Bugün: 22.07.2018

Oğlunu Ateşe Atan Adam

Evden okula okuldan dershaneye gidiyor. Üniversite okuyup adam olmalıdır benim biricik oğlum. Tefsir derslerine gönderemem dedi.

Çocuklarımız Bizim İçin Değerli mi?

Türkiyenin kanayan yarası gençlik meselesidir.

Gençlik meselesi ülkemizde yaşayan tüm kesimlerin en ciddi sorunu haline gelmiştir.

Tabii ki gençlik sadece ülkemizde değil tüm dünyada en fazla suistimal edilen konular arasındadır. Sebebi ise çok açık ortadadır. Tecrübe yoktur. Geriye dönük muhasebe yapabilecekleri yoktur.

 

Yaşları itibariyle kendilerine vereceğiniz her türlü bilgiyi kabullenebileceklerdir. Bu bilgiler arasında ne olursa olsun ama hepsine tek açık kitle gençliktir. İşte bundan dolayıdır ki her türlü emellere açık olan bir yapı ortada ve kendileriyle ilgilenilme beklemektedirler.

 

Yaşadığımız topraklarda özellikle belirli bir bilgi birikimini geçmiş Müslümanların çocukları oldukça değerli hale gelmiştir. Müslüman anne ve baba çocuklarını bakkala veya markete bile göndermeye kıyamamaktadırlar. Oysa Allah cc vahyinde bu konuda ciddi uyarılarda bulunmuştu. Çocuklarınız sizin için birer fitne sebebidir demişti. Ancak Müslüman anne ve baba için bu o kadar önemli bir uyarı değil. Nedeni ise Müslüman anne ve baba daha çocuğu 2 yaşında iken o na Allah 1 dir diye öğretmiş ya. Hz. Muhammedin peygamber olduğunu 2 yaşında öğrenmiş. Hatta sübhaneke duasını Fatiha suresini bile öğretmiş. Böyle çocukların ileride kötü kimlikler olabileceğini düşünmek bile o anne ve babaya hakaret sayılır.

 

Evet toplumumuzun hastalıklarından bir tanesidir bu.

Önceleri evlerimizde şiddetin her boyutu vardı..Bağırma çağırma ve dayak. Adeta çocuklarımızı kırıp geçiriyorduk. Anne ve babalarımızdan öyle görmüştük. Bizler aile olduktan sonra bu kötü durumdan kurtulmak için Elhamdulillah çocuklarımızla arkadaş olmayı tercih ettik. İyi iyide her şeyin bir ölçüsü olmalı değil mi. Çocuklarımızla nereye kadar arkadaş olacağımızın da bir ölçüsü olmalıydı. Ölçüyü temelli kaçırdık. Baba evlat yerine evlat baba yerine geçti. Evde artık söz sahibi yaşı ne olursa olsun evlatlar olmaya başladı.

 

Birçok Müslüman anne ve baba çocuklarıyla başı dertte

Artık ipin ucu kaçmış. Arkadaş bir yere kadardı. Onu kestiremeyen anne ve babalar bugün sıkıntılardan sıkıntılara sürüklenmektedirler. Aile de başlayan saygısız büyüme okul ve iş yerlerine sirayet etmiş artık büyük kim küçük kim bellisiz hale gelmiştir. Eğitim sistemimiz dibe vurmuş adeta ölü yetiştirmektedir.

 

28 Şubat sürecini yaşayan bir toplum olarak özellikle Müslümanların üzerlerine düşen görevlerini yerine getirmediklerini görmekteyiz. 28 Şubattan önce bu ülkede en özgür kitle Müslümanlardı. Herhangi bir kısıtlama ile karşı karşıya değildi Müslümanlar. Aileler çocuklarını Müslümanlara teslim eder ve Müslümanlarda bu çocukları vakıf ve dernekler aracılığı ile eğitmeye Allah cc kul Resule ümmet olmakla beraber toplumu ayakta tutacak saygı ev sevgiyi verirlerdi.

 

28 Şubat bu dernek ve vakıfların üzerinden buldozerler gibi geçerek hemen hemen hepsini yerle bir etti. Geriye kalanlarda hak ve adaletsizliklerle işi olmayan adeta 28 şubata adam yetiştiren dernek ve vakıflar olarak faaliyet gösterdiler.


Herkes Emaneti Altındakilerden Sorumludur 

Bugün yeniden dirilişin sembolleri haline gelmesi gereken dernek ve vakıf kültürü maalesef Müslümanlar tarafından kabullenilmiş değildir. Oysa çocuklarımızı ve bizim dışımızdaki çocukları yetiştirecek başka hiçbir kuruluş yoktur. Ne aile ve nede okul bu işleri başarma durumunda değildir. Çocuklarımızı özellikle yaz aylarında bu dernek ve vakıflara vakfetmeliyiz. Varsınlar üç ay boyunca bu dernek ve vakıflarda yatıp kalksınlar. Gezsinler dolaşsınlar ama bu derneklerle ve vakıflarla gezip dolaşsınlar. Dağlara gitsinler yaylalara gitsinler nereye giderse gitsinler ama mutlaka derneklerle ve vakıflarla gitsinler. Unutma ki senin on yılda veremeyeceğin bilgi ve beceriyi bu dernek ve vakıflar üç ayda vereceklerdir.

