Bugün: 17.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • "Kırk Yaş Sendromu/Hedef Hastalığı"

"Kırk Yaş Sendromu/Hedef Hastalığı"

İstedik ki Aileler yıkılmasın Yuvalar sönmesin Çocuklar perişan olmasın Kadın veya Erkek Hapse/Mezara/hastaneye gitmesin

"Kırk Yaş Sendromu/Hedef Hastalığı"
İnsanoğlu fıtratı düşünce sisteminden uzaklaşmasıyla doğasında olmayan çeşitli rahatsızlıklara yakalanacağı açıktır. İnanmanın verdiği huzur ile ahiret hayatının hedeflenmesi dünya hayatından çok sayıda sıkıntıyı bertaraf edecektir. Hedefinize koyduklarınıza ulaşamadığınız da sıkıntı çekersiniz. Müslümanın hedefi Ahirette cennetin en güzel yeri olduğu için Hedef hastalığına yakalanma oranı eskiden hiç olmamasına rağmen son yıllarda dünyevileşmeden dolayı olabilmektedir.

40 yaş Sendromundan Bahsedeceğiz
Biz 40 yaş sendromu hastalığına HEDEF hastalığı diyoruz.
Hedef hastalığı inanç ve bağlantıları dünyevi olan tüm insanları bir şekilde etkilemektedir. Dünyalık hedeflerine ulaşamayacağını anlayan aile ebeveynleri 35 yaşından sonra hormonların baskısıyla tetiklenen dünyevi dürtüleri, aile ebeveynliklerini unutturarak gözü kara hale getirebilmektedir. Az sayıda kişi kirk yaş sendromunu aile fertlerine zarar vermeden atlatabilmektedir. İhtiyarlama hissinin oluştuğu bu yaşlarda hormon salgınının da zirveye çıkmasıyla deli divane olabiliyorlar.

Kadın ve erkekler 35-45 yaş arasında ’40 yaş sendromu’ yaşıyorlar. Bu yaşlarda yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip o güne kadar yaptıkları herşeyden pişmanlık duyarak hedefledikleri dünya hayatına ulaşamadıkları hissini yaşayarak bunalıma giriyor ve netice olarak toplumsal sorunların yaşanması süreci başlıyor.

40 yaş sendromu hastalığına (hedef) sosyal bilimciler farklı farklı yaklaşımlarda bulunabiliyorlar. 40 yaş sendromunu erkekliğin bitmesine bağlayanların kesinlikle yanıldıklarını düşünüyoruz. Zira yaşlılık hormonları (Andropoz) erkelerde 60 yaşlardan sonra gözükebilen durumdur. Kadınlarda menopozun karşılığı olarak erkelerde andropoz hormonları tüm erkekleri kapsamayarak genel olarak 60 yaşlardan sonra bazı erkeklerde gözükebilir. 40 yaş sendromu daha çok hormonların aşırı sex ihtiyacı hissettirdikleri döneme verilen addır. Hedefledikleri dünya yaşamına ulaşamayan aile ebevenylerini tetikleyen Hormon baskınlarıdır. Yaşlılık hissi yaşayan aile bireyleri hormon baskını altında geriye dönük olumsuzlukların tümünü bir araya toplayarak bu olumsuzlukları mevcut aile ortamının getirdiği hissiyatıyla aile içerisinde kargaşaların, kavgaların çıkmasına sebebiyet vermekteler. Hatta çok sayıda ebeveynde çocuklarının annesi (sendroma giren tarafından) veya babası suç keçisi gibi görülmekte ve kendisiyle alay edilmektedir.

Genel olarak Aile içerisinde gerek karı-koca arasında ve gerekse çocuklarla sorun yaşanıyorsa bu tip ailelerde 40 yaş sendromu beklemek lazımdır. Karı-koca arasında evlilikten beri sorun ve huzursuzluk olan ailelerde 35-45 yaş arasında çok sayıda hissin zirveye çıkmasıyla toplumsal sorun haline gelebilecek aile sorunları yaşanabilir. Bu süreçte erkekler başka kadınlara gitmelerini normal işlerden kabullenmişlerken, kadınlarda süslenmeleriyle başka erkelerin kendilerini hissetmesini arzu edebilmekteler. Yaşadıkları sorunu kıskanma duygularını en üst seviyeye çıkartarak suçu karşı tarafa atma çalışmaları sıklıkla görülmekte. Bu dönemler aile içi şiddette en üst seviyelerin yaşandığı dönemler olabilmekte.

