Bugün: 25.04.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Evrimleşerek Darwinleşen Müslümanlar!..

Evrimleşerek Darwinleşen Müslümanlar!..

Gelenek düşmanlığı bazı Müslümanları "deizme" doğru götürmekte.

Gelenek düşmanlığı bazı Müslümanları "deizme" doğru götürmekte.
MÜSLÜMAN DARWİNLEŞİRSE!!...

Maalesef bugün çok sayıda Müslüman Evrimleşmeye inanmakta ve Darwinden daha kötü duruma düşmektedir. Darwin Maymun demişti.. Müslümanlar İnsanın dünya sahnesi öncesine "HAYVAN" diyorlar..
Bugün bu tip Müslümanların maalesef geldikleri nokta DEİZM dir.

DEİZM ve Yaradancılık : Mantık ve doğaya Değer Veren Dini İnanışları Reddeden Tek Tanrı İnancıdır. Masonik düşüncenin Temeli de Deizme uygunluk gösterir. Hayatı Organize eden herşey Reddedilir. Allah Tektir Ancak hiç bir işe karışmaz..İlkten birkez yaratır sonradaki yaratılışlara karışmaz. Hayat/din reddedildiği için peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, günah, ibadet, dua, kader, ahiret, cennet, cehennem, vs. gibi kavramlar bu inanışta yoktur. Deizm de sadece evrenin işleyişi için doğa kanunlarını koyan, insana ve doğaya karışmayan bir tanrıya/Allah a inanılır.

Maalesef bugün çok sayıda Müslüman! DEİST olmuş durumda.
Paganlar; insan, hayvan, bitki veya taş yaşayan herşeyin varlığına saygı duyar. Vahyi Kur anın ilk ayetlerinde İkra ile başlayan okumanın hayatta olan veya hayata etkisi olan doğa dahil tüm kainat ayetlerinin okunmasını ve incelenmesini istenmektedir. İnsan kainat içerisinde entegre bir varlıktır. Hiç bir canlı veya bizim cansız gibi gördüğümüz varlıklar kainattan ayrı düşünülemez.

Müslümanları paganizmle suçlayan bu düşünce sistemi güya enerjilerini Kur an dan Almaktadır. O kadar ileriye gitmiş bir düşünce akımı ki İslam dininin Olmazsa olmazlarından olan Namaz Eylemini de Paganizm ibadeti olarak sunmaktadırlar. Rabbim bu tehlikeden Müslümanları korusun..

Allah cc ın İlkten Yarattığı Sonraki yaratılışın babanın sulbune bırakıldığı bir düşünce vahyi kur an dan beslenemez. Aynı zamanda İnsanın Şaşar Beşer olarak yaratıldığını yeryüzünde evrimleşerek insan olduğunu söylemek Vahyi Kur an la çelişmek demektir.


Özellikle Araf 172 deki Ayet yörüngesinden çıkartılarak Dehr 1 deki Zaman dilimindeki insanın durumunun " hayvan" olduğunu iddia etmektedirler. Başka bir deyişle Allah insanı kamil bir şekilde yaratmamış ve insan yeryüzünde kan döküp bozgunculuk yaptıktan sonra ona verilen vahiyle düzelmiş ve bugünkü duruma gelmiştir. Böyle bir düşünce Vahyin Yaratılış mantığına ters düşmektedir. Kur an ı kerimde adı geçen tüm peygamberlerin Ortadoğu ve Arap yarımadasında yaşadıkları anlaşılmaktadır. Böyle olunca Allah Nisa Suresi 1. Ayette Tek nefsten kadın ve erkekleri yarattık aynı cinlerden çok sayıda yaratarak (Çoğaltarak) yeryüzüne yaydık demesinin hiç bir anlamı kalmamaktadır.

Kur an ı kerimden hareket ettiklerini söyleyen bu insanlar kur an ı kerimi kendi anlayışlarına dönüştürmekten başka bir iş yapmadıklarını görmekteyiz. Ahd-i Misak ı kabul etmeyerek Araf 172 yi yörüngesinden çıkartanların İnsan Suresi 1. Ayetteki zamanın "hın" insanın "hayvan" olduğu dönem olduğunu iddia etmeleri doğal sonuçtur.

Allah cc ın insanları yaratma fiilini babanın sulbune indirgeyenlerin Allah cc ın İnsan dediğine hayvan demeleri kadar doğal bir şey olamaz. Ayetleri kendi kulvarında değerlendirdiğiniz de de hemen paganizm damgasını yemekten kurtulamazsınız..

