Bugün: 22.07.2018

Üç Bilinmeyen Denklem!..

Bilmemiz Gerektiği Halde Bilmediğimiz Üç Denklem.

Üç Bilinmeyen Denklem
İnsanlık fetret devrini yaşamaktadır. Yaratıcının kainata yerleştirdikleri bir şekilde tespit edilerek insanoğlunun hizmetine sunulurken genel olarak tüm çalışmalar insan öldürmek üzerine bina edilmektedir. Teknoloji adını verdiğimiz bu çalışmaların getirdiği fatura bir şehri bir bölgeyi birkaç dakika içerisinde yok etmekten başkası olmamaktadır.bunun sebebi insanoğlunu doğrulara çağırması gerekenlerin çağrılacaklardan daha az bilgilere sahip olmalarıdır. Müslüman bunların tamamından sorumlu olan demektir. Müslüman asildir. Müslüman temeldir. Müslüman özdür.


Müslüman diğer insanlar gibi İslam dinine mensup değil İslam dininin gereklerini yerine getiren demektir. Tüm insanlar İslam dinindendirler. Müslüman sosyal öznedir. Diğer insanlar sınıfları temsil ederler. Müslüman İslam ümmetini temsil eder. İslam dinine mensup olan tüm insanların yaratılış gayelerinden habersiz olanları kafir, Müşrik ve Münafık sınıflarına ayrılırlar. Müslüman hepsini kucaklayacak bir konumda olmalıdır. Çünkü yaratıcı hayatın sahibini bilen Müslümana böyle bir sorumluluk yüklemiştir.


Bugün insanlığın fetret yaşaması Müslümanların bilmeleri gerektiği halde bilmedikleri üç konudan kaynaklanmaktadır.

1- Müslümanlar Nasıl bir Allah cc a inandıklarını bilmezler.
2- Müslümanlar Nasıl bir Yaratılıştan geçtiklerini bilmezler.
3- Müslümanlar nasıl bir din e inandıklarını bilmezler.
Müslümanlar bu üç konuda bilgi sahibi olsaydılar insanlık bugün yaşadıklarını yaşamayacaktı.


Nasıl Bir Allah
Mesela: Namaz oturuşlarında Tahiyyat okuyarak okuduğu Tahiyyatın meydana gelişi olan Miraç ın maneviyesi etkisinde olanların bilmeleri gereklidir ki Tahiyyatta selam verilen Allah tasavvuru ile Kur an ı kerimdeki Allah tasavvuru aynı değildir. Miraçtaki selam verilen Allah indirgemeci bir mantıkla yarattığı insanla bir arada olabilecek ve görüşmeler ve pazarlıklar yapabilecek bir Allahtır. Kur an ı kerimdeki Allah Miraçtaki kullarının durumuna İndirgenen Allah değildir.


Yükseltmeci ve indirgemeci bir mantıkla kaleme alınan miraç olayı Hz. Muhammedi Allah cc yanına yükselttiği gibi Allah cc ı da Hz. Muhammedin yanına indirmiştir. Böyle bir Allah tasavvuru ile Kainatın sahibi olan eşi ve benzeri olmayan, hiç bir şeye benzemeyen ve benzedilemeyen Yaratıcı olan, Yönetici olan, Kanun koyan olan, rızk verici olan, Terbiye edici olan ve öldürücü olan Allah aynı Allah değildir. Allah cc ın tek olduğuna göre farklılık olan Allah cc ın farklı tasavvur edilmesidir.


Nasıl Bir DİN
Bugün Müslümanlar din denildiğinde şekilsel amelleri ve inanılması gerekenleri bir araya getirerek din yapmışlardır. Dinin beş tane asgari kuralını belirlemişler ve bu Müslümanlar için din olmuş
-Namaz kılmak
-Oruç tutmak
-Kurban kesmek
-Hacca gitmek
-Kelime i şehadet getirmek
Müslümanların dinden anladıkları bunlardır. Son yıllarda aydınlanmalarla beraber bazı Müslümanlar bu beş madde yetersiz diyerek buna kur an ı kerimdekilerin tamamını ilave edelim diyerek farklı bir yaklaşım sergilemişlerse de bu pek kabul görmemiştir.


Oysa DİN bunlar değiller ki...

