Bugün: 22.04.2018

Temmuz 15 Milat Olsun!.

Müslüman Aynı Noktadan İki kez Isırılmamalı

15 Temmuz Öncesi 15 Temmuz Sonrası
Anadolu bulunduğu coğrafya gereği sürekli hareketli olan ve olması gereken bir yerdir. İşin tarihi boyutuna gidersek insanoğlunun uyarılmaya başladığı coğrafya da Yemenden Anadoluya kadar olan coğrafyadır. Yaratıcı İnsanı Kodlarken İnsanın Dünya hayatından ihtiyaç duyabileceği tüm malzemeleri İnsana fıtrat olarak yerleştirmiştir. Ancak sebebi hikmetini bilemediğimiz bir şekilde Okyanustan Karadenize kadar olan bu coğrafyadaki insanlar azgın ve taharruf eden insanlar olarak tarihe geçmiştir. Kur an ı kerimde söz edilen tüm peygamberlerin bu coğrafyada geldiğini anımsatarak konumuza geçelim.Yaşadığımız toprak parçası tüm dünyanın gözlerini diktiği bir yerdir.

Anadolu dediğimizde kıtaların birleştiği ve kıtaların mevsimlerinin aynı anda yaşandığı bir yerdir. Antalya da denize girerken Erzurumda kayak yapma imkanınız vardır. Erzurumda yazları soba yakılırken Antalya da yanmamak için çaba sarfedilir. Yalova Teşvikiye de 35 derece sıcak varken 17 km Delmece yaylasında Gece Donarsınız. Böyle bir ülkenin böyle bir toprağın peşinde kimler olmaz ki..Türkiye tarihi boyunca müstemleke kodlanmış ve müstemleke yaşamak zorunda bırakılmış bir ülkedir. Türkiyeyi İtalya da Kuran Zihniyet Türkiyeye Saray yönetimi yerin e”köşk” yönetimini vererek “kabile” devleti muamelesinde bulunmuştur. Bu Kabile devletinin başına getirdikleri İsimlerde Türkiyeyi İtalyada kuran zihniyetin adamları olmuştur. Dört tane aykırı isim çıkmışsa da üçü maalesef bir şekilde öldürülmüştür. Sonuncusu elimizde ve öldürülmek istenmektedir.

Düşman Dört Koldan Saldırmaktadır.
17-25 Aralık Tahran Merkezli Operasyondan sonra Erdoğanın beslendiği damara operasyonlar başlatılmış ve 15 Temmuz öncesi bana göre büyük başarı elde edilmiştir. AKABE Vakfı bölünmüş. IHH Başkanı Cumhurbaşkanını İsraille anlaşma yaptığı için İhanetle suçlayabilmiştir. Bu çalışmalar dört koldan devam etmiş ve içlerinden DİRİLİŞ senaryoları adında platformlar gerçekleştirilmiş. Bazı Tarikatlarla işbirliği içerisinde olan bazı İlahiyatçılar Erdoğanın Mezhepler Eleştirisine karşı Ehl-i sünneti korumaya kalkabilmişlerdir. 15 Temmuz tüm bu çalışmaların sona erdiği yeni bir sayfanın başladığı gün olmuştur. Meydanlara çıkmayacaklarını düşündükleri bu damar meydanları organize etmiş ve süreklilik göstermesi için mesajlarla ve nasihatlerle meydanları zinde tutmuşlardır.

Cumhurbaşkanı Erdoğanın beslendiği bu damar 15 Temmuz da operasyonların aksine bir yer tutmuş ve kendilerini bu hale getirenlerin kimler olduğunu kendilerine bazı telkinlerde bulunanların kimler olduğunu sorgular hale gelmişlerdir Elhamdulillah. İhsan Şenocak Hocanın açıklamaları Nurettin Yıldız hocanın açıklamaları önümüzdeki süreçte damara operasyon yapanların tespit edilmesine yardımcı olacak açıklamalardır. Şahsen beni tanıyan herkes bilir ki ben sürekli olarak duyarlı Müslümanların yanında olmuş ve aralarındaki farklılıkları zenginlik olarak görmüşümdür. Bu cenahta hiç kimse üç aşağı beş yukarı birbirlerinden farklı değillerdir. Ortak duyguları Allah cc rızası için canlarını ortaya koyabilecek şahsiyetler oluşlarındandır. Bugün sivil toplum kuruluşu olarak farklı adlarda faaliyet gösterseler bile Müslümanın tek sivil toplum kuruluşu “cami” ler olduğunu bilen ve Tabelalar arkasında kaybolan kimseler değillerdir. 1979 Afganistan işgalinden beri bu çevreler dünyadaki tüm zalimlere karşı mazlumların yanında olmuş çevrelerdir. 15 Temmuz agelirken bu çevrelere kimlerin ne şekilde ne diye operasyon yaptığını 16 Temmuzda gördük..

