Bugün: 20.09.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Yolsuzluk ve Yoksulluk Eylemleri!.

Yolsuzluk ve Yoksulluk Eylemleri!.

İranın bugününden dününe giderek olayları tahlil edelim

1979 Şahlık Rejimini Yıkarak Adına İslam Devrimi Dedikleri Ancak ilerleyen zamanlarda İslam değil Pers/Şia Milliyetçiliğinde yarı monarşik bir rejim kurdular. Bu rejim zamanla oligarşik monarjiye dönüşerek vatandaşları mağdur etmeye devam eti.

İran halkını dünyanın dışında yaşayan halk konumuna getirenler pers/şia yayılmacılığına harcadıkları paraların vatandaşın cebinden alarak pers/şia yayılmacılığına harcanan paraların yanısıra oligarşinin rüşvet ve yolsuzluklarının denetimsiz hale gelmesi İranda bardağı taşıran olaydır.

Korkunç yolsuzlukların olması dahası bu yolsuzlukların denetimsiz olması veya yolsuzluk yapanların yolsuzluk yapanlarca denetlenerek aklanması İran halkını sokaklara dökmüştür. Bundan dolayı İran halkının verdiği mesaj alkışlanmalıdır. İran Cumhurbaşkanı Ruhaninin halka yaptığı konuşmada İran halkına mesajınız alınmıştır demesi olayların farkında olduğunun belgesi gibidir.

İran da önceki ayaklanmalar Kürtler, Azeriler ve Arapların yoğunlukla yaşadığı yerlerde olmuştu. Bugünlerdeki eylemlerin pers/şia ağırlıklı şehirlerde meydana gelmesi İran yönetiminin yolsuzluklarla pers/şia yayılmacılığı ile yoksullaşmanın getirdiği durumdur.  Ancak gerek Trump ve gerekse İsrail ve Arabistanın açıklamaları İran rejiminin işine gelmiş ve karıştırıcılar amaçladıkları kalabalıkları arkalarında bulamamışlardır. İşin burası ise komik gibi görülsede danışıklı dövüş gibidir. Çünkü İranın adına İslam dedikleri rejimi uluslararası emperyalizmin kapitalizminden başkası değildir. İranın Pers/şia faşizm karışık kapitalizmi Amerika ve İsrailin işine gelen bir sistemdir. Zira İran Devrimden sonra İsraile bir taş bile atmamıştır. Dahası Ortadoğu kan gölü iken İranda sorun olmamıştır. Başka bir deyimle IŞİD denen örgütün İran ve İngilizler tarafından kurulduğu iddiaları mevcuttur. Irak hapishanelerindeki militanlar Malikinin talimatıyla serbest bırakılarak kaçtı süsü verilmiş ve bu militanlar Esadın kontrolünde IŞİD olmuşlardır.

İrandaki olayları tahlil ederken İranı bilmek lazım geldiğini anlamalıyız. TV lerde İran uzmanı diye çıkan çok sayıda kişilerin aslında İranı hiç anlamadıklarını görmekteyiz. Gazeteci İbrahim Karagülle İran olaylarını gerçek merkezinde tahlil eden tek kişi diyebiliriz.

İran olaylarına ayaklanma diyemeyiz. Mesaj amaçlı yürüyüş ve gösterileri dış güçler kendilerine çekebilmek için yoğun çalışmalar yapmasına rağmen İran halkı "tıpkı 15 Temmuz"da olduğu gibi dış güçlere bu fırsatı vermemiştir. İranın pers/şia milliyetçiliği eksenindeki rejimi gerekli çalışmaları yapmazsa İranı gelecek yıllarda zor günler bekliyor demektir.  Çünkü halk İranın gizli ajandasını bilmemekte ve artık sabrımız tükendi anlamında bir mesaj vermektedir. Dünyanın her yerinde değişmeyen kural yoksulluktur. Halkı yoksul olan ülkelerde hertürlü olayların çıkması muhtemeldir.

