Bugün: 17.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Ümmet Olursan Devlet Olursun!..

Ümmet Olursan Devlet Olursun!..

Ümmet Olmak Müslümana Emirdir.

Kendi ırkından, kendi nesebinden, kendi örfünden, kendi kültür ve inancından olmayan, kendin gibi düşünmeyenlerin hak ve hukukunu kendi hak ve hukuku olarak gören ve ermereden düşünceye ÜMMET Düşüncesi denir.

Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:
“Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, doğruluğu emreden, fenalıktan alıkoyan, Allah’a inanan hayırlı bir ümmetsiniz.”(Ali imran 110)

İslam ümmetinin en büyük özelliği, insanlara iyiliği emredip, kötü ve çirkin olan şeyleri tebliğ etmektir.

Acaba, şu anda bizler bu özelliğimizi koruyor muyuz?
Yani şu şikâyetçi olduğumuz topluma, gerçekleri tebliğ ettik mi?
Onlara Kur’an kerim mesajını ulaştırdık mı?

Eğer yaşadığımız topluma ilahi mesaj Kur’an’ı kerimin öğretilerini ulaştıramadıysak, bu toplumdan şikâyetçi olmaya hakkımız yoktur.

Bizler Müslümanlar olarak, fena halde dünyevileştik, ümmet bilincini ve kardeşlik ruhunu kaybettik.

Eğer ümmet bilincini ve kardeşlik ruhunu kaybetmeseydik, bugün Filistin, bugün Afganistan, bugün Türkiye de Türk- Kürt ve genelde dünya coğrafyasındaki Müslümanlar bu halde olur muydu?

Elbette ki olmazdı.

Ümmet olarak, biz Müslümanlar Allah’ın dinini, İslam’ı başkalarına tebliğ etmeye, Kur’an mesajını, ilahi mesajı insanlara ulaştırmaya zaman bulamıyoruz. Veya birtakım bilinçaltı gibi gözüken menfaatlerimizden dolayı “taraf” oluyoruz. Oysa bu toplumun ve özellikle islam toplumunun yıkıldığı nokta burası olması hasebiyle tekrar dirilişimiz bu noktadan olacaktır. Bir topluluk kendinde olanı değiştirmek zorundadır.

Maalesef Müslümanlar olarak bizlerin ümmet bilinci ve kardeşlik ruhu yara almış zedelenmiştir. Ümmet bilincini ve kardeş olma özelliğini yeniden yaşamalıyız. İki Müslümanın ayrı ayrı saflarda yer alması vahiyle uyarılmayan toplulukların özelliklerindendir.

Üzülerek belirtelim ki, Allah (c.c)’ın, “Ancak, müminler kardeştir”, Resulullah’ın (sav) “Arap’ın aceme, acemin araba üstünlüğü yoktur”, emrine rağmen, insanlarımızın çoğunluğu ulus duygusuna kapılmış, milletçilik (ırkçılık, kabilecilik) gibi Allah ve Resulünün men ettiği kabilecilik çukurunda debelenmektedir.

Dünya genelinde ümmet şuurunu yeniden yakalayabilmemiz için Kur an ı kerim çatısını oluşturmalıyız. Bugün Suriye olayı bizlere örnek teşkil etmelidir. Müslüman olarak algılamaya çalıştığımız İran ın meğerse Müslümanları öldürebilecek kadar taassupçu olduğunu gördük.

Ümmet şuuru Kur’an’ı kerimin yelpazesiyle gerçekleşir. Birlik Kur’an’la, birlik Kabe ile, birlik kıble ile, birlik risalede tabi olmakla mümkündür.

Dil, ırk, su, toprak ve kan temelinde ümmetçilik veya birlik olmaz.

İslam Ümmetinin oluşumunda renk, ırk, toprak ve kan temelinin bir önemi yoktur. Önemli olan, tavır davranış inanç ve ahlaktır. Bunun dışındaki yapılanmaların yani; Kur’an’i olmayan Kur’an’i eylem ve söylemlere dayanmayan, Resulullah (sav)’in öğretilerine dayanmayan yapılanmaların batıl olduğunu, hatta Kur’an’ın öğretilerine rağmen, alternatifler aramanın küfür olduğunu beyan edenlere katılmamak mümkün mü?

Tüm Müslümanların Dikkatine
Ayağımızın dibinde cereyan eden Suriye olayı ve içerisinde olduğumuz Türk-Kürt olayı Müslümanlar için belki gaflettır ama birlik ve beraberliğin, ümmet şuurunun sağlanması için bunu fırsat olarak değerlendirmeliyiz.

Mücadelemizi Kürtlerin hakimiyeti veya Türklerin hakimiyeti noktasından Allah’ın dini hâkim oluncaya kadar, küfre ve şirke karşı mücadeleye dönüştürmek lazım.

Vahyi öğrenen ve öğreten bireyler olarak iyiliği emreden ve kötülüklerden men eden bir topluluk olmak lazım.

Hz. Peygamber (sav)’in “Hepiniz çobansınız ve güttüklerinizden sorumlusunuz” emrinin bilincinde, şuurunda olmamız ve bu manada gerekiyorsa elimizi taşın altına koymamız lazım.

İslami hareketin zaferi için gayret göstermek, Müslümanlara yapılan zulme karşı sessiz kalmamak ve tepki göstermek lazım.

Unutmayalım ki, Resulullah (sav) Müminler bir vücudun azalarından birisi rahatsız olduğunda, nasıl ki bütün vücut rahatsız oluyorsa, Müminlerden birisi hangi ırk, renk ve kabileden olursa olsun eziyete uğradığında zulüm gördüğünde rahatsız olmamız lazım.

Özellikle Suriye olaylarından sonra bazı Müslümanların hala daha “İran” ölçeğinde düşünmeleri ile Güneydoğu illerindeki Müslümanların PKK terör örgütünün figürlerini kullanmaları arasında bir fark yoktur. Güneydoğu illerindeki müslümanların ve İran ı düşünceye sahip olan müslümanların bir an evvel düştükleri bu kötü durumdan kurtularak ümmet şuuru içerisinde hareket etmeleri dualarımız arasındadır.

“Ey insanlar şüphesiz sizi bir erkek bir dişiden yarattık. Sizi soy ve kabilelere ayırdık ki yaşamınız sağlıklı olsun diye. ALLAH cc katında en üstün olanınız en doğruların yanında olanınızdır” (Hucurat 13)

Rabbim, ümmet bilinci nasip eylesin!
Rabbim kardeşlik şuuru nasip eylesin!
Rabbim, “ancak müminler kardeştir” ayetinin düşüncelerimiz de hakim olmasını bizlere nasip eylesin.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.