Bugün: 23.07.2018

İnsanın İlk Yaratılışı

"O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için Ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır". (Enam 98)

İnsanın İlk Yaratılışı

Hani Rabbin, ademoğullarından, bellerinden zürriyetlerini alıp nefslerini “özbenlik” şahit tutarak sormuştu: "Rabbiniz değil miyim?" Onlar: "Rabbimizsin, buna tanıklık ederiz." demişlerdi. Kıyamet günü, "biz bundan habersizdik" demeyesiniz. (Araf 172)

Yaratılışta Temel Olan Araf 172 de Anlatılan Ayettir. Araf 172 nin içerisindeki ayet hangi şekilde olduğunu vahyin anlattığı kadar bildiğimiz insan hayatının başlangıcıdır. Kur an ı kerimde yaratılışın tüm evrelerinde kullanılan kelime “insan”dır. Dolayısıyla insan kamil manada yaratılarak yeryüzündeki hayatına başlamıştır. Bu konuda ecnebilerin birtakım görüşleri Maalesef Müslüman Modernistler tarafından da kabul görerek Müslüman memleketlere taşınmak istenmektedir. Bu görüşler vahyin atmosferik alanı ile çelişirler.

"O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için Ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır". (Enam 98)

“Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hîn) gelip geçti” (İnsan -1 )

Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, Aynı Nefs ten eşini var eden ve iki Cinsten de pek çok erkek ve kadın meydana getirerek Yayan/Dağıtan Rabbinizden sakının. NİSA 1

Yukarıdaki ayetler Araf suresi 172 yi destekleyerek yaratılış teorisini vahyi düzlemde anlama imkanı vermektedir. Araf 172 deki Zerre kelimesi olayı izah etmek için aslında yeterli bir kelimedir. Ancak biz yönede açıklamaya devam edelim. Zerre tohumlama anlamına gelen bir kelimedir. Kur an ı kerimdeki diğer ayetlerde aynı ölçütte kullanılmıştır. Toprağı tohumlama anlamında kullanılmaktadır. Bu şuan işarettir. Rabbimiz kulluk sözleşmesi yapmak için bir şekilde yaratıyor. Yarattığı tüm insanlara bir film izletiyor. Veya bilgilendirme toplantısı yapıyor. Veya kainatın nasıl yaratıldığını yaratma fiili üzerinde herşeyi yaratanın sadece ve sadece Allah cc olabileceğini anlattıktan sonra ELESTÜ-Bİ- RABBİKÜM Ben sizin Rabbiniz değil miyim sorusunu soruyor. İnsan gözüyle bile imtihana alacağınız bir kimseye hiç bir bilgilendirme yapmadan soru sormanız ne kadar doğru olur ki.. Alınan cevap bir o kadar ilginçtir. Kalubela şahidna.. Evet şahidiz ki sen bizim Rabbimizsin..Bizatihi bir yaratılış görüyoruz. Ancak şekli ve şemalinin ayetin açıkladığından başka bilmiyoruz.

Enam suresi 98. Ayette ise Tek nefsten yaratılma vurgusu yapıldıktan sonra karar verme yeri ve emanete bırakılma yerinden bahsedilmektedir. Kulluk sözleşmesiyle verilen karardan sonra emanet yeri kulluk sözleşmesinin icra edileceği yer de dünya hayatı olasa. İnsan suresi 1. Ayette insanın yeryüzü sahnesinde yerini almasına kadar üzerinden çok çok uzunca bir zaman geçtiğinden bahsetmektedir. İlk yaratılış ve kulluk sözleşmesinden sonra emanet olunacak yer olan dünya hayatının başlaması oldukça uzun bir zaman alabilmektedir. İlk insan topluluğundan sonra bunu düşündüğümüzde ayetin olayları mükemmel tahlil ederek önümüze oyduğunu görmekteyiz.

Buraya kadar olan bölümle ilgili ecnebilerden etkilenerek inkara kalkışanların zorlama yorumlarla geleneği reddedeceğiz düşünceleriyle olayı inkar etmeye çalışmaları kur an ı kerimin hiyerarşısı ile çelişir. Araf 172 yi yörüngesinden çıkarttığınız zaman İnsan suresi 1. Ayetteki bekleme suresini babanın spermasına havale ederek Allah cc yaratıcılıktan çıkartmış olursun. Deistlerin dediği gibi Allah tek sefer yaratmıştır sonraki yaratılışlar kurallar çerçevesinde devam etmektedir. Otomatikman insanın sürekli yaratılışını kainatın sahibinin karışmayacağı ve babaların spermalarına havale etmiş olursun. Bu durumda Zekeriya (as) a verilen Yahya (as) ı anlayamaz ve anlatamaz duruma gelirsiniz. (Meryem suresi başı) Allah cc kainatın sahipliğinden çıkarttığınızda kainatın sistemlerle yürüdüğünü ve karışanının olmadığını anlamış ve anlatmış olursunuz.

