Bugün: 22.04.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • "Kırk Yaş Sendromu/Hedef Hastalığı"

"Kırk Yaş Sendromu/Hedef Hastalığı"

İstedik ki Aileler yıkılmasın Yuvalar sönmesin Çocuklar perişan olmasın Kadın veya Erkek Hapse/Mezara/hastaneye gitmesin

İnsanoğlu fıtratı düşünce sisteminden uzaklaşmasıyla doğasında olmayan çeşitli rahatsızlıklara yakalanacağı açıktır. İnanmanın verdiği huzur ile ahiret hayatının hedeflenmesi dünya hayatından çok sayıda sıkıntıyı bertaraf etmektedir. Hedefinize koyduklarınıza ulaşamadığınız da sıkıntı çekersiniz. Müslümanın hedefi Ahirette cennetin en güzel yeri olduğu için Hedef hastalığına yakalanma oranı hemen hemen hiç yoktur.

 

40 yaş sendromundan bahsediyoruz.

Biz 40 yaş sendromu hastalığına HEDEF hastalığı diyoruz.

Hedef hastalığı inanç ve bağlantıları dünyevi olan tüm insanları bir şekilde etkilemektedir. Dünyalık hedeflerine ulaşamayacağını anlayan aile ebeveynleri 35 yaşından sonra hormonların baskınıyla tetiklenen dünyevi dürtüleri, aile ebeveynliklerini unutturarak gözü kara birer bireyler olarak ortaya çıkmalarına sebep olmaktadır. İhtiyarlama hissinin oluştuğu bu yaşlarda hormon salgınının da zirveye çıkmasıyla deli divane olabiliyorlar.

 

Kadın ve erkekler  35-45 yaş arasında ’40 yaş sendromu’ yaşıyorlar. Bu yaşlarda yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip pişmanlık duyuyorlar. Hedefledikleri dünya hayatına ulaşamadıkları hissini yaşayarak bunalıma giriyor ve netice olarak toplumsal sorunların yaşanması süreci başlıyor.

 

40 yaş sendromu hastalığına (hedef) sosyal bilimciler farklı farklı yaklaşımlarda bulunabiliyorlar. 40 yaş sendromunu erkekliğin bitmesine bağlayanların kesinlikle yanıldıklarını düşünüyoruz. Zira yaşlılık hormonları (Andropoz) erkelerde 60 yaşlardan sonra gözükebilen hormonlardır. Kadınlarda menopozun karşılığı olarak erkelerde andropoz hormonları tüm erkekleri kapsamayarak genel olarak 60 yaşlardan sonra bazı erkeklerde gözükebilir.  40 yaş sendromu daha çok hormonların aşırı sex ihtiyacı hissettirdikleri döneme verilen addır. Hedefledikleri dünya yaşamına ulaşamayan aile ebevenylerini tetikleyen Hormon baskınlarıdır. Yaşlılık hissi yaşayan aile bireyleri hormon baskını altında geriye dönük olumsuzlukların tümünü bir araya toplayarak aile içerisinde kargaşaların, kavgaların çıkmasına sebebiyet vermektedir.

 

Aile içerisinde gerek karı-koca arasında ve gerekse çocuklarla sorun yaşanıyorsa bu tip ailelerde 40 yaş sendromu beklemek lazımdır. Karı-koca arasında  geçmişte huzursuzlukları mevcut idiyse işte o zaman 35-45 yaş arasında çok sayıda hissin zirveye çıkmasıyla toplumsal sorun haline gelebilecek aile sorunları yaşanabilir. Bu süreçte erkelerin başka kadınlara gitmelerini normal işlerden kabullenmişlerken kadınlarda süslenmeleriyle başka erkelerin kendilerini hissetmesini arzu etmektedirler. Kıskanma duygularının en üst safhaya çıktığı bu dönemlerde aile içi şiddette en üst seviyelere çıkabilmektedir.

 

İhtiyarladığı için dünya hedeflerine ulaşamayacağı hissine kapılan kadın ve erkelerin gözleri kararmış olduğu için hasta olduklarını kabullenmedikleri gibi çoluk çocuklarının ne olacağı da onları ilgilendirmemektedir.

 

Özellikle kadınlar dış görünüşünden rahatsız oluyor, beğenilmeme korkusuna kapılıyorlar.

 

Bu süreci atlatabilmek aslında çok kolay.

İlkönce böyle bir hastalığın olduğunu bilmek ve kabullenmek gerekiyor. Hastalığın bilinmesi ve kabul edilmesi tedavide % 80 başarınında sebebi demektir. Bu durumdaki ailelere sosyal hizmet uzmanları olağanüstü yardım ederek ailenin bu süreci rahat atlatmasını sağlamaktadır. Bu tür sorunla karşılaşan ailelerin çocukları veya en yakın akrabaları veya komşuları vakit geçirmeden bulunduğunuz bölgenin sosyal hizmetler birimlerine sorunu ulaştırmaları gerekiyor.

