Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Vahşi Kapitalizmin Can Damarı; Gelir Vergisidir...

Vahşi Kapitalizmin Can Damarı; Gelir Vergisidir...

Türkiye de gerçekleştireceğimiz bu olay dünyaya örnek olacak ve dünya kapitalizmi hızla çökecektir.
Gelir Vergisi Sistemi Vatandaşı İsyan Sınırına Getirdi

Türkiye “vahşi” kapitalizmin pençesinde yok olmaya aday bir ülke.

Bir ülke düşünün başbakanından en alt sınıftakilere kadar hepsi “kapitalizme hayır” diyor ancak kapitalizm her geçen gün o toplumu isyana zorluyor. İşte o ülke Türkiye.

Gelir dağılımı adaletsizliğinden tutunuz araç vergilerine, trafik cezalarından tutunuz banka haraçlarına kadar toplumun her kesiminde adeta sömürmeyen insan değil mantığı hakim durumda.

Son günlerde devlet eliyle hukuksuzluk işlenmiş ve binlerce vatandaş mağdur duruma düşürülmüştür. Emekli maaşlarına haciz konulamadığı gibi haczetmek için “bloke” de edilemiyor. Ancak devletin bir kurumu bu yasayı ihlal ederek tüm emeklilerin maaşlarına bloke koydurtmaktadır. Bu kurumun başındakilere dava açmak adeta imkansızdır. Zaten bu ülkede imtiyazlılar o kadar fazla ki. Bir ülkede ne kadar imtiyazlı varsa o kadar yolsuzluk var demektir.

Adı GİB olan açılımı Gelir İdaresi başkanlığı olan maliye bakanlığına bağlı bu kurum ne yasa ve nede kural tanımamaktadır. Bankalarda bu kurumun tetikçileri konumunda olmuştur.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu`nun 93 üncü maddesine göre; "Madde 93 - Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" hükmü mevcuttur. Bu hükme göre, sadece nafaka alacakları ve SGK`nın alacakları hariç olmak üzere emekli aylığından kesinti yapmak yasaktır. Ayrıca, emeklinin açıkça "emekli (dul-yetim) aylığımdan icra kesintisi yapılsın" izni olmadan hiçbir icra müdürü veya kimse emekli aylığına haciz koyduramaz.

Yasal norm bu ancak buna uyacak bir kurum maalesef yoktur. Seçimlerden önce binlerce kişinin emekli maaşı ya tam veya bir bölümü bloke edilerek vatandaşlar mağdur edilmiştir.

Toplumun her kesiminde kapitalizmin ağır hasarları görülmektedir.

Yıkılan aileleri araştırdığınızda altında kapitalizmin gelir vergisi sisteminin olduğunu görürsünüz. Bir işe başlayan genç vatandaş bir süre sonra maliyecilerden yakasını kurtaramayacak ve binler TL vergi borcu ile sicil yiyecektir. Bir kamyonu olan vatandaş gece gündüz çalıştığını maliyeye vermek zorunda kalmaktadır.

Otobüs firmalarına bir bakınız
Otobüslerin kazandıklarının çok büyük bölümü haraç olarak ya belediyelere ya maliyeye veya trafik ekiplerine verilmektedir. 

Hayatım boyunca anlayamadığım bir haraç vardır.
Şehirlerarası yolculuk yapan otobüsler şehir terminallerine giriş çıkışlarda haraç vermelerini bir türlü anlayabilmiş değilim. Bu firma bu terminale kira ödemesi yapmak değil mi? Peki, neden giriş çıkışlarda haraç kesiliyor ki.

İcra dairesinde bir işiniz olduğunda arzuhalcilere soyulmanız neredeyse yasal hale gelmiştir.
Bir matbu dilekçe için enaz 5 TL ödemek zorundasınız. Adalet mekanizmasının adı adaletsizlik mekanizması olmuş durumda. 12 yıldır iktidarda olan zihniyet bırakın düzeltmeyi mevcutları da dumura uğratmıştır.

2003 Ocak ayında dönemin başbakanı Abdullah Gülün içişleri bakanlığı tarafından yayınlanan bir genelge ile kamu kurumlarından hak arama tarihe karışmış ve vatandaşlara zulümler artmıştır. Bu genelge tüm itirazlara rağmen halen yürürlükte olup kamu kurumlarından zarar görenlerin hak aramada önlerini kesmiştir.

