Bugün: 18.10.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • İktidar Toplum Diline Dikkat Etmelidir

İktidar Toplum Diline Dikkat Etmelidir

HSYK yasasındaki değişikliklerin dondurulması ekonomik göstergeleri değiştirecektir. ABD dolarının 2,5 TL nin üzerine çıkacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Hükumet bu krizi yönetememiştir.
TOPLUM DİLİMİZ ORTAK OLMALIDIR

Türkiye Cumhuriyeti Taksim Gezi Ayaklanmasının ardından 17 Aralıkta başlayıp 25 Aralıkta zirve yapacağı hesaplanan büyük bir kalkışma ile karşı karşıya kalmıştır.

Vatandaşlarımız bu olayı olması gereken noktadan bakarak düşüncelerini yeniden düzenlemişlerdir.

Toplum dili olarak olarak düşüncelerimiz ortak çalıştı.
Yolsuzluğa karşı tüm millet ortak dilimizi ve ortak tavrımızı kullandık ve kullanmaya devam ediyoruz.

Eğer ben Maaş günümü zorla getirebiliyorsam bu ülkede devlet herkese eşit olmalıdır. Eğer devletin vatandaşa açtığı kredilerde eşit davranamıyorsa o zaman bu yönetimde bir sorun var demektir. 

Cemaat olgusu ve Cemaatin dış düşmanlarımızla ortak operasyonlara girişeceği bilgisi 2 yıldır mevcuttu. Sıradan bir vatandaş olarak bu bilgiye sahip isek devlet organizesinde istihbarat işi ile ilgilenenlerde bu bilgi hayli hayli olmalıdır.

Bir aydan daha fazla bir zamandır gördüğümüz manzara devletin ne kadarda acemice yönetildiği manzarasıdır. Devlet kendisini korumak için oluşturduğu kurum ve kuruluşların etkisiz ve adeta zaaf,yet içerisinde olduğunu görüyoruz. MİT Devleti ve hükumet organlarını iç ve dış mihraklara karşı koruması gerekirken MİT i Sayın Başbakanın koruduğunu gördük. İşler tersine işlemiş ve adeta devlet organizmaları etkisizleştirilmiştir.

Basit bir soruşturma hamlesiyle devletin hemen hemen tüm organizasyonlarının etkisizleştirildiği bir devlet yapısının dünyanın başka ülkesinde olduğunu düşünemiyoruz. 

İki yıldır bir operasyon hazırlığı olduğunu bilmeyen neredeyse hiç kimse kalmamıştır. Son 7-8 aydır gazete köşelerinde cemaatin büyük operasyonlara girişeceği açıkça yazılmaktaydı.

Hükumet nerede hata yaptığını sorgulamalıdır.
Bu tehlikeyi hissetmeyen birimler görevden el çektirilmelidir. Devlet organizesi içerisinde etkili ve yetkili birimler kurulmalıdır. Dünya da bizden daha çok düşmanı olan ülke olmamasına rağmen bizden daha az tedbir alan ülkede yoktur sanırım.

Sayın Başbakan ilkönce danışmanlarını gözden geçirmeli ve Ankaranın dışına çıkmayan veya çıkamayan danışmanlarını salıvermelidir. Emniyet Genel Müdürlüğünün Çatı katı dinleme merkezi olarak kullanılıyorsa bu emniyet topyekün elden geçirilmelidir. 

Irakın işgalinde gördüğümüz manzaralara benzer bir manzara ile karşı karşıyayız. ABD askerleri bağdat havaalanına indiğinde o zaman Irak Savunma bakanı havaalanında kendilerini sürprizlerin beklediğini söyleyerek havaalanındaki birliğin organizesinden söz etmekteydi. Oysa havaalanındaki birliğin komutanları ve Askerleri çoktan ABD saflarına katılmıştı bile.

Emniyet genel müdürlüğünün çatı katında paralel devletin yönetim mekanizması oluşturulduğunu gördüğümde ilk aklıma gelen Irak işgali ve bağdat Havaalanı olayı oldu.

Peki, bu işlere karışanlara bir soruşturma başlatıldı mı?
Bize ulaşan herhangi bir soruşturma bilgisi yok. İşte garabet burada. Emniyet genel müdürlüğünün çatı katı paralel devletin yönetim katı olarak kullanılıyor ancak tek kişi bile soruşturmaya tabi edilmiyor. Bunları anlamak veya anlamamak için ne yapılmalıdır bilmiyorum.

Hakimler savcılar operasyon üzerine operasyon kararları aldığı halde sadece yer değiştirme ile olay bırakılıyor. Eğer bu hakim ve savcılar suç işlemişlerse derhal soruşturma açılmalı ve gereği yapılmalıdır. Aksi halde bu tür uygulamalar yarın vatandaşlar tarafından tepki ile karşılanacaktır.

