Bugün: 18.10.2018

Topluma Tepeden Bakanlar

Vurun abalıya vurun zavallıya çünkü onun arkası kaldırır

Topluma Tepeden Bakanlar

Bir çalışma ziyareti için Zonguldak iline gitmiştim

10 gün gibi kaldığım ilde il merkezi dahil çok sayıda ilçe ve beldeyi de ziyaret etme imkanım oldu.

Nüfus oranına göre en fazla içki kullanılan illerden birisi olan Zonguldak ta vatandaşın içkiyi geçtiğini gördüm.

 

Toplum ifsat edilmiş ve uyuşturucu müptelası haline getirilmiştir.

Eskiden bir ilçede birkaç kişi uyuşturucu kullansa onlardan uzak durulur ve herkes kendini korurdu. Oysa bugün kendilerini korumayı bıraktım Zonguldak ilinde uyuşturucu mahallelerde rahatlıkla bulunabilen ve içilebilen bir içki konumuna gelmiş ve yaş oranı da 14-15 e kadar inmiştir. Hiç ummadığım hiç beklemediğim kişilerin uyuşturucu kullandığını kendi ağızlarından öğrendiğimde şaşkınlık içerisine girmedim desem yalan. Ancak şaşırmanın doğru olmadığını gördüğüm manzaradan sonra çok daha iyi anladım. Bir mahalle ve o mahalledeki gençlerin neredeyse tamamı bu otu kullanıyor.

 

Peki, bu toplumu kim ifsat etti.

Toplumları ifsat edenler o toplumları yönetenlerdir. 11 yıldır iktidarda olan Ak-partinin uyuşturucu ile mücadele etmediğini sağır sultanda duymuştur ve herkes biliyor da. Maddi gelir getiren işlerin başında gelen uyuşturucu maalesef içmek-kullanmak ve bulundurmanın suç sayılmadığı bir ülkede yaşıyoruz.


Sosyolojik kural

Bir toplumda kötü addedilen işler yayılıyorsa bu kötülüklerin yayılmasını sağlayan iki kurum veya kuruluş vardır.

1-      Adliye Teşkilatı

2-      Emniyet Teşkilatı

Eğer bir ülkenin bu iki güzide teşkilatı topluma tepeden bakmıyor ve görevini haliyle yerine getiriyorsa o zaman korkmayınız. Böyle teşkilatlar o toplumdaki suç oranlarını oldukça aşağıya çekerler. Ancak bu teşkilatlar topluma tepeden bakıyorlarsa o toplumda suç oranları asla ve asla aşağı çekilemez.


Gazeteci olmamızdan dolayı sürekli karşılaştığımız bu iki kurum maalesef feodal bir yapıya sahipler. Kendi totaliterini vatandaşa dikta ettirmek için elindeki gücü kullanmaktan geri kalmayan bu kurumların ıslahı maalesef yapılamamıştır. Ziyaret ettiğimiz veya iş icabı karşılaştığımız savcılar neredeyse bizi bir tevkif etmedikleri kalmaktadır. Bu savcılar vatandaşın suçlarıyla ilgileniyorlar mı diyeceksiniz asla ilgilenmemektedirler.


Vatandaşın taşınmazı elinden “hileli” bir yöntemle alınıyor ancak vatandaş nereye şikayet ederse etsin hakkını arayacak hiçbir yer bulamamaktadır. AKP iktidarı ile olay çok daha girift hale gelmiştir.


Ziyaret ettiğimiz polis müdürleri bizi tehdit etmekten ve polis gücünü kart olarak kullanmaktan öteye gitmemektedirler. Böyle olunca bu güzel ülkede kötülükler çığ gibi büyümekte ve önü alınamamaktadır.


11 yıldır iktidar olan AKP uyuşturucu ve Fuhuş konusunda maalesef sınıfta kalmıştır.


Adliyeler AKP ye yakın avukatların kontrolüne girmiş zaten olmayan "Adalet ve hukuk” bir kenara itilmiştir. Mafya tekrar devreye girmiştir. Öyle zannediyorum ki önümüzdeki yıllarda adaletin görmediği adaletin halletmediği adaletin adaletsizliği ve adaletin duyarsızlığından dolayı adalet işlerini mafya yürütecektir. Bu cümleler belki birilerine çok ağır gelecektir ama maalesef bugün bu kapıya dayanılmıştır.


Hileli yöntemler taşınmazı elinden alınan pirifani vatandaş karşı tarafı mahkeme edememektedir. Çünkü bu ilçede o şahsa dava açmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Mafya devreye girmek istemekte ve pazarlığa girişmekten çekinmemektedir. Adaletin aramadığı ve alıp yerine iade etmediği hakkı mafya 40 bin TL karşılığında halledeceğini söylemektedir. Ee ne diyelim burası Türkiye……


Her tarafın uyuşturucu koktuğu ülkemizde adalet ve emniyet teşkilatları vatandaşa “tepeden” bakmaya devam etmektedir. Ziyaret ettiğimiz polis müdürleri neredeyse ah bir elime düşseniz dercesine diş bilemekteler bize.


Son günlerde televizyonlarda hırsız yakalayacak polise prim verileceği haberlerini görüyoruz.


Eğer bu haberlerin doğruluk payı varsa ben o müdürlere ve içişleri bakanına şunu sormak istiyorum. Sahi hırsızları başkaları mı yakalıyordu bu güne kadar. Polisin görevi değil mi hırsızlıkla mücadele etmek. Polislik mesleği bu kadar iflas etmiş mi? Yakalattıran ve tutuklattıran para kazanacak ha.. Vah vah Adalet teşkilatından sonra Emniyet teşkilatı da ifsat olmuş demek. Böyle bir şey olabilir mi? Polisine güvenmeyen bir teşkilat nasıl çalışacak ki..


Yukarıda bahsettiğim kural demek doğru bir kuralmış.


Bir ülkede kötülüklerin artması Adalet ve Emniyet teşkilatlarından kaynaklanıyormuş demek ki. Hırsız yakala para kazan..Hırsız tutuklat para kazan.. Peki neden hırsızlık yaptıkları sizi hiç ilgilendirmiyor mu sayın müdür sayın içişleri bakanı…Vatandaş uyuşturucu kullanıyorsa hırsızlıkta yapmalıdır. Uyuşturucunun parasını nereden temin edecektir ki.


Kaldı ki hırsızı zabıta mı yakalamalıydı yoksa vatandaş mı?...


Yazık çok yazık bu ülkeyi çok büyük felaketler beklemektedir. 11 yıldır iktidar olan bir zihniyetin iflas ettiğinin belgeleridir bunlar. 


Başbakana Allah belanı versin tayyip diyen kızın babasını belediye başkanlığına aday yaptıran zihniyetle hırsız yakalayana ödül veren zihniyetten ne beklenir ki.


Vurun abalıya vurun zavallıya çünkü onun arkası kaldırır….Vesselam…

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2730

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.