 

Çocuklarımızın kişilikleri gelişeceği gibi özgüvenleri de gelişecektir. Bağımsız olarak iş yapabilme gücüne sahip olacaklardır. Evde bir yumurta kırarak pişiremeyen çocuğunuzun birçok yemeği yapabilecek hale geleceğini göreceksiniz.

 

Anne ve babalar

2 yaşında çocuğunuza öğrettiklerinizin hiçbir değeri olmadığını kavrayacağınız vakitler hala gelmedi mi?. Bugün büyük bir üniversitemizin Rektörü olan zatı muhterem 1993 de bizi ziyaret etmişti. Tıp doktoru olduğu için o dönemde uzmanlık eğitimi görmekteydi. Muhabbetimiz sırasında dedi ki; çocuklarımıza 9 yaşına kadar “din” ile alakalı hiçbir şey öğretmeyelim. Çocuklarımızı yılgınlaştırmayalım. 9 yaşına kadar çocuklarımıza tek noktadan bakalım. Onlar bilsinler ki “benim annem de babam da asla yalan söylemez ve bizi kandırmazlar” 9 yaş hayatı sorgulama yaşıdır. Çocuğumuz dokuz yaşına geldiğinde hayatı sorgulamaya başlayacaktır. Çocuk için en önemli örnek anne ve babadır. İşte o zaman çocuk anne ve babanın yaptıklarını sorgular ve hayatına tatbik etmeye başlar. Muhterem hocamız çok doğru söylemişti. Sonraları bunu uygulamaya koyanların belki de ilklerinden oldum. Hamdolsun aynen dediği gibi oldu.

 

Geçenlerde bir arkadaşım beni aradı

Çok sevdiğim bir arkadaşımdır. Konuştuk ve dedi ki oğlum var ya oğlum, evet var dedim. Üniversitesi bitti dedi, bende hayırlı olsun dedim.

Ne hayırı abi dedi oğlumu kaybettik.

Nasıl oldu ne oldu kaza falan mı dedim.

Yok, öyle değil dedi.

Peki, ne oldu dedim.

Oğlum ne Allah cc tanıyor ve nede bizi dinliyor bir acayip oldu dedi.

Öyle deyince bende geçmişte yaptığı aşırı sevgi beslemesinin neden olduğunu anlattım. Çünkü bu arkadaşımın çocuğu 13-14 yaşlarında iken bizim tefsir sohbetlerimiz vardı. Arkadaşıma çok yalvardım çocuğu gönder diye..Arkadaşım bana hep şu mazereti diretiyordu; Vakit yok abi, evden okula okuldan dershaneye gidiyor, çocuğa kıyıp ekmek alamaya bile göndermiyorum, başka yerlere gitmesine de razı olamıyorum çünkü üniversiteyi okuyup ta adam olmasını istiyorum. 

Bende değişik uslup ve yöntemlerle adam olmak üniversite okumakla değildir anlatmaya çalışıyordum ancak başarılı olamamıştım.

 

Ve çocuk okudu doktor veya mühendis oldu amma ne Allah c tanıyor ne anne ve baba.. Babanın beklediği  “adam”  olmak bu idiyse çocuk adam olmuş değil mi?. İşte Müslümanların düştükleri hatalardan sadece bir tanesidir bu. MGV nin İLK-SAV ın ALPERENLER in NİZAM-I ALEM in kıymetini bilemeyen bir toplumuz. Öyleyse şuan varolan vakıflarımızı ve derneklerimizin kıymetini bilelim. Cemaatten söz etmiyorum. Çünkü onların yetiştirdikleri insanların bugün en konuma geldiklerini herkes görmektedir.

 

Anne ve babalar

Çocuklarınızı ateşe atmayınız. Araştırınız çevrenizdeki vakıf ve derneklere çocuklarınızı teslim ediniz. Kamplara gezilere gitmelerini öneriniz isteyiniz. Maddi ve manevi destekleriniz sürekli hale getirerek çocuklarınızın ateşe girmesini engelleyiniz. Çocuklarınızın adam olması için onlara 3 aylık dönem için kıyınız.

 

Anne ve babalar

Unutmayınız ki çocuklarınız sizin için bir fitne kaynağıdır. Bu kaynağı siz kullanamazsanız çocuklarınız yüzünden fitneye düşersiniz. Şiddet nedir ve kaynaklar nelerdir makalemi okumanız dileğiyle kalın sağlıcakla.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3803

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.