Bugün: 17.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Tarım Politikaları ve Aile Ekonomisi!..

Tarım Politikaları ve Aile Ekonomisi!..

Aile ekonomisi o ülkenin tarımsal kalkınmasına ve tarım politikalarına göre şekillenir.

Aile Ekonomisi ve Tarım Politikaları

Toplumsal dengenin iki temeli vardır. Aile ve tarım. Aile ve tarım birbirinden ayrılmayan her ikisi de birbirini dengeleyen iki ağırlıktır. Bir toplumda aile temelini sarsmak istiyorsan o toplumun tarımsal ayağını kesmek yeterli olacaktır. Ailelerin dağılmamaları için veya ailelerin bir arada yaşamaları için çok sayıda olgu mevcuttur. Ancak hiç birisi tarım kadar önemli değildir.


Aile ekonomisi o ülkenin tarımsal kalkınmasına ve tarım politikalarına göre şekillenir. Sadece aile ekonomisi değil aileden başlayarak toplumun diğer katmanlarına uzanan ekonominin ilk ayağı tarımdır. Bir ailenin giyecek yatacak gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak oldukça kolaydır. Bir giyecek eşyasının nereden bakarsan bak bir yıl kadar dayandığını düşündüğümüzde yatacak eşyalarının dayanıklıkları daha fazla olduğundan o ailenin giyecek ve yatacak gibi giderleri sorun oluşturmayacaktır. Yakacak gideri de bir şekilde yılda bir sefer olduğunu düşündüğümüzde ailelerin bunlara göre kendilerini düzenleyeceklerinden aileye büyük sıkıntı getirmeyecektir.


Tarımsal ve Hayvansal Ürünler Aile Ekonomisinin Belirleyicisidir.

Aile ekonomisi aynı zamanda devlet ekonomisi demektir. Uluslararası sömürü güçleri bunu bildikleri için hedeflerine aldıkları konuların başından tarım ve hayvancılık gelmektedir. Türkiye bu konuda ABD nin müstemlekesi durumundadır. ABD Türkiyeye empoze ettiği projelerle Türkiyenin tarım ve hayvancılığını çökertmiştir. Bugün 6 nüfuslu ve orta ölçekte yiyip içen bir ailenin yiyecek masrafı aylık 2000 TL nin üzerinde gerçekleşmektedir. Bu durum o toplumun ekonomik olarak müstemleke olduğunun  belgesidir.


ABD 1993 de Türkiyeye emrederek Hayvancılık modelimizi değiştirmiş beş yılda değişen hayvan modelinde” Mera” hayvanları yok edilmiş yerine “besi” hayvanları getirilmiştir. ABD Kendi ülkesinde (TEKSAS) Modern mera çiftliklerinde yaptığı hayvancılıkla etin kilo başı maliyetini 7 TL civarında tutmaktadır. Türkiyeye empoze ettiği besi hayvancılığından kilo başı et maliyeti 17 TL olmaktadır. Bu rakam merası veya tarlası olmayanlarda daha yükselmektedir. Bugün Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının sadece adı Türkçedir. Bakanlık ABD nin Müstemleke bakanlığı gibi çalışmaktadır. Merada otlayarak et ve süt üreten hayvan modelimizi tarihe karıştıranlar bugün ahırlarda besledikleri hayvanlarla kalitesiz et ve süt ürünlerini aşırı pahalı olarak piyasaya sürerek aile ekonomilerini perişan etmektedirler. Toplumumuzun % 90 ı et yiyememektedir. Kırmızı et yemeyen toplumda çok sayıda hastalıklar meydana gelebilmektedir. Süt ve ürünlerinden yeterli faydalanamayan toplum kimyasal ilaçların kölesi olur. Türkiyeyi yönetenler maalesef bu durumdan habersiz gibi davranmaktadırlar.


Günümüz aile ekonomisinde gıdadan sonra kiralar ikinci sırayı almaktadır. Gıdaya yetişemeyen aileler ev sahibi olamamaktadırlar. Gıda fiyatlarının frenlenmemesi toplumun diğer kesimlerini tetiklemektedir. Ev alamayacak durumdaki ailelerin çaresiz kira ödemek zorunda kalacaklarından bu durum inşaat sektörünü de etkileyecektir.  Gıda ve kiraya yetişemeyen çok sayıda aile iç huzursuzluğun neticesinde ayrılmakta ve olan o ailenin dünyaya getirdiği çocuklara olmaktadır.