Din hayattır. Din hayatın kendisidir.
Yemek, içmek, yatmak, kalkmak, gezmek-dolaşmak, konuşmak-muhabbet etmek, yönetmek ve yönetilmek gibi hayatın tamamı dindir. Bu hayatın bu dinin adı da İSLAM dır. Tüm insanlar bu dine tabi olmak zorunda ve bu dine tabidirler. Çünkü Allah cc başka bir hayat kabul etmeyeceği gibi başka bir hayat arayanlar veya kurgulayanların bunu yapma güçleri olmadığını da vahyinde defalarca söylemektedir.


İslam dini tüm insanların dinidir. Allah indinde başka din yoktur.
Müslümanlar bu dinin sosyal özneleridir. Müslümanlar bu dinin asilleridirler. Diğerleri asil değil sınıflardır. Bu dinin sınıfları ise vahyi öngörüde şöyle sıralanmıştır.


Hayatı/dini yaşarken hayatın/ dinin sahibini bildiği halde gerçekleri gizleyerek inkar edenleri “kafir” sınıfı ile

Hayatı/ dini yaşarken hayatın/dinin sahibine eşler-Ortaklar-Veliler-Şeyhleri  aracı  koşanlara “ Müşrik” sınıfı ile

Hayatı/ dini yaşarken hayatın/dinin sahibine samimiyetsiz kalanları “Münafık” sınıfı ile sınıflandırmaktadır.


Müslüman bu sınıfların tümüne hakim ve bu sınıfların tümünü uyarıcı olan demektir. Nasıl bir Allah cc inandığımızı, nasıl bir dine inandığımızı bilebilseydik o zaman sosyal hayatın öznesi olması gerektiği gibi olurduk. Oysa bugün sınıfların hakimiyetinde olan Müslümanlar var. Sosyal özne Müslüman iken sosyal sınıfların egemen olduğu bir dünya. Sorun Müslümanın bilmesi gerektiklerini bilmemesindedir.


Nasıl Bir Yaratılış
Bugün Müslümanlar insanlığın yaratılışını Yahudilerin tahrif ettikleri Tevrattan bilmektedirler. Kur an ı kerimin tercümeleri “mealleri” Tevrat özne kabul edilerek yapılmıştır. Kur an ı kerimdeki yaratılışla ilgili ayetlerin tamamı Tevrattaki yaratılış bilgileriyle meal ve tefsir edilmişlerdir.


İslam aleminde kime sorarsan sor ilk insan olarak tek kişinin yaratıldığını ve bu kişininde Hz. Adem (as) olduğunu söyleyecektir. Hz. Havvanın da Hz. Ademin kaburgasından yaratıldığını ve bir süreliğine kardeşlerin kardeşlerle evlilik yaptığını ballandıra ballandıra söyleyeceklerdir. Bu bilginin kaynağı tahrif dilerek değiştirilen Tevrattır.


Yaratılış bilgilerinin kaynağı hayatın/dinin rehberi olan vahiyden olmalıdır.
“Ey insanlar, hayretler içinde kalarak Rabbinize saygı duyun. O öyle bir rab ki, sizi bir benlikten ete kemiğe büründürülmüş erkekler ve kadınlar olarak biçimlendirerek çoğaltıp yeryüzüne yaydı.  Adını anarak birbirinizden dilekler dilediğiniz Allah`tan korkun. Rahimlerin haklarına saygısızlıktan da sakının. Şu bir gerçek ki Allah, Rakîb`dir, sizin üzerinizde sürekli ve titiz bir gözetleyicidir”.(Nisa 1)


O odur ki sizi  bir benlikten yarattı . Aynı benlikten eşli çiftler yarattı . Sizleri analarınızın karınlarında üç zulmet hilkatten hilkate yaratıp duruyor. İşte rabbiniz Allah o, mülk onun, ondan başka tanrı yok, o halde nasıl çevrilirsiniz? Zumer 6


Sizi nefs-i vâhide’den (nefs-i küll – kozmik bilinç – evrensel benlik – Hakikati Muhammedî – RUH adlı melek tanımlamalarıyla işaret edilen) yarattı! Sonra (holografik esas gereğince) ondan (bilinçten) onun eşini (bedeni) oluşturdu; sizin için en’amdan (kontrol edilebilir hayvani duygular) sekiz eş açığa çıkardı! Sizi analarınızın karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratıştan sonra (diğer) bir yaratışa (geçirerek) yaratıyor… İşte size Rabbiniz Allâh; mülkü onun (Esmâ’sının işaret ettiği özelliklerin açığa çıkması) için olan! Tanrı yok; sadece “HÛ”! Nasıl hakikati görmezsiniz! (A. Hulusi) Zumer 6