İran Ne Yapmalı

İran Amerika İngiliz İsrail Ekseninden Çıkarak Müslümanlığın gerçeklerine dönmeli ve Pers/şia milliyetçiliği rejimi sistemi mezhep kıstaslarından çıkartarak Kur anı kerim atmosferinde özgürlükleri ön plana alarak vahyin özgürlük alanına kadar genişletmeli ve adaleti adli yargı yerine gelir dağılımında yeniden düzenlemesi  halinde Müslüman memleketler başta olmak üzere tüm dünyada adalet ve özgürlük isteklerini tetikleyecek ve 1980 lerdeki rüzgarı estirecektir. Bunu sadece İran için söylemiyorum. Müslüman memleketlerin hepsinde böyle bir gelişme dünya insanını tetikleyecektir.

Hz. Muhammedin uyguladığı sistemde hapishane yoktur. Çünkü kur an ı kerim de hapislik cezaları kaldırılmıştır. Hz. Muhammed adaleti adli yargı yerine “gelir dağılımında” sağlamıştı. Hz. Muhammedin uyguladığı bu sistem dünyayı imar etmesi için tayin edilen insanın fıtratına en uygun sistemdi.

Şii/perslerin İran yönetimine verdiği mesaj "pers/şia milliyetçiliği ile yayılmacılığa son ver" mesajıdır. Amerikanın verdiği rolü oynarken bizi açlığa sefilliğe mahkum etme mesajıdır.

İran hiç bir zaman Türkiyenin dostu olmamıştır. Gezi olayları sırasında İran devlet televizyonu Cumhurbaşkanı Erdoğan için Diktatör demişti. 15 Temmuz gece saat 2 lere kadar İranın devlet televizyon Diktatör devriliyor demiş ve Suriyedeki İran milisleri kutlama yapmıştı.

Türkiye Nasıl İzlemeli

Türkiye tüm bunları doğru düzlemde izleyerek tavır belirlemeli ve tedbirlerini almalı.

Türkiyede Yolsuzluklar özellikle Belediyelerin vazgeçilmezleri haline gelmiştir. 

Valiler Kaymakamlar İl ve İlçe teşkilatları Bakan ve vekiller görevleri halka hizmeti bırakmış kendilerine veya yandaşlarına hizmet eder hale gelerek tıpkı ANAP ın son dönemini yaşamaya başladık.

Reformlar yapılmadığı için sistem neredeyse yönetilemez bir hal almış. Hak arama yolları tamamen tıkanmış. Kurum ve kuruluşların neredeyse hepsi vatandaşı mağdur etmekten başka bir icraat yapmamakta.

Hakan Atilla davasıyla İran Üzerinden Türkiyeye Kurulacak olan ekonomik Kumpasın Üstesinden Gelebilmek ve Vatandaşın Ayaklanmasının önüne geçebilmek için İşsizlik fonundan 50 Milyar TOKİ ye aktarılarak İhtiyaç olan yerlerde 200 bin konut yapımına hemen başlanılmalıdır. Yine İşsizlik fonundan 15 milyar alınarak 25 yaşı geçmiş evlenememiş gençlere evlenme ve iş kurma yardımında bulunulmalı. Piyasaya girecek para vatandaşın satınalma gücünü artacağından piyasalar canlı olacak ve 2019 sorunsuz atlatılabilir. 

Tüm Bunlarla birlikte tarım da 1996 Erbakan modeline geçilmelidir. Hayvancılıkta ise BESİ Hayvancılığı modelinden derhal vazgeçilmeli eskiden olduğu gibi MERA hayvancılık modeli modernleştirilerek uygulamaya konulmalı. Tarım ve hayvancılık düzeldiğinde aile ekonomileri rahatlatılarak toplum rahatlatılmalı.

Bunlarla birlikte Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Vali +Kaymakam +Müsteşar Danışman +Bakan ve Genelmüdür+ Müdür bazında yenilenmeye giderek vatandaşa hizmet odaklı bir yönetim sergilemeli diye düşünüyoruz.Vesselam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1168

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.