 

Eskiden bu tür hastalıklara müdahale edebilecek birimler ve uzamanlar yoktu. Bugün Türkiyenin her köşesinde aile sorunlarıyla birebir ilgilenecek uzmanlar mevcuttur. Hiç bir ücret almadan sizlere bizler yardım etmeye hazır durumda beklemektedirler.

 

Ailelerin bilgilendirilmeleri bu tür hastalıkların sorun olmadan atlatabilmelerine sebebiyet verecektir. Bu yaşlardaki eşler birbirleriyle daha fazla diyalog içerisine girerek daha fazla sohbet edebilir ve hatta imkanları varsa 40 yaş balayına çıkabilirler. Eşler bu yaşların getirdiği fiziksel değişimleri olağan kabul ederlerse bu süreci rahatlıkla atlatılabilir.

 

40 yaş sendromuna giren kadınlara, erkekleri daha fazla ilgi göstermeli ve geçimsel sorunlarla değil hayatın güzellikleriyle muhabbet etmeyi tercih ederek geçmişlerden atalardan örneklerle dünya hayatının geçiciliğinden söz etmeleri bir nebze olsun tansiyonu düşürecektir.  Aksi halde kadın yuvayı yıkmaya ve her türlü maceraya girişebilecek duruma girebilir. Bunun için eşler ve yetişkin çocuklar aileye yardımcı olmalılar.

 

Kadınların birçoğu 35 yaş ve üstünde zorlu bir dönem yaşıyor.

Sorunlar orta yaş seviyesindeki kadınları hem mutsuz hem de sağlık açısından huzursuz ediyor. Çatışmalı duyguların yaşandığı bu 40 yaş sendromunda çoğu kadın süreci zor atlatıyor. Aile reislerinin böyle bir hastalığa yakalandıklarını anlayan çocukların olağanüstü gayret göstermeleri gerekmektedir. Boşanma konusu hiç gündeme getirilmemeli ve zamana ihtiyaç var anlayışı ile hareket edilmelidir. Gerekirse bir müddet eşler birbirlerinden kontrollü şekilde uzak tutulmalıdır.

 

Aileye yardımcı olmak isteyenlerin aslında başka hayat olmadığını babalarının ve dedelerinin hayatlarına bakarak nasıl bir hayat yaşayabilecekleri anlatılmalıdır. Bu süreçte aileyi yıkıcı hiç bir işleme girişilmemelidir. Ailenin her iki reisi sürekli olarak düşünmeye ve bu sürecin geçici olduğunu kavramaya davet edilmelidir. Üç ay beş ay gibi birbirlerinden ayrılmaları ve sürekli birbirlerine özlem mesajları iletmelerinin yol ve yöntemleri üzerinde durulmalıdır.

 

Aile resileri arasında karşılıklı saygı ve sevgiyle bağlanmayan bir yapı varsa işte bu ailelerde 35-45 yaşları arasında böyle bir krize yakalanma ihtimali oldukça yüksek olmaktadır. Çoğu kez çocuklar aileleri birbirine bağlayan en güzel bağlardır. Ancak 40 yaş sendromu aile bireylerini göremeyecek kadar gözükara hale getiren bir dönem olduğu için çocuklar anne ve babalarına yaklaşırlarken çocuk gibi değil birer sosyal hizmet uzmanı gibi yaklaşmalıdırlar.

 

40 yaşların genel olarak yaşamın durgunlaştığı, çalışma ve sosyal hayatın yavaşladığı bir dönem olduğunu biliyoruz. Bu devre oldukça çatışmalı duygular içerir. Kadınlar erkeklere göre daha duygusal yapıda oldukları için kadınlar bu zaman diliminde daha hassastır. “Bu süreçte kadınlar çok zorlanır. Çalışan kadınlarda ise işyerinde kariyer olarak istediği konumda olamaması, bu dönemde kadının aldatılması, 40 yaş bunalımını ortaya çıkaran sebepler olarak sıralanabilir. Mutlu bir çocukluğu olan ve huzurlu ailede yetişen kadınların bu dönemi daha kolay atlatabidikleri bilinmektedir.

 

Gözü Kara Hale Geliniyor

40 yaş sendromu’nda kişi, yaşamını sorgulamaya, yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip pişmanlık duymaya başlar. Yapmak istediği şeyler için çok geç kaldığını, yeterince genç olmadığını düşünür ve vazgeçer. Yaşlanmaya bağlı olarak kilo alma, saç dökülmesi, beyazlaması, sarkmalar ve çatlaklar görülür. Bu duruma bağlı olarak kadın kendi dış görünüşünden rahatsız olur ve beğenilmeme korkusunu daha yoğun yaşar. Kadın bu dönemde güzelleşmek için yaşlanmayı geciktirici tedavilere başvurur. Daha önce dikkat etmediği birçok konuda daha titiz davranır. Kıyafetler daha şık veya yaş ortalamasının dışındadır. Eş ve çocukları bir yana bırakarak hayatı daha yoğun ve yüksek tempoda yaşamak ister. Bu dönemlerde beğenilme korkusu yaşayan kadınlar kuaför kuaför gezerler. Kadın ve erkeKlerin bu dönemde gözleri hiç bir şeyi görmezler. Gözü kara deyimi bu dönemler için kullanılır.

