Bugün: 21.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Komplo Cemaati Ters Köşeye Yatırdı

Komplo Cemaati Ters Köşeye Yatırdı

Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti ve Devletine karşı yapılan komplo cemaati ters köşeye yatırdı

CEMAAT TERS KÖŞE OLDU

Türkiye hain projelerin uygulandığı bir ülkedir. Çünkü yerli hainlerimiz oldukça fazladır. Halkımız bu kadar büyük projeleri daha önceden göremiyorlardı. Bugün iletişimin mükemmel oluşundandır ki hain projeler hemen deşifre olmaktadırlar.

Devleti idare edenler devletin olması gereken imkanlarını oldukça iyi kullanmaktadırlar. Devlet bir organizasyondur. Bu organizasyon vatandaşlara daha iyi hizmet edebilmek için yapılır. Vatandaşlarına daha iyi hizmet etmeyen organizasyonlar çökmeye mahkumdurlar.

Bu girişten sonra gelelim güncel olaylara
Türkiye 2013 de ilkönce Taksim kazası geçirdi şimdide operasyon kazası ile karşı karşıya. Taksim tertipçilerinin başarmaları halinde camilerimizi “cümbüş evi” yapacaklarını 17 gün boyunca taksim Gümüşsuyu caddesinde haykırdı durdular. Söylenenlere göre 750 ton içki içmişler. Pizza ve diğer yiyecekler bir merkezden idare edilmiştir.

Taksimde hedef neydi
1- 3. Boğaz köprüsü
2- Kanal İstanbul projesi
3- Marmaray projesi
4- 3.Havaalanı projesi
5- Körfez geçiş köprüsü projesi

Baktığımız zaman bu projeler Türkiyeyi bölgesinin üssü haline getirecek projeler olarak gözükmektedir. Bir Alman, Bir Yunanlı bunlara karşı çıkabilir. Bu Almanın da Yunanlının da en tabii hakkıdır. Ancak bir Türkiyeli bu projelere ne diye karşı çıkabilir ki. Bu projelere karşı çıkmaz için satılmış hainlerden olmak lazım. İşte Türkiye bu hainliklerle karşı karşıya kalmıştır.

17 Aralık Operasyonunun koordinatlarına baktığımızda Taksim Gezi olaylarının devamı olarak görülmektedir. Taksimde başarılı olamayanlar Taksimde pasif rol verdikleri cemaati kullanan çevrelere bu sefer aktif rol vererek başarmak istemektedirler. Yukarıda da dediğim gibi bunu Alman yapabilir. Bunu Yunanlı yapabilir. Bunu Siyonistler yapabilir. Ancak bunu bir Türkiyelinin yapması ne diye sorusunu sordurabilir.

Cemaatin ABD deki adamı her fırsatta bizim bunlarla alakamız yok derken Bedduasına baktığınızda çalmadan, hırsızlıktan ve hırsızdan söz ederek merkezinde görev alarak gerçekleştirmek istedikleri operasyonu aslında deşifre etmektedir.

Merhum Erbakan bu zat için Siyon hizmetçisidir diyerek çevresindekileri uyarırdı.
Erbakanın en yakın arkadaşları bile buna inanmadıklarını gördük. Oysa 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 17 Aralık 2013 Darbelerinde Aktif rol alan bir zatı Muhterem olarak karşımıza çıkıyor. 

Elbetteki Taksim gezi olayıyla başlayan darbe girişimleri başarılı olamamıştır. Ekonomik olarak bir takım sıkıntı vermiş ise de giderek güçlenen ekonomiler için yani yükseliş trendinde olan ekonomiler için bu o kadar sorun olmamaktadır. Eğer ekonomimiz Yunanistan ve İtalya gibi yükseliş trendinde değil de iniş trendinde olsaydı elbetteki bu tür saldırılarda Yunanistan ve İtalya gibi çöküşler olurdu.

