Bugün: 21.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • SURİYE'DEN İBRET ALMAYANLARA

SURİYE'DEN İBRET ALMAYANLARA


 CAMİLERİMİZ BETON VE TAŞ YIĞINLARI OLMAKTAN KURTARALIM

Dünya, insanların tohumlama ve hasatlama tarlasıdır. İnsanlar bu tarlaya neyi ekerlerse onun karşılığını Ahirette alacaklardır. Semavi dinde ahiret inancı budur.

Günümüz Müslümanları Allah cc dan ve Allah cc yolunda mücadele etmekten fersah fersah uzaklarda hayatlarını yaşamaktadırlar. Dünyada ne olursa olsun Müslümanları ilgilendirmemektedir. Nasıl bir Allah cc, nasıl bir peygambere ve nasıl bir kitaba inandıkları belli belirsiz.

Suriye deki güzelim camileri medeniyet adını verdikleri halep sarayları ve müzeleri adeta Müslümanların yüzlerine tükürürcesine taş yığını haline gelmediler mi?

Dün Suriyeli Müslümanlara hiçbir faydaları olmayan bu taş yığınlarına çok büyük ihtimam gösterilerek adeta insanlardan üstün tutulmadılar mı?

 Suriyeli Müslümanlar bugün keşke demiyorlar mı? Keşke ellerimiz kollarımız kırılaydı da bu taş yığınlarına yatırım yapağımıza çadırlarda namazlarımızı kılsaydık demiyorlar mı?

ABD ve Batı güvencesiyle düşünenlere Suriye ve Mali hala daha ders olmadı mı?

On yıldır iktidar olanların vay haline. Onlar ki başta açıklamaya çalıştığım inanç sisteminden bihaber olarak güya iktidarlarını sürdürmektedirler. Diyanet işleri başkanlığı adında bir kurum var. Bu kurumun kuruluş amacını unutmuş olacaklar ki on yıldır kurumu kuruluş amacının dışına taşımak ve Allah cc dinine hizmet eden bir kurum haline getirmek için tek işlem yapmadılar.

Trilyonluk cami inşaatlarıyla insanlığın kalbine beton dökülmekte ve insanlık taş yığınları arasında ekmek arar hale getirilmektedir. Uydurulan bir hadisi şerif ile Müslümanlar ümüğüne kadar sömürülmektedir. “öldükten sonra amel defteri üç konuda kapanmazmış” sanki öldükten sonra geri gelenlerle konuşmuşlar gibi. Eğer Allah cc böyle diyecek olsaydı bu onun vahyinde de olurdu.

Camilerden vatandaşlara Allah cc ve Allah cc ın dini anlatılmış olsaydı amenna diyebilecek mazeretimiz olurdu. Ama böyle bir şey yok. Camiler kur an ı kerimdeki islamı yok sayan ve tarihteki değişen islam düşüncesine hizmet etmektedirler. Bir cami duvarında günlük dersler arasında “mesnevi” den seçmeler adında bir ders saati bile bulunmaktadır. Mesneviden ne anlatacaklarını merak edenlere herhalde aşağıdakileri anlatmayacaklar diye dua edemeyeceğim.

Cilt 2  EŞCİNSELLİK-3155 ve 3160 nolu hikaye

Cilt 5  OĞLANCI HİKAYESİ--2497 nolu 2500 nolu  2515 nolu hikyeler

Cilt 4   MÜSTEHCEN FIKRA--3545 nolu 3550 nolu 3555 nolu kikayeler

Cilt 4   ALLAH’TAN VAHİY ALIYORUM--1850 nolu 1855 nolu hikayeler

cilt 5  CUHA'NIN KADIN KILIĞINA GİRMESİ HİKAYESİ--3325 nolu 3330 nolu 3335 nolu hikayeler

Cilt 5  BABA İLE KIZI ARASINDA CİNSEL İLİŞKİ ÜZERİNE BİR SOHBET---3716 nolu 3720 nolu 3725 nolu 3730 nolu 3735 nolu hikayeler

Cilt 5  KABAK HİKAYESİ   (1335-1420. Beyitler 112-118.sf)

Bugün Türkiye topraklarında yaşayan ve insanlık diye bir dertleri olan, Allah cc ın dinine hizmet diye bir dertleri olan binlerce insana camilerin kapıları kapalıdır.

Allah cc ın dinini Allah cc ın kitabını insanlara anlatabilmek için dünyalık her şeyini sarf ederek yollara düşeler Allah cc ın üzerlerine ve Müslüman olarak üzerimize yüklediği sorumluluğu yerine getirirken onlara camiler, sohbet, konferans, toplantı ve paneller için kapatılmıştır.

Camide Allah cc ı ve Allah cc ın dinini anlatmak adeta suç olarak görülmüş ve görülmeye devam edilmektedir. Allah cc dinine hizmet etmek diye bir sorumluluğu olan Müslüman davetçilerin Türkiye toprakları üzerinde camileri kullanamamaları üzücü ve düşündürücü değil midir?

Buradan Allah cc inancı olan herkese sesleniyorum; bu kötü gidişin sonu iyi gelmeyecektir. Suriye den ibret almayanların yeni bir Suriye yaşamayacaklarını kim söyleyebilir ki.

Diyanet işleri başkanlığının taşra teşkilatları olan “müftülükler” de dönen dolapları bilmeyen kalmamışken siyasiler daha ne beklemektedirler. Her şeyi özelleştirenlerin neden Diyaneti özelleştirmediklerini sorgulamalıyız. Uyduruk bir hadisle Müslümanlardan toplanan servetlerle yapılan camilerin Müslümanların aydınlatılmasına kapatılmasını nasıl izah edebiliriz ki.

Milyonlarca “başörtüsü” mağduru varken, müftülüklerde imamlara memurluk yaptırılması doğru olabilir mi? Neden müftülükler başörtülü bayanlara bırakılmamaktadır. Korkuları “pis kokuların” yok olacağı mıdır?.

Dünyaya liderlik yapma sevdasında olanların birazda Müslümanların ve Allah cc ın dinini düşünmeleri gerekmez mi?

“Eğer onlara yeryüzünde imkan ve güç verirsek, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, iyiliği emrederler, kötülüğü yasaklarlar. İşlerin sonu Allah’a aittir”.(HACC 41)

 

 

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.