İhtiyarladığı için dünya hedeflerine ulaşamayacağı hissine kapılan kadın ve erkekler 40 yaş sendromu geçirdiklerini asla kabullenemezler. Sendroma girmiş ebeveny için aile bireyleri olan çocuklar veya çocukların dedeleri, dayıları, amcaları, halaları, veya teyzeleri hiç önemli değildir. O an o konuda hiç bir şey düşünebilecek durumları yoktur. Sendroma giren kadınlar dış görünüşünden rahatsız oluyor, beğenilmeme korkusuna kapılıyorlar. Süslenmek Gezmek dolaşmak Ergenler gibi herkesin kendilerine bakmasını sağlamak en büyük istekleri arasında olabiliyor.

Bu Süreci Atlatabilmek Aslında Çok Kolay.
İlkönce böyle bir hastalığın (sendrom) olduğunu bilmelerini ve kabullenmelerini sağlamak lazım. Hastalığın bilinmesi ve kabul edilmesi tedavide % 80 başarınında sebebi demektir. Bu durumdaki ailelere sosyal hizmet uzmanları olağanüstü yardım ederek ailenin bu süreci rahat atlatmasını sağlamaktadır. Bu tür sorunla karşılaşan aileler vakit geçirmeden sosyal hizmet uzmanlarını devreye sokmalıdır. Bugün tibariyle /2016) sosyal hizmet uzmanları ihtiyaçlara cevap verebilecek yetkileri olmadığından ailenin iki ebeveynide başvurması gerekiyor. Bu konuda ivedilikle yasal düzenleme gerekmektedir. Sendrom geçiren ailelere sosyal hizmet uzmanları resen müdahale edebilmeli.

Eskiden bu tür hastalıklara müdahale edebilecek birimler ve uzamanlar yoktu. Bugün Türkiyenin her köşesinde aile sorunlarıyla birebir ilgilenecek uzmanlar mevcuttur. Hiç bir ücret almadan sizlere bizler yardım etmeye hazır durumda beklemektedirler. Yeterki bu uzmanları devreye sokabilelim.

Ailelerin bilgilendirilmeleri bu tür hastalıkların sorun olmadan atlatabilmelerine sebebiyet verecektir. Sosyal hizmet uzmanlarına bu konuda seminer düzenleme toplantı ve panellerle vatandaşın eğitilmesi imkanı sağlanmalı. Bilgi her zaman lokomotiftir. Tüm sorunların sebebi cehalettir. Fıtrat yoksunu bilgi cehalete açılan kapı demektir.

Sendroma girmeden aile ebeveynleri birbirleriyle daha fazla diyalog içerisine girerek daha fazla sohbet edebilir ve hatta imkanları varsa 40 yaş balayına çıkabilirler. Eşler bu yaşların getirdiği fiziksel değişimleri olağan kabul ederlerse bu süreci rahatlıkla atlatılabilir. Sendroma girmeden birbirlerini nezaket kuralları içerisinde kontrol ederek bu süreci atlatabilirler. Unutulmamalıdır ki hedefini Allah rızası koyarak Ahireti düşünenler bu çirkin hastalığa yakalanmayacaklardır. Çirkin çünkü hayatta kalan ömür bu damga ile geçecektir. Çocuklarına çevrene ve akrabalarına karşı boynu bükükleri oynamak zorunda kalacaktır. Sendrom sırasında çok sayıda aile yıkılmakta/dağılmakta hatta ölümlü sonuçlar görülmektedir.

Bilgisizlik veya ilgisizlikten dolayı diyelim 40 yaş sendromuna giren kadınlara, erkekleri daha fazla ilgi göstermeli ve geçimsel sorunlarla değil hayatın güzellikleriyle muhabbet etmeyi tercih ederek geçmişlerden, atalardan örneklerle dünya hayatının geçiciliğinden söz etmeleri bir nebze olsun tansiyonu düşürecektir. Aksi halde kadın yuvayı yıkmaya ve her türlü maceraya girişebilecek duruma girebilir. Bunun için eşler ve yetişkin çocuklar sendroma girenle birlikte aileye yardımcı olmalılar. Bazen sosyal hizmet uzmanından etkili olan çevresel faktörler ve etki unsurları olabilmektedir. Toplumuzda sosyal hizmet uzmanı olmamasına rağmen sosyal psikolojiyi bilen insanlarımız olabilir. Bunlar bir şekilde devreye sokularak yardım istenmelidir. Sendromdan dolayı ailenin yıkılması toplumsal sorunları beraberinde getirmektedir. Bazen çocuklar yuvaya gitmekte bazende çocuklar bir başkasının yanında anne baba şefkatinden yoksun büyümekte. Bunların tamamını üst üste koyduğumuzda zararı herkese dokunabilmekte.

