Bugün: 23.07.2018

Kavramların Erozyonu

Akıllı olma deyimi sadece Müslümanlar için kullanılması gereken bir vahiy kavramıdır

Akıl
Batıda kilise dindarlığının nihai neticesi laikizmle beraber yıkılmasından sonra akılcılık hemen hemen her şeyin temeli gibi algılanmaya başlandı. kur an ı kerimin aklın bir model olduğunu meselenin aslının zeka olduğunu yüzyıllar önce ortaya koyması ve batıdaki tek temel düşünce akıldır anlayışının yıkılmasına sebep oldu. Zekâ hayatın tüm yönlerinde insanların hazinesidir. Zekânın kullandığı kaynaklara göre akletme işlevi gerçekleşir.

Genel olarak İnsanlar aklı zekânın yerine kullanılır. Oysa akıl işletmedir, Akıl sonuçtur, Akıl muhasebe işidir. Zekâ ise eşyayı tanıma, düşünme, seçme yeteneği veren ve insanı diğer varlıklardan ayırt eden bir özelliktir.


Akletme akıl erdirme gibi kavramların kur an ı kerimin kavramları olduğunu unutmamalıyız. ‘’akıllı adamın hali başka olur’’ deyiminde olduğu gibi yine Atalarımızın dediği ‘’ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’’ vecizesinin yol göstericiliğinde zekâ ve zekânın kullandığı kaynaklarının önemi vurgulanmıştır. Nitekim insan sanatsal –gözlemsel ve deneysel bilimi yorumlamak için başvurduğu kaynak zekâdır. Eğer kişi zekâya başvururken vicdanına kulak verirse ortaya çıkacak gerek düşünsel durum ve gerekse yaşamsal durum insanlığın özlemini çektiği durumdur. Bu bağlamda vahyin her zaman zinde oluşu ve her zekanın vahyin yeniden yorumlamasına gayret etmesi gerekir.

Sürekli olarak Kur an ı Kerimi yorumlamak ile hurafelerin önüne geçilmiş ve insanın özgürlük alanı genişletilmiş olacaktır. Gerçekler vicdan, zekâ, elçi ve vahyi bilgi potası paylaşılarak ortaya çıkacağından ideolojiler basit ve işlevsiz hale geleceklerdir. Bugün yeryüzü Müslümanlarının bu konular üzerinde kafa yormadıklarını biliyoruz. Zira Müslüman aydınların sunduğu İslam insanlığa şifa olamamıştır. Bundan dolayı da “ide” düşüncesi ortaya çıkmıştır. İdeolojilerin kaynağı ise akılcılıktır.


“Akılcılık (Mantık) bazıların yegâne yoludur”!


Vicdansız Zekâ Hastalıklı Olur
İster geçmişte ister şimdide yaşansın, her türlü haksızlığın karşısına `insani” olanı koymak zorundayız. Bozulan düşüncelerin etki yaptığı her alanın dikenli sahalarında gezinerek onları imar edecek vicdanlara ihtiyacımız vardır. O vicdanlar hepimizin ilk yaratılışta sahip olduklarımız arasındadır. İnsanın donatılarında ihtiyaç duyduğumuz dosyalar mevcuttur. Takva ve Fücur dosyaları imtihan için yaratıldığımızın delilleridir. İmtihan kuralları ise vahiyle belirlenmiştir. Akletme ameliyesi akılla olma işi vahiyle belirlenen imtihan kurallarını yaşaması demektir.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2210

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.