Bugün: 21.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • MHP Türk Siyasetinin Kamburu Oldu!..

MHP Türk Siyasetinin Kamburu Oldu!..

MHP Buraya Nasıl Geldi..

MHP nin Hataları

Anadolu siyasi hayatının renkli hareketlerinden olan MHP nin kaybetmeye başlaması aslında Merhum Türkeşin ölümüyle Başlamıştı. Merhum Türkeşin “Devlet” Kelimesine yüklediği anlam oldukça farklı idi. Bugün  anayasasının temelini oluşturan  “Türklük ve Türk Ulusu” kelimelerine yüklenen anlamın dışında bir anlam ifade ediyordu. Merhum Türkeş bizim Milliyetçiliğimiz “ırkçılık” değildir diyerek milliyetçilik kelimesiyle milli veya millet kavramlarının kastedildiğini sürekli ifade ediyordu.


Muhsin Yazıcıoğlunun MHP den ayrılmasıyla MHP nin İslam kanadı adeta yok olmuştu. Ülkü ocaklarında sohbetler yapılarak MHP nin gençliğinin İslamla haşır neşir olması sağlanmaya çalışılıyordu. Merhum Türkeş Anadolu ruhunda İslam olmadan bir yere varılamayacağını aslında çok iyi biliyordu. Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 tarihinde geçirdiği bir kalp spazmı sonucu vefat etti.


Alparslan Türkeşin ölümünden sonra MHP tarihi kırılmanın ilk adımını Devlet Bahçeli ile atıyordu. Bahçelinin MHP ye Genel  başkan olmasıyla MHP içerisinde başlayan mücadele siyasi partiler yasasının azizliği ile lidere  devrilmezlik imkanı sağlıyordu. Bahçeli bunu çok iyi bildiği için ve aynı ölçekli başka bir partininde yürümeyeceğini bildiği için parti içerisindeki muhalifleri vakit geçirmeden ihraç ediyordu. Bu hasletleri bugünde devam etmektedir 1982 anayasası siyasi parti başkanlarına yetki vererek partinin diğer üyelerinin tümünü hizmetçi olarak değerlendirdiği için Anayasa değiştirilmeden lider sultasının kaldırılması mümkün olmuyordu.


1999 Seçimleri öncesi Fazilet Partisinin İktidar olmak istememesi üzerine halkımın MHP ye yüklenerek MHP yi 2. Parti yapmıştı. MHP yi 2. Parti konumuna yükselten anahtar sözcük başörtüsüne karşı Fazilet partisinin ürkek davrandığını biz ise erkek davranacağız demesi ve 28 Şubat zihniyetinin başörtüsü düşmanlığı MHP yi 2 parti yapmıştı. Ancak MHP TBMM deki yemin töreninde başörtüsü düşmanlarına karşı “erkek” olamadığını göstermiş ve kendi vekillerinin başını açtırmıştı.


Birinci imtihanı kaybeden MHP sırasıyla Başbakanlık Teklifini “ben başbakanlık yapamam Ecevit yapsın” cümlesiyle geri çeviriyordu. DSP- ANAP-MHP Koalisyonu Kuruluyordu. Oysa Mecliste MHP nin başkanlığından Fazilet ve DYP Koalisyonu da kurulabiliyordu. Bahçeli Ecevitin Başbakanlığını tercih etmişti. Üstelik Rahşan Ecevit “eli kanlı teröristlerle koalisyon içime sinmiyor” dediği halde Bahçeli adeta bu ifadeyi kabul ediyor ve Ecevitin yardımcılığına razı geliyordu.


Hükumet kurulmadan önce Türkiyeye teslim edilen APO vardı. Hükumet kurulur kurulmaz APO için karar verme durumu söz konusu idi.. O gün yasalarımızda İdam vardı ve APO nun idamına kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak koalisyon hukümeti uluslararası baskılara dayanamayarak APO yu idam etme yerine “huzur evine” göndermeyi tercih ediyorlardı.  MHP deki kırılmalar peşpeşe geliyordu.