Buradan açık söylüyorum, bu düşünce sahipleri kim olursa olsunlar. İsimlerinin önünde unvan olarak ne olursa olsun Allah cc hakkındaki bilgilerini gözden geçirmeleri/yenilemeleri gerekmektedir. Çünkü böyle düşünmek Allah cc vahdaniyetine kuvvet ve kudretine halel getirir.. insan suresinin 1. Ayetindeki bekleme suresine (hin) babanın sulbundeki bekleyiş dersiniz. Bu yolun çıkmaz yol olduğunu anlamadığınızdan dolayı tarih içerisindeki yanlışları doğru olarak vermeye çalışır ve ayetlerin üzerinde jimnastik yaparsınız.

İlk yapacağınız şey, Allah cc ısrarla insan dediği yerlere “beşer” demeye başlarsınız. Beşer/şaşar mantığı ile bakara 30. Ayeti yorumlamaya kalkar ve netice de Allah ilk olarak yeryüzünde insan yaratmamış beşer/şaşar hükmünde aslında hayvan yaratmış dersiniz. Bu durumda Vahyin tüm ilkeleriyle çelişen Evrim i kabullenmiş olursunuz. Oysa insanın yaratılışı noktasında evrimi kabul etmek Allah cc tanımamak demektir.

Evrim düşüncesine sahip olan kimseler sırasıyla İnsan 1-2-3 Rahman 4 Şems 7-8 Beled 10 Ayetlerini okuyamayacaklardır. Bu ayetleri yamultmaktan başka bir işlem yapamayacaklar ve bu durumda geçmişlerin hatalarını tekrar etmekten öteye gidemeyeceklerdir. Modernistler tarafından yenilenerek Müslüman memleketlere gönderilen yaratılış teorisi Darwinden çok daha düşük ölçekli olarak yürütülmektedir. Darwin enazından hayvan dememiş hayvanlar arasından bir seçim yaparak Maymun demişti. Günümüz modernistleri hayvan diyerek ucu açık bir şekilde bırakmışlardır.

Yukarıda okuyamayacaklarını söylediğim yedi ayet ve bu ayetlerin veryanslarıyla birlikte onlarca ayeti okuyabilme imkanları olmayacaktır. Tezleri kabul ettirmek içinde geçmişte bunları şu adamlar bu adamlarda savundu diyerek hedeflerine ulaşmaya çalışacaklarını göreceksiniz. Birkez daha söyleyelim, bu düşüncenin temeli vahiy değildir. Vahyin düşüncesi geleneğin anladığı ve günümüze kadar gelen düşüncedir.

Geleneğin yanıldığı veya bakmak ihtiyacı hissetmediği nokta ise dünya hayatının başlangıcı noktasıdır. Bu da Nisa suresi 1. Ayette izah edilmiştir.

Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, Aynı Nefs ten eşini var eden ve iki Cinsten de pek çok erkek ve kadın meydana getirerek Yayan/Dağıtan Rabbinizden sakının. NİSA 1

Araf 172 de bahsedilen toprağın tohumlanmasıyla hayatın başlaması bu ayette de nasıl cereyan ettiğini anlatarak devam etmektedir. Allah cc tek nefsten kadını da erkeği de yaratıyor. Aynı cinlerden yani kadın ve erkek olan iki cinsten de çok sayıda insan türeterek yeryüzüne yayıyor. Yaratılan ilk insanlıkla bugünkü ana rahminden yaratılan insanların kodlamalarında yani donatılarından hiç bir farklılık yoktur. Vicdan var zeka var zeka donatısına iki tane de dosya yüklenerek yaratılmaktadır insanlık. Bu dosyalar takva ve fücur. Yani bu dosyalar insanın seçme hürriyetini tercih etme hürriyetini garanti eden dosyalardır. İyiyi kötüden ayırt etmeye yarayan bu dosyalarla insan zeka donatısını çalıştırmakta vicdan donatısının takva/iyi önerisi ile de kötülüklerden kurtulmaya çalışmaktadır. Eğer insana takva ve fücur dosyaları yüklenmemiş olsaydı o zaman farklı bir yaratılışla karşılaşabilirdik. Ancak donatılarla hayata başlayan insan için beşer şaşar yakıştırması yapmak hem Ahlaki değil hemde ilmi değildir.

Modernistlerden etkilenerek böyle düşünenlerin kısa süre sonra yanlışlarından vazgeçmeleri için dua ediyor ve vazgeçeceklerini umuyoruz.

Kur an ı kerimde insan ilkten nasıl yeryüzünün tamamında topraktan çıkartılmış/bittirilmişse mahşerde de aynen öyle topraktan çıkartılacak/bittirilecektir. İlk insan Hz. Ademdir düşüncesiyle tek kişinin yaratıldığını söylemek ayetlerle çelişmek demektir. Hz. Adem ilk insanlar içerisinde olan ve kendisine ilk peygamberlik verilen bir isim olabilir. İlk insan bir kişiden değil dünyanın her yerinde sayısızca kadın ve erkek olarak yaratıldığını ayetlerden anlıyoruz. Tek kişi yaratılmış olsaydı kardeş kardeşe evlilikler olurdu ki bu eşyanın tabiatına (sünnetullah) aykırı bir durumdur.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 4338

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.