Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • UYUTULMUŞ ÜMMETİN UYANAN ÇOCUKLARI

UYUTULMUŞ ÜMMETİN UYANAN ÇOCUKLARI

Mısırda şu günlerde İslam alemi için ençok söylenen söz “uyu uyu –kalk- uyu…

Mısır adeta uyutulmuş ümmetin uyanan çocuklarını temsil ediyor



Mısır Tarihin derinliklerinde varolan bir yerleşim. Akdenizin göl kenari tabir edilen ve suların kesiştiği Kızıldeniz sina en verimli topraklarında var olan bir yer. Her dönem mısır bir sevda olmuştur tüm insanlığa.. tarihin derinliklerinden gelen medeniyetlerin kesişme noktası olmuştur Mısır. Anadolu her nekadar bir köprü vazifesi görsede Mısır iklimiyle de yaşam koşullarının kolay olduğu bir yer olmuştur.



Osmanlıyı Osmanlı yapan Mısır dı.

Batı Mısırı Osmanlıdan koparırsak Osmanlı biter diyordu..Ve öylede oldu.

Bugün Mısır yeniden tarih sahnesinde yerini almaya çalışmaktadır. Batı ve batının uşaklığını yapanlar sonlarının başladığını gördüler. Mısırı kaybettiklerinde sırasıyla Vatikan kaybedilecek ve diğer batı şehirleri bir bir düşecektir.



Bugün Mısırda dünden kalan bilgi ve tecrübe devam etmektedir.

İhvan her türlü tacize rağmen devrimini silahsız yapma kararındadır. Zaten batılı müstekbirlerinde korktukları budur. Silah olursa onlar için iş kolaylaşacak ve hedeflerine bir kez daha ulaşacaklardı. İşte batılı simsarların aciz kaldıkları mısır olayları böyle devam etmektedir



Peki, ne oldu Mısırda da dünya bir anda Mısırı unuttu

Batılı MÜSTEKBİR- Müsteşrikler gündemi değiştirmeleri gerektiğinin farkına vardılar. Bunun en güzel yapılacağı yer Suriye idi. Zamanında Suriye ye kimyasalları verenler bu kimyasallarla kimlerin öldürülmeleri gerektiğini de planlamışlara benzercesine talimatlar veriliyor ve Şam yönetimi gereğini yapıyordu.



Dünya sanki ilkkez Suriyede kimyasal kullanılmış gibi dönüştürülüyor ve biranda Mısır gündemin en arkalarına itilmiş oluyordu. Plan o kadar net işletiliyordu ki Mısırı omuzladığını dünyaya lanse eden Türkiye her nedense Mısır darbesinin arkasındaki ülkelerin aleyhinde tek kelime söyletmiyordu. Hatta halk eylemleri bu ülkelerin temsilciliklerinden uzak yerlerde yaptırılıyordu. Fevri birkaç kişiden oluşan marjinal eylemcilerden başkası bu ülkeleri dillerine bile almıyorlardı.. İstanbulda “saraçhane” Ankara da “hacıbayram” tercih ettirilmişti.



Suriye de kimyasalların kullanılmasından sonra Mısıra desteklerinden Pişmanlık gibi bir şekilde Türkiye Mısırı gündemlerinden düşürüyordu.



Belli ki Sayın başbakana birileri yanlış yaptığını söylüyordu

Bu isim sonradan ortaya çıktı. Strateji uzmanı olduğu bilinen sayın bal başbakana yanlış yapıyorsun diyordu. Anlaşılan başbakan da buna inanıyor ve ona göre hareket ediyordu. Oysa Mısır olayları Türkiye de gezi olaylarının arkasından gelmiş ve AKP ye oy kazandırmıştı.Mısır olayında Türkiyenin duruşu tüm insanlığa örnekti.



Ama strateji uzmanı aldığı batı figürlü ilmiyle Hükümeti ve Sayın başbakanı etkilemeyi beceriyordu. Başbakan Suriye ve Mısır da yanlış hareket ediyor muşşş…



Yesinler senin bu telkinini bal…

Ne yapmalıydı Başbakan.. Esadın yanında durmalı ve zavallı halkın katledilmesine göz yummalıydı.



Mısırda darbecilerin yanında durmalı ve İhvana-Mursiye sırt çevirmeliydi..bir cambaz iki ipte oynayacaktı..Zalimlerle zalim-Mazlumlarla mazlum…



Öylesine etki bırakmıştı ki hükümet üzerinde adeta herkes aynı korodan çalmaya başlamıştı.

ee. ne oldu şimdi..Unuttuk Mısırı, bıraktık Suriye yi.