İslam düşmanları bazen Müslümanların içlerinden de olabileceğini bildiğimiz için Rabbimize sığınarak bizlere yardım et diyoruz.

Makalemizi okuyan herkesin bu konudaki düşüncelerini yeniden gözden geçirmesi niyetlerimizden ve arzularımızdandır.

“Hani rabbin ademoğlunun bellerinden (menilerinden, genlerinden) zürriyetlerini çıkarttı ve onlara nefsini şahid tutarak “elestübirabbiküm” ben sizin rabbiniz değil miyim dediğinde vicdanlarımız “kalübelaşahidna” evet görük şahid olduk ki sen bizim rabbimizsin diyerek kabul ettiler. Bunu ne için yaptık biliyor musunuz? Mahşer günü bizim böyle bir yaratılış bilgisinden haberimiz yoktu demeyesiniz diye”. (Araf 172)

Gelenek yorumuna karşı düşünce geliştireceğiz diyerek yukarıdaki ayeti kendi rotasından çıkartırsanız o zaman bu konuda sapmalara gitmeniz doğal sonuç olacaktır. Araf suresinin 171. Ve 173. Ayeti israiloğullarından bahsetmektedir. 172 . ayet bir ilke ayetidir. 174. Ayette bu destekler mahiyette “biz ayetlerimiz böyle açıklarız” demektedir.

Araf 172 yi kendi rotasından çıkarttığınızda İnsan suresi birinci ayeti anlayamazsınız.

İnsan suresi 1. ile Bakara 30 anlama imkanınız yoktur. Ayrıca İnsan suresi 2.3. ayetlerle Rahman 4 Şems 7.8.9 ve Beled 8.9.10. Ayetlerle beraber nefs`i de anlama imkanınız olmayacaktır.

Araf 172 Üzerinde fikir jimnastiği yapılabilir. Yani bu ayetin içerisinde Allahualem diyebileceklerimiz mevcuttur. Ancak ilke ayeti olduğu asla ve asla sakata uğratılmamalıdır. Yani bir sözleşme yapılmadığını veya bu sözleşmenin doğarken veya ergenlik çağında olduğunu iddia etmek Gelenek düşmanlığının geldiği boyutları göstermekten öteye gidemez. Bu ilkeyi yıktığınız zaman insanın yaratılış serüvenine "Allahu alem" der sonradan da hayvanlaştırmaya çalışırsınız vesselam..

Zürriyet kelimesi
Arapça muteber lügat ve tefsirlerde “Zürriyet” kelimesinin, manaları birbirine yakın olan iki kelimeden gelebileceği üzerinde durulur. Bunlardan biri “Zera-e (e hamze ile)” diğeri de “zerre-zerere” kelimeleridir. Üzerinde duracağımız, “zerre” kelimesidir. Zera-e kelimesi Kur’an’da 6 defa geçer. Yaratmak, çoğaltmak, etrafa dağıtmak ve tarlaya tohum ekmek/ saçmak manalarına gelir. “zera-el arz-yeryüzünün tohumlanması” demek…

“Allah’ın tohumlayıp bitirdiği ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor! Ne kötü hükmediyorlar!” En’am 136

Ayette; “zera-e; tohumlamak, yerden bitiren; -sizin ve hayvanlarınızın yediği bitkileri yaratan-“demektir.

Zerre kelimesi hakkında Allahu alem diyebiliriz..Belki ileride bu kelimeyi de izah edebilecek incelikler ortaya çıkacaktır. Allahu Alem. Orada nasıl bir gösterim olduğu noktasında da Allahu Alem diyoruz. Ancak Nefs kelimesi ve fonksiyonu hakkında bugün eldeki bilgiler gayet açık bilgilerdir.

Bu konuda bazı Müslümanlar şöyle demektedirler “efendim benim hatırlamadığım bir ahdi misak nasıl olur” bizde bu arkadaşlarımıza diyoruz ki; siz vicdan, zeka, takva ve fücur u hatırlıyor muydunuz?

