Bugün: 21.01.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Evlenecek Gençlere Altın Öğütler

Evlenecek Gençlere Altın Öğütler

Bu Bilgiler Evliler İçinde Önemlidir.

Evleneceklere ve Evlilere Altın Öğütler
Yaratıcı insanların tümünü aynı maddeden (nefs) ten yaratmıştır. Bunun sebebini de gönülleri birbirine ısınsın kuracakları hayatlarından huzurlu olsun diye olduğunu kur an ı keriminde beyan etmektedir. Demek ki insan kendi saadetini ve mutluluğunu kendisi düzenleyecektir.

Yaratıcı tüm canlılara “vicdan” donanımı yükleyerek programlamıştır. Canlıların hayatının % 90 ı vicdani duygulardır. Duygular kendi başına hayatı taşımaya yeterli olan hasletler değillerdir. Duygusuz hayatın devam etmesi mümkün olamayacağı gibi duyguları taşıyan ilkelerin olmazsa olmaz olduğunu bilmeliyiz.

Ülkemizde kapitalist sistem uygulanmaktadır. Kapitalist mantıkla yetişen gençlerimizin ilkesel birliktelikleri neredeyse hiç yok gibi. Sistem koyucular maalesef kapitalist düşünmeyi engelleyecek herhangi bir çalışma içerisine girmemekte veya becerememektedirler. Hayatı sadece dünyadan ibaret gören zihniyetin getirdiği travmalardan birisi de boşanmalardır. İlkeler üzerin kurulmayan aileler temelsiz binalara benzerler. Ufak bir sarsıntı nasıl o binaları oturulamaz hale getiriyorsa ilkeleri olmayan ailelerdede bu sıkıntılar yaşanabilmektedir. Son yıllarda boşanma oranlarının artması gelecek neslimizi tehlikeli bir yola girdirmektedir. İlkeler üzerine kurulmayan ailelerde duyguların bitmesi veya zayıflaması neticesinde ayrılmalar yaşanmakta ve anne baba şefkatinden yoksun çocukların toplumsal değerlerimizi sarsacak şekilde yüksek oranlara ulaşması tehlikelerin sinyallerini vermektedir.

Son yıllarda dünyanın çok yerinde devletler “aile” bakanlıkları kurmaktadırlar. Ancak bu bakanlıkların çalışabilecekleri alt kültürleri olmadığı için yaptıkları tek iş, adli yargıda cezaları artırmak veya boşanma süreçlerini geciktirmek olmaktadır. Türkiyemiz de de bu durum farklı değildir. Halkının % 99 u Müslüman olan bir ülkede sosyal psikolojinin Allah cc ın vahyinden ele alınmaması üzücü ve hatta düşündürücüdür.

Sosyal ve ictimai hayatı düzenleyen ilkelerin adeta kümelenme olarak kullanılarak insanlığın hizmetine sunulduğu kur an ı kerimde Tevbe Suresi 24. Ayet mutlak ve mutlak içselleştirilmelidir.

“De ki: “Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden meskenler sizlere Allah`tan, O`nun resulünden ve O`nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah`ın emri gelinceye kadar bekleyin. Şüphe yok ki Allah, günaha batmış bir topluluğu asla doğru yola erdirmez.”Tevbe 24

Bu ayet insan hayatını biçimlendiren 11 kategorinin nasıl kullanılacağını anlatmaktadır. Evlenecek olanların veya evlenmiş olup hayatlarında psikolojik sorun yaşayanların mutlaka dikkat etmeleri gereken ayettir.

Kısacık insan ömründe geleceklerine bir nesil bırakma sevdasında olan bireyler evlenerek aile olmaktadırlar.

Kuracakları ailenin ilkeleri yoksa vicdani duyguların hakimiyetinde olacaklardır. Oysa duyguları besleyen materyallerin maddi veya manevi açılardan hayatın bazı dönemlerinde materyaller etkinliğini yitirir ve duygular azalabilir. Duyguların azaldığı noktada ilkeler devreye girmeli ve aile kurumu aileyi kuranlar tarafından kurtarılmalıdır.

Ayette üç değer dikkat çekmektedir
Allah cc Allah cc ın Resulü ve Allah yolunda cihad/mücadele
Adeta binanın temeli atılırken radyan temel ve binayı meydana getiren baş usta ve diğer çalışanların kullanacakları malzemelerden bahsedilmektedir. Aile kurumu kurulurken dünyevi olmayan bu üç temel üzerinde kurulmalıdır. Bu üç temel üzerine kurulan aileler dünyevi hayatta nasıl bir yol izleyeceklerini de bu ayetten anlamalılar. Dünyevi değerlerin başında Anne ve baba gelmektedir. Anne ve babayı tanımayan veya anne ve babaya kendi unvanlarının dışında başka unvanlar veya adlandırmalarla yaklaşanların kendi kuracakları ailelerde sorun oluşacaktır. 10 katlı Bir binanın birinci kattaki problemleri onuncu kattaki yaşamı etkileyecektir. İşte bu misallerle aile kuracakların veya evlenmiş ancak henüz aile olamamış olanların dikkat etmeleri gereken şey anne ve babalarını dünya değerlerinin en üstünde tutmaları olmalıdır. Dünya ve Ahireti simgeleyen Allah, Resül ve Allah Yolunda Mücadele Dünya değerlerinden olan anne ve baba ile anlamlandırılmalıdır.