Günümüz Kadınlarının birçoğu 35 yaş ve üstünde zorlu bir dönem yaşıyor. Sorunlar orta yaş seviyesindeki kadınları hem mutsuz hem de sağlık açısından huzursuz ediyor. Çatışmalı duyguların yaşandığı bu 40 yaşlarda çoğu kadın süreci zor atlatıyor. Aile reislerinin böyle bir hastalığa yakalandıklarını anlayan çocukların olağanüstü gayret göstererek anne veya babalarını bilgilendirmeleri gerekmekte.

Sendrom sürecinde boşanma konusu hiç gündeme getirilmemeli ve zamana ihtiyaç var anlayışı ile hareket edilmelidir. Gerekirse bir müddet eşler birbirlerinden kontrollü şekilde uzak tutulmalıdır. Çünkü sendroma giren her bireyin ilk düşündüğü mevcut eşinden boşanarak hedeflediği hayata ulaşmaktır. Oysa bunun sadece bir hayal olduğunu bir müddet sonra zaten kendisi anlayacaktır.Başka hayat olmadığını babalarının ve dedelerinin hayatlarına bakarak nasıl bir hayat yaşayabilecekleri üç aşağı beş yukarı deyimiyle zaten ortadadır. Sendrom geçirenlere bunu sendrom geçirmeden anlatabilmek başarısını toplum olarak yaşamalıyız. Bu süreçte aileyi yıkıcı hiç bir işleme girişilmemelidir. Ailenin her iki reisi sürekli olarak düşünmeye ve bu sürecin geçici olduğunu kavramaya davet edilmeli. Üç ay beş ay gibi birbirlerinden ayrılmaları ve sürekli birbirlerine özlem mesajları iletmelerinin yol ve yöntemleri üzerinde durulmalı.

Aile içerisinde karşılıklı saygı ve sevgiyle bağlanmayan bir yapı varsa işte bu ailelerde 35-45 yaşları arasında böyle bir krize yakalanma ihtimali oldukça yüksek olabilmekte. Çoğu kez çocuklar aileleri birbirine bağlayan en güzel bağlardır. Ancak 40 yaş sendromu aile bireylerini göremeyecek kadar gözükara hale getiren bir dönem olduğu için çocuklar anne ve babalarına yaklaşırlarken çocuk gibi değil birer sosyal hizmet uzmanı gibi yaklaşmalılar. Sendroma girmiş olan anne veya baba artık aile bireylerini kendi çocuğu gibi göremeyebilmekte. Tüm bunlar bilinerek hareket edilmeli.

40 yaşların genel olarak yaşamın durgunlaştığı, çalışma ve sosyal hayatın yavaşladığı bir dönem olduğunu biliyoruz. Bu devre oldukça çatışmalı duygular içerir. Kadınlar erkeklere göre daha duygusal yapıda oldukları için kadınlar bu zaman diliminde daha hassastır. “Bu süreçte kadınlar çok zorlanır. Mutlu bir çocukluğu olan ve huzurlu ailede yetişen kadınların bu dönemi daha kolay atlatabidikleri bilinmektedir.

Gözü Kara Hale Geliniyor
40 yaş sendromu’nda kişi, yaşamını sorgulamaya, yaptıklarını ve yapamadıklarını gözden geçirip hedeflerine ulaşamadığı için mevcut aile için pişmanlık duymaya başlar. Yapmak istediği şeyler için çok geç kaldığını, yeterince genç olmadığını düşünür. Yaşlanmaya bağlı olarak kilo alma, saç dökülmesi, beyazlaması, sarkmalar ve çatlaklar görülür. Bu duruma bağlı olarak kadın kendi dış görünüşünden rahatsız olur ve beğenilmeme korkusunu daha yoğun yaşar. Kadın bu dönemde güzelleşmek için yaşlanmayı geciktirici tedavilere başvurur. Daha önce dikkat etmediği birçok konuda daha titiz davranır. Kıyafetler daha şık veya yaş ortalamasının dışındadır. Eş ve çocukları bir yana bırakarak hayatı daha yoğun ve yüksek tempoda yaşamak ister. Bu dönemlerde beğenilme korkusu yaşayan kadınlar kuaför kuaför gezerler. Kadın ve erkeKlerin bu dönemde gözleri hiç bir şeyi görmezler. Gözü kara deyimi bu dönemler için kullanılır.