1999 da kurulan Hükumet adeta talan hükumeti gibi çalışıyor zaten MHP liler için varolan “İHALECİ” yaftalamaları adeta gerçeğe dönüşüyordu. 1999 da Kurulan Koalisyon Hükumeti tam anlamıyla Türkiyeyi talan eden bir hükumet rolünü üstlenmiş gibiydi. Ülke iflas ettirilmiş tabiri caizse 70 sent e muhtaç edilmişti. Devamla koalisyon hükumeti çalışanların ve emeklilerin maaşlarını ödeyemecek hale geliyordu. İMF den alınan Krediler Zengin İşadamlarına veriliyordu. Devletin tüm gelirleri adeta Tüsiad üyeleri arasında paylaştırılıyordu. Mahalle bakkalları zamlara yetişemiyor veresiye alanlara aldıkları malın fiyatı yerine ne aldıklarını yazıyor ve ödeme zamanındaki fiyat üzerinden alarak ayakta kalmanın çarelerini üretiyordu. 


Başbakan Ecevit çalışanların maaşlarını ödemek için ABD deden 800 Milyon dolar istiyordu. ABD bir miyar dolar veriyor ancak “siz ülkenizi yönetemiyorsunuz” diyerek Kemal Derwish adında bir Türkiye Valisi gönderiliyordu. Bu süreçte başbakan yardımcısı Bahçeliye düşen görev “figüranlık” oluyordu.


Bu süreç Türkiye cumhuriyeti tarihinin en kötü süreci olarak tarihe geçiyordu.

3 kasım 2002 de yapılan erken genel seçimde Ak-Parti % 34,5 oy ve 365 vekil kazanarak tarihi bir rekor kırıyordu. DSP MHP ve ANAP Yani dönemin hükumeti baraj altında kalıyordu. 2007 genel seçimlerinde vatandaşlarımız Ak-Partiye destek olması için MHP yide barajın üstüne taşıyordu. Ancak MHP de değişen bir şey yoktu. Ak-partiye destek olsun Anayasa değişsin diye TBMM ye taşınan MHP maalesef öteki gurupla yani Türkiyeyi iç etmek isteyen gurupla birlikte hareket ediyordu. 2011 seçimleri öncesi kasetlerle barajın üstüne taşınan MHP 2013 de Taksim Gezi Olaylarından sonra adeta Uluslararası Türkiye düşmanlarının eline geçiyordu.


Gezi Olaylarında MHP nin Tavrı

Taksim Gezi Olayları dahil meydana gelen tüm terör saldırılarından sonra birkaç gün susmayı tercih eden MHP sonraki açıklamalarında saldırıyı yapanları eleştirememekte ve Hükumete saldırmaktadır. Her Terör Olayından sonra birkaç susmayı tercih etme halleri bugünde devam etmektedir. En son Ankara saldırısında da aynı yöntemi uyguladılar. Üç dört gün gıkları çıkmayan MHP İstanbul Yeni Kapıdaki Mitingte Hükumeti ve Ak-Partiyi suçlamayı tercih etmiştir. 2011 seçimlerinden sonra cenderesine girdiği Pensilvanyanın izni olmadan adeta kıpırtanamayan bir hal almıştır. Terör örgütlerini ve teröristleri eleştiremeyecek duruma gelmişlerdir. Bahçeli Gezi Olaylarında sokakları tarumar eden hainleri bir kez bile eleştirememiştir.. 2013 Yılından beri Bahçeli birkez bile Terör örgütünün derhal silah bırakması gerektiğini söyleyememiştir. Her seferinde teröristler "es" geçilerek Hükumete ve Erdoğana Yüklenilmiştir.


Güney Doğudaki Uyuşturucu Ticareti

Beyaz Toros deyimi içerisinde Güneydoğudaki terörden beslenenler arasında MHP lilerinde olduğu sürekli söylenmiştir. Bahçeli her terör saldırısının ardın ilk kullandığı cümle "olağanüstü hal getirilsin" olmuştur.Olağanüstü hallerden beslenenlerin çoğunluğunun beyaz toroslar olduğu artık bilinenler arasındadır. Afganistanda üretilen uyuşturucunun Güney Avrupaya ulaştırma noktasında Türkiye olduğunu hiç bir zaman unutmamalıyız..


