Bugün: 21.01.2018

Gençlik Nereye Yürüyor

Sosyal Çöküntüye Doğru

Araştırma Makale

Türkiye insan eğitiminde dünyanın en geri ülkeleri arasında yeralmakta. Eğitim sistemi gençleri eğitmek yerine öğütmektedir. Yaklaşık iki yıldır sanal ortamda gençlere ilgili yaptığım çalışmamızı sonuçlandırarak ilgililerin ıttılaasına sunuyoruz.

Sanal ve yüzyüze bin civarında lise talebesiyle yaptığımız çalışmayla bulundukları durumu tespit etmeye çalıştık. Sorular bizim açımızdan da risk taşıyordu. Bizi engelleyen ve bizim engellediklerimizle birlikte çok sayıdaki genç ise bulunduğu durumu açıkça izah etmekten çekinmedi. Bazıları da bizi kendileri gibi düşünerek rahatlıkla konuşmayı tercih ettiler. Bize kızan bizi kızdıran iyi niyetimizi suistimal edenlerle, bizimle konuşan çalışmamıza katkı sağlayan tüm gençlere teşekkür ediyoruz. Yarınların iyi olması için bugün gençlere destek olmak her vatandaşın görevidir diye düşünüyoruz.

2013 Gezi olayları arkasından 17-25 Aralık saldırıları Türkiyedeki cemaat olgusunu yerle bir ederek bu cemaatlerin dernek ve vakıflarının çalışmalarını da neredeyse sıfırladı. Vatandaşlarımızın çoğu çocuklarını dernek/vakıf ve benzeri yerlerden uzak tutmaya özen göstermektedirler. İyi yada kötü ayrımı yapmadan derneklerin, vakıfların ve ocak gibi gençleri bugün düştükleri durumdan kurtarmaya yarayan yerlerin özelliğini kaybetmesi ve devletin bu boşluğu dolduramaması nedeniyle olduğunu düşündüğümüz gençlerin % 50 fazlasının enerjilerini başka alanlara aktarmalarına sebep olduğu görüş ve düşüncesindeyiz. Dernek, vakıf veya benzeri yerlere giden gençlerle diğerleri arasında Davranış bilimleri noktasında olağan üstü bir fark hissettik. Buradan çıkarımla diyoruz ki derneklere vakıflara veya benzeri yerlere gidenlerin insanlarla diyalogları daha verimli ve muhtemel şehvetlerinin istek ve arzuları da o oranda frenleyici etki altına girerek kendilerini şehvet kölesi haline getirmemiştir diye düşünüyoruz. Yüzyüze irtibatlarımız da cemaat veya cemiyetlere giden gençlerdeki adap ve edep diğer gençlerde maalesef söz konusu olmadığını gördük. Gençliğin büyük saygısı ve sevgisi, küçük sevgisi ve saygısı maalesef kalmamış. Böyle bir toplumun ayakta kalması düşünülemez. Devlet vakit geçirmeden çalışmalarına başlamalıdır diye düşünüyoruz.

Yaptığımız çalışmanın detaylarını burada açıklamayı değil nedenleri üzerinde fikir yürütmeyi uygun gördük.

Doğru Bilgi Doğru Zaman ve Zeminde Doğru Kişilerce Verilmeli

Genel olarak gördüğümüz eksiklikleri iki bölümde izah edebiliriz.

1-Değerler Bilgisi

Okullarda okutulan DİN derslerinin İsrailiyat menşeli ve şekilselliği ön planda tutan dersler oluşu nedeniyle gençlerin psikolojilerine hitap etmeyen anlatımlar gençlerin tanıması gereken değerleri tanımalarına anlamalarına engel teşkil etmektedir.

Din Dersi veya Değerler Dersinde Aşağıdaki Değerler Anlatılmalı/öğretilmeli

a-Nasıl Bir Allah

b-Nasıl Bir Din/Hayat/Kainat/Sistem

c-Nasıl Bir Yaratılış tamamen kur an ı kerimden anlatılmalıdır.

