Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Toplumsal Sorunlara Çözüm Yolları!..

Toplumsal Sorunlara Çözüm Yolları!..

"Toplumsal Sorunlara Çözüm Üretemeyenlerin Toplumları Yönetmesi Düşünülemez"

--Ön Yargı Savunma Refleksini Geliştirir. 

--Savunma Refleksi Bilgi Edinmeyi Engeller.

--Bilgi Edinemeyen Birey ve Toplumlar Gelişemezler.

 

Bugün Türkiyede Herkes Üzgün. Bunun sebebi oy verdiği veya başka partiye oy verdiği ya da sandığa gitmediği için Ak-partinin iktidardan düştüğünden olduğunu görüyoruz. Türkiyede herkesin hem fikir olduğu tek şey "ekonomi bozulacak, hayat pahalılığı ile işsizlik yeniden hayatımıza girecek" korkusudur. Bu korku haklılık payı olan bir korkudur.


Bunun sebebi "ön yargılarına" teslim olan politikacılardır. Kırmızı çizgilerden tutunuz Koalisyon senaryolarına kadar hepsinin şartlar oluşturarak hareket etmesi kendilerine oy verenlere hakaret değilde nedir? Ekonominin bozulması sadece iktidar partisinin derdi haline gelen ülkemizde diğer partiler kimleri ve nasıl temsil edeceklerdir. Ön yargılarını korumak için savunma refleksleri geliştirenler bilimsel verilere kapalı hale gelirler. Hal ve Hareketlerini ön yargıların tutsaklığı içerisinde geliştirenler ne kendilerini ve nede bulundukları toplumu geliştiremezler. İşte bu nedenledir ki halkımız Ak-partinin yeterli çoğunluk elde edememesine üzülmüş ve hatta binbir pişmanlık içerisine girmiştir.

 

Koalisyon kurulacak veya yeniden seçimlere gidilecek ve belki de daha güçlü bir şekilde Tek başına yine Ak-parti iktidara gelecektir. Eğer kapitalist değerlere dokunmazsanız, eğer uluslararası sömürü sistemlerine karşı sistem geliştirmezseniz yapacağınız hiç bir uygulama insanları mutlu etmeyecek ve saadeti huzuru getiremeyecektir.

 

Ak-parti bugünden itibaren sistem arayışına girmelidir.  Başkanlık sistemi yönetim şekliyle alakalıdır. Türkiyenin yönetim sistemine ihtiyaç duyduğu kadar sistemin içeriğine daha fazla ihtiyaç duymakta ve sistemin içeriğindeki değişiklikler huzur ve mutluluğu getirecektir. Türkiyenin tüm alanlarda tıkanmışlığı söz konusudur.

 

Ak-Parti (47) Maddeyi geçmeyecek bir ANAYASA hazırlamalıdır.

Ak-parti Gelir dağılımı ve Ekonomik Reform sistemi geliştirmelidir

Ak-parti Eşit işe eşit ücret paydasında yeni bir çalışma sistemi geliştirmelidir.

Ak-parti Tarım ve Hayvancılıkta Anadoluya has yeni sistem geliştirmelidir.

Ak-parti Kamu Yönetiminde Ankara odaklı olmayan bir sistem geliştirmelidir.

Ak-parti Kamu Personel sistemi geliştirerek Ankara yerine Taşrayı öncellemelidir.

Ak-parti Eğitimi Yüksek Eğitim ve Çalışma hayatıyla birbirine entegre yapacak yeni sistem geliştirmelidir. 

Ak-parti Savunma Sistemi Geliştirerek TSK nın yerleşkelerinden tutunuz. Profesyonel askerliğe kadar her alanda yenilenmeye gitmelidir. 

Ak-parti Hapishanesi olmayan Adalet sistemi geliştirmelidir.

 

"47 maddelik Anayasa Hazırlanmalıdır.

İlk bilinen Anayasalardan biri olan Medine Vesikası Örnek alınarak hazırlanacak Anayasa da vicdan "otonom" sistemi belirleyici olmalıdır. Vicdanlara aykırı olabilecek tüm yasalar tüm uygulamalar ve tüm kararlar iptal edileceği kesinlikle ilke haline getirilmelidir. Yasama, yürütme ve yargı VİCDAN bağlamında çalışmalı ve vicdanları zedeleyecek hiç bir işlem yapamamalıdır. “Gelir Dağılımı Reformuna gidilmelidir.