Eşler 40 yaş sendromuna girdiklerini anlamaları halinde veya uyarılmaları halinde bu sorunun çok büyük bölümü halledilmiş olmaktadır. Yaşadığımız toplumda 40 yaş sendromu neredeyse hiç bilinmemekte. Bundan dolayı yüzlerce yuva yıkılmakta yüzlerce aile çökmekte. Aileden sorumlu bakanlığın bu konuda seferberlik başlatarak seminerler ve bilgilendirme toplantıları yapması gerekmekir. Yeterli sosyal hizmet uzamnına sahip olmamakla beraber çalışmaların hızlı bir şekilde devam ettiğini bildiğimiz için gelecekte umutlarımız bugünkünden daha iyi olmaktır.

Eşler ve yetişkin çocukları varsa bu konuyu evde açmalı ve gerekiyorsa internet üzerinde bu konuda yapılan çalışmaları incelemeli ve neresinde olduklarına kendileri karar vermeliler. Bilgilendirme operasyonu düşünmeye, düşünme ise hatadan dönmeye sebep olabildiğinden mutlaka bu yönteme baş vurulmalı.

Dünya Hayatının Hedefleri
40 sendromunun tetikleyen en büyük etken dünya hayatına “hedef” koymaktır. Müslümanlar 40 yaş sendromu geçirmezler. Müslüman olduğu halde 40 yaş sendromuna yakalanmış ise bir kimse inançlarını gözden geçirerek Rabbiyle bağlantılarına dikkat ederek süreci sonlandırmalı. Kendilerini Allah yolunda mücadeleye vererek ve hedeflerini uhrevi düşüncelerin oluşturmasıyla 40 yaş sendromunu hayatlarından çıkarmalılar. Önceleri Müslümanlarda görülmeyen 40 yaş sendromu (hedef) hastalığı ne yazık ki son yıllarda Müslümanlar!. da da görülmekte.

Dünya hayatına katlar yatlar apartmanlar zenginlikler saraylar gibi hedefler koyanlar ve çocuklarına köşkler hazırlama gibi hedefleri olanların 40 yaş sendromuna yakalanma olasılıkları oldukça yüksektir. Yaşlandıkları hissi ile hedeflerine ulaşamayacaklarını düşünen aile reisleri hormonların baskınıyla her türlü işi yapabileceklerini bilmeleri lazım. Aile içi kavgalar kadınların baba evine dönmeleri gibi eşyalarını toplayıp çöplere atmaları ve netice olarak yaralama ve öldürme gibi olayların yaşanmasına sebebiyet verilerek boşanmalar yaşanmaktadır. Hepsi dünya hayatında koyduğun hedef için. Oysa bu bişr hayaldir. Sendromdan sonra bunu en iyi anlayacak olan kişi sendroma giren kişi olarak sen olacaksın.

Toplumsal olarak bu tür hastalıklardan en az yara almak veya hiç yara almadan atlatmak için Allah yolunda bir uğraş içerisine girmek gerekmekte. Hiç bir iş yapamazsan hayvanlarla ilgilen. Bugün derneklerimiz, vakıflarımız bu sosyal dengeyi düzenlemekte oldukça önemli yer tutmaktadırlar. Bir sohbet halkasına katılarak kur an ı kerimin ne dediğini anlamaya çalışmak tefsir dersleri almak veya kur an ı kerimle sürekli irtibat kurmak dünyevi hedeflerden dolayı meydana gelebi,lecek tüm sıkıntıları bertaraf edeceğini bilmelisiniz.

Otuz yaşı deviren anne ve babalar irtibatınız yoksa vakit geçirmeden eğer kur an ı kerimle irtibata geçiniz. Dernekler vakıflar ve sosyal çalışmalara katılınız. Son yıllarda Diyanet işleri başkanlığının da camilerde bu tür çalışmalar yaptığını unutmayarak kendinizi mutlaka uhrevi hayata hizmet edenlerin bir parçası haline getirmeye çalışınız.

Ahiret hayatı için büyük hedefleri olanların dünyevi hedefi olmaz. Bu insanlar yaşlandıklarının farkında olmadan kendilerini sürekli genç düşünerek ahiret hayatına çalışırlar. Bu kesim insanları 40 yaş sendromu dahil sosyal ve psikolojik hastalıklardan hiç birisi yakalayamaz.

Toplumsal sorunlarımızı toplum beraberliğinde çözebileceğimizi bilerek, her ferdin bir öğretmen olduğu mantığıyla hareket edilmesi dileğiyle kalın sağlıcakla.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 3902

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.