Bugün: 19.01.2018

Seçim Vaatleri ve Türkiye

Tüm partilerin seçim vaatlerinin gerçeği yansıtmaktan pansuman çözümden başkası olmadığını ve vatandaşında vaatlere göre oy kullanmayacağını söylemek isterim

Siyasette Vaatler

Türkiye sürekli olarak şartları değişen ülkedir. Değişen şartlara uymayan değişmeyen sistemimizden dolayı sıkıntı içerisinde yüzmekteyiz. Seçimler olur partiler gelirler giderler ancak sistem değişmediği için hemen hemen hepsi başarısız olur. Bu durum halk tarafından kanıtsanmıştır.

Seçim beyannameleri yukarıda bahsettiğim atmosferde olunca hiç kimse bu beyannamelere kulak vermez. Halkımız bu tür seçim beyannamelerini atma tutma olarak algılar.. 7 haziran seçimleri öncesi CHP nin atıp tutması CHP ye oy taşımamış bilakis bir önceki aldığı oyu bile alamamıştı. Bu durum önceden beri devam eden atma tutma mantığının daha doğrusu Merhum Demirel mantığının yansıması olarak algılanır. Bundan dolayıdır ki seçimlere giren partiler atma tutma yapması yerine daha az ancak toplumu rahatlatacak sistem değişikliklerinden bahsetmeleri daha yerinde olacak olan işlerdir.

Çok sayıda partinin atma tutma vaatlerini inceledik

En başta Ak-Partinin vaatlerinin büyük oranında olanlar atma tutma cinsinden vaatlerdir. Asgari ücretliye 1300-1500-2000 TL maaş vaat sayılmaz. Asgari ücretlinin bir daha bu duruma düşmeyeceği sistem değişikliği vaat sayılır. Bunu hiçbir partide göremiyoruz. Emekli alt sınırının 1500-2000 TL olması vaat sayılamaz. Emeklilik sisteminde yapılacak değişiklikle Emeklilerin maaşlarının erimeyeceği sistemi getirmek vaat sayılır.

Mesela; Emeklilik sisteminde reform yaparak 3600 günden daha az pirim ödeyerek emekli olanların maaşları TÜİK Açlık Raporu Maaş olarak ödenir denilerek reform edilmesini vaat etmeliydiler. Bu durum asgari ücrette de geçerli olmalıdır. 3600 ila 5000 arası 5000 ila 7500 arası ve 7500 den yukarısı olarak emeklilik sistemi yeniden düzenlemesi halinde bu durum temelli ortadan kalkmış olacaktır.

Reform yapmadan veya reform sözü vermeden maaşları düzelteceğiz sözü inandırıcılığı olmadığı gibi birkaç yıl sonra yeniden aynı sorunun yaşanacağı anlamına da gelmektedir. Merhum Erbakan Emekliye % 300 dolayın Asgari ücretliye % 330 dolayında zam yapmıştı. Sistemi Reforme etmezseniz yapacağınız zamlar bir süre sonra niteliğini kaybedecek ve sorunlar yeniden başlayacaktır. Bu noktada şuan da hiçbir partide inandırıcı vaatler söz konusu değildir.

Mesela; Bankalar konusunda hiçbir partinin vaadi yok.

Oysa bankalar milletimizin ümüğünü sömürüyorlar. İktidar partisinin bu konularda ne vaat ve nede söz söyleme hakkı yoktur. İslam dinine aykırı olduğu halde İcra Müdürlükleri ve İcra Mahkemeleri bankalara çalışmaktadırlar. Dünyanın hiçbir yerinde Verdikleri Kredi kartından ve krediden dolayı İcra Müdürlüklerine başvuran banka yoktur. Türkiyede devletin otoritesini kendilerine hizmet ettiren bankalar adeta dokunulmazlık zırhı içerisindedirler. Kamu bankaları bile kredi kartı parası almaktadırlar.