 

İnsanların Toprak parçası üzerinde kurdukları otorite o bölgedeki yapılanmanın elde ettiği gelirleri eşit miktarda dağıtmak zorunluluğu olan bir mercidir. Gelir vergisi sistemi ile gelir dağılımı adaletini sağlamak mümkün değildir. Verginin gelirden veya servetten alınmasının sebebi otoritedir. Bu vergilerin asil adı otorite vergisidir. Otoritenin teşkiliylede edilen servete konulan vergidir. Otorite vergisini gelirden aldığınızda bu vergiyi fakir fukara ödeyecektir. Türkiye örnekliğinde olduğu gibi akaryakıt fiyatlarındaki vergilendirmenin yüzdesi bilinmemektedir. Vergiyi servetten aldığınız takdirde akaryakıt otomatikman 2 TL nin altına inecektir. Uluslararası sömürü odakları vergiyi gelirden alarak akaryakıta yüksek vergi koyarak akaryakıt kaçakçılığından yılda milyarlarca dolar kazanmaktadırlar. Vergiyi gelir yerine servetten aldığınızda serveti olanların vergi ödemesi sistemini gerçekleştirmiş olursunuz. Fakir fukara veya serveti olmayan esnafların kurtuluşunu sağlamış olursunuz. Böylece toplumda zenginler artar. Zenginlerin artmasıyla daha çok vergi ve daha çok hizmet gelmiş olur.

 

“Çalışma Hayatında Reform Yapılmalıdır. Eşit işe eşit ücret anlayışı ile yapılacak reformlarda eğitim sistemindeki reformlarla birlikte hareket edilerek üniversiteyi bitirenle liseyi bitirenin maaş farkı korunmalıdır. Çalışma hayatında yeri olmayan okullar kapatılarak veya birleştirilerek sistemin eğitimle birlikte reforme edilmelidir. Taşeron sistemi gibi uluslararası Kapitalizme hizmet eden sistemlerden uzaklaşılmalıdır. Emeklilik sistemi “Tek sistem” e getirilerek devletin çeşitlemelerden doğan sıkıntılardan kurtulması sağlanmalıdır. Ekonomik dengelerle büyümeler sisteme entegre edilerek sabit gelirlilerin maaşlarına yansıtılmalıdır. Devletin belirlediği açlık sınırı asgari ücretin maaş sınırı olarak otonom hale getirilmelidir. Memurun Muhakemat yasası kaldırılarak kamu personel yasası haline dönüştürülmeli ve tüm insanları kapsamalıdır.

 

“Tarım ve Hayvancılık Reformu Yapılmalı

ABD nin 1993 de Türkiyeye empoze ettiği tarım ve hayvancılık modellerinden derhal uzaklaşılmalıdır. ABD nin modellemesinde üreticiye yardım temel esas olarak alındığından tarım sistemleştirilememekte ve tarımsal girdilerdeki yükselme durdurulamamaktadır. Tarımsal kalkınmanın temelini oluşturan tarımsal projeler geliştirilmelidir. Tarım alanlarındaki yapılaşmalara derhal son verilmeli mevcut yapıların 20 sene içerisinde yıkılması kararlaştırılmalıdır. Üreticilere tarımsal destekler yerine büyük projeler geliştirilmelidir. Örneğin içanadolu büyük marketlere kiralanarak orada baklagiller veya mercimek gibi bamya gibi ürünlerin yetiştirilmesi projelendirilebilir.

 

Hayvancılıkta vakit geçirilmeden “mera” hayvancılığına geçilmelidir. Bu sistemleri gerçekleştirirken Paralelcilerin tamamı bu sistemlerin dışında tutulmalıdır. Tarım bakanlığı tamamen paralelciler tarafından Amerikan emperyalizmi doğrultusunda projelendirilmiştir. Besi hayvancılığı modelini Türkiyeye empoze eden ABD kendisi mera hayvancılığı yapmaktadır. Besi hayvancılığında hayvan yemlerini üretenlere baktığımızda yemlerle beslenen hayvanların ürünleri sağlıksız olduğu gibi maliyetleri de oldukça yüksek olmaktadır. Vakit geçirilmeden modern tesisler kurularak mera hayvancılığına geçilmelidir. Ardahan, Iğdır, Van gibi illerde organize edilecek büyükbaş hayvan çiftlikleriyle mera hayvancılığında devrim yapılacak ve muhtemelen etin kilo maliyeti 7 TL lere kadar düşecektir. Türkiyenin tek tekeli olduğu “fındık” la ilgili bir enstitü açılarak yanlış yapılan fındıkçılığın bilimsel araştırmalarla düzeltilmesine gidilmelidir. Türkiyenin gelecekte atom bombası olan fındık Karadeniz Marmara Trakya Ege bölgelerinde yetiştiği gibi Siirt deresi kenarlarında da yetişmektedir. Zeytinliklerimiz imar tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu durumun derhal durdurulması ve zeytinciliğimizin yeniden ele alınması gerekmektedir. Ak-partiyi kullanarak Türkiyenin Tarım ve hayvancılığına darbe indiren paralel Amerikan çetesine asla ve asla müsaade edilmemelidir.