SİYON İMPARATORLUĞU haritasına bir göz attığımızda Yunanistan ve İtalya da da bu girişimlerin nedenini anlamış oluruz. Siyon imparatorluğu kurmak için çalışan İsrailli Yahudiler haritanın içerisine Yunanistan ve İtalyayı da dahil etmilerdir. Bu haritadaki devletin bir tarafki sınırları Yunanistandan başlayarak Tunus, Libya Mısır, Güney Sudan dan Aden körfezine kadar. Diğer taraftan ise Ermenistandan başlayarak Türkiye ve İran. Arap yarımadasının tamamı SİYON İMPARATORLUĞU nun haritasındadır. Bu projeleri gerçekleşmesi için İsrail Devletinin NATO ya girmesi şarttır. İsrail devletinin NATO ya girebilmesi içinde Türkiye de AKP iktidarının gitmesi ve yerine ABD Elçiliğinde İmparatorluğun çöküşünü seyretmeye gidebilecek kadar cehalet içerisindekilerin iktidar olması gerekmektedir.

Her yerde hainlikler boğaza kadar ilerlemişken cemaatin başrol oyunculuğuna soyunmasını nasıl algılayabiliriz ki.

Bugün cemaatin çok büyük bölümü bu yapılanları kabul etmezken çok büyük bir bölümü de cemaat medyasının baktığı yerden bakmaktadır. Oysa bu ülkede yolsuzlukları kayıracak tek fert bile yoktur. Yani bir ülke insanının yolsuzluklara tepkisi bu kadar üst seviyede ise o ülkede yolsuzluk yapmak delilik yapmak gibi bir iş olsa gerek. Ben dahil herkes yolsuzluklara böyle bakmaktadır.

Ancak cemaat elemanlarının baktığı gözlük yolsuzluk gözlüğü değildir. Cemaat gösterilen pencereden bakmaya zorlanmakta ve o pencereden başka pencere görememektedirler. Diyelim ki yolsuzluk var. Kaç paradır bu yolsuzluk. Sözü edilen 100 milyar Euro mu. 100 milyar Euro yolsuzluğa kimsenin inanmayacağı gibi yapılması da mümkün değildir. Yapılması planlanan 2. Operasyonun koordinatlarında aslında mesele tamamen ortaya çıkıyor.

2. operasyonun 
3. Havaalanı
3. Boğaz Köprüsü
Kanal İstanbul
Marmaray
Körfez Geçiş Köprüsü

Müteahhitlerine karşı yapılacağının anlaşılması bu projelerin toplamının 100 milyar Euro olduğu ve bu projelerin aslında yolsuzluk olarak kabul edilmesinden oluşmaktaydı. Demek ki Türkiye uluslararası bir olayla karşı karşıya kalmıştı. Bunu her vatandaş böyle okumalıydı ve başka da okunması mümkün değildi. Bu operasyonlarda başarılı olabilmeleri için çok geniş bir koalisyon oluşturulmuştu. İçerisinde MHP nin CHP nin TKP nin İP ve kırdı kaçtı onlarca gurup ve partinin yeraldığı bir koalisyon. Cemaat bu koalisyonun başını çekecekti. Ve çekmeye de hala daha devam etmektedir. 

STV-Bugün TV ile UlusalTV –HalkTV aynı karede yeralmıştır.

Cemaat neden bu kadar ters köşeye yattı
Cemaat bugün savunma mantığı ile içeriden kendilerine sığınmış bir hale gelmişlerdir. Büyük bir suçluluk psikolojisi içerisinde hareket edilmektedir. Yurtlarda öyle şeyler konuşulmaktadır ki dinleyiciler bu konuşulanları dinlediklerinde Yahudiler bu AKP lilerden çok daha iyi insanlardır diye düşünmekten edemiyorlar. Burada ne konuştuklarını açıklamıyorum.

Ak-partililerin Yahudilerden daha aşağılık insanlar olduklarına inandırılanların nasıl bir psikolojik eğitimden geçirildiklerini anlamalıyız. Sosyolojik bir kural olan, ön yargı peşinden savunma refleksini getirecek savunma refleksi de bilgi edinme yollarını kapatacak bilgi edinemeyen birey ve toplumlarda gelişemeyeceklerdir. Cemaat bugün tam bunu yaşamaktadır. Yurtlarda STV hariç Televizyonlar yasaklanmış, Zaman hariç tüm gazeteler yasaklanmış, adeta içeriye çekilerek büyük bir suçluluk psikolojisi yaşamaktadırlar.

