Bugün: 19.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Kur an İnkarcılarının Argümanları!..

Kur an İnkarcılarının Argümanları!..

Bugünde farklı bir uygulama yok., Bugünde Kur an ı kerimi inkar edenlerin genel olarak Allah cc inanan kesimlerden olduğunu görmekteyiz.

Dün Kur an ı kerimi inkar edenlerin Mekkeli Müşrikler olduğunu görmekteyiz.

 

Bugünde farklı bir uygulama yok.,

Bugünde Kur an ı kerimi inkar edenlerin genel olarak Allah cc inanan kesimlerden olduğunu görmekteyiz.

 

Günümüz Kur an inkarcıları 1400 yıldır İnsanların hayatlarında olmayan rafa kaldırılan Kur an ı kerimin İnsanların hayatlarında olamayacağını ve kutsal bir kitap olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylemektedirler. Bu cenahın Kur an ı kerime yaklaşımı namazlarda okumak ve ölülerin arkasındaki merasimlerde okunmak içindir.

 

İnsanlar Kur an ı kerimin alanını daralttıkları için hayatın işlevselliğine başka kültürleri yerleştirmişlerdir. Bu doğal olarak böyledir. Hayattan çıkarttığınız herhangi bir şeyin karşılığında hayata yeni bir şeyler yerleştirmeniz gerekecektir. Allah cc vahyinin rafa kaldırılması ve alanının oldukça daraltılmasından sonra hayattaki bu boşluğu rivayet kültürü ile doldurma girişimleri yaşanmış ve netice olarak ta bu boşluk "sünnet" ana başlığı altında rivayetlerle doldurulmuştur.

 

Burada günümüz Müslümanlarına suç bulmamak lazım Ancak bu süreci bilen sözüm ona okumuşların mahşerde hesapları zor olacaktır. İlahiyat bilgisinden yoksun, Kur an ı kerimi cenaze törenlerinde ve Namazlardan başka yerlerde görmeyen zavallı Müslümanların tek sorumluluğu var o da Vahyin ne dediğini öğrenmeye çalışmamalarıdır.

 

İlahiyat bilgisi alanların Kur an ı kerimi dolaylı inkar etmelerinin nedeni aldıkları ilahiyat bilgisinin vahiyden yoksun olmasından kaynaklanan sebeplerle olduğunu düşünüyoruz. Zira nasıl bir Allah cc inanmak zorunda olduğunu bilen birisi, nasıl bir yaratılıştan geçtiğini bilen birisi, nasıl bir din’ e inanmak zorunda olduğunu bilen birisinin kur an ı kerimi dolaylı da olsa inkar edemeyeceği kesindir. Verilen bilgilerin yetersizliğindendir ki bugün ilahiyat öğrenimi alan yüzlerce binler kişi dolaylı olarak kur an ı kerimi inkar etmektedir.

 

Araf suresi 3 ayette Allah cc tan size indirilene uyun. Onu bırakıpta evliyaların peşlerine düşmeyin denilmesine rağmen, Ankebut suresi 51 de Bu Kur an size yetmedi mi?  Uyarısını vahyin sınırları içerisinde içselleştirenlerin dolaylı da olsa Allah cc vahyini inkara gidemeyecekleri kesindir. Ne yazıktır ki İlahiyatlarımız bu düşünceden muaf tutulmuştur

 

Allah cc ait olan Sünnetullah kavramından devşirme bir kavram olan sünnet  Resulüllahın sünneti adıyla Hz. Muhammedi yüceltmeci bir mantıkla Allah cc a yaklaştırmayı hedeflemiştir. Bu çalışma Arap Milliyetçiliğinin yeryüzüne yayılması çalışmaları arasında yeralmış ve cehalet içerisindeki halkların Müslüman etiketlerle Araplaştırılması veya Arap kültürünün etki alanına alınmasını sağlamıştır. Camilerde mescidlerde Allah cc ismi ile Hz. Muhammedin isminin yanyana yazılması bu yüceltmeci mantığın yansımasıdır.

 

Tarihin en büyük hurafesi olan MİRAÇ İsra hadisesinin Miraç a çevirmesiyle olmuştur. Allahu alem Müslüman olan Yahudi Arapların bir taşla iki kuş vurmayı hedefleyerek hem Hz. Muhammedi Allah cc ile “aynı” hale getirmiş hemde namaz pazarlığında Musa Aleyhisselamın üstlendiği rolle Hz. Muhammedden üstün peygamber olduğu vurgulanmak istenmiştir. Allah cc ile Hz. Muhammed aynıleşmiş ise o zaman Allah cc ın Sünnetullahı varsa Resulüllahın neden olmasın mantığı ile sünnet vurgusu klişeleştirilerek Müslümanların hayatlarına sokulmuştur. Sadece bu işlemlerle kalınmamış vahyi metluv`un antitezi  gibi vahyi gayri metluv getirilerek Allah cc vahyi varsa Resulününde vahyi vardır denilircesine hareket edilmiştir.

