Bugün: 22.04.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Sosyal Devrimlerin Temelini İnançlar Oluşturur

Sosyal Devrimlerin Temelini İnançlar Oluşturur

Fitne öldürmekten daha kötüdür. Bakara 191

Yıkıldığımız Yerden Kalkışa Başlamalıyız

İnsanlık tarihi boyunca sosyal elementlerin sosyal içerikli tüm olayların temelinde inançların yozlaşması vardır. Bu hayatın değişmeyen yasalarından sadece bir tanesidir. Bir toplumda fıtrat duygusu fıtrat kültürü olduğu müddetçe o toplum sosyal çalkantılar yaşamaz ve o toplum huzurlu bir toplum olur.

Fitne öldürmekten daha kötüdür.

Şüphesiz ki bir toplumda fitne çıkartmak o toplum içerisinden birilerini öldürmekten daha kötüdür. Geçimsizlik, karışıklık, kargaşa. Bir toplumun temel değerlerini kaybetmesine sebep olacağından Allah inancı olan hiç kimse fitne çıkartamaz ve fitnecilerle beraber hareket edemez.

Fıtrat gereği yaratıcı insanı bu konularda özgür bırakmış ve imtihan kurallarıyla uyarmıştır. Dünya da cezai müeyyidesi olan dört tane suçtan birisidir fitne ve bozgunculuk. Yaratıcı insanı özellikle fıtrat değerlerine sahip çıkmaya davet eder. Fıtrat insanın üzerinde yaratıldığı sade sistemin adıdır. Eğer bir toplum inançları noktasında yozlaşmış ise o toplumun iflah olacağı adresler bellidir. Sömürücüler inan yozlaşmasının yaşandığı ülkelerde topluluklarda kendilerine yer tutarak o toplumları karıştırıp sömürmeye devam ederler.

Dünya kapitalizminin baş mimarlarından olan ROCHE ilaç fabrikalarının sahibi “nerede karışıklık ve kan varsa orada para var” diyerek fitne ve bozgunculuk noktasında o topluluklara desteklerine devam etmektedirler. Uzun yıllardır Müslüman Kürt halkları inançları noktasında yozlaştırılarak sömürülen halklardan olmuşlardır.

Türkiye olarak insanlar hangi dine ve ne diye inanacaklarını bilmemek ve öğrenmemek için otorite DİYANET İŞLERİ adında bir kurum oluşturarak fitne ve bozgunculuğun ateşlenmesine yardımcı olmaktadır. Binlerce imam hatibi ile yüzlerce vaizi ile onlarca müftüsü ile bir toplumun nasıl yozlaştırılacağı derslerinin cami kürsülerinden verildiği bir facia ortada dururken suçluları başka adreslerde aramanın hiçbir faydası olmayacaktır. Bu kurumun mensupları Türkçe dua etmekten aciz bir halde ezberledikleri ve ne anlama geldiğini bilmedikleri bir takım asırlar öncesi dualarla toplumu yozlaştırmaya devam etmektedirler.

120 bin kişilik İNANÇ ordusu olan bir ülkede hala daha insanlar sokakları tarumar edebiliyorlarsa 120 kişinin bu topluma nasıl bir DİN empoze ettiği sorgulanmalıdır. 400 bin hadisi tahriç ederek 4 bine indirme başarısı gösteren yöneticilerin yeniden iş başına getirilerek kurumun ölü halden kurtarılması gerekmektedir. Bugün dünya genelinde hala daha istenilen bir tefsir bulunmamaktadır. Elimizdeki tefsirler ya Dirayet ya Rivayet veya Batını tefsirlerdir. Bu tefsirlerle bir toplum bir adım ilerleyemezler. Çünkü tefsirlerin içeriklerine baktığımızda Hz. Ademin Müşrik olduğunu bile yazmaktan çekinmemişlerdir. 400 bin hadisi Vahye uygunluk ve Deneysel bilimin sonuçlarıyla çelişmeme noktasında tahriç ederek bir devrim yapan Türk Diyaneti 7 cilt olarak bastırdığı eseri adeta gizleyerek toplumdan uzaklaştırmanın yollarını aramaktadır.