Alak suresi beşinci ayette İnsana bilmediğini öğretti diyerek yazılı vahiyle bizlere bunları bildirdi/öğretti. Vicdan, zeka, takva ve fücuru nereden öğrendiysek ahdi misak ı da oradan öğreniyoruz. Benim aklım benim zekam bunu anlayamıyor ve kabullenemiyor demek bile Allah cc karşı Müstağnılık yapmak demektir. Böyle diyenlere deriz ki, Allah cc vahyinde bildirmeseydi sen insan olduğunu nereden bilecektin..Allah cc Vahyinde bildirmemiş olsaydın Cin adında bir varlığın dünyada yaşadığını nereden bilecektin..
Allah cc bu bir ayettir diyor. Yani Araf 172 de anlatılan olayın bir ayet bir işaret ibretlik bir olay bir alamet olduğunu Araf 174. Ayette söylüyor. Araf 172 nin rotasını değiştirdiğiniz de o zaman nefsin rotasını da değiştirecek ve Dehr birinci ayetine bakarak insanın evvelinin hayvan olduğunu söyleyebileceksiniz. Gelenek yorumunu değiştirelim derken ne olduğu belli olmayan israiliyatlarla oluşan rivayet kültürüne teslim olacak ve dünya sahnesine gelmeden önceki görünmeyen haline (nefs) çekinmeden hayvan diyebileceksiniz.

Unutmayınız ki bunu zaten o kültürün sahipleri çok öncelerden söylemişlerdir. Hem de sizlerden biraz daha netleştirerek maymundur demişler. Efendim gelenek yorumunu değiştirelim derken vahyin yaratılış ilkelerini bozacağınızı hiç düşünmediniz mi...Bu kadar uğraşmanıza gerekte yoktu, İnsanın evveli maymun deyin gitsin..Bakınız İnsana maymun diyenlerin yaptığı tahribat sizin tahribatınız yanında devede kulak kalır. Onlar insanın maymun olarak yaratıldığını ve sonradan eğitilerek veya evrimleşerek insan olduğunu iddia etmektedirler. Sizler ise yaratılış ilkeleri yok edecek şekilde tüm insanların aslında hayvan olduklarını iddia etmektesiniz..

Onlar maymunun eğitilerek veya evrimleşerek insan olduğunu iddia ettikleri gibi sizlerde insanın doğduğu gibi veya ergenlik döneminde insani özelliklerle donatıldığını iddia etmektesiniz. Buradaki fark çok fazla değil..

Bazılarınız insanı tarif ederken bir bardak suyun yarısı yaratılış yarısı da eğitim olarak anlatılıyor.. İşte bu ifrat ve tefrittir. Hiç birisi doğru değildir..Doğrusu Vahyin anlattığıdır.. İnsan İlk Yaratılışta tüm koordinatları belli olan ve donatılarla yeryüzü sahnesine getirilen bir varlıktır. Vicdanı, zekası donatıdır. Takva ve Fucur dosyaları eklenmiştir ve zekayı nasıl kullanacakları ilkesel olarak belirlenmiştir.

Araf 172 inin rotası değiştiğinde sizin tüm yaratılış rotanızda değişmek zorundadır. Araf 172 yi Yahudi aileye kasrettiğinizde tüm dünyanın tohumlanmasını o aileye neden anlatmıştır ki..

İnsan üzerinden uzunca bir zaman geçtiği dönemde nefs olarak hayatta idi. Bu dönemde görünen bir varlık değildi. Ana rahmiyle beraber anılmaya başlayan ve doğumuyla da görünen varlık (insan) olmuştur. Bunun sebebi de imtihan olunmak içindir. İnsanın doğmadan önceki haline hayvan diyenlere diyoruz ki o zaman Dehr suresi 1. ayeti nasıl okumalıyız.. Sizin düşüncenize göre Bu ayet şöyle gelmeliydi. "Hayvanın üzerinden uzunca zaman geçtikten sonra İnsan olmadı mı"

Muhterem hocalarımızın Adı ne olursa olsun Unvanı ne olursa olsun Araf 172. ayeti devirdiklerinde Dehr suresindeki ilk 3 ayeti Bakara 30. Şems 7,8,9 Beled 8,9,10. Ayetleri Okumanız Anlamanız kurgulamanız mümkün olmayacaktır.....Maalesef bugün bunu yaşıyoruz..

