Bugün: 22.07.2018
  • Ana Sayfa
  • »
  • Erdoğan`ın Damarına Operasyon Yaptılar!..

Erdoğan`ın Damarına Operasyon Yaptılar!..

Tarih tekerrür ederse ilerleme sağlanmamış demektir

Tarih Tekerrür Etmemeli

Türkiye bulunduğu coğrafyadan dolayı olsa gerek hareketinin hiç bitmediği bir yer. Bizans ve Bizans öncesi dönbemlerde de bu böyledir. Bundan dolayıdır ki bu ülkede yaşayan halkın genel ekseriyeti bu durumun farkında olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Her zaman dost zannedilenlerin kapını çalacağını ve sana bazı projeler önereceğini unutmadan hatta bekleyerek yaşamak lazım. Özellikle bir sivil toplum teşkilatının ileri gelenlerindenseniz. Bir kanaat önderiyseniz. Toplumu azda olsa etkileyecek konumda iseniz tekliflerin gelmeyeceğini asla ve asla düşünmeyiniz. 1992 nin bir kış günü idi. Bize bir teklif gelmişti. Kendisinin ordu da Üsteğmen olduğunu söyleyen bir zavallı bana gelerek kendileriyle çalışma teklif etmişlerdi. Bende kendilerine öyle bir teklifte bulundum ki Üsteğmen ne cevap vereceğini şaşırarak ortamı terketmişti. Eğer bana gelebiliyorlarsa ülke genelinde hatta uluslararası platformlarda etkin olabileceklere gitmediklerini veya gitmeyeceklerini düşünmek safdillik olur. Bunları anlatmamın sebebi yaklaşık 12 aydır Türkiye de yaşadığımız süreci tahlil edebilmek içindir.  


16.04.2016 günü saat 11,20 de “Erdoğana Müslüman Komplosu”” adlı Makalede bahsettiğim olayların bugün gerçekleştiğini görmekteyim. 


Bu Makaleyi birkaç gün sonra yazmayı düşünmüştüm ancak hemen yazman gerektiği noktasındaki bilgi ve düşüncelerimden hareket ederek okuyucularımızla paylaşmak istedim.


O makalede de bahsetmişim, Cennet Mekan Abdulhamit han a karşı oluşturulan hareketin aynısının cumhurbaşkanı Erdoğana karşı oluşturulduğunu izah etmeye çalışmışım. Cumhurbaşkanımızın, Müslüman memleketlerin durumunu ve neden bu hale geldiklerini inceleyerek “Mezhep ve meşrepler” in bu durumun asil kırılma noktası olduğunu anlamış ve Mezhep ve Meşrep eleştirilerine başladığı andan itibaren muhtemeldir ki İngilizlerin koordinasyonuyla Türkiye de ki bir takım fay hatları harekete geçirilmiş ve Erdoğanın bu söylemine karşı eylemlere geçilmiştir.


Herkes biliyor ki Türkiye de klasik gurupların dışında aslında hiç bir meşrebe bağlı olmayan duyarlı Müslümanların olduğu beş veya altı tane sivil toplum hareketi mevcuttur. Bu hareketlerin İslami bilgi ve kültürleri üç aşağı beş yukarı birbirlerine denk durumda ancak bazıları düşünce sistemlerini Allah cc ın vahyine oturtmuş bazıları ise henüz bu noktaya gelememiş olmakla birlikte hepsi de duyarlı Müslümanları temsil etmektedirler. Cumhurbaşkanı Erdoğanın beslendiği damar da bu damardır.


Cumhurbaşkanımızın “mezhep” eleştirisiyle birlikte “benim dinim ne ehl-i sünnet ne de ehl-i şia" dır demesi üzerine harekete geçirilen fay hatlarında ”Diriliş” senaryoları oluşturmuş ve mezhep savunmasına geçmişlerdi. Bunu gördüğüm zaman hem üzülmüş hemde eyvah bize yine operasyon yapıyorlar demiştim. Çok düşünmüştüm. Birşeyler yapmalıydım. Bir yerlere ulaşmalıydım. Ancak fay hatlarını harekete geçirenler kısa sürede istediklerini elde etmiş ve “EHL-İ SÜNNET” i savunmak için çalışmalar başlatılmıştı bile. Yani cepheler oluşturulmuş ve eylemler başlamıştı bile. Hepsinin duyarlı insanlar olduğunu yakinen bildiğimiz bu kardeşlerimiz gittikleri her yerde kendi damarlarının da zarar göreceği damarları kesmek için saldırılarına eleştirilerine çalışmalarına başlamışlardı bile.


Facebook üzerinden spotlarla defalarca uyarmamıza rağmen acımasız bir şekilde eleştiriliyor ve ayrıştırılıyorduk. İşte “Erdoğana Müslüman Komplosu” adlı makaleyi o minval ve ahval üzereyken kaleme almıştık. Bizim beklentilerimiz arasında “son haçlı ordusunun Anadoluyu kuşatacağı” yoktu. Ben şahsen Anayasa Mahkemesinin Erdoğana karşı eylemlere girişebileceği üzerinde duruyor ve Erdoğanın beslendiği damarın kesilmesine çalışıldığını düşünüyordum.