Gelir vergisi sistemiyle fakir al zengine modeli kısmen durdurulmuş ise de vergiyi fakirlerin verdiği gerçeği ortadan kalkmış değildir. Bugün defterdarlıklarla kavgalı olmayan tek esnaf yoktur. Defterdarlıklar dar gelirli işyerlerine baskı uygulayıp haraçları zorla alırken zenginlerin işyerlerine gitmekten çekindikleri için zenginlere dokunamamaktadırlar.

Türkiye vahşi kapitalizmin pençesinde adeta isyana zorlanan ülkeler arasında yeralmaktadır.
Eminim ki başbakan bunları bilse elinin tersiyle gelir vergisi sistemini yok eder “servet” vergisi sistemine geçerdi. Ancak başbakanı bunlardan haberdar etmemektedirler.

Zonguldak ilimizde kurulu olan TTK Türkiye Taş Kömürü Kurumu yılda 500 Milyon TL zarar ettirilmektedir. Sayın başbakana verilen bilgilerin yanlışlığından olacak ki zarar Zonguldak ın kaderiymiş gibi bütçeden sübvanse edilerek zarara göz yumulmaktadır. Diğer taraftan kömür ithalatına yılda 4-5 milyar dolar para akıtılabilmektedir.

Oysa zarar TTK nın Zonguldak ın kaderi değildir. 1989 da 39300 den fazla işçi olmasına rağmen zarar ya yoktur veya minimum düzeydedir.

Vahşi kapitalizm Zonguldak halkını sömürebilmek için “zarar bizim kaderimizdir” telkinlerinde bulunmakta ve arkadan 4-5 milyar dolarlık pastadan payını almaktadır.

Her yer kapitalizm her yer soygun
Sağlık reformunun son ayağı hizmete sokulamamıştır. Nedeni sömürüdür. Sağlık reformunun son ayağı “hastalık teşhis merkezleridir”. Hastalık teşhis merkezleri kurulduğunda vatandaşlar özel hastanelere tonlarca TL ödemekten kurtulmuş olacak ve sağlıktan sömürü asgariye inmiş olacaktır. Ne yazık ki bunu başarmak mümkün olamamıştır. Çünkü bu ülkede her işe Sayın başbakan müdahale etmelidir ki sömürü dursun. Başka hiç kimse hiçbir yenilik peşinde değildir. Ekmek elden su gölden mantığı devam etmektedir.

Bugün parasızlık yüzünden perişan olan aileler var
Bugün işsizlik yüzünden perişan olan aileler var
Bugün banak veya maliye tarafından sicillerine işlenen binlerce milyonlarca mağdur var
Bugün evlenemeyen gençler var
Bugün iş ve aş bekleyen milyonlar var
Bugün bir patlama bekleyen milyonlar var
Bugün param olsa icat ederim diyen binlerce “mucit”lerimiz var

Ancak vahşi kapitalizm toplumun değer yargılarından tutunuz her yerini tarumar etmiştir.
Gelir vergisi sistemi fakirlerden alıp, zenginlere değişik adlar altında (teşvik gibi) verdiği bir sistemdir.
Toplumun tüm değerlerini yok eden gelir vergisi sistemidir.
Uhrevi düşünceyi dumura uğratarak dünyevileşmeyi adeta tek düşünce tarzı olarak sunan gelir vergisi sistemidir.

Zengini daha zengin fakiri daha fakir yapan bu sistem ne yazık ki savunucuları tarafından kendisini kamufle etmeyi de başarmıştır. Defterdarlıklardaki üst düzey yöneticilerin bildiği toplumun bilmediği ve savunduğu sistem haline gelmiştir vahşi kapitalizmin can damarı “gelir vergisi sistemi”

Başta yöneticilere sesleniyorum
Bu milletin günahı sizi bu dünyada olmazsa bile Ahrette yakalayacaktır. 
Gelin bu sistemden kurtularak dünya kapitalizmini kapı dışarı edelim.
Gelin bu milletle birlikte olun da bu sistemden kurtulalım.
Gelin mazotu, benzini 1.5-2 TL den almanın yolu olan servet vergisi sistemine geçelim.

Banka haraçlarından, adliye haraçlarından, maliye haraçlarından, trafik haraçlarından kurtulalım.
Sorun değil bir iki yıl kişi başına 50 TL vergi ödeyelim de bu vahşi kapitalizmi tarihin dehlizlerine gömelim
Gelin sömürüye dur diyerek tarihe not düşelim.
Gelin emperyalizmin ayaklarını keselim

Türkiye de gerçekleştireceğimiz bu olay dünyaya örnek olacak ve dünya kapitalizmi hızla çökecektir. 

“Bin kere ölmektense bir kere ölmeye ne dersiniz.” Haydi kalın sağlıcaklar..
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3103

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.