" veya "anormal" olduğu konusunda endişelenmeye son vermek ve çocuğu üzen konuları anlamaya çalışmaktır.

 

Ergenlik döneminde ergenlerin çok az bir bölümü fiziksel veya bir takım hormonel hastalıklara sahiptirler. Genel olarak hastalıkları yoktur. Anne babalar ve ergenler öncelikle bunu bilmelidirler.

 

İlk Adım Anlayışlı Olmaktır.

Zor olan, bu anlayış temelinde, kendinize ve ergenlik çağındaki çocuğunuza yardımcı olacak şekilde davranmaktır. İlk önce olanlara anlayış gösterilmeli ve ikinci olarak çocuğunuza karşı davranış ve tepki tarzınızı değiştirmelisiniz. Çocuğunuzun beğenmediğiniz bir tavrı karşısında katı ve inatçı bir tepki vermek yerine, bu davranışın altında yatan nedeni araştırmaya başlamalısınız. Ebeveyn olarak bu geçişin mümkün olduğu kadar pürüzsüz gerçekleşmesini istiyorsanız, kendinizde de bazı değişiklikler yapmalısınız. İnanın ki uzun vadede kazançlı çıkacaksınız. Sadece otoriter insanlar olmayıp kendisinde meydana gelen değişimleri saygıyla karşılayan mantıklı kişiler olduğunuzu gördüğünüzde, o da size saygılı davranmaya başlayacaktır. Çocuğunuzu gereksiz yere size saygı göstermeye zorlamamalısınız, bu hiçbir şekilde işe yaramayacaktır.

 

Hayatımızın tamamı fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak değerlendirilebilir. Biz insanoğlu kainatın temeli olan bu üç özellikle beraber dördüncüsü olan sosyolojik bir varlığız. Hayatımızı kurgularken yaratıcı böyle kurgulamıştır. Bundan dolayıdır ki ergenlik gibi konularda çevresel ve kültürel faktörler çok önem arzederler. Bu çevresel ve kültürel kurallar bazen değişen zaman ve koşullara uygun olarak yeniden düzenlenir.

 

Bazı ailelerde devletlerde olmayan kurallar vardır. Oysa “Bütün kuralların anne ve babalar tarafından konulması gerekmez” Daha önce konulmuş olan kurallar, ailenin tüm bireylerinin istekleri dikkate alınarak her ay veya her yıl güncellenmelidir.

 

Eğer;

-Ergenlik çağındaki çocuğunuzun özel ihtiyaçlarını anlamayı başarırsanız.

-Hayatınızı ve aile kurallarını değişen duruma göre uyarlayabilirseniz.

O zaman yapıcı bir senteze varabilir ve aile içindeki birbirinden farklı düşünüş tarzlarını ortak bir görüş haline getirebilirsiniz.

 

Söz Dinlememek

Pürüzleri ortadan kaldırmanın yolu, ergenlik çağındaki çocuğun temel ihtiyaçlarının neler olduğunu anlamaya zaman ayırmaktan ve onun genç yetişkinliğe geçmesine en iyi şekilde yardımcı olacak uyarlamayı yapmaktan geçer.

 

Genç yetişkinliğe ulaştığında, sizle yavrunuz bu birkaç yıl boyunca yaşamış olduğunuz zorlu deneyimleri ve sancıları hatırlayarak gülümsediğinizde, bütün bu çabalar eşsiz bir değer kazanacaktır.

 

Ergenlik dönemi 11-21 yaşları arasında dalgalanmaların yoğun görüldüğü zor bir dönemdir. Bu dönem “fırtına-gerginlik” dönemi olarak da bilinir. Ergenlik dönemi hem ergen için ve hem de ergenin ailesi için zor dönemdir. Aile ergeni anlamakta güçlük çekerken, ergen anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönem, çocuğunu ne kadar tanır ve bu dönem özelliklerine vâkıf olabilirse ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur. Ergen bedensel, cinsel, sosyal ve duygusal anlamda farklı bir döneme girmiştir. Bu gelişim sahalarında yaşadığı süreçler sebebiyle ergen kendisini farklı hisseder ve çoğu zaman kendisini tanımlamakta güçlük çeker.

 

Ergenin Davranışları

1- Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir.

 

2- Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir.

 

3- Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçeklerden zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayallerde olduğu gibi kurgulamak istediği hayat içinde olabilmektedir.

 

4- Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir.

 

5- Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi büyümeye harcanıyor olmasındandır ki kendisini yorgun ve bitkin hisseder.

 

6- Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir ki genelde de böyle olmaktadır.

 

7- Yeni şeyler deneme merakı artmıştır. Yani ergenlik başlamasıyla genç evde durmayabilir veya değişik arkadaşlara ihtiyaç duyabilir. Aile içi arkadaşlıklar artık kardeşliğe dönüşecek ve aile dışı arkadaşlıklar dönemi başlayacaktır. Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir. Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir. Bu durum aile ile ergen arasında sıkıntıların başladığı dönemdir.

 

Sıkıntılar

Bu dönemde depresif aksiyonlar sık sık görülebilir.  Özgüven problemi, karşı cinsle ilgili yaşanan problemler, okul ve aile içi problemler buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süreli yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen kendini üzgün ve kötü hissediyordur; ancak günlük hayatına devam edebilir.

 

Dikkat edilmesi gereken ise gerçekten depresyona girip girmediğidir, depresif hallerde intihara kadar varan düşünceler geliştirmiş olabilir. Kendini büsbütün değersiz hissediyordur. Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek, ölümü merak, yalnızlık duygusu, çocukluktan gelen sevgi yoksunluğu, ölüm-ayrılık vb. gibi dramatik süreçler vardır.

 

Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla konuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini beklemek ve arkadaşları ile gezmeye çıkmasını istemek veya evden kısa mesafeli yolculuklara gitmesini tatlı bir dille istemek gerekebilir. Yeme bozuklukları ise bir başka sorundur. Özellikle çok yemek yeme veya yemeği reddetme ve sürekli, kilolu olduğunu düşünme ergende aşılması gereken sorunlardandır.

 

Aileye Düşen Görevler

Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı çevrelere ihtiyaç duyacaktır.

Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; ergen, aile konuları dışında tutulmamalıdır. Çeşitli sorun ve konularda ergen objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya çalışılmalıdır.

 

Nasihatler genellikle işe yaramaz, sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini sağlar, uzun vadede çözüm değildir.

 

Ergenin arkadaşları eleştirilmemeli, ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu, ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız bulmasından başka bir işe yaramaz. Ergenin arkadaşlarını tanıyabilmek için arkadaşlarına imkânlar ölçüsünde ziyafet vererek eve davet etmelidir. Ergenin arkadaşları ile sadece arkadaşlık bağı değil aileler arası bağında kurulması sağlanmalıdır. Sevgi eksik edilmemelidir.

 

Evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir. Anne ve babaya düşen görev bu sorunları kendilerinin defalarca okuyup anlayıncaya kadar üzerinde ihtisas yapmalarıdır. Yaşadığımız toplumda aileler bu sorunu hiçe saymakta ve ergenlik konusunda “hurafe” düşünce ve bilgilerle yetinmektedirler. Hâlbuki eğer evlenen çiftlerin çocukları dünyaya gelmiş ise hemen bu çiftler çocuk yetiştirmekle ilgili bilgileri elde etmelidir. Ergenlik dönemine kadar çok uzun olan bir “on” yılları var bu on yılı bu konuları öğrenerek geçirmeliler. Son yıllarda evden kaçan çocuklara baktığımız zaman kaçma nedenleri olarak ergenlik çağı ve sorunları olduğu ortaya çıkmaktadır.


Devam edecek..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1874

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.