Dağılma aşamasındaki ordunun dağılmasını önlemek için ordu mensuplarına olmayacak şeylerden bahsedilerek motive edildikleri gibi cemaatte dağılma psikolojisi içerisine girmişlerdir. Cemaat abilerinin Türkiye Cumhuriyeti hükumetini etkisizleştirmek. Türkiye Cumhuriyeti devletini ekonomik olarak çökertmek için Türkiyenin düşmanlarıyla ortak operasyonların odağı haline geldikleri gerçeğini gizleyebilmeye çalışmakta ve bir arada tutabilmeye çalışmaktadır.

İşte buna ters köşeye yatmak denir. 
Oysa cemaat toplumun baktığı noktadan bakabilseydi ve deseydi ki yolsuzluklara karşı toplum gibi bizde hassasız ancak bu yolsuzluktan daha öteye birşeye benziyor. Bunu yapanlar bizim gönül verdiklerimizde olsa biz bunları affetmeyiz diyebilmeli ve bakabilmeliydiler. Bu doğal bir bakış ve belki de cemaatin bu işten zarar görmeden kurtulmasına da sebep olabilecek bir bakış olacaktı. Böyle bir bakış sergilenmiş olsaydı herkes bu işin içerisinde cemaatin olamayacağı düşüncesiyle hareket edecek ve cemaat yara almadan bu işten sıyrılacaktı.

Ancak cemaatin böyle bakması hem mümkün değil hem de ihtimal dahilinde değildir. Çünkü cemaat Taksim gezide de vardı bugünkü Türkiye cumhuriyeti hükumeti ve devletine karşı yapılan operasyonda da var. Durum böyle olunca dağılma sürecine girilecek ve bu süreçte elde tutabilecekleri kadar kalacaktır. 

Cemaatin kaset işine bakması cemaat evlerinde ve yurtlarında kalan herkesi tedirgin etmiştir. Evlerde kalan gençlerin ve yurtlardaki gençlerin istenmeyen görüntüleri heran medyada çıkabilir düşüncesi bugün neredeyse düşünceden öteye bir gerçeklik olarak karşımızdadır. Yarın bu evlerde ve yurtlarda kalan kız ve erkek talebelerin istenmeyen görüntüleri medyada çıkma tehlikesiyle karşı karşıyayız. Devletin biran önce bu gençlere barınacakları bir yer bulma ve barınma yardımı yaparak bu tehlikeden kurtarması gerekmektedir.

Cemaat içine düştüğü suçluluk psikolojisi gereği olacak ki abiler kullandıkları telefonları bırakarak evlerde ve yurtlarda kalan öğrenciler üzerinden telefon kartları çıkartmaya başladıkları bilgileri gelmektedir.

Eğer gerçekten bir suç işleniyorsa ve bu suçlar telefonlarla talimat olarak veriliyorsa bu kart sahibi öğrencilerin yanmasına sebep olmayacak mı?. Çocuklarını sizlere emanet eden anne ve babaların bu durum karşısında takınacakları tavırları hiç düşündünüz mü?. Kirli işler içerisinde iseniz bile sizlere emanet edilen gençlerin üzerinden telefon kartları çıkartmanız doğru bir iş değildir.

Sayın başbakanın inlerine kadar ineceğiz sözleri önümüzdeki günlerde-aylarda cemaat içerisindeki birçok insanın uluslararası kirli ilişkilerinin açığa çıkacağı anlamında düşünmek lazımdır.

Siyon imparatorluğu için çalıştığı iddia edilenlerin mutlaka ayıklanacağı söylenmektedir. İstihbarat birimleri bu doğrultuda çok sayıda tespitler yaptığı haberleri gelmektedir.

Cemaatin ters köşeye yatması tamamen bitmesine sebep olacak en büyük hatadır. Hüseyin Gülercenin tespit ettiği bu mantık cemaati bir nebze olsun ayakta tutabilmek için olsa gerek. Hüseyin gülerce cemaatin ters köşeye yattığını bilerek cemaati düştüğü bu yanlıştan kurtarmaya çalışmaktadır. Gülercenin bu hareketi Ak-parti sevdasından değil cemaat sevdasındandır. Vesselam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2872

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.