Bugün: 25.04.2018

Ege Depremi Bir Uyarı!.

Maalesef Türkiye 1999 dan beri bir arpa boyu mesafe almış değil

Afetler ve Biz

Türkiye tabii afet bölgesinde bir coğrafyaya sahiptir.

Depremler

Seller

Toprak kaymaları

Hortumlar

Yıldırımlar

Deniz kabarmaları (dalgalar)

 

İşte Türkiye böyle bir yer

24. Mayıs saat 12.24 de meydana gelen ege denizi depremi ülkemizin depremle ilgili bir arpa boyu mesafe alınmamış olduğunu gösterdi. Bu ülkede herkes kendi cebinin peşinde. Deprem bölgelerinde inşaat sektörün de sadece bir düzelme var. Binalar radyan temelli. Bunun dışında inşaat sektöründe hiçbir yenilik veya depreme dönük iyileşme yoktur.

 

Deprem bölgesinde binalar “soğuk derz” sistemi ile inşa edilmeye devam ediliyor.

Deprem bölgesinde binalarda ytong kullanılmaya devam ediliyor.

Deprem bölgelerinde binalara fileli mantolama yapılmaya devam ediliyor.

 

Devlet cehalet içerisinde

Millet cehalet içerisinde

Piyasada çalışanlar sadece ceplerinin nasıl dolacağını düşünüyorlar.

 

Deprem bölgelerinde olmaması gereken her şey  var.

Deprem bölgelerinde “soğuk derz” sistemi inşaat yasaklanmalıdır.

Deprem bölgelerinde ytong kullanılması yasaklanmalıdır.

Deprem bölgelerinde fileli mantolama yasaklanmalıdır.

 

Deprem bölgelerinde inşaatlar çift duvarlı ve ortasına ısıyalıtım malzemeleri konularak yapılmalıdır. Binanın bölmeleri örüldükten sonra direkler ve hasır betonu örülen duvarlara bindirilerek atılmalıdır. Bu şekilde yapılacak binalarda bugünkü kat sayısının üç katı daha yüksek olabilir. Zira binanın yıkılma oranı neredeyse sıfıra düşmektedir. Osmanlının 600 yıllık binalarına bir bakınız hala daha yeni binalardan sağlam ve ayaktalar. Aynı sistem daha da güvenli hale getirilerek uygulanmalıdır.

 

Karkas sistemle yapılacak binaların Türkiye gerçekleriyle örtüşmeyeceği bilinmelidir. Karkas binaların ısıyalıtımı fugalı mantolama ile yapılmalıdır. Fileli mantolama metre kareye 12 ila 14 KG arasında yük bindirmektedir. Fugalı mantolama da ise metre kareye 3 ila 4 KG arsında yük binmektedir. Filelerin kanserojen içerikli malzemelerden olmaması halinde bile kesinlikle tercih edilmemelidir.

 

Deprem bölgelerinde ilk olarak Kocaelinde başlayan MAG lar bugün yozlaşmış ve görevlerini yapamaz hale gelmişlerdir. Bu vakıf ve derneklerin kapatılarak bu görevleri belediyelerde oluşturulacak deprem departmanına verilmeleri gerekmektedir. Deprem bölgelerinde bulunan MAG lar Mahalle Arama Kurtarma Gönüllüleri 1999 kızılayını anımsatmaktadırlar. Vatandaşlarımız depremin ilk anında ne yapacağını bilmemektedir. Bugün olan deprem bunu açıkça ortaya koydu. Vatandaşlar evlerinden nasıl çıkacaklarını bilemez durumda evlerinden çıkan vatandaşların apartmanların önlerinde bekledikleri gözlendi. Bu durumda deprem can alacak olacak olursa oldukça fazla kan alacaktır.

 

Halkın bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Deprem bölgelerinde halkımız sürekli bilgilendirilmelidir. Mahallelerde toplanma alanları olmalıdır. Ülkemiz sanki 1999 depremini yaşamamış bir ülke gibi. Vatandaşla ilgili hiçbir iyileşme söz konusu değildir.

 

Bir başak sorunumuz ise deprem sırasında başta telefonlarımız olmak üzere internet ve diğer görsel basınımız çalışmaz hale geldi. Yalova da 10 dakika gibi telefonlar çalışmadı. Çanakkaleye depremden 2 saat sonra hala ulaşmak oldukça zor. Bu kadar bir deprem iletişim ve haberleşmemizi felç etmeye yetti.

 

Türkiye yeniden Osmanlıyı örnek almalı ve inşaat sektörünü yeniden gözden geçirmelidir. İtalyanlardan Almanlara geçen oradan da Türkiyeye gelen karkas inşaat sisteminden vazgeçilmelidir. Kendi özelliklerimize göre tarihi birikimlerimizi harekete geçirmeliyiz.

 

Bugünkü deprem bir işaret vermektedir.

Marmarada olabilecek bir büyük deprem 99 depreminden daha fazla yıkım ve daha fazla ölüm getirecektir. Maalesef bunu yazarken bile üzülerek yazıyorum. Çünkü o ölüler arasında bende olabilirim.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2488

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.