 

Eşler 40 yaş sendromuna girdiklerini anlamaları halinde veya uyarılmaları halinde bu sorunun çok büyük bölümü halledilmiş olmaktadır. Yaşadığımız toplumda 40 yaş sendromu neredeyse hiç bilinmemektedir. Bundan dolayı yüzlerce yuva yıkılmakta yüzlerce aile çökmektedir. Aileden sorumlu bakanlığın bu konuda toplumsal seminerler ve bilgilendirme toplantıları yapması gerekmektedir. Yeterli sosyal hizmet uzamnına sahip olmamakla beraber çalışmaların hızlı bir şekilde devam ettiğini bildiğimiz için gelecekte umutlarımız bugünkünden daha iyi olmaktır.

 

Eşler ve yetişkin çocukları varsa bu konuyu evde açmalı ve gerekiyorsa internet üzerinde bu konuda yapılan çalışmaları incelemeli ve neresinde olduklarına kendileri karar vermeliler.

 

40 Yaş Gezmeleri

Eşler bu yaşlarda daha çok konuşmalı ve çok hobiler oluşturarak imkanları ölçüsünde gezmeye çıkmalılar. Bu bir kaç günlük “bir 40 yaş balayı” olabilir veya eşin birisi uzun süreliğine 1-2 ay gibi uzak bir yere bir akrabasına veya bir gezintiye gönderebilir. 40 yaş sendromu oldukları bilinciyle hergünlerini teraziye koyarak hareket etmeliler.

 

Dünya Hayatının Hedefleri

40 sendromunun tetikleyen en büyük etken dünya hayatına “hedef” koymaktır. Müslümanlar 40 yaş sendromunu hafif geçirmekte veya kendilerini Allah yolunda mücadeleye vererek ve hedeflerini uhrevi düşüncelerin oluşturmasıyla 40 yaş sendromunu büyük bir arızaya sebebiyet vermeden atlatabiliyorlar. Önceleri Müslümanlarda görülmeyen 40 yaş sendromu (hedef) hastalığı ne yazık ki son yıllarda Müslümanlarda da görülmeye başlamıştır.

 

Dünya hayatına katlar yatlar apartmanlar zenginlikler saraylar gibi hedefler koyanlar ve çocuklarına köşkler hazırlama gibi hedefleri olanların 40 yaş sendromuna yakalanma olasılıkları oldukça yüksektir. Yaşlandıkları hissi ile hedeflerine ulaşamayacaklarını düşünen aile reisleri hormonların baskınıyla her türlü işi yapabileceklerini bilmeleri lazım. Aile içi kavgalar kadınların baba evine dönmeleri gibi eşyalarını toplanıp çöplere atmaları ve netice olarak yaralama ve öldürme gibi olayların yaşanmasına sebebiyet verilerek boşanmalar yaşanmaktadır.

 

Toplumsal olarak bu tür hastalıklardan en az yara almak veya hiç yara almadan atlatmak için Allah yolunda bir uğraş içerisine girmek gerekmektedir. Bugün derneklerimiz, vakıflarımız bu sosyal dengeyi düzenlemekte oldukça önemli yer tutmaktadırlar. Bir kur an halkasına katılarak tefsir dersleri almak veya kur an ı kerimle sürekli irtibat kurmak dünyevi hedeflerden dolayı meydana gelen 40 yaş sendromunu rahatlıkla atlatmak olacaktır.

 

Otuz yaşı deviren anne ve babalar bir dernek veya vakıfta kur an ı kerimle irtibata geçiniz. Son yıllarda Diyanet işleri başkanlığının da camilerde bu tür çalışmalar yaptığını unutmayarak kendinizi mutlaka uhrevi hayata hizmet edenlerin bir parçası haline getirmeye çalışınız.

 

Ahiret hayatı için afakı hedefleri olanlar yaşlandıklarının farkında olmadan kendilerini sürekli genç düşünerek ahiret hayatına çalışırlar. Bu kesim insanları 40 yaş sendromu dahil sosyal ve psikolojik hastalıklardan hiç birisi yakalayamaz.

 

Toplumsal sorunlarımızı toplum beraberliğinde çözebileceğimizi bilerek 40 yaş sendromu geçiren aile ebeveynlerini  sosyal hizmet birimlerine iletmek vatandaşlık görevi olduğu gibi toplumsal sorunlarla mücadele etmekte de önemli bir yer tutar.

 

Toplumsal sorumluluğumuzun bilincinde olmak dileğiyle kalın sağlıcakla..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3714

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.