Geldiğimiz Nokta Kazanım Noktasıdır
Müslüman aynı yerden iki sefer ısırılmamalıdır. Edoğanın beslendiği damara operasyonların faydasız kaldığı 15 Temmuz ve sonrası ortaya çıkmıştır. Bundan sonra yapılması gereken işi ise “kur an ı kerimin üzerindeki kitapları kur an ı kerimin altına koyarak” çalışmalarımıza kaldığımız yerden devam etmeliyiz. Unutmayınız ki Erdoğan bir nüvedir. Erdoğan dünyaya malolmuş bir kişiliktir. Erdoğan ümmet şuuru ile tüm insanlara şemsiye olmuş tüm mazlumların gölüne oturmuş bir kişiliktir. Tüm insanlar gibi Erdoğanda bir insandır ve hataları mutlaka olacaktır.

Eleştiri Kültüründen Yoksun Bir Toplumuz
Eleştiri alternatifini ortaya koyduğun karşı çıkma hamlesidir. Alternatifini ortaya koyamadığın hiç bir konuyu hiç bir maddeyi hiç bir nesneyi eleştirme hakkı Müslümanda yoktur. Müslüman diyorum çünkü alternatifsiz eleştiri yıkıcı ve yok edici faaliyetlerden olduğu için Müslüman böyle faaliyetlerin içerisinde hiç bir şekil ve surette olmaz. Kur an ı kerimde böyle faaliyetler “Fitne/fesat ve bozgunculuk” olarak değerlendirilmiştir.Bugün Müslüman aydınlar duyarlı aydınlara diyeceğimiz şu ki; 200 civarında Üniversitemiz binlerce öğretim üyemiz olmasına rağmen dünyaya önereceğimiz ve bizimde uygulama sahasına koyacağımız sistem üzerinde çalışmalar yapmalılar. “Medine Devletinin Bileşenlerini” güncelleyerek varmak istenilen noktayı bulmanız mümkündür. Hukuk hak kökünden geldiği için Allah cc ait olan demektir. Hukuk ile fıkıh ı ayırarak hapishanesi olmayan insani/İslami Fıtratı sistemi organize etmelisiniz.Kısır ve ahirette fayda sağlamayacak tartışmalardan kurtulmamız sizlerin çalışmalarıyla mümkün olacaktır. Erdemlik kendi düşüncende ısrar etmek değil Erdemlik tüm düşüncelere saygılı olmaktır.

Müslüman Alanları Genişletmek Mecburiyetindedir
Müslümanların daralttıkları alanlarını genişletmelerinin zamanı gelmiş ve geçmektedir. “Tüm canlıların hayatlarına egemen olan evrensel sisteme Din(İslam” dendiği halde bizim kültürümüzdeki din tarifi alanı daraltılmış sadece Müslümanlara has hale getirilmiştir. Aynı şekilde Ümmet düşüncesinin de alanı daraltılmış ve bir avuç insan ili ilişkilendirilir hale getirilmiştir. “ Kendinden Olmayan, Kendin gibi düşünmeyen, Kendi nesebinden, Kendi ırkından, kendi kültüründen olmayanların haklarını kendi hakları olarak gören düşünceye ÜMMET düşüncesi” denmektedir. Bugün ümmet düşüncesi alanı daraltılarak sadece Müslümanları bağlar hale getirilmiştir. Oysa Müslüman hak ve Adalet hakim kılmak için tüm insanlara şemsiye olmak zorundadır. İnansın inanmasın tüm insanlar Müslümandan emin olmak durumundadır. Vahyi kur an bu sisteme Ümmet Düşüncesi demiştir.

Eğer Müslümanlar daraltılan alanlardaki prangaları kırabilirlerse uzun bir zaman değil yakın bir zamanda tüm dünya da söz sahibi olma durumuna gelebilirler. Sen hazır olursan Rabbin sana görev vereceğini bilmelisin Vesselam

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1706

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.