Bugün: 22.07.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Kuşatılan Ülkemi Kuşatan Diyanetse!..

Kuşatılan Ülkemi Kuşatan Diyanetse!..

Diyanet kapatılarak camiler Halk Eğitim Müdürlüklerine devredilmeli Diyanetin tüm personeli de bulundukları yerlerdeki belediyelerin emrine verilmelidir

Kuşatılan Ülkemi Kuşatan Diyanetse

Türkiye ölüm kalım mücadelesi verirken tıpkı Osmanlının son dönemleri gibi devletin tüm kurumlarına sızmış hainler beklenmedik yerden beklenmedik zamanda hamle yapmaktadırlar. Bu makalede konumuz 12 Şubat Cuma Günü Türkiye Halkının Birinci Gündemi Olan Hutbe ve Hutbenin Sahibi Diyanet İşleri..

Bilindiği gibi cumhuriyete geçişle birlikte Allah cc inanmayı ve sorumluluklarını yerine getirmeyi kendi kıstaslarına uydurmak için Diyanet İşleri başkanlığı oluşturulmuştur. Bu kurum 2013 e kadar kamunun istediği düşünceyi halkımıza empoze etmiştir ve etmeye çalışmıştır.

2013 den Sonra Bu Kurumun Hizmet Alanı değiştirilmiştir
Gezi olaylarıyla birlikte Uluslararası Türkiye düşmanları güçlerle birlikte Türkiye cumhuriyeti devletini hükumetini etkisizleştirmek, Türkiye cumhuriyeti devletini ekonomik olarak çökertme operasyonları 17/25 aralıkla devam ettiği bir dönemde Diyanet işleri teşkilatı paralel çete ile daha önce birbirleriyle düşman olan ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığının getirdiği kardeşlikle İstanbul merkezli bir tarikatın uzantılarıyla birleşerek Diyanet işleri başkanlığı Türkiye cumhuriyeti başbakanı/Cumhurbaşkanına karşı eylemlerin odağı haline getirilmiştir.

30 Mart 2014 seçimlerinde tam anlamıyla güç birliği yapamayan bu ekipler 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde güç birliğine giderek Erdoğanın karşısındaki adayları desteklemişlerdir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Şİİ liğin propagandasının yapıldığı bir hutbe hazırlanmış ve Cuma günü camilerden okutulmuştur. Diyaneti ele geçiren bu Tarikat Çete ortaklığı çalışmalarına devam etmiş özellikle yönetim mekanizması Müftüler Vaizler dahil elde edilmeye çalışılmıştır. Çok sayıda Müftü çalışmaları sırasında Kur an ı kerime karşı toplumu harekete geçirmeye çalışmıştır. Pensilvanyadaki efendilerinin Kur an Müslümanlığı deyimi Müftülerin eleştiri alanlarını oluşturmuştur. Kur an ı kerime karşı adeta savaş ilan edilmiştir. Bu savaş artarak devam etmektedir.

7 Haziran seçimleri öncesi Diyanet ,işleri başkanına bir araç hediye etmiş ve hemen ardındanda Halkımız açken 1 milyonluk araca binecek diye medyalarında yaykarayı basmışlardı. Oyunu süper oynuyorlardı. Cumhurbaşkanı bu tepkiyi kırabilmek ve Ak-Partinin oy kaybını önleyebilmek için Başkana başka bir araç hediye etmek zorunda kalmıştır. Cumhurbaşkanının bu eylemi bizzat imamlara kadar kınanmaya başlanmıştır. Netice 7 Haziranda Ak-Parti kaybetmiştir.

Cumhurbaşkanımızın iran dönüşü uçakta verdiği ve özellikle İranı eleştiren beyanatı “Mezheplerini Din Edinenler” sözü Diyanette kümelenen muarızları adeta çılgına çevirmiştir.

Saldırı Devam Etmektedir
Bu muarız odaklar bir takım solcularla sıkı fıkı ilişkiler içerisinde Diyanetin sitesinde Müslümanlıkla uzaktan yakından ilişkisi olmayan bir fetva yayınlatmış ve akabinden yayından kaldırmışlardır. Bazı Müftüler imamlar toplantısında Kur an Müslümanlığının sapıklık olduğunu hiç bir imamın kur an ı kerimden anlayamayacağını söyleyerek kendi hadislerini okumalarını istemeye devam etmiş ve etmektedirler. Son olarak İstanbul Beykoz da bir külliye yıkılmıştır. Bu külliyenin ortak özelliği paralel çete i,le bir tarikata aynı mesafede oluşlarıdır. Öyle zannediyorum ki son hutbe külliyeye karşı Cumhurbaşkanımızdan “öc” alma hutbesi olmuş ancak nihayetinde bardağı taşırmıştır.

Bugün Türkiyenin dört biryanında hutbeye karşı şiddetli eleştiriler hala daha devam etmektedir.

Dünyayı kan gölüne dönüştüren uluslararası emperyalistler Ehl-i sünnet ve Ehl-i Şia nın Allah ile birlikte başka ilah edinmelerini fırsat bulmuş ve Müslümanları kullanmaya başlamışlardır.