 

Yukarıdaki temel bilgilerden sonra günümüz Kur an inkarcılarının nedenli bir paradoks içerisinde olduklarını görmekteyiz. Eğer kur an ı kerimi hayatımızın Rehberi olarak alacak olursak hayatımızdaki peygamber yerini kur an ı kerime ve dolayısıyla Allah cc a bırakacaktır. Aldıkları eğitim kendilerini Allah cc ait hale getirebilecek kadar net olmamasından dolayı böyle bir düşünce içerisinde kendilerine yer bulamamaktadırlar.

 

Konuştuğumuz çok sayıda İlahiyatçı bizlere aynen şu itiraf gibi sözleri söylemektedirler

 “ Siz Dini Kolaylaştırıyorsunuz”

Yukarıda da bahsettiğim gibi nasıl bir “DİN”  e inanması gerektiği bilgisinden yoksun olan bu zavallılar Allah cc dediği gibi dini yalnızca Allah cc has kılmaları halinde DİN kolaylaşacak ve herkesin hayatına rahatlıkla yansıtabileceği değer haline geleceğinden habersizler.

 

Allah indinde sadece bir DİN vardır. O Dinin adı da İSLAM dır. Tüm insanlar İslam dinindendir. Kainatın sahibine inananların samimiyetle Rehberdeki kurallara uymaları halinde Müslüman olacaklardır. Allah fiilleri yaratır. Fiilleri failler tercihleriyle hayır veya şer haline getirirler. Müslümanlar hayatın Rehberi olan kur an ı kerimdeki imtihan kurallarını yerine getirerek sorumluluklarını ilan ederler.

 

Nasıl bir Allah cc a inanması gerektiği bilgisinden yoksun yetiştirilen bu zavallıların kur an ı kerimi hayatlarına Rehber yapmaları elbetteki zor olacaktır. Çünkü İlahiyat öğretilerinde kur an ı kerimin hayata yansıması yoktur. İlahiyat öğretilerinde herşey Resuller üzerine bina edilmiştir. Din Resulün dinidir. Hayat Resulün hayatıdır. Emirler Resulün emirleridir. İlahiyat öğretilerinde masonlukta olan öğretilerin bir benzeri uygulandığından Allah cc ın iki etkinliğini görmekteyiz. Yaratma işini Allah cc a bıraktıkları gibi Öldürme işi de Allah cc ait hale getirilmiştir. Ahirette gerçekleşecek tüm olaylarda hem peygamberlerin hemde kendilerine göre oluşturdukları çok sayıda insanın etkisi olacağına inanılmaktadır. Masonların düşünceleri günümüz İlahiyat öğretilerinden çok daha ileridedir. Masonlar Allah sadece yaratır dünyaya karışmaz derler. 


Günümüz İlahiyat öğretilerinde Allah yaratır ve Öldürür başka bir görevi yoktur inancını modelleştirmişlerdir. Dünya da Hz. Muhammed her şeyken Ahirette de “şefaat” tanımlamasıyla hem Hz. Muhammed hem de diğer bazı imtiyaz tanıdıkları insanlar görevlerini yerine getirecek ve Allah cc ın ateşe atın dediklerini, ateşe attırmayacaklarına inandırılmışlardır. Bu inanç Mekke Müşriklerinde bile bu kadar acımasız değildi.

 

Nasıl bir yaratılıştan geçtiklerini bilmeyen bir toplumdur İslam alemi. Müslümanların insanın yaratılışı noktasındaki düşünceleri kur an ı kerimden değil rivayet kültürü ile gelen Tevrattandır. Allah cc tanıttığı insanın dışında bir insan modeline inananlardan Allah cc kitabına uymalarını beklemek doğruyu beklemek olmayacaktır. Oysa kur an ı kerim nasıl bir yaratılıştan geçtiğimizi hiç bir şüphe imkan vermeyecek şekilde açıkça ifade etmektedir.

 

Kur an inkarcılarını kur an ı kerimi inkara zorlayan düşünce öğretilerinin bazılarına değindik. Nasıl bir Allah cc a inanması gerektiğini bilmeyenler, nasıl bir Din’ inanması gerektiğini bilmeyenler, nasıl bir yaratılıştan geçtiğini bilmeyenlerden kur an ı kerimi hayatın Rehberi olarak kabul etmelerini istemek  yetiştikleri kültüre göre kendilerine küfretmekle eşdeğer bir istek olacağı bilinmelidir.

 

Bu açıklamalardan sonra  “kur an inkarcılarının” nasıl bir zorlukla karşı karşıya olduklarını anlamak lazımdır. 


Bana göre binlerce kur an inkarcısıyla mücadele etmek yerine İlahiyat fakültelerinin öğretilerini vahye uygun hale getirmek için mücadele etmek daha doğru olanı yapmak demektir.

 

Kainatın sahibi İslam Dininin sahibi olan Allah cc a Hamd ve şükürler olsun ki kur an inkarcısı değiliz.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2573

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.