Türkiyenin temel sorunlarının başında bu sorunun geldiğini düşünüyoruz. Ülke olarak ilkokullardan itibaren Davranış Bilimleri (Adab-ı- Muaşeret) dersi ile Değerler dersinin verilmesi adeta mecburi duruma gelmiştir.

Davranış bilimleri dersi almayan gençlerimiz başta anne ve babaları olmak üzere öğretmen veya hocalarıyla veya toplumun diğer katmanlarında ki kendilerinden büyüklerle nasıl konuşacaklarını bilmemektedirler. Genel ekseriye dolmuşlarda karşılaştığı 70-80 yaşlarındaki piri-fanilere yer vermemektedirler. Dernek , vakıf veya benzeri yerlerden nasiplenmiş gençlerde bu sıkıntıların hemen hemen hiç olmadığını görülmektedir.

Yaratıcıyı tanımayan kainatı tanımayan kendisini tanımayan bir nesilden ne beklenebilir ki. Fiziksel kimyasal ve biyolojik olarak hayat incelenmeli ki insan bu hayatın neresinde ne kadar olduğunu anlamış olsun. Bir toplumu uzun tarihler ayakta tutacak olan o toplumun değerleridir. Anadolu da kurgulanan sistem maalesef değerlerimizden fersah fersah uzaklarda olan bir sistemdir. Neticeleri olarak sosyal hayatımız istenilen güzellikler yerine istenmeyen hallerle gerçekleşmektedir.

2- Devlet İki Ayaklı Bir Organizasyon Oluşturmalı

Çalışmamızda gördüğümüz sıkıntıların ikinci sebebininde ergenlik bilgisinin yetersizliği. Ergenlik konusundaki bilgilerin genel ekseriyetinin kulaktan dolma hurafe bilgiler olduğunu görüyoruz. Bunun sebebininde ergenliğin maneviyatla ilişkilendirilerek anlatılmaya çalışılması ve bazı gazetelerden veya İnternet köşelerinden ipe sapa gelmeyen bilgiler olduğunu görüyoruz. Ergenliğin maneviyatla uzaktan yakından hiç bir ilgisi bulunmamaktadır. Manevi sorumluluk ergenlikle değil akil-baliğ olmakla başlar. Örnek olarak, bir genç bulunduğu şehirden/evden aldığı emaneti başka bir şehirdeki adresine teslim edip oturduğu meskene dönmesi onun akil-baliğ olduğunu ve sorumluluk taşıyacak hale geldiğini gösterir.

Ergenlik Fizyolojik, Sonuçları İtibariyle Sosyal Meseledir.

Fiziksel gelişimin sosyal sonuçları olan bir meseleyi manevi mesele gibi anlatmanın gençlerimiz üzerinde olumlu etkileri olmayacaktır. Oysa iyi bir ergenlik bilgisi ile bilgilendirilen genç ilerleyen yaşlarda gayri meşru her türlü kötülüklerden (içki-uyuşturucu-fuhuş gibi) uzaklaşmak için tüm imkanlarını seferber edecektir.

Devlet, Bilgilendirme ve Destek Organizasyonu Oluşturmalıdır.

5-6-7-8 Sınıfları kapsaması gereken bu çalışma sağlık bakanlığından Ürolog ve Nisaiye doktorlarıyla Kadın Aile Bakanlığından Sosyal Hizmet Elemanlarının birlikte yürüteceği bir organizasyon olmalıdır. Milli eğitim bakanlığı konferans, seminer ve toplantıların yapılması noktasında yardımcı olacağı bu organizasyonda, çocukların bilgilendirilmeleri ve sağlık olarak taraması yapılarak fiziksel sorunlu olanlara Teknik destek verilmesi sağlanmalıdır.