MHP nin Erimeye Başladığı Tarih

Kobane Organizasyonu Uluslararası Türkiye Düşmanları Kobane (Aynel Arap) de kollefktif olarak organize ettikleri operasyonla Güneydoğu halkı ayaklanma denemesi yapmıştı. 51 kişinin öldüğü ayaklanmadan sonra Türkiye Hükumeti ileriyi görerek hazırlamış olduğu İÇ GÜVENLİK PAKETİ Meclise geldiğinde MHP nin HDP den farklı değilde HDP den daha ateşli bir şekilde paketin çıkmasını engellediği görülmüştü. 132 maddelik Paketin aylar süren görüşmeleri neticesinde ancak 68 maddesi geçirilebilmişti. İç Güvenlik paketi çıkmamış olsaydı bugün Türkiye ateş içerisinde Suriyeyi geçmiş olacaktı. MHP nin akıl tutulmasıyla bunu yaptığı tahmin dildiği için fazla üzerinde durulmamıştı. Ancak 7 Haziran akşamı biz hiç bir koalisyonda yokuz sözleri MHP nin Türkiyede KAOS tan yana olduğunu açıkça göstermeye yetmişti bile. Bugün ABD dolarının 3 TL olmasının yüzlerce esnafın iflas etmesinin sebebi Bahçelinin İpotek koyduğu MHP nin duruşudur.


Terör örgütlerinin saldırılarından sonra susan ve sonrasında da saldıranlara ses çıkartamayan bir MHP Türk siyasetinin “kamburu” haline gelmiş durumda. 7 haziran seçimleri ardından Cumhurbaşkanı TBMM deki tüm partilerin içerisinde olacağı bir hükumet ister.Bunu da CHP Antalya milletvekili Deniz Baykal`a ileterek liderlerin cumhurbaşkanlığında bir araya gelmesi için davet gönderir. Ancak muhalefetin tümü birden adeta “milli mutabakat” hükumetini reddederler.


Bugün meydanlara çıkarak koalisyon olabileceklerini söyleyen Bahçeli koştuğu şartlarla ne koalisyon ve nede hükumet olmayı düşünmüyor. 1 kasım seçimlerinin tek sebebi Bahçelidir. MHP nin önüne gelen tarihi fırsat bir daha gelmemek üzere kaybolmuştur. Ak-Parti MHP Koalisyonunu Türkiye düşmanlarından başka herkes istiyordu. 7 Haziran seçimleri Akşamı Koalisyona girmeyeceklerini ifade etmeleri tevafuk bir açıklamamı yoksa Türkiyeyi ekonomik ve siyasi kaosa sürükleme açıklaması mı diye düşündüğümüzde ikincisinin gerçekleştiğini görüyoruz.


TC. Kurulduğundan beri ilkkez MHP ye muhtaç olmuş ancak MHP biz bu işte yokuz diyerek Türkiyeyi Uluslararası Düşmanlarımızın isteklerine mecbur bırakmıştır. Ak-Partinin izlediği Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkma politikası Anadolu Milliyetçilerini daha doğrusu Merhum Türkeş Milliyetçilerini saflarına çekmeye devam etmektedir. Pensilvanya istemedikçe konuşamayan bir MHP nin Türkiye üzerinde etkileri bana göre bitmiştir.


Türkiye cumhuriyeti dört koldan kuşatılmışken Bahçelinin MHP si kuşatma tarafında yeralmıştır. Dün Hükumeti Terörle mücadele etmemekle suçlayanların bugün hükumetin terörle mücadelesinin karşısında olmaları düşündürücü olduğu kadarda MHP ye gönül vermiş olanlar için üzücüdür de. Cumhurbaşkanı Erdoğanın Düşmanlarını saydığımızda herşey ortaya çıkmaktadır. Erdoğanı ABD, Rusya, Almanya, İsrail, İngilizler, Pensilvanya, Kılıçdaroğlu, HDP=PKK Sevmiyor Bahçeli de sevmiyor.. Anlayana sivri sinek saz derler ya...

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2261

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.