Bugün: 19.06.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • FETÖ nun Üst Aklı Darbe Yapamayacağını Biliyordu

FETÖ nun Üst Aklı Darbe Yapamayacağını Biliyordu

Erdoğan ve ekibinin zekası FETÖ nun Uluslararası Aklını yendi

FETÖ Üst Aklı Darbe Yapamayacağını Biliyordu
Anadolu coğrafya gereği zor bir yer. Tüm dünyanın gözü Anadolu da. Aynı anda dört mevsim yaşayan kaç yer vardır ki..Türkiye 250 yıllık bir kuşatılmışlık yaşamaktadır. Halen kuşatılmışlık bertaraf edilmiş değildir. Çünkü bu coğrafyada yaşayan Müslümanlar Allah ile birlikte Hz. Muhammedi ilah edinen Ehli Sünnetçilerdir. Ehl-i sünnet inancına göre Müslüman Siyasete girmemeli zalimde olsa fasıkta olsa idarecilerine biat etmelidir. İşte bundan dolayı Anadolu insanı devlet yönetiminden kaçmayı marifet bilmektedirler. Merhum Erbakanın Eğitiminden geçenler müstesna. Merhum Erbakanın Öğretileri Fıtrata uygun öğretiler di. Eğer o öğretilerle yetişenler olmamış olsaydı bugün Türkiyeyi kimlerin idare edeceğini bir düşünün

Allah ile birlikte Hz. Muhammedi ilah edinen Ehl-i sünnetçiler Hz. Muhammede indirilen HİKMETİ görememekte ve Hikmet onların için sünnet alınmamaktadır. Oysa Hikmet HÜ-KÜ-MET etmek demekti ve Resul de Medine den o coğrafyaya hükumet etmişti. Yani Müslüman Resulü örnek alarak bulunduğu coğrafyada hükumet etmek için mücadele etmek zorunda olan kimse olmalıydı.

Paralel cemaat yıllarca bu ülkede “siyasetin şerrinden Allah a sığınırım” takiyyesi yapmıştı. 

Yaklaşık 40 yıldır tüm siyasetçileri perişan eden bu zalimler takiyye ile gizlenmeyi de başarmışlardı. 2010 yılına gelindiğinde devletin tepesi bu zalimleri tanıma fırsatı bulduysa da gerek hükumet içerisinden gerekse dışarıdan bunların temizlenmesi mümkün olamamıştı. 2013 de başlattıkları gezi kalkışmasıyla solcuları sokaklara dökmeyi başaran bu hainler gezinin başarılı olamamasından donra bizzat kendileri 17-25 Aralık operasyonuna girişmişlerdi. 17-25 Aralık operasyonlarının ardından yapılan 30 Mart ve 10 Ağustos seçimlerinde Anadolu halkı bu hain cemaate peşpeşe tokatlarını saydırmışlardı.

Paralel cemaatle mücadele etmek Türkiyenin iç ve dış düşmanlarının tümüyle mücadele etmek demekti. Buna rağmen 10 Ağustos tarihinden sonra hain cemaatle tek mücadele eden Cumhurbaşkanı kalmıştı. Başbakan ve hükumet üyeleri seyretmekten öteye hiç bir icraat sergilemekteydiler. Bu süreç Davutoğlunun siyasi hayatında dönüm noktası oluşturmuştu. Binali gelince yeniden mücadele başladı. Devletten tamamen temizlenmeleri gerekiyordu. Cumhurbaşkanı Genelkurmay ve MİT le birlikte hükumetin bazı üyeleri olağanüstü çalışmalar yaparak temizlik harekatına girişmek istiyorlardı. Ancak mevcut yasa ve kurallarla cemaati devletten temizlemek neredeyse imkansızdı. Bu bilinçle cemaate blöf üstüne blöfler yapılmaya başlandı. Adeta cemaat darbeye teşvik ediliyordu. Bu oldukça doğru bir karardı.

Ancak FETÖ nun üst aklı Türkiye devletinin darbeye teşvik blöflerini bir adım ileriye taşıyarak iş savaşla birlikte işgal olarak görmüştü. 16 Temmuz günü saat 11 sularında Cemaatin Kuzey Irak sorumlusu Kandilden gelen PKK liderleriyle görüşüyor ve o sıralarda öldürülmesi planlanan Abdullah Öcalan`ın öldürüldüğünü bu her tarafa yaymalarını istiyor ve söylüyordu. Oysa İmralı`da Öcalan`ı Öldürmek isteyen 3 tane subay amaçlarına ulaşamamış ve yakalanmışlardı.

Adım adım iç savaş ve peşindende pusuda bekleyen uluslararası güçler tarafından işgal edilecekti Anadolu. Cumhurbaşkanı Genelkurmay ve MİT Tarafından organize edilen darbeye teşvik blöflerini anlamak lazım. Çünkü 2000 civarındaki askeri yerleşkenin 130 civarındakin de kalkışma olmuştu. Böyle bir kalkışmanın darbe yapabilmesi söz konusu değildi. Bunu Yetkili herkes bildiği gibi FETÖ nun üst aklı`da biliyordu. Bundan dolayı blöfları darbe olarak değilde iş savaş ve işgal olarak görüyorlardı. Zaten kandırılarak görevlendirilen askerlerin durumundan da bunu rahatlıkla anlıyoruz.