Bu  çalışmaları ifşa edebilmek için ağır puntolarla eleştirilerime devam ettim. Niyetim bu sivil toplum kuruluşlarını uyarmak ve kendilerini dizayn edenlerin İngilizlerin adamları olabileceklerini anlatabilmekti. Facebook üzerinden bu dirilişin 28 şubattaki şarapçı Müslüm, Manken Fadime ve Limoncu kalkancı gibi olabileceğini, onları diriltenlerin bu dirilişin arkasında olabileceğini açıkça beyan ediyordum. Cennet Mekan Abdulhamit han, Cennet Mekan Erbakandan örnekler vererek bu senaryo sahiplerini uyarmayı hedefliyordum.


Bu çalışmalar topluma mal olduğu için bu sivil toplum kuruluşlarını zikretmekte herhangi bir sakınca görmüyorum.

Türkiyenin zinde düşünce adamlarının yetiştiği adresler bellidir. AKABE, HAKSÖZ, MEDENİYET VAKFI, SÜLEYMANİYE VAKFI, İFAV, SOSYAL DOKU, IHH,  ENSAR VAKFI, İLİM YAYMA CEMİYETİ dir. Bu sivil toplum kuruluşlarının çevrelerinde başkalarınında az miktarda olduğunu biliyoruz ancak genel olarak yukarıda adını zikrettiğimiz merkezlerdir.


Türkiyenin ÜMMET Şuuruyla yetişen insanları buralarda kümelenmiştir. Bu STK ların bilimsel varlıklarından dolayı toplumsal duyarlılıkları/etkinlikleri dinamik olan STK lardır. Cumhurbaşkanının “benim dinim ne ehl-i sünnet ne de ehl-i şia” dır tespitinden sonra fay hatları harekete geçiriliyor ve Erdoğanın beslendiği damara operasyon başlıyordu.


Bu konuda ileri ki zamanlarda detaylara girebiliriz ancak ben bu makale de detaylara girmeden sadece bu STK ları uyarmak için kalemime izin veriyorum.


Cumhurbaşkanı Erdoğana karşı organize edilen eleştiriler IHH Genel başkanının Erdoğanı İhanetle suçlamasıyla zirveye çıkıldığına inanıldığı için olsa gerek “son haçlı ordusuna Anadolunun kuşatılması” talimatı veriliyordu. Allah cc hamdolsun cumartesiden beri çoğunluğu Medeniye vakfı ve IHH Çevresinden olan çok sayıda kişi bana ulaşarak Allah senden razı olsun bizi enazından “sizi kim diriltiyor” eleştirisiyle şüpheli hale getirerek bu operasyonun arkaplanının Anadoluyu yoketmek için Erdoğanla beslendiği Damarın koparılması olduğunu anlamamıza kavramamıza yardımcı oldunuz diyerek teşekkürlerini iletmişlerdir.


Şimdi buradan tekrar tekrar söylüyorum.

“Ön yargı savunma refleksini geliştirir. Savunma refleksi bilgi edinmeyi engeller. Bilgi edinemeyen birey ve toplumlar gelişemezler” ilkesiyle önyargılarımızdan kurtularak araştırmacı bir kimliğe sahip olarak herşeyimizi sorgulamalıyız. Allah cc Kur an ı kerimin “Ey İman Edenler İman Edin” derken iman edenlerin imansız olduğunu söylemiyor. Araştırın sorgulayın durduğunuz yerde durmayın fay hatlarını kullanacak depremler meydana getirecek olanları tespit edin demektedir.


IHH Başkanı Muhterem Bülent Yıldırım beyi Cumhurbaşkanını İhanetle suçlayacak hale getirenlerin mutlaka tespit edilmeleri gerekmektedir. Bir başka ilahiyatçının Ehl-i sünnet savunmasına başlıyoruz onlar göreceklerdir benzeri  ve daha ağır ağza alınmayacak şekildeki eleştirilerinin arkasındaki fitnecileri bulmaları gerekmektedir.


Biz çevremizdeki insanlara sürekli olarak şunu söyledik, Hükumeti eleştirebilirsiniz ancak Erdoğanı asla.. Çünkü Erdoğana Operasyon Yapmak İstiyorlar. Onların Çanaklarına Su Taşınmamalıdır..


Tarih tekerrür ederse ilerleme sağlanmamış demektir. 

Herkesi yeniden iman etmeye davet ediyorum. Herkesi çevresindekileri yeniden gözden geçirmeye davet ediyorum. Erdoğanın damarına operasyon yapanlar sokakların durumunu ve organizeyi gördüğümüzde başarılı olamadıklarını görüyor ve bir daha bu dibi görünmeyen kuyuya düşmemek için gayretlerin sarfedilmesi gerektiğine inanıyorum. Kalın sağlıcakla..

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1975

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.