17 Aralık ev 25 Aralık operasyonlarının aydınlatılması gerekir.
17 Aralık dosyasına bakacak savcılar vakit geçirmeden iddianamelerini hazırlayarak mahkemeye sunmalıdırlar. 25 Aralık yapılamayan operasyonun koordinatları ya halkla paylaşılmalı veya o dosya da soruşturma haline getirilerek soruşturulmalıdır.

Bu iki operasyon dosyası da sonuçlandırılmadan vatandaşın ortak dili hükumeti mahkum edecek ve hükumeti görevden el çekmeye zorlayacaktır.

Yolsuzluk kabul edilemeyen bir iştir.
Sayın Başbakanın yolsuzluklara prim vermeyeceği genel kanaattir. Ancak bu dosyalar netleşmediği müddetçe hükumet üzerindeki yolsuzluklar şüphesi hükumetin sonunu hazırlayacaktır. Bakanlar hakkında düzenlenen fezlekelerin vakit geçirilmeden geri gönderilmesi yöntemine gidilmesi lazımdır. 504 sayfalık fezleke 2 saatte yazılmış ise burada bir organizasyondan bahsetmek mümkündür. bakanlık fezlekelerin ya gereğini yaparak meclise getirir veya geri savcılığa iade eder.

Hükumetin bundan sonraki ciddiyeti bu iki soruşturma dosyalarının netleşmesiyle mümkün olacaktır. Hükumet eğer bu ciddiyeti gösteremez ve 17 Aralıktan beri kaybettiği kontrolü yeniden sağlayamazsa hükumetin fiilen bittiği anlamı çıkacaktır ki daha fazla iktidarda kalmayı zorlayamazsınız. Yolsuzluk yapan varsa cezasını çekmelidir. Operasyonun devlete karşı yapıldığını başka bir şekilde anlatma imkanınız yoktur.

Ekonomik göstergelerin durumu.
Ekonomik göstergelerde bu iki soruşturma dosyalarının netleşmesine ve hükumetin görevden el çektirdikleri hakkında soruşturma açarak gereğini yapmasına bağlıdır. Ak-parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Numan Kurtulmuş katıldığı bir televizyon programında cemaatin alışılmadık bir operasyon yapacağını iddia ederek piyasaları oldukça fazla tedirgin etmiştir.

Hükumet üyeleri veya hükumete yakın kişilerin sürekli olarak büyük operasyonların geleceğinden söz etmesi piyasaların Türkiyenin aleyhine dönüşmesine sebep olmaktadır. Kontrolü kaybeden hükumet bu konularda da kontrolü kaybettiği için ekonomiye oldukça fazla zarar vermekte ve Türkiye düşmanlarının hedefledikleri "ekonomik çökertme" operasyonuna hizmet etmektedirler.

Sayın Başbakanın vatandaşın karşısına geçerek "ağlama" yapması işlemine son vermesi gerekmektedir. Hükumet üyeleri ve diğer yetkililer artık bu ülkede operasyon yapamayacaklarını dile getirerek gerekli tedbirlerin alındığını söylemeleri ve toplum gibi piyasalara da cesaret vermeleri gerekmektedir.

17 ve 25 Aralık operasyonlarında vatandaşın her kesiminden hükumete olan destek % 50 lerden % 55 lere çıkması ancak bu desteğin hükumetin atacağı adımlarla pekişmemesi halinde tersine dönebileceği hesap edilmelidir. Seçimlere iki ay gibi bir zaman kalması hükumet çevrelerinin Cemaatin haşhaşileri tarafından çok daha büyük operasyonlar yapılacağının dile getirilmesi ne hükumete ve ne de devlete hizmet etmeyecektir. piyasalar hükumetten cesaret ve dirayet beklemektedir.

HSYK yasasındaki değişikliklerin dondurulması ekonomik göstergeleri değiştirecektir. ABD dolarının 2,5 TL nin üzerine çıkacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Hükumet bu krizi yönetememiştir.

Hükumetin çok fazla vakti kalmamıştır.
Hükumet 15-20 gün içerisinde cesaretini toplayarak topluma herşeyin kontrolleri altında olduğu izlenimini vermesi olmazsa olmaz şartlardandır. Piyasaları tedirgin edecek açıklamalardan kaçınılarak devlet otoritesi altında gereği yapılmalıdır. Vakit geçirilmeden bu operasyonları yapanlar yargı önüne çıkartılmalıdır. Yok eğer hükumet bunu yapmaz veya yapamazsa vatandaşın hükumet hakkındaki görüşleri operasyonların gerekçelerine dönecektir. İşte o zaman Ak-partinin 11 yıllık iktidarı heba olup gidecektir.

Son olarak tekrar ediyorum ki hükumet ve başbakan kendine gelmeli ve piyasaları tedirgin edecek açıklamalar yerine gereği yapılarak vatandaş ve piyasalar ikna edilmelidir. Vesselam
Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2777

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.