İş savaş ve işgal olabilmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğanın kesinlikle öldürülmesi gerekliydi. Bundan dolayı cumhurbaşkanının peşine düşmüşlerdi. Anlaşılan o ki darbeye teşviklerde bu durum konuşulmuş ve Cumhurbaşkanının ailece sürekli yer değiştirmesi planlanmıştı. İşgalci kuvvetlerin hava sahası hakimiyeti ve önüne gelenleri bombalamaları başta Cumhurbaşkanı olmak üzere darbeye teşvik durumundan haberi olan herkesi zor durumda bırakmıştı. 240 kişinin öldürülmesi/şehit edilmesi 2000 den fazlasının yaralanması hava sahasının kontrolü elinde olan ABD nin hava sahası hakkında bilgi vermemesi TBMM nın bombalanması Özel Harekatın bombalanması cumhurbaşkanı ve ailesinin öldürülmek istenmesi Ankara da durumu idare edenlerin başındaki MİT i bile zor durumda bırakmıştı.

Her Darbenin Bir Mantığı Olur
Türkiye gibi ülkelerde darbe yapacakların ilk olarak darbeye mantıksal alan oluşturması gerektiğini daha önceki darbe girişimlerinde görmüştük. Eğitimsiz Askerlerin boğaz köprüsünü kesmeleri halk arasında bu darbe değil bu başka bir şeydir şüpheleriyle 2-3 saat kadar toplumsal sorgulamalara sebep olmuştu. Telefonu eline alanlar başkalarına bu nedir diye soruyorlardı. Çünkü darbenin mantığı yoktu. En yakın darbeyi hatırlayınız 28 şubatta Şarapçı Müslüm Manken Fadime Limoncu Ali bularak 6 ay boyunca tüm televizyon kanallarında mantıksal alan oluşturmuşlardı.

Erdoğanın yönettiği devletin aklı ile uluslararası akılla yönetilen FETÖ Karşı karşıya gelmiş ve Erdoğanın yönettiği devletin aklı FETÖ nun uluslararası aklını paramparça etmişti.Erdoğan ve Devletin zinde aklı cemaati tamamen ortadan kaldırabilmek için uygun zemini yakalamış ve bununla birlikte beklemedikleri oranda hain askerleri ortaya çıkarmışlardı. Evet 240 şehit ve 2000 den fazla yaralı var ama bir düşünün ki iç savaş ve peşinden gelecek işgal milyonlarca şehit ve milyonlarca yaralı ile birlikte milyonlarca insanın Anadoluyu terk etmesine sebep olacaktı. Osmanlıdan sonra bu millet en büyük tehlikesini seferberlik başlatarak bertaraf etmişti.

Erdoğan ve ekibi bu zor mücadeleyi yara almadan atlatmış ve vakit geçirmeden temizlik hareketlerine başlamışlardı. Hava sahamızın kontrolü ABD ve NATO dan alınmış Rusya ile ortaklaşa kontrol edilmeye başlanmıştı. Olağanüstü hal yasası uygulamaya konarak paralel çete ve diğer terör örgütleriyle ilişkili olanların devletten temizlenmesi kolaylaştırılmıştı. Erdoğan ve ekibi 50 yıl iktidarda kalsaydı bie bugünkü temizliği yapmaları mümkün değildi.

FETÖ nun uluslararası üst aklı Erdoğanın darbeye teşvikini iç savaş ve işgal olarak görmesi oldukça büyük tuzağa düşmeleri anlamına geliyordu. YAŞ ta atılacak subay ve astsubayların sayısı 2000 i geçmeyecekti. Oysa bugün FETÖ ya yakınlığı hissedilen herkesin kamudaki görevini kaybettiğini görmekteyiz. Bu operasyonlar çok yakın bir zamanda başta PKK olmak üzere diğer Uluslararası örgütlerin ülke içerisindeki yandaşlarına da yapılacaktır.

Türkiye bir taşla bir değil iki değil üç değil çok sayıda hedefi vurmayı başarmıştır.

Darbeyi eniştemden öğrendim “Cumhurbaşkanı”

MİT Müsteşarına bana niye haber vermedin diye sordum cevap veremedi “Başbakan”

Hulusi Akar bu işin içindedir “ Şamil Tayyar”

Bu sözler Sosyal psikolojinin bir parçasıydı.  Anadolu halkı uluslararası hainlere dersini gayet güzel vermişdi 15 Temmuzda.

“Bu Darbe Girişimi Bize Lütuf Oldu”
Anahtar kelime olarak tarihe kazınmıştır. Amaçlananın olduğu anlaşılmıştır. Bu cümlenin kurulduğu saat 15-16 Temmuz gece saat 4 sularındaydı. Amerika adeta suç üstü yakalanmış ve Ortadoğudaki Müttefikleri olan IŞİD+PKK+YPG+PYD gibi Örgütleri Türkiyeye pazarlamayı teklif etmişti. ABD ye Güvenerek yola çıkan bu örgütler ABD Tarafından Türkiyeye satışları yapılmıştı.

Üç yıla yakındır Ortadoğuda Türkiyenin adı bile anılmazken bugün kuzey Suriye Türkiyeye verilmiş durumdadır.


Bugüne kadar oyunları İngilizler Planlar ABD ve işbirlikçileri oynarlardı. Bugün artık yeryüzünde başka oyun kurucularda var bu böyle biline..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1909

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.