“Ona fücur unu ve takvasını ilham etti” (ŞEMS 8)

“Onu katmerli bir karışım olan hayat tohumundan biz yarattık. Biz insanı deneyeceğiz, sınav edeceğiz, imtihan edeceğiz. Onun için insana işitme ve görme yeteneği verdik”(insan 2)

“Biz, ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör”(İnsan 3 )

“ona açık ve berrak şekilde düşünmeyi ve konuşmayı öğretti”(Rahman-4)

“Biz ona (hayır ve şerri) her iki yolu da göstermedik mi?” (Beled 10)

İnsanın Yeryüzü Sahnesine Gelişi
“Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hîn) gelip geçti” (İnsan -1 )

İlk yaratılış bezmi alemde idi. Dünya sahnesine gelinceye kadar çok uzun bir zaman dilimi geçiren insanoğlu her yaratılışta bu zaman dilimini yaşamaktadır. Allahu alem Belki de böyle bir denge kurulmuştur. Bu zaman dilimindeki sürece Hayvan diyenlere sormak lazımdır ki Allah cc ayette İnsan dediği halde siz neden hayvan deme ihtiyacı hissediyorsunuz..

Allah cc bu ayeti şöyle yapabilirdi. "Hayvan (İnsan olmadan) henüz anılır birşey değilken üzerinden uzun bir zaman geçmedi mi?"

Nefs kelimesi insanın yeryüzü sahnesine çıkmadan önceki halidir. Yani ete kemiğe bürünerek erkil ve dişil olmadan önceki haline nefs denir. Nefsin karşılığı olarak benlik/çekirdek/öz de denilmektedir.

Araf 172 de nefisleriniz şahid tutulmuştur denilerek dünya sahnesinden önce meydana gelen bir sözleşmeden bahsedilmektedir. Çünkü insanın dünya sahnesine gelmesi nefsin ete kemiğe bürünerek erkil ve dişil özelliklerle imtihan için donatılması demektir.

İnsan ana rahmine düşmesiyle anılmaya başlanan ve dünyevi değeri olan bir varlıktır. Doğacak olan bebeklerin cinsiyeti konuşulur ve cinsiyetine göre bir takın hazırlıklar yapılır. Çünkü yeni bir insan dünya sahnesindeki rolünü üstlenmeye gelmektedir. Bu süreçte etkenlerin gelecek olan insanın sağlıklı olmasına dikkat etmeleri gerekmektedir. Zaten öylede yapılmaktadır.
Eğer dünya sahnesine geldiğinde imtihan edecekseniz ona dünya sahnesine gelmeden önce bir şeyler öğretmelisiniz. Birşeyler anlatmalısınız. Bunların kavrayıcı özelliklerde yaratmalısınız. İşte insanın donatılarak dünya sahnesine gönderilmesi onun bezmi alemde öğretilenlerden sonra kendisinden alınan söze sadık kalıp kalmayacağının tespiti. Testi ve sınavı için dünya sahnesinde sorumluluk yükler ve hesap sorarsın. Hiç bir şey öğretmeden imtihan etmek ve fıtrat kurallarına nede sosyolojik kurallara uyan bir uygulama değildir.

"O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için Ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır". (Enam 98)

Bu ayetin anlaşılması gereken yeri Bezm-i alemdir. Araf 172 yi yörüngesinden çıkarttığınızda bu ayet gibi onlarca ayeti de yörüngesinden çıkartmanız doğal sonuç olacaktır. Rabbim bizleri ifrat ve tefritten korusun..

DEİZM ve Yaradancılık : Mantık ve doğaya Değer Veren Dini İnanışları Reddeden Tek Tanrı İnancıdır. Masonik düşüncenin Temeli de Dezime uygunluk gösterir. Hayatı Organize eden herşey Reddedilir. Allah Tektir Ancak hiç bir işe karışmaz..İlkten birkez yaratır sonradaki yaratışlara karışmaz. Hayat/din reddedildiği için peygamberler, kutsal kitaplar, sevap, günah, ibadet, dua, kader, ahiret, cennet, cehennem, vs. gibi kavramlar bu inanışta yoktur. Deizm de sadece evrenin işleyişi için doğa kanunlarını koyan, insana ve doğaya karışmayan bir tanrıya inanılır. Bugün Müslümanları Paganizmle Suçlayan Müslümanlar! Deizme doğru hızlı bir şekilde gitmektedirler. Bu düşünce akımından Deizme ilk ulaşan kişi herhalde yakın zamanda medyatik profesör olmuştur.

Müslümanlar Allah cc ın Yaratan, Kanun Koyan, Yöneten, Terbiye eden, Rızk Veren ve Öldüren olduğuna inanırlar..Doğrusu da zaten budur. Ancak Müslümanları paganizmle suçlayan Deistlerin Allah cc yönetme işlemini yarattıktan sonra yapmadığı inancına sahipler.

Rabbim bizleri ifrat ve tefritten korur İnşallah.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2588

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.