Bugün: 23.07.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Çanakkale İslam Ümmetinin Son Gösterisidir!..

Çanakkale İslam Ümmetinin Son Gösterisidir!..

Çanakkale ile çok şey kazandık ancak o gün de içimizde binlerce hain vardı. O hainlerin yüzünden Ümmet şuurundan koptuk ve Ulus mantığı ile yenilecek yutulacak bir lokma haline getirildik.

ÇANAKKALE İSLAM ÜMMETİNİN SON GÖSTERİSİDİR
Yemenden Balkanlara, Mısırdan Hindistana kadar Ümmetin son gösterisidir ÇANAKKALE SAVAŞLARI
Kendinden olmayan ve kendin gibi düşünmeyenlerin hak ve hukukunu kendi hak ve hukukun olarak düşünme ve uygulamanın adıdır ÜMMET

3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı`nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu Yarımadası`nda 25 Nisan 1915 - 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, İslam tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır.

Çanakkale`nin sularında, Conkbayırı`nda ve Anafartalar`da atılmış, bu zaferler İslam Ümmetinin son savaşı olarak Tarihe geçmiştir. Zira Osmanlının yıkılışından sonra “ulusculuk” virüsü aşısı yapılan ve adının İtalyanlar tarafından konulduğu iddia edilen Türkiye meydana gelmiştir.

Ümmet şemsiyesini kaybederek ulus gömleği giyen ve Türkiye olarak Anadoluya sıkıştırılan bu millet 2008 e kadar süper güçlerin uydusu olarak görev yapan onların istek ve arzularına göre şekillenen bir ulus millet olabilmiştir.

Çanakkale Deniz ve Kara savaşlarını Mustafa Kemale bağlayanların yanıldıklarını bugün bile görmekteyiz. Zira elimizdeki askeri güç oldukça sınırlı iken Allah cc yardımı ve lütfü olmadan böyle bir savaşın kazanılması neredeyse imkansızdı.
Savunma prensibimiz "Dış-Orta-İç Tabyalar" olmak üzere üç savunma grubu halinde tertiplenmişti. Boğaz kıyıları boyunca 20 tabyamızda, çoğunluğu kısa menzilli ve eski model, 170 adet top mevzilendirilmişti. İtilaf Devletlerinin savaş gemilerinde çoğunluğu büyük çaplı uzun menzilli 247 adet en modern toplar bulunmaktaydı.

İtilaf Devletlerinin Akdeniz Başkomutanı Amiral Carden, Boğazı geçerek İstanbul`a girmek için üç aşamalı saldırı planı yapmıştı. İstanbul`a bir Ay içinde ulaşacağını hesaplamıştı. Plan gereğince, 3 Kasım 1914 günü 7 zırhlı ile Boğaza bir keşif taarruzu yaptı. Girişteki tabyalarımız zarar gördü. İkinci saldırıyı 19-25 Şubat 1915 tarihleri arasında 7 gün süreyle devam ettirdi. Ümmetin topçularının atış menzili dışından yapılan bombardımanlar etkili oldu. 19 topumuz ve Boğaz girişindeki tabyalarımız kullanılamaz hale geldi. 26 Şubat günü düşman donanması Boğaza girdi orta kesimdeki tabyalar 8 saat süreyle kesintisiz bombardımana tabi tutulup sarsıldı. Bu başarılar üzerine Amiral Carden, Londra`ya çektiği bir telgrafta, 14 gün içerisinde İstanbul`a ulaşabileceğini müjdeliyordu. Amiral, hazırlıklarını tamamlamaktaydı. Son darbe 18 Martta indirilecekti. Ne var ki, Kağıt üzerinde yapılan bu savaş planında, İslam Ümmetinin son birliğine Allah cc ın yardımı gelerek savaş azmi hesaba katılmadığı için evdeki hesap çarşıya uymayacaktı.

18 Mart günü, bundan tam 100 yıl önce, Çanakkale`de ufukları ümit ve zafer neşesi kaplayan bir gün daha doğdu. İtilaf Donanması 18 savaş gemisiyle Saat 10.00`da boğazı yarıp geçmek üzere girmeye başladılar. İlk ateşi TRIUMPH zırhlısı, Çanakkale`ye 12 Km. mesafedeyken saat 11.15` te açtı. Savunma planımıza göre, gemiler topçularımızın ateş menziline girinceye kadar pusuda bekleyecek ve baskın tarzında ateş açılacaktı. Nitekim böyle yapıldı. Düşman yaklaştıkça, topçularımızın giderek yoğunlaşan isabetli atışlarıyla karşılaşıyordu. Saat 12.00`ye geldiğinde orta kesimdeki 3 tabyamız ağır hasar almış, ama ayakta kalan diğer topçularımızın hedefini şaşmayan mermileri AGAMENNON zırhlısının çelik yeleğini parçalamış, INFLEXIBLE zırhlısının komuta köprüsü uçurulmuş ve bu arada düşman donanması Çanakkale`ye 7 Km. kadar sokulmayı başarmıştı.

