Bugün: 22.04.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Namaz;Direniştir/Diriliştir/Yakarıştır/Hicrettir

Namaz;Direniştir/Diriliştir/Yakarıştır/Hicrettir

Bilge İnsan ve Bilgi Toplumu adlı kitaptan..

Namaz kur andaki salatı ayağa kaldırmak yani Allah cc yaslanarak doğruları iyileri ve iyilikler yolundaki mücadelenin zirvesidir. Namaz Ritüel/şekilsel duadır. Ey Rabbim ben senin doğruların yolunda iyilikleri ayağa kaldırmak için mücadele ediyorum Beni Affet ve enerjimi daim eyle demektir Namaz..

Namaz Dünya Nimetlerini Terk Ediştir

Namaz, hicrettir. Hem öyle bir hicret ki eşine bir daha rastlamak mümkün olmayan bir hicret. Bundan dolayıdır ki namaz kendi başına bir eylemdir. Kişi ezan okunmasıyla veya namaz vaktinin girmesiyle dünya ile bağlantılı olan uzuvlarını su ile veya su yoksa teyemmüm ile temizler. Bu temizlik aslında maddi değil manevi temizliktir. Yani hicrete çıkmadan önceki hazırlıktır.

Hicret edilecek yere ise ancak temiz olanlar girebilir işareti ile dünyadan bulaşabilecek gerek görsel ve gerekse düşünsel kirleri yok etme ameliyesidir. Yoksa kişi yarım saat önce duş alıp namaz vaktinde de abdest alıyorsa bu kişi maddi kirlerden dolayı bunu yapmıyordur. Tabii ki maddi kirlerden de temizlenmek her Müslümanın asli görevidir. Ama öncelikle temizlik Allah cc ın vaadlerine kulak vererek düşüncemizi ona koşturmaktır.

Ellerini, yüzlerini, kollarını ve ayaklarını yıkayıp başına su değdirerek yapılan hazırlanma kıyama duruşla başlayan yolculukta psikolojilerimizin algılaması gerekenler şöyledir.

Kıyama durmak:
Ya Rab, ben dünya nimetlerinden faydalanırken her gün beş kez hicret vakitlerinden birisi daha geldi, bende dünya nimetlerine sırtımı döndüm. Dünyada bana verdiğin nimetleri senin huzuruna gelmek için terk ettim. Seni görmediğim halde senin vahyinde bildirdiklerine inandım ve bu inancımı iman çevirmek için dünya nimetlerine sırt döndüm.

Kıraat:
Ya Rab, hicret edeceğim yer senin bildirdiğin gibi çok güzel ve adına cennet dediğin akla hayale gelmeyecek kadar güzelliklerle doldurarak yaratacağın bir yer olduğu için bu hicrete çıkarken aynı oranda güzelliklerle dolu olan senin kelamından başkasını konuşmaktan hicap ediyorum. Senin kelamını okuyor ve dinliyorum.

Rükû:
Ya Rab, dünya nimetlerine sırtımı dönmüştüm şimdi ise o nimetlerle ilişkimi az bir alana kadar indiriyorum. Sana ve senin emrine borun eğiyor saygımı gösteriyorum. kimseye büktürmediğim belimi senin için senin rizan için senin vaat ettiğin cennetine ulaşabilmek için büküyorum.

Secde:
Ya Rab, hicrete hazırım. Dünya ile hiçbir ilişkim kalmamıştır. Senin vaadine inandım. Bunu da yere kapanarak gösteriyorum. Bana vaad ettiğin cennete hicret etmeyi yaz bana. Ben şuan dünyadan uzaklardayım. Kimseyi görmüyorum ve kimseyle ilgimde yoktur. Dünya nimetlerini dünyada bıraktım beni kabul eyle benim hicretimi kabul eyle beni huzurundan iyilerden ederek geri çevir. Bana dünya ve ahirette iyilikler ihsan eyle.

Kade-i Ahire:
Ya Rab, vaadine hicret etmek istediğimi kabul eyle. Diyerek yeniden sağa ve sola selam vererek dünya nimetlerini Yaratıcının yolunda sarf etmek için yeniden büyük bir mücadele içerisine giriyoruz.

Günde beş kez bu davete koşanların faydalandıkları halde hemen terk ettikleri dünya nimetlerinden ziyade, görmedikleri halde sadece Vaad edilene talip olmaları yaratıcı tarafından kabul görecek ve iman etmenin gerçekleştiği ortaya çıkacaktır. Her kim namaz kılıyorsa ona sen Müslüman değilsin deme hakkına sahip değiliz. Velev ki kişi diliyle aşikâr bir şekilde herhangi bir şeyi Yaratana eş koşarsa, yaratan da bulunan hasletleri bir başkası üzerine vermeye çalışırsa o kişiyi bu yaptığından vazgeçmesi ve tövbe ederek pişmanlık dilemesi konusunda uyarmak görevimizdir. Çünkü Rahman ve Rahim olan Allah cc asla ve asla affetmeyeceği tek suç kendisine şirk koşulması suçudur. Bugün Tarikatlar Allah ile insanlar arasına şeyhlerini koyarak aynen Mekkeli müşrikler gibi Allah cc ulaşmaya çalışmaktadırlar. Oysa Allah cc Zumer suresi üçüncü ayette Mekkeli Müşriklerin Allah ile kendileri arasına kendilerini Allah cc yakınlaştırmaları için Lat, Menat, Uzza ve Hubel putunu koyduklarından Allah cc onlara "müşrik" demişti. Yaşadığımız toplumda özellikle belirli yaşa geldikten sonra enerjisini atamayan bazı gafil insanlar Tarikatların ağına düşerek hem dünyalarını hem de ahiretlerini perişan etmektedirler. Bu zavallıları güzel bir dille uyarmak bizim görevlerimiz arasındadır.

Gerçek mümin `namazı gereği üzere yerine getiren kimsedir.

Mekke de İslam ilk olarak “namaz” ile diriliş göstermiştir. Çünkü yukarıda da açıkça bahsettiğimiz gibi namaz olmazsa olmaz bir eylem ve namazın insanda meydana getirdiği güven duygusu insanı adeta motive ederek harekete hazırlayan bir gizli görevli gibidir. Beş vakit namazına dikkat etmeyenlerin ne İslam için ve nede bir başkası için harcayacağı bir zaman ve maddi değeri yoktur.

Mekkeli Müslümanları dirilten tek enerji namaz ibadeti idi. Bundan dolayıdır ki Mekkeli müşrikler sürekli olarak namazı ve namaz kılanları hedef almış ve namazın açıkça kılınmasına engel olmuşlardı. Bu durum İslam düşmanları için hiç değişmeyen bir gerçektir. Kıyamet saatine kadar İslam düşmanları namazlarını yerine getirenlere karşı sert tutum ve davranışları devam edecektir.

Bugün yeryüzünde kendilerini davetçi konumunda değerlendiren binlerce insan var ki namazlarında dikkatli değillerdir. Oysa namazlarına dikkat etmeyenler veya vakitlerinde sorun yokken "cem" yapanlar bilmeliler ki namazında sadakatı olmayanların hiç bir işinde sadakatları da yoktur. Şekillere takılıp kalanlar manadan yoksun olurlar.

Allah cc herhangi bir şeyi eş/şirk koşmayan ve beş vakit namazını kılan herkesin cennete gireceğinden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Tasavvuf erbabının cennete gireceğine inananlardan değilim..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 4335

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.