 

“Kamu Yönetimi Reformu Yapılandırılmalıdır

Ankara odaklı yönetim yerine valilere daha fazla imkan ve daha fazla yetkiler verilerek yönetimin valilerle yapılması sistemi rahatlatacaktır. İl genel meclisleri yetkilendirilerek il içerisindeki tüm çalışmalardan sorumlu hale getirilmeli Ankara sadece denetim görevi yapmalıdır. KOSGEB ve İŞ-KUR gibi kuruluşlar il-genel meclislerine bağlanarak çalıştırılmalıdır. İl belediyelerinin tamamı Büyükşehir haline getirilmeli ve ilçe belediyeleri ile belde belediyeleri Büyük şehir belediyesinin atayacağı belediye müdürleriyle yönetilmelidir. Hizmetler köylere kadar ulaştırılarak insanların toprakla ilişkileri artırılmalıdır.


Valilerin kurumsal olarak yerinde yönetim yapmasıyla hem kurulsal duyarlılık ortadan kalkmış olacak hem de hizmetler kesintisiz hale gelebilecektir. 

 

“Kamu Personel Reformu Yapılmalı

Ankaradaki binlerce memur yerine taşra teşkilatları zenginleştirilmeli ve alanda çalışan elemanların oluşması sağlanmalıdır. Ankaradaki fildişi kuleler “Örneğin Botaş” boşaltılmalı Batmandaki Petrol kuyularında çalışan ekipmanlar zenginleştirilmelidir. İşçi memur ayrımı yerine üniversite-lise- ve ilköğretim ayrıştırması yapılarak memur gibi olabileceklerin sadece üniversite mezunları olması üzerinde reformlar yapılmalıdır. Eşit işe eşit ücret uygulamasıyla bu reform pekiştirilmeli ve haksızlıklar ortadan kaldırılmalıdır.

 

“Eğitim Reformu Yüksek Öğretimi ve Çalışma Hayatını içerisine alacak şekilde yapılmalıdır.

Okullardaki ezberciliğe son verilerek çocuklarımızın gençlerimizin iletişim araç ve gereçlerinden faydalanarak araştırmalar yapması sağlanmalı ve 8. Sınıftan sonra okul bitirme diploması yerine “sınıf” diploması verilmelidir.

 

Liseler

Dil Liseleri

İhtisas Liseleri

Anadolu Liseleri

Meslek Liseleri

Sanat Liseleri Olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Din dersi kur an ı kerim meali olarak okutulmalı ve uygulamalı din derslerine son verilmelidir. Din dersleri istemeyenler için seçmeli olarak alınmalıdır. Aile veya genç istemiyorsa din derslerine girmeye zorlanmamalıdır. Kur anı kerim mealinden başka mufredat uygulanmamalıdır. İmam hatip liseleri Dil veya İhtisas liselerine dönüştürülerek zenginleştirilmeleri sağlanmalıdır.

 

İlk ve Orta Eğitimde okula başlama tarihleri değiştirilmelidir. Birinci dönem başlangıç tarihi 1 eylül bitiş tarihi 30 aralık olmalıdır. İkinci dönem başlangıç tarihi 1 mart bitiş tarihi 30 haziran olmalıdır. Okulların yaptığı tüm törenler sanat liselerine alınarak sanat liseleri zenginleştirilmeli diğer liseler bu yükten arındırılmalıdır. Eğitime başlangıç tarihlerinin değişmesiyle hem okullar kışlık yakıttan tasarruf etmiş olacak hemde ailelerin kışlık giderleri aşağıya çekilmiş olacaktır. Bu sistemle kış turizmi de zirve yapmış olacaktır.Yakıt elde edilen tasarruflarla okulların fiziksel durumları iyileştirilebilir.