Mesela; Hapishaneler dolu.. 

Hiçbir parti hapishaneleri boşaltacak bir vaatte bulunmamaktadır. Uygulanan kapitalist sistemden dolayı insanlar suç işlemeye teşvik edilmişler sonrasında da hapsedilmişlerdir. Bu uygulamanın İslam literatüründe tek adı var, o da “zulüm” dür. Allah cc İnsanı üzerine yarattığı sistem olan İslam sisteminde “hapishane” yoktur. İnsanları hapsetmek onları hergün idam etmekten daha kötü kabul edilmiştir. Hukukla fıkhın ayrıldığı sistemin adıdır İslam.. Hukuk Allahtan gelme olan fıkıh ise insanların düzenlemeleridir. Hiçbir partinin Adalet Reformu vaadi “İnsan” odaklı Değildir. Ak-parti de buna dahildir.

Mesela; Tarım ve Hayvancılık 

ABD nin öncülüğünde yürütülen müstemleke ülkelere uygulanan model Türkiyeye dikta ettirilerek uygulanmaktadır. Dünya ve çevremizdeki ülkelerde et fiyatları 10 TL nin altında iken bizim ürettiğimiz etin fiyatı 25 ila 45 arasında olmak zorundadır. Bize dikta ettirilen sistem “BESİ” Hayvancılığı sistemidir. Bu sistemde et ve süt ürünlerinin fiyatının düşük olması beklenemez ve beklenmemelidir de. Hiçbir parti “BESİ” Hayvancılığı modelinden yeniden eskiden olduğu gibi “MERA” Hayvancılığı modeline geçmeyi vaat etmemektedir. Vaatler inandırıcı ve uygulanabilir olmayınca vatandaş bu vaatlere inanarak oy vermemesinde haklıdır.

Ak-parti yaklaşık 350 sayfalık devlet ciddiyetine yakışır vaatler sıralaması bu vaatleri yapacağı anlamına gelmemektedir. Çünkü yapılacak işleri yapabilecek sosyal sistemler gerçekleştirilmedir. 13 yıldır iktidarda olan bir partinin 350 sayfalık vaatte bulunması kendisi ile çelişen bir işlem olarak görülebilir. Biz makalelerimizde söylüyoruz, Türkiye 2002 de hangi Reformlara ihtiyaç duyuyorsa bugünde aynı reformlara ihtiyaç duymaktadır.

Ak-partinin vaatlerine baktığımızda bizim savunduğumuzu doğrular nitelikte vaatler olduğunu görmekteyiz. Yani 13 yıl boşa geçmiş maalesef..Bugün Anayasa değişmeden çok sayıda uygulama değişebilir. Ak-Parti bunu yapmadı..Yapamadı demiyorum yapabilecekleri de yapmadı. 

""Diğer partilerin vaatleri ilkokul talebesinin kaleme alacağı türden olduğu için onların kaale alınabilecek kaliteden uzak olduğunu görüyoruz"

Ancak Ak-Parti sıkıntıları biliyor fakat vaatlerinde nasıl çözeceğine dair beklenti sunamıyor. Kem-kümlerle sistem üzerinde operasyonlar yapılamaz. Onlarca Üniversitesi olan bir ülkede hala daha sistem üretmede sıkıntı çekiliyorsa bu Üniversiteleri kapatarak boşuna masraf etmemek daha yerinde olanı yapmak demektir.

Mesela; Hiçbir parti ekonomik model önerememiş ve vaatlerde bulunamamıştır. Tüm siyasiler kapitalizm sistemine devam edeceklerini vaat etmektedirler. Efendim KDV leri azaltacağız gibi sözler pansuman çözümler ve günü kurtarmak için yapılan tekliflerdir.