Savaşın en şiddetli anları yaşanıyordu. Ümmetin topçuları Boğazı cehenneme çeviriyor, düşman zırhlıları da kıyı şeridindeki mevzilerimizi hallaç pamuğu gibi atıyor, kıran kırana bir savaş oluyordu. Bu sırada Fransız GAULOIS zırhlısı aldığı ağır yaralarla saf dışı kalmış, BOUVET zırhlısı yırtılan çelik gömleğini yenilemek üzere geriye kaçarken, bir gece önce Dz. Yzb. Hakkı`nın NUSRET mayın gemisiyle boğaza döşediği mayınlara çarparak 639 personeli ile birlikte karanlık limanın sularına gömülerek kayboluyordu. BOUVET`in imdadına koşan SUFFREN ve GAULOIS da aynı akıbete uğramıştır.

Saat 15.00` te IRRESISTIBLE ve onu takiben 16.00`da INFLEXIBLE ve 10 Dakika sonra OCEAN zırhlıları, tam ileri atılacaklarken onların da ayakları Yzb. Hakkı`nın tuzağına takılarak batarken, INFLEXIBLE güçlükle kurtularak römorkör yedeğinde İmroz`a dönüyordu. Böylece 6 saatte 3 büyük zırhlısını kaybeden, bir bu kadarı da ağır hasara uğrayan gemilerini acıyla seyreden Amiral De ROBECK, kalanları kurtarabilme telaşıyla saat 17.30` da boynu bükük çekilme emrini veriyordu. Zafer dünyanın çok yerinden gelen islam ümmetinin olmuştu


Çanakkalede ümmetin tüm coğrafyalarından neferler İstanbul ve Ümmetin İmparatorluğu için canlarını veriyorlardı. Mısırlısından Afganlısına kadar tüm ümmet Çanakkaledeydi.

Çanakkalenin son gazilerinden tarihe düşülen not Şöyleydi; bir kürt yüzbaşı vardı, 10 gavur öldürmeyen Müslüman sayılmaz diyor ve keskin nişanıyla gemilerdeki çok sayıda düşmanı gebertiyordu.

Çanakkale ile çok şey kazandık ancak o gün de içimizde binlerce hain vardı. O hainlerin yüzünden Ümmet şuurundan koptuk ve Ulus mantığı ile yenilecek yutulacak bir lokma haline getirildik. Çanakkale de Filistinden Suriyeden Iraktan ve Yemenden, Afganistandan Azerbaycandan Pakistandan Hindistandan Balkanlardan gelen Ümmetin çocukları şehid olmuştu.

Çanakkale zaferini dünya coğrafyasına duyuramayan ulus devlet Çanakkaledeki Ümmet ruhunu görmezlikten gelememiş ancak Çanakkale zaferi için hiç bir çalışma yapmamıştır. 2008 den sonra yeniden Ümmet Olma Çabaları Çanakkale Zaferinin kutlanması ve Ümmetin Çanakkaledeki yerini hatırlamış ve yeniden dünya gündemine getirmiştir.

Bugün Çanakkale zaferinin Avusturalya, Yeni Zelanda Macaristan gibi İttifak devletlerinin yanısıra Ümmet coğrafyasında anılmaya kutlanmaya başlanması yeniden İslam Ümmetine doğru yürüyüşün de simgesi olma yolunda.

Çiçeği burnunda lise talebelerinin Ümmet sevdasıyla şehid düştükleri Çanakkaleyi Gençlerimiz anlamalı ve anlatmalıdırlar.

Ümmet şuuru; kendin gibi düşünmeyenin hak ve hukukunu kendi hak ve hukukun gibi korumanın düşünce ve uygulamadaki adıdır Ümmet..

Çanakkale Ümmet şuurunun savaşa şefkat kattığı savaşın adıdır. Kendi mevzisinde vurulan ve ölmek üzere olan Anzak Askerini Ümmet mevzisine taşıyarak matarasındaki suyu içiren bir şefkattır Çanakkale savaşları. Ümmetin neferleri işte biz buyuz dercesine savaşın içerisinde bile ümmet şefkatini yaşıyor ve yaşatıyorlardı..

Ümmetin Savaştığı Çanakkaleyi ne yazık ki ulus devlet mantığı ile günümüze ulaştıran milliyetçilerin Çanakkaledeki mezarlardaki isimlerden ve tarihi kanıtlardan utanmaları gerekmektedir. Ulus Devlet anlayışı Osmanlıyı içeriden yıkan ittifak devletleriyle birlikte hareket eden hainlerin mantığı idi..

Unutulmaması gerekir ki o günkü hainler bugünde hainliklerine devam etmektedirler.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3271

YORUMLAR (1)

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM İNSAN NASIL İMAN ETTİM DEDİĞİ ZAMAN O İMANINI SALİH AMELE DÖNÜŞTÜRMEDEN HİÇ BİR ANLAM TAŞIMIYORSA İNANDIĞI DİNİN KURALLARINI GEREĞİ GİBİ YAŞAM HAYATINA KOYMADIKÇA BİR ANLAM TAŞIMAZ. DUA ;İSTEKLERİN VE ARZULARIN FİİLLE BUUŞMASSININ ADIDIR. FİİLE DÖNÜŞMEYEN BİR DUA İÇERİSİNDE SU BULUNMAYAN BOŞ BİR TESTİYE BENZER..29.07.2014 02:51

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.