 

Yüksek öğretim eğitimin gelişmiş modeli olarak alınmalı ve ayrışma ortadan kaldırılmalıdır. Öğretmen yetiştiren okullar/fakülteler birleştirilmeli ve ihtiyaç olduğu kadar öğrenci alınmalıdır. Yüksek öğretimde araştırma ve geliştirme sistemine geçilmeli ezbercilik ortadan kaldırılmalıdır. Örneğin 20 Tane Hukuk fakültesi yerine 5 tane hukuk fakültesi olmalı ve yetişen hukukçular insanlara hizmet edecek sistemleri geliştirebilmelidir.

 

“ Savunma Reformu Yapılmalıdır

Türkiye savunma sistemleri ve yöntemleri açısından Osmanlıdan kalma sistem ve yöntemleri kullanmaktadır. Binlere varan askeri yerleşkeler maddi ve manevi olarak sistemin masraflarını artıran ve yönetimlerini zorlaştıran bir konumdadır. Ulaşım ve iletişim hesaplanarak binlerce yerleşke yerine 30-40 tane modern yerleşke hem kolay yönetilmeyi hemde masrafların en aza indirilmesine sebep olacaktır.

 

Askerlik sistemi değiştirilerek vatandaşların askere alınmasından vazgeçilmeli profesyonel askerliğin tüm sistemi kapsar biçimde genişletilerek yerleştirilmesi sağlanmalıdır. Subay ve astsubaylar 20 yıllığına profesyonel askerliğe tabi edilmelidirler.

 

İllerde kurulacak eğitim alaylarında yaz aylarında 3 er aylık dönemlerle Akşam saat 18 den 23 e kadar ders ve spor etkinlikleri olarak 18 yaşına gelen tüm insanlar (engellilerde dahil) askere alınmalıdır.

 

Askerlik sistemindeki reformla elde edilecek bütçe tasarrufu ile savunma sanayi güçlendirilmelidir.

 

“Adalet Reformu Yapılandırılmalıdır

Adalet sistemi “hapishanesiz” bir şekilde yapılandırılmalıdır. Hapishaneler hırsızlık gibi bazı suçlarda rehabilitasyon merkezlerine dönüştürülmelidir. Kamu Hukuku Aile Hukuku Ticaret Hukuku Veraset Hukuku yeniden düzenlenmeli ve vahyi düzlemdeki önerilere dikkat edilmelidir. 

Kamu Hukukunda 

-Bozgunculuk 

-Adam Öldürmek 

-Zina Yapmak 

-Hırsızlık Yapmak suçlarının dışında herhangi bir suç tespiti yapılmamalıdır. Devletin otoritesine karşı işlenen suç (bozgunculuk) en büyük suç olarak alınmalıdır.

 

Türkiyede yaşayan herkesin bilmesi gereken tek şey ise şudur ki; uluslararası emperyalizmin kurallarını uygulayan hiç bir iktidar toplumuna huzur getiremeyecektir. Bunun en bariz örnekliğini Ak-Partidir.  ABD de veya İngiltere de parayla oynayacakları oyun ile senin vatandaşından sıkarak bütçede biriktirdiğin milyar dolarların gidiyorsa bu sistemden çıkmalısın. Hangi parti veya hangi görüş olursa olsun bu geçekleri hesap etmelidir.


Ak-Parti Türkiyenin partisi olarak yukarıdaki sorunlara çözüm yollarını üreterek net bir şekilde halkın huzuruna çıkması halinde toplumumuz tarafından kabul görecektir. Ayni şeyi diğer partilerde yaptığında toplumumuz onları da destekleyeceklerdir. Bu sorunlar bir şekilde çözümlenmelidir. Bu sorunlarla bu ülkeyi uzun süre yönetmek mümkün olmayacaktır.

 

Partiler, Dernekler, Vakıflar, Üniversiteler “kartlarını” yukarıda bahsettiğimiz sıkıntılar noktasında kendilerini yapılandırmalıdır diye düşünüyorum. Toplumsal sorunlara çözüm üretemeyenlerin toplumları yönetemeyeceği son kez anlaşıldığını düşünüyor kalın sağlıcakla diyorum.

 

NOT: Makalede Ak-Partiyi özne olarak kullanmamızın sebebi AK-Partinin Türkiye kozmolojisini yansıtmasındandır.  Yoksa bu gerçekler tüm parti, kurum,dernek, vakıf ve görüşler için olmazsa olmazlardır.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3390

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.