Çok sayıda makalemizde Türkiyenin sorunlarına parmak basmış ve çözüm önerileri sunmuşuz.

http://www.hakimiyethaber.com/…/iktidar-olmak-icin…/750.html

http://www.hakimiyethaber.com/…/toplumsal-sorunlar…/745.html

http://www.hakimiyethaber.com/…/turkiye-siyasi-ve-…/743.html

http://www.hakimiyethaber.com/…/yonetimde-reform-a…/695.html

http://www.hakimiyethaber.com/…/secimlerden-sonra-…/744.html

Bu makaleler dışındaki çok sayıda makalede sorunların ve çözüm yollarının irdelendiğini göreceksiniz.

Türkiye 2002 de İhtiyaç Duyduğu Reformlara bugünde ihtiyaç duymaktadır

1) Türkiye vakit geçirmeden Anayasa Reformunu Gerçekleştirmelidir.
2) Türkiye vakit geçirmeden TSK Reformunu gerçekleştirmelidir.
3) Türkiye vakit geçirmeden Milli Eğitim Reformunu Gerçekleştirmelidir.
4) Türkiye vakit geçirmeden Gelir dağılımı ve ekonomik sistem reformunu gerçekleştirmelidir.
5) Türkiye vakit geçirmeden Çalışma hayatında reform yapmalıdır
6) Türkiye vakit geçirmeden Adalet reformunu gerçekleştirmelidir.
7) Türkiye vakit geçirmeden Kamu personel reformunu gerçekleştirmelidir.
8) Türkiye vakit geçirmeden Kamu yönetimi reformunu yapmalıdır.
9) Türkiye vakit geçirmeden Tarım ve Hayvancılık reformu yapmalıdır.


Türkiyenin 2002 deki sorunları neyse bugünde bu sorunlar aynıdır. Sağlık reformu yeniden revize edilmeli ve HASTALIK TEŞHİS MERKEZ leri kurularak hastanelerin tedavi yerlerine dönüştürülmesi sağlanmalıdır. Kamu yönetimi reformu ile köylerin şehirlere bağlanması ve köylerinde yatırım alması sağlanmalıdır. Köylerin yatırım alarak şehirleşmesi halkımızın daha fazla toprakla iştigal etmesi ve hastalıkların da o derece azalması demek olacaktır.

Bugün geldiğimiz seçim arefesinde hiçbir parti net bir şekilde sistem üretememiş ve vaat edememiştir. Görünen o ki milletimiz sadece ve sadece istikrar için AKP ye oyunu verecek ancak sıkıntılarımız her geçen gün katlanarak devam edecektir. 13 Yıldır Türkiyeyi yöneten ve yönettikleri bakanlıklara çakılı kalarak reform yapamayanların yeniden bakan olabileceklerini düşünmek safdillik olmasa.. Bu durumda Türkiye 2019 seçimlerine daha büyük buhranlarla girecek ve neticesi ne olacağı belli olmayacaktır. Bu makalemizi okuyan herkesin karamsarlığa gireceği beklenebilir. Ancak unutulmamalıdır ki biz yıllardır bu sonucu görüyor ve bu ölçekte uyarılarda bulunuyoruz. Türkiye kendisini yenileyecek kadroyu henüz yetiştirememiştir. Ufukta böyle bir yenilikçi anlayışın gelebileceği de gözükmemektedir. Bu gidişle 2019 seçimleri Türkiyenin yok olacağı seçimler olabilir. Herkes elini taşın altına bu gerçekler ışığında koymalıdır.

Türkiyede kaynak yok diyenlere diyoruz ki, yukarıdaki 9 reformu yaptığınızda bütçenizde her yıl için 150 milyar TL kaynak bulacaksınız. Yeter ki değişimden yana olunuz..

Bu vesile ile tüm partilerin seçim vaatlerinin gerçeği yansıtmaktan pansuman çözümden başkası olmadığını ve vatandaşında vaatlere göre oy kullanmayacağını söylemek isterim..Kalın sağlıcakla..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1656

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.