Bu beyefendi Suriye de sınırımıza ABD ile aynı karede yürüdüğü iddiaları olan El-kaidenin yerleşmesini göremiyordu. Hükümeti bu konuda uyaramıyordu. Tüm ağlar adeta İsrail devleti ile Türkiyenin sınır bağlarının olmaması için örülüyordu.



Esad kimyasal kullandı ama ne oldu Esad yeniden Suriyenin liderliğine yükseltildi. Başbakan kendi tarihinden ve kültüründen bihaber strateji uzmanlarıyla çalışmamalıydı. Belki de bundan sonra çalışmayacaktır.



Her şeye rağmen Mısır direniyor ve darbeciler sokak hakimiyetlerini okul hakimiyetlerini kaybetmiş durumdalar. Suriye de mücadele eden guruplar Türkiye ile aralarına örülmek istenen hadiseden haberdar olarak Suriye Kurtuluş Ordusu adıyla birleşiyorlardı. Demek ki strateji uzmanı olmak masa başında kararlar almakla cephede olmak farklıydı. Her fırsatta Sayın Başbakanı onursuz tavır almaya sevk eden telkinlerde bulunan stratejistlere Mısır ve Suriye cephelerinden tokat gibi organizasyonlar geliyordu. 



İranın yeni liderinin ABD başkanı ile görüşmesi beni fazla ilgilendirmiyor. Çünkü İran ın bir önceki lideri Ahmedinejad ın dedikleri doğrultusunda işlerin yürüdüğü ortaya çıkıyordu. 

"ABD stratejik ortağı İran a Irak ve Suriye yi hibe etmişti. Bugün Suriye İran dan yönetilmektedir. Kimyasallardan enaz Esad kadar Hamaneyde sorumludur. Kimyasalları kullandığı için Birleşmiş Siyonist Milletleri tarafından neredeyse ödüle layık görülen esad ı artık kim tutabilecek ki".

Hedef tek

İran, Irak ve Suriyenin güneyini kontrol edecek ve Türkiye tarafından İsrail e bir saldırı olasılığı engellenecek ve Tayyip Erdoğanla ortadoğuda itibar kazanan Türkiye İranın sınır korumacılığı ile engellenmiş olacaktı. Bu proje başarılı bir şekilde devam etmektedir.

Türkiyeden Suriye Muhalefetine gidecek yardımlar EL-kaide bağlantılı örgütlerin sınırımıza konuşlandırılarak engellenmiş olacaktı. Kimyasallar kullanılmadan önce Suriyeden Irak a göçün hiç bir anlamı yokmuydu. malüm strateji uzmanımız Dü nya müstekirlerinin Mısır darbesini korumak için el birliği işbirliği oy birliği yapabileceklerini bilemiyor ve tahmin edemiyorlar dı...

ABD Suriye muhalefetine yardımda bulunacak ama acaba hangi muhalefete yardım edecekti. Suriye Muhalefetinin tüm bu olayları görerek hareket etmesi bizim strateji uzmanlarımızdan fersah fersah ileride olduklarının delilleridir.



ABD ve İsrail Kürtleri bırakarak kendilerine yeni bekçi olarak İran ı seçmişlerdir.

İnsanlık bu çıkarlara feda edilmiştir. Sayın başbakana yapılan telkinler dede bu isteniyordu. Ve öylede oldu. Sayın başbakan bu telkinlerden etkilenerek hem Mısırı hem de Suriyeyi arkaplana iterek Türkiye gündeminden düşürüyordu.

Bugün mezopatamyaya sıkışmış kalmış olan Kürtler yeniden Türklerden başka kardeşimiz yoktur demek zorunda kalmışlardı. Belki de Türkiyeyi bununla avutuyorlar dır.



Başbakan endeksli hareketlerde Başbakanla beraber tarihe karışıyordu.

Bazı İl ve İlçelerde Suriye ye ve Mısır a destek eylemleri Emniyet müdürlükleri tarafından sabote ediliyor ve Ankara adeta olsun diyordu. Bir gizli el Mısır darbesini korumak için tüm dünyayı organize ediyor da buna herkes uymak durumunda kalıyor. Bu durumu anlamak bile artık o kadar zor olmuyor.



Türkiyeli Müslümanlar hemen şimdi AKP ile olan eylem birlikteliklerinden vaz geçerek sokakları şenlendirmeli ve Mısırda gece gündüz devam eden Özgürlük eylemlerine en şiddetli karşılıklar destekler vermelidirler. Aksi halde halkı saraçhane ve hacıbayrama taşıyan ekipler bundan sonraki eleştirilerin altında kalacaklardır. Vesselam.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3404

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.