Ve andolsun ki; sizi Biz yarattık. Sonra size suret (şekil) verdik. Sonra meleklere: “Âdeme (insana) secde edin.” dedik. İblis hariç, secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı. Araf 11


Ey insanlar! Muhakkak ki Biz, sizi bir benlikten yarattık. Ve sizi milletler ve kabileler kıldık ki, birbirinizi (soyunuzu, babalarınızı) tanıyasınız. Muhakkak ki Allah’ın indinde en çok kerim olanınız (ikram olunanınız, en şerefli olanınız), (ırk ya da soy olarak değil) en çok takva sahibi olanınızdır. Muhakkak ki Allah, en iyi bilen ve haberdar olandır. Hucurat 13


İşte vahyin yaratılış bilgisi bu ayettedir. Tek kişi değil erkekler ve kadınlar olarak çok kişi yaratılmıştır. Tüm renklerden tüm tenlerden çok sayıda kadın erkekler yaratılarak yeryüzüne yayılıyor. Bunların arasından sadece birisi olan Adem e elçilik görevi veriliyor.


Öyle bir çekirdek ki o çekirdekten etlere kemiklere büründürülmüş kadın ve erkekler yaratılıyor. Yani kadın ile erkek aynı özden aynı çekirdekten yaratılmışlardır. Birbirlerine üstünlükleri olmadığı gibi birbirlerini tamamlayan iki ayrı sosyal öznedirler. Kadın erkeğe erkekte kadına muhtaçtır. Çünkü aynı çekirdekten yaratılmışlardır. Ayrılmaları mümkün değildir.


O öyle bir Allahtır ki sizi tek benlikten ülfet ve ünsiyet etmesi (kalbleri birbirine ısınması) için yaratti. Araf 189

Nefs kavramının karşılığına Tevrat felsefesinden esinlenerek Ademi koymuşlar. Oysa nefs veya benlik insanın ete kemiğe bürünmemiş halidir. İnsanın henüz dünya sahnesine gelmemiş haline nefs veya benlik denmektedir. Ete kemiğe büründürüldüğünde erkil ve dişil olarak insan olmaktadır.

Araf suresindeki bu ayete Tevrattan meal verdiğinizde farklılaşması mümkündür. Doğrusu öyle bir yaratılış ki tek çekirdek tek öz ve ondan etlere kemiklere büründürülmüş kadın ve erkeler. Zaten böyle olmamış olsaydı kadın ve erkeklerin birbirlerini tanımadıkları halde evlenerek bir ömür bir arada kalmaları mümkün olamazdı. İşte yaratılıştaki bu manzara maalesef İslam ümmetindeki yaratılış Yahudilerin anladığı gibi şekillenmiştir. Bu durum kainatın yaratılışında da böyledir. Yahudilerin baktığı noktadan bakarsan Yahudilerin gördüklerinden başkasını göremezsin. İşte Müslümanların iki arada bir derede kaldıkları yer burasıdır.


Yaratılışı hayatın/dinin rehberi olan Kura nı kerimden öğrenmezsen o zaman 8 milyon Yahudinin esaretinden de kurtulamazsın. Müslüman üç kitap okumakla mükelelftir. Kainat kitabı, İnsan kitabı ve kur an ı kerim kitabı. Üç kitabı beraber okumayanların gelecekleri başkalarının ipoteği altında olur.


Bilmemiz Gerektiği halde bilmediğimiz bu konuların faturasını çekeceğimizi Rabbimiz Vahyinde bize bildiriyor.

"De ki: "Yalnız Odur sizi tepenizden ve ayaklarınızın altından azapla kuşatma kudretinde olan; sizi birbirine muhalif topluluklar haline getirip birbirinizin üzerine salan". Bak, iyice anlasınlar diye, mesajları nasıl her yönüyle açıklıyoruz"!Enam 65


İşte Ahirzaman Helakı Bu Ayetle sabitlenmiştir. Bugün Müslümanlar bu helakı yaşamaktadırlar.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 4126

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.