Türk-iş başkanı sayın Ergün Atalay 7 haziran seçimleri öncesi Başbakan Sayın Davutoğluna “bu hayvancılıkı modelini değiştirin” dediği bana göre tarihi bir konuşma yapmıştı. Türkiye vakit geçirmeden hayvancılık modelini yeniden MERA hayvancılığına dönüştürmelidir. Bu iş ivedilikle enaz kısa süre 3 yıl alır. Ancak Türkiyenin başka çaresi yoktur.  Buradan söylüyorum eğer Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ABD Müstemlekesinden çıkartılmazsa Türkiyenin çöküşünü önlemek mümkün olmayacaktır. Hazine mazine hikaye sürekli kaybeten sisteme girilmiş durumdadır.


2001 Mart ayında ABD nin Atadığı Türkiye Valisi Camal Derwish in çıkarttığı yasaların tarımla ilgili olanları iptal edilmelidir. GDO lu tüm ürünlere yasaklama getirilmelidir. Hayvan yemi ithalatı yasaklanmalıdır. Buğday Mısır Arpa gibi ürünlerimiz korunmalı ve üretilmeleri teşvik edilmelidir. ABD nin Müstemlekesi Bakanlık 12 yılda 72 Milyar TL nakit para dağıtmıştır. Üretici bu paraları harçlık olarak kullanmıştır. Oysa 72 Milyar TL ye 72 İl de 72 tane büyük entegre proje hazırlanmış olsaydı bugün bakliyatların kilosunu 10 TŞ den yemezdik.


AVM lerin Anadolunun çeşitli yerlerinde Baklagillerden tutun bamya bezelye gibi mahsulleri kendilerinin yetiştirmeleri yasal zorunluluk haline getirilmelidir. Tarım politikaları sil baştan yeniden ele alınmalı ABD nin önerileri terslenmelidir. Uruguaydan aldığımız ANGUŞ ların İstanbula Maliyeti 9 Tl civarında Olduğunu düşündüğümüzde biz tamamen yerli üretim olarak Ardahan Kars Erzurum Iğdır ve Vanda yapacağımız TEKSAS Modeli mera hayvancılığı çiftlikleriyle et ve süt ürünlerini yok pahasına üreterek hem halkımıza hemde dünyaya ihraç ederek toplumsal girdilerimizi geliştirebiliriz.


Bugün Tarım Alanları Hızlı Bir Şekilde İmara Açılmaktadır.

12 yıllık AKP Hükumetlerinin en başarısız bakanı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına kaydırılmıştır. Bu Türkiyeyi hangi felaketlerin beklediğinin habercisi olarak yeterde artar bile. Zeytini ithal etmiyoruz ancak zeytinliklerin imara açılacağı beklentileri neredeyse gerçekleşmiş gibi. İstanbul İzmir otobanının Orhangazi kesitinde otobanın sağ ve solundaki verimli zeytin bahçeleri imara açılmak istenmektedir. Önceki bakanla bunu gerçekleştiremeyen menfaat çeteleri bu bakanı bekliyorlardı.


AKP li dostlarımız kızsa da durum maalesef böyledir. Dünyada tek tekel ürünümüz fındıktır. ABD Müstemlekesi bakanlık ve Hukümetler fındıkla ilgili bir adım bile atmış değillerdir. Opera ve bale için enstitü açılırken dünya fındığının % 70 den fazlasını üreten Türkiye de fındıkla ilgili tek okul yoktur. Fındık üretimimiz bilimsel desteği olmaksızın körükörüne yapılmakta dır. Ekiminden toplanmasına kadar her işlemin yanlış olduğu fındık Türkiyenin Karadeniz Marmara Trakya Ege bölgelerinde yetişmektedir. Son yıllarda Siirt deresi civarın dada fındık ekimi yapılmaktadır. Fındıkla ilgilenilmesi halinde dünya fındığının % 90 ni üreten ve fındıktan para kazanan ülke konumuna geliriz. Bir avuç fındık beyinsel hastalıklar harici tüm hastalıkların ilacı konumundadır.


Sözün özü Türkiye İyi Yönetilmemektedir.

Türkiye iyi yönetilmemektedir. Bu gidişle çöküşümüz uzak olmayacaktır. 7 haziranı okuyamayan bakanların bugün Hukümette bakan olduklarını görmek geleceğimizin karanlık geçeceğini anlamak için yeterli olacaktır. Asgari ücretin 1300 TL olması Emeklilere bir miktar para verilmesi sorunu çözmeyecektir. Aile ekonomisini aşağılara çekmediğiniz müddetçe milletin size baskısı artacaktır. Dost acı söyler misali bu gidişe 2019 AKP nin çöküşünün geleceği yıl olacaktır. Vesselam..

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3108

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.