Ergenlik bilgisinin doğru zaman ve zeminde doğru kişilerce verilmesi halinde gençlerimiz içki, uyuşturucu ve fuhuştan kaçacakları görülecektir. Fizyolojik gelişimin sosyolojik sonuçları mutlaka anlatılmalıdır.

Yukarıda bahsettiğim yapılması gerekenler henüz devlette düşünce halinde bile değiller. Bu durumda meseleyi asgari zararlı hale getirmek için büyük bir seferberlik başlatılmalıdır diye düşünüyoruz.

Camiler Lokomotif Olabilir

Valilikler, Kaymakamlıklar, Milli Eğitim Müdürlükleri ve Belediyeler Müftülükler seferberlik başlatmalılar. Ürologlar Sosyologlar İlahiyatçıların katılacağı seminer, konferans ve toplantıların biran önce başlatılmaları zaruri hale gelmiştir diye düşünüyoruz. Hurafelerden arındırılmış vahyi kur an perspektifinde tamamen bilimsel değerlerin işleneceği konuların belirlenmesi ve çalışmalara başlanılması gerekmektedir. Camiler sadece namaz kılma yeri olarak değil aynı zamanda seminer ve konferansların yapıldığı alanlara dönüştürülmelidir.

Kökü dışarıda olan bir kuruluşun 8. sınıflarda sevgili/arkadaşlık kurmalarına karşılık not verildiği duyumları bulunmakta. Ergenliğin ilk evresinde yapılan bu çalışma kontrolsüz ilişkilere sebep olacağı düşünülmelidir. Ergenliğin ikinci evresinden itibaren şehveti arzularını tatmin için saldırganlıkların başlaması muhtemeldir. Ergenliğin ikinci evresindeki gençlerimizin çok büyük bölümü nefsani şehvetlerinin kölesi durumuna gelerek Türkiye ve dünyada olan olayların farkında olamadıklarını görmekteyiz. Ergenliğin ikinci evresindeki bu kontrolsüz durum ergenliğin son evresinde toplumsal çöküşü getireceği bilinmeli veya tahmin edilmelidir.

İstatistiklere göre TEOG Mağduru hiç bir okulda okumayan hiç bir işte çalışmayan ve hiç bir kursa katılmayan gençlerin oranı (25 yaş altı) % 28 e ulaştığıdır. Bu durum sokaklarımızda suç işlemeye meyilli büyük bir kitlenin olduğunu göstermektedir. Kırılmayı durdurmak için acele dilmesi gerekmektedir diye düşünüyoruz. Bugün ihmal ettiğimiz her konu yarın karşımıza büyük sorunlar getireceğini unutmamalıyız.

Anne ve Babalara Sesleniyoruz

Devletin Organizeleri Oluşturmasını veya bu konuda seferberlik yaparak boşluğu doldurmasını Beklemeden Yaşadığınız yerlerdeki Dernek, Vakıf ve benzeri yerlere çocuklarını vererek veya bizzat kendiniz götürerek çocuklarınıza sahip çıkınız. Unutmayınız ki "en kötü" dernek veya vakıf veya benzeri yerlerin çocuklarınıza vereceği muhtemel zarar bugünkünden bin kat daha az olacaktır. Çocuklarınızı güvendiğiniz Dernek, vakıf veya benzeri yerlere göndererek açığı kapatmaya çalışmalısınız.

Bu çalışmamızı kaleme alırken çocuklarımıza/gençlerimize zerre kadar suç bulmuyoruz. En büyük suçlu gerek devlet ve gerekse toplum olarak bizleriz ki çocuklarımızı/gençlerimizi anlayamıyoruz veya anlamak istemiyoruz.

Doğru bilgi, doğru zaman ve zeminde doğru kişilerce verilmesi halinde gençlerimiz vicdanlarının seslerine göre hareket etmeyi bileceklerini düşünüyoruz. Doğru bilgi doğru zaman ve zeminde doğru kişilerce verilmeli ki bugünkü gençlerimizin düştüğü duruma yarın ki gençler düşmesinler. Vesselam..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2859

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.