Anne ve babadan sonra ikinci sırada olan dünya değeri evlatlardır. Evlatlar ailenin kurucu bireyleri olan ebeveynlere göre eşlerden önce gelirler. Yani ailenin kurucu bireyi anneye ailenin kurucu bireye babadan daha sevgili ailenin bireyi çocuklarıdır. Bu durum baba içinde aynıdır.

Evlatlardan sonra gelen dünya değerlerinden üçüncüsü kardeşlerdir. Aileyi meydana getiren kurucu bireyler anne ve babalar bilmeliler ki kendi kardeşleri kendilerine aile kurucusu olan eşinden daha değerlidir. İnsanlar bu kategoriyi anlamak istemiyorlar. Oysa oldukça basit bir çözümlemesi mevcuttur. Aileyi meydana getiren kurucu bireyler anne ve baba ayrılabilir/boşanabilirler. Oysa kardeşlerde böyle bir durum söz konusu değildir. İşte bundan dolayı eşler bu durumu kıskanmamalı ve kardeşlerin kardeşliğinin kendilerinden daha sevgili olduğunu anlamalı kavramalı ve uygulamasına katkı sağlamalılar.

Dünya değerlerinin dördüncüsü ayetteki değerlendirmede yedinci sırada gelen ise eşlerdir. Eşlerden sonra akraba/kabile/sülale gelmektedir. Yani sekizinci sıraya kadar olan değerlerde Allah cc. Resulüllah. Allah Yolunda Mücadele Anne Baba Evlat Kardeşler Eşler ve Kabileler/Akrabalardaki ortak özellik vicdani ve insani özelliklerdir. Eğer aile kurucuları bu özellikleri sırasıyla yerli yerinde uygulamaya koymayıp dokuzuncu onuncu ve onbirinci sıradakileri öncelikli duruma getirirlerse o zaman aileler dağılma süreci yaşayabilirler.

Tabii olarak aileleri bağlayan başka bağlarda var
Müslüman olmadığı halde dağılmayan ve birbirlerine sıkı fıkı bağlanan aileler mutlaka vardır. Bu ailelerin dağılmalarını engelleyen ana faktörler ikidir. Birisi ailenin gelir durumu. Diğeri ise ailenin duygusallığın cinselliğe dönüşmesiyle uyum sağlamış olmasındandır.  Müslümanlarda ise durum daha farklı olur ve olmalı da. Müslüman aile kurmaya karar vermiş ise o ailenin tüm sorumluluğunu nikah akdi ile üstlenmiş olmaktadır. Doğacak çocukların durumundan tutun eşlerin birbirlerine karşı görev ve sorumlulukları vardır. Bundan Dolayıdır ki Müslümanlarda aile dağıtmak oldukça az olan aslında olmaması gerekendir.

Mahkemelere "şiddetli geçimsizlik" cümlesiyle yansıyan sorunların aslında insanların hayatlarına girmiş olan Hurafe anlayışların getirdiği kalıcı sorunlardır. Makalemizde bu konuya değinmeyeceğiz. Ancak şu kadar söyleyelim ki çocuklarımızın sünnetini 9 yaşından önce yaptırtmamaya gayret etmek lazım.

Sosyal ve ictimai hayatın düzenlenmesinde bilimsel öneriler sunan bu ayete uyulmaması nedeniyle çok sayıda aile dağılma süreci yaşamakta veya dağılmaktadır. Ailenin gelir durumu ve cinsel durumların her zaman her dönemde dağılmayı hızlandıran etkenler arasında oldukları bilinen gerçeklerdendir. Oysa aile kurucuları istedikleri evlada kavuşmuş iseler boşanmalarını gerektirecek tüm etkenler ortadan kalkmış demektir. Müslümanlar bu konuya çok dikkat etmeliler. Kamu oyunda kırk yaş sendromu diye bilinen rahatsızlık bu ayeti hayatına uygulayan ailelerde olmayacaktır.

Tüm bunları üst üste koyduğumuz zaman ailelerin dağılmaması için aile kurucularının evlenmeden enaz 6 ay önce arasıra birlikte gezmeler yapmaları ve birlikte kuracakları ailenin yıkılmaması için ön tedbirler dediğimiz asgari müştereklerde ilkesel anlaşmalar üzerinde çalışma yapmaları gerekmektedir. Yıkılması muhtemel ailelerin kurulmaması hem bireylerin psikolojisi ve bireylerin çevrelerindeki akrabaların psikolojileri hem de toplumsal psikoloji olarak önemlidir.

Yukarıda zikrettiğimiz ayetin etki alanları birkaç kitap konusu olması hasebiyle makalemizi kısa kesiyor ve evlenmek isteyen bireylerin bu ayeti içselleştirmeleri gerektiğini ısrarla öneriyorum.

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1329

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.