Bugün: 15.11.2018

İlim ve Alim

İlmin müspet veya menfisi olmaz.İilim ilimdir.

Sözlükte "bilmek, şuurda hasıl olmak, sağlam ve kesin bir biçimde, bir şeyin gerçeğini bilmek" gibi anlamlara gelen ilim, kelâm ilminde, vakıaya uygun olan kesin inanç; aklın ve duyuların mevzuuna giren her şeyin tanınmasını sağlayan sıfat; zıttına ihtimal verilmeyecek şekilde mânaları birbirinden ayırt etme sıfatı şeklinde tanımlanmıştır.

İlim kelimesi türevleriyle birlikte Kur`ân`da 750 yerde geçmekte olup, Allâh ve O`nun yarattıklarından şuur sahibi olan insan ve melekler için kullanılmıştır. Bununla birlikte, okumak, düşünmek, ibret almak, akıl, nazar, hikmet, fikir, âyet gibi ilim ile ilgili kelimeler de dikkate alındığında, Kur`ân`daki her dört âyetten birinin ilimle ilgili olduğu görülür.
Kur`ân`da ilim ile ilgili âyetlerden bazıları şöyledir:

"Siz hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalbler verdi." (Nahl, 16/78);

"Allah Âdem`e (insana) bütün isimleri ögretti, sonra onları önce meleklere arzedip "eğer siz sözünüzde sâdık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin" dedi." (Bakara, 2/31)

Böylece insana nesnelerin adlarını kullanma yeteneği bahşedilmiş olmaktadır. Diğer bir ifâde ile insana meleklerin bile sahip olamadıkları bir bilgi verilmiştir. Çünkü Cenab-ı Hak Hz. İnsana bütün eşyanın kendisini, sıfatını ve ne iş yapabileceğini, neye yaradığını öğretti. Bu ilâhî ikrâm, alak suresinin ilk beş ayetinde geçmektedir. Allah insanlara kainatının her türlü bilgisini hizmetine sunmuş ve netice olarakta bunun kavranması istenmiştir. Bu süreklilik arzeden bir durumdur. İnsanlar kainat ayetleriyle ve özellikle peygamberler ve onların getirdiği kitaplar aracılığı ile bilgilendirilmiş ve aydınlatılmıştır.

”Kur`ân`da vurgulandığı gibi kendilerine hikmet verilenlere gerçekte büyük hayır verilmiştir” (Bakara, 2/269).

Zira anlamak insanı şereflendirir. Aklın ideali doğruyu yanlıştan ayırdetmektir. Aklını kullanmayanlar sağır, dilsiz ve kör gibidirler (Bakara, 2/171).

İlim, Allah`ın subutî sıfatlarından biri olup olmuşu, olanı, olacağı, gizliyi, açığı, kısacası her şeyi bilmesi demektir.

İlim eşyadaki bilgileri eşyanın sahibi olan ve eşyayı yaratanla birleştirerek gerçekliğe ulaştırma işinin adıdır. Kainattaki bilgileri kainatın sahibiyle birleştirdiğiniz de ortaya çıkan netice kesinlik kazanır ve ilim olur. Bu işi yapanlara da alim (bilen) denir.

Batı paradigmasıyla olaylara ve konulara bakanlar ilim kelimesini negatif ve pozitif olarak ikiye ayırarak kainatın sahibine ulaşan yolları negatiflemişlerdir. İlmin müspeti menfisi olmaz. Bu kıstaslama ilmi bir kıstaslama değildir. İlmi müspet veya menfi olarak veya pozitif ve negatif olarak ayırt edenlerin art niyetleri olduğunu bilmeliyiz.

Yaratıcı insanı donatarak yeryüzüne göndermiştir. Bu donatılar vicdan ve zekadır. Zeka sorumluluk duygusu veren donatıdır. Zeka, sorumluluğunu yerine getirebiilmek için sırasıyla Vicdan, elçi, vahiy, sanatsal bilgiler, gözlemsel bilgiler ve deneysel bilgileri kullanmalıdır. Bu sıralamadan bazılarını çıkarttığınızda dünya yaşanmaz hale gelir.

Tekrar edecek olursak ilim olgusunu yakalamanın tek yolu kainattaki bilgileri kainatın sahibiyle buluşturma işine ilim bunu yapanlara da lim denir..Vesselam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1855

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.