Hutbe
Kardeşlerim!
“Bize Kur’an yeter” anlayışıyla peygamberimizi, onun siretini ve sünnetini dikkate almadan Müslümanca yaşamaya çalışmak mümkün değildir. Bu duruş, Kur’an’ın bizzat kendisine aykırıdır. Çünkü Yüce Rabbimiz, Kerim Kitabımızda bize, kendisiyle birlikte Resulüne inanmayı ve tabi olmayı emreder. Peygamberimizin helal kıldığını helal, haram kıldığını haram saymamızı ister.6 Dolayısıyla Peygamberimize inanmayan, onun siretini ve sünnetini benimsemeyen bir anlayış, İslam anlayışı olamaz. Peygambere iman etmeden, Kur’an ile sünnetin arasına mesafe koyularak ebedi kurtuluşa ulaşılamaz. Resul-i Ekrem’in şerefli sözleri olmadan Kur’an anlaşılamaz ve yaşanamaz. Bizi bu konuda ikaz eden yine bizzat Efendimizdir. O şöyle buyurur: “Sakın sizden birinizi, emrettiğim veya yasakladığım bir konu kendisine iletildiğinde, köşesine yaslanmış olarak cahilce, ‘Biz Allah’ın Kitabı’nda ne bulursak ona uyarız; hadis tanımayız!’ derken bulmayayım!”

Okunan bu hutbe yurdun dört bir yanında protesto edilmiş çok binlerce insan camileri terketmiştir. 12 Şubat Cuma günü Anadolu toplumunun temeli Diyanetteki hainler tarafından adeta dinamitlenmiştir.

Allah cc Kur an ı keriminde hadislere iman etmeyi yasakladığı halde hadislere iman etmeyenler sapıklıkla suçlanmaktadırlar.

تِلْكَ اٰيَاتُ اللّٰهِ نَتْلُوهَا عَلَيْكَ بِالْحَقِّۚ فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِه۪ يُؤْمِنُونَ
Türkçe 
Tilke âyâtu(A)llâhi netlûhâ ‘aleyke bilhakk(i)(s) febi-eyyi hadîśin ba’da(A)llâhi ve âyâtihi yu/minûn(e) Casiye Suresi 6. Ayet

Ali Bulaç (Meali)
İşte bunlar, Allah`ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah`tan ve O`nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?

Burada ayetin latince okumasını almamın sebebi ayette orjinal bir şekilde Allah cc “hadis” demiştir. Bu ayet hadislere iman etmeye yasaklamıştır. Diyaneti ele geçiren çetenin hayatındaki “Kur an” ölülere okunarak para kazanma aracıdır.

Müslüman Memleketlerin Kan Gölüne Dönmesine Sebep Olan Düşünce


Bugün Müslümanlar arasında üç farklı düşünce mevcuttur.

1-Ehl-i Sünnet (selefilerde Ehl-i sünnettir. Beslendikleri kaynaklar aynıdır)
2-Ehl-i ŞİA
3-Ehl-i Kur an
Ehl-i sünnet Allah ile birlikte Hz. Muhammedi İlah edinen sapkın fırkadır.
Ehl-i ŞİA Allah ile birlikte Hz. Aliyi İlah edinen sapkın fırkadır.

Her ikiside müntesiplerini terörise etmektedirler. Bunları iyi bilen Müslüman düşmanları harekete geçerek Müslüman memleketleri Ehl-i sünnet ve Ehl-i Şia inancındakiler aracılığıyla kana bulamışlardır. Tüm bu çalışmaların teorisyenleri İngilizlerdir.

‘Kur’an’ı Müslümanların Elinden Almalıyız’ diyen İngiltere başbakanı Gladstone
"""Timaş yayınlarından “Büyük Oyun” adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim"""..
O gün bugün dünya genelinde İngilizler Kur an ı kerime karşı hareketleri organize etmektedirler.

Türkiye ölüm kalım mücadelesi verirken toplumsal birliktelik için önemli bir kurumun Türkiye düşmanlarının odağı haline gelmesi kabul edilemezdir. Hükumet uykudan uyanmalıdır. Diyanet sorgulanmalı ve Diyanetin içerisine kümelenen şer odaklarından Diyanet arındırılmalıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığının devrim niteliğindeki çalışması Hadislerle İslam adlı 7 ciltlik eser çete tarafından sümen altı edilmiştir.

Bu Eser 80 Kişilik bilim adamının 2004 de başlayıp yaklaşık 8 yıllık bir çalışma ile 400 bin hadis kur an ı kerime göre ve bilimsel verilere göre tahriç edilerek devrim niteliğinde bir eser meydana getirilmiştir. Bu eser hurafe düşünceleri bertaraf ettiği için malum çete tarafından sümen altı edilmiştir.

Makalemiz uzamasın diye diyanetin artı/eksilerinden bahsetmeyeceğim. Ancak AKP ve Hükumet 7 Haziran Tokatından daha büyük bir tokat yemek istemiyorsa gereğini yapmalılar diye düşünüyorum. Hazineden 6 milyar TL ödenek alacaksın Devlete karşı eylemlerin odağı haline geleceksin.. Bana göre Diyanetin kapatılarak camiler Halk Eğitim Müdürlüklerine devredilmeli Diyanetin tüm personeli de bulundukları yerlerdeki belediyelerin emrine verilmelidir.Vesselam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2023

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.