Hadis çalışmasında görev alan ilim ordusu gibi tefsir çalışması yaparak kolektif tefsir ortaya çıkarmak Diyanet İşleri için adeta çocuk oyuncağıdır.
Elimizdeki meal ve tefsirlerle bir toplumun ifsadını durduramazsınız. Kaldı ki 120 bin kişilik diyanet ordusu da bu toplumun ifsadı için canla başla çalışmaktadırlar. Vahye dayanmayan binlerce HURAFE din olarak hergün bu topluma empoze edilmektedir.

Din hayatın kendisidir
Alak suresinin ilk beş ayetine baktığımızda hayatın okunması hayatın okunmasıyla insanın incelenmesi ve elde edilen değerler yazılarak insanlara duyurulması emriyle karşılaşılmaktadır.

Allah fiilleri yaratır
Allah cc filleri yaratarak fiillerin hayır veya şer olmaları tercihini insanın kendisine bırakır. Mesela: içme bir fiildir. Alalh cc imtihan etmek için yeryüzü sahnesine getirdiği insanın içme fiilini gerçekleştirirken eğer Allah cc hatırlamak ister ve hatırlarsa o zaman içme fiiline bir takım kurallar koyarak nasıl içeceklerden içmesini kurallandırmıştır.

Hayat temeldir
İnsanın üzerinde yaşadığı hayat temeldir. Yani insan kendisi farkında olmadan bu hayat üzerine yaratılmıştır. İşte vahyin din tarifi bunu anlatmaktadır. Din fıtrattır. Din hayattır. Vahiy ise imtihan kurallarının yazılı olduğu Rehberdir. Nasıl hayatın kurallarına müdahale etmek imkansız ise hayattaki imtihan kurallarına da müdahale etme yetkimiz yoktur. Vahiyde yazılanlardan başka kural koyma hakkımız ve yetkimiz yoktur. Hayatın sahibi kimse kuralları koyma hakkı da ona aittir.

Hapishanesi olmayan bir kültürün mensupları olan Müslümanların halleri içler açısıdır
İlahi olan bilgi kaynaklarımızı terk ederek insani olan bilgi kaynaklarından beslendiğimiz müddetçe insanlık düşmanları Müslümanları sömürmeye devam edecektir. Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakınız aynı manzara ile karşı karşıyayız. Bu durumun tek sebebi Müslümanların başlarındaki PUT lardır. Türki Diyanet teşkilatı bu putların hizmetinde ve emrinde halkı ifsad etmeye 120 bin kişi ile devam etmektedir. Kurum içerisinde yanılıp ta ilahi bilgi kaynağını öncelediğinizde hemen idamınıza karar verilebilmekte ve kurumda hayat bulmanız imkansızlaştırılmaktadır.

Bugün İslam aleminin içine düştüğü durum budur. İlahi olan bilgi kaynakları terk edilmiş beşeri akılla ve beşeri yasaklarla insanın hayatı motive edilmeye çalışılmaktadır. Oysa Allah cc bir toplum kendinde olan bu durumu değiştirmedikçöe Allah o toplumu değiştirmez demektedir.

İçerisinde yaşamak zorunda olduğumuz manevi dünyamızın misyonerleri hergün onlarca HURAFE yi din kisvesi altında bu topluma empoze etmektedirler. Ondan sonra da Arafat dağındaki duasında Müslüman liderlerini firavun olmakla suçlayabilmektedirler. Aynaya bakmış olsaydılar bu sözün kendilerine daha çok yakıştığını göreceklerdi.

İslam toplumu yıkıldığı yerden kalkacaktır
İlahi kaynağımız elimizden alınmış yerine insanı bilgi kaynakları getirilmiştir. İşte yıkıldığımız nokta burasıdır. Yeniden dirilişimizde bu noktadan olacaktır. Bu toplumsal yasadır. Bu yasa değişmez. Bizler değişmek zorundayız. Ümmet demek tüm insanları kendin gibi görmek demektir. İnanan ve inanmayan tüm insanların haklarını hukuklarını hayatlarını kendi hayatın gibi görmenin adı ÜMMET tir. Müslümanlar hala daha havanda su dövmektedirler.

120 bin kişilik maneviyat ordusu bu toplumu ifsad etmekten vazgeçtiğinde ayağa kalkacağız ve tüm dünyaya dur diyeceğiz. Aksi halde çöküşümüz muhteşem olacak ki ne Irak ne Suriye ve nede Arakana bile benzemeyen çöküşle karşılaşacağız. Sağ olan için demedi demeyin.. Anlayan